Yaprak sıkılmıştı ağaçtan bahaneydi sonbahar...

  • Kullanıcı eSc
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 4827 gün önce görüldü
Odamdaydı bir daha sana asla dokunamamak ihtimali…
Soru işaretleriyle boğuştum önce…
Ardından ünlemler önüme dikildi…
Noktalandım!
Saat seni sen geçiyordu…
Zamanın ötesi berisi sendin ve geç kalmamıştık bana kalırsa…

Bana kalmadı!
 
Dua gözlüm, küfründen öpüyorum seni.
Nasıl da hüzün kokar şimdi gözbebeklerin… Bilmem inanır mısın ama sen ağladığında ben içimdeki bütün insanlığı öldürüyorum.

[Özgür Gümüşsoy // Eski Zaman Terkleri]
 
-Hani bazen insan birini yanında tutmayı bilmez, Ama onun yokluğunu da istemez.

-Kaybetmeyi göze alamaz, Ama kazanmak için mücadele etmez.

-Bağlanmaya cesaret edemez, Ama ondan tamamen kopmayı da beceremez.

-Ne sevilmekten vazgeçer, Ne sevmeyi bilir..

-Hani çok sonra zaman geçer de kaybeder ya, İşte o zaman dökülür dudaklardan,itiraf edercesine:

"-Ne gözümü alabildim,ne göze alabildim!"
 
"Heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel..!
Huzur bulacağın kıyılarım senindir..
Umutların solar kurur da su bulamazsan..
Beraber sulayalım gözyaşlarım senindir..
Kanadın kırılır da maviye uçamazsan,
Ne güne duruyor al..!Kanatlarım senindir..
Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan,
Kendime ettiğim dualarım senindir.."
 
Bazı sözcükler yaralı doğmuştur.
İyileşmez.
 
Herkes bıraksın senin için ölürüm laflarını.
Önce kendiniz için yaşamayı öğrenin, sonra başkası için ölürsünüz.
 
Masal gemisi nihayet İstanbul Boğazı'ndan son padişahla son şehzadesini alarak uzaklaştı.

Hiçbir şey kalmadı geriye.

Bir büyük boşluk kaldı geriye.

Bir deütün bunları bulutların ufuk üzerinde koştuğu güz akşamları kıyıya iyice yanaşan masal gemilerinin gölgelerine bakarak ve dahi o gölgeleri kendisi gibi görebilecek başkalarının varlığını da vehmederek dalgalara söyleyen öykücü.


Bir körlük sarhoşluğunda bildim ki yazılan her yazı ilk yazılana düşülen bir dipnot kadarmış. Ama harflerin denize karşı aldığı şekiller tutkulu yazma serüvenlerine kurban kılarmış kalemin emanetçisini. Ama bir oturuşta anlatılacak hikâyelerden değilmiş anlatmaya başlamak için bile yıllar geçmesi gerekmiş.

Benimki on yılı buldu. Bir harfin bedeli kaç yıl kölelik bu defterde?
 
DERVİŞ İLE TİLKİ

Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. "Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?" diyerek, Allah'ın lütfuna hayran oldu.

Derken bir aslan çıkageldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kısmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yeyip karnını doyurdu.

Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini gören Derviş, kendi kendine: "Bir tilkinin rızkını ayağına gönderen Allah, benimkini neden göndermesin?" diyerek, çalışmasına gerek olmadığını, bir köşeye çekilip oturabileceğini düşündü.

Düşündüğü gibi de yaptı: "Rızkım Allah'ın görünmeyen hazinesinden gelir, gayret etmem gerekmiyor." diyerek beklemeye başladı.

Bekledi, bekledi… Ne gelen oldu ne giden… Günler geçip gitti. Derviş zayıfladı, eridi, bir deri bir kemik kaldı. Güçsüz ve bitkin bir haldeyken, bulunduğu mescidin mihrabından bir ses duydu:

"Ey tembel adam! Kendini ayaksız bir tilkiye benzeterek neden miskin miskin oturuyorsun? Kalk! Yırtıcı aslan ol. Başkasının artığına göz dikmeyi bırak. Sana yakışan artık yemek değil, artık bırakmaktır.

Gücüyle aslan gibi olan, başkasından yiyecek bekler mi? Haydi kalk! Kolları sıva. Çalış ve rızkını kazan. Hem kendin ye, hem muhtaçlara yedir."

Ey genç insan!
'Elimi tutun' diyerek başkasına el uzatma!
Çalışmayan insanın kafasında beyin yoktur. Onların başları kuru bir deriden ibarettir.
Allah'ın kullarına iyilikte bulunan, iki cihanda da iyilik görür.
Yaşlıya, yoksula yardım elini uzat!
Allah, başkasının mutluluğu için çalışanın yardımcısıdır.

Sadi Şirazi
 
tumblr_mb5sg7dlhU1reypaao1_500.gif
 
Tüm duygularım firari
Halim Cehennemin diğer adı
Halim har...
Lütfuna da, kahrına da kurban olduğum
Ah be deli yâr
Yoruldu yüreğim, sustu kelimelerim
Ne yazacak yüzüm
Ne kendimle savaşacak gücüm
Ne de takatim var...
 
küfürler dinledim sesinden, yarım yamalak aşk sözcüklerinden sonra
uyandığım da nefesini dinledim gece yarılarında
sevdayı dnledim cennetten düşme,
ve bütün inanışlarıma rağmen kalp sesimi dinledim
uçurum gözlerinden düşerken...
 
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,
Bugün dudağında başka bir tad var,
Boyunda başka bir yücelik.
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.

Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,
Bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,
Dünyada bir başka gidiş.

Biz senin gözlerinden gördük,
Arslanlara meydan okuyan o ceylanı,
Başka bir ovası var o ceylanın bugün
Iki cihandan da dışarı.

Seven insanın ayağı mı yok,
İşte ona ölümsüzlük kapandı.
Yukarlarda onunla uçar gider.
Gözlerinin denizinde onu arama.

O inci bir başka denizde.
Bakarsın bugün sever bu yürek,
Yarın sevilir bakarsın.
Yüreğimin özünde baska yarınlar var. / Hz. Mevlana
 
Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle,
Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle.

Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar,
Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar

Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar,
Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar.

Hadi git, benden sana dilediğince izin,
Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin.

Kahrımın nedenini söylesem irkilirler;
Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler.

Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın;
Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın.

Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak,
Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak!

Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez,
Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez.

Her darbene tehammül edecektir bedenim,
Gururum mani olur perişanıma benim.

Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne?
Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine.

Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka,
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!

Hercai arılara meyhanedir çiçekler,
Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler!

Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin,
Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin.

Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet,
Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et!

Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan!
Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan!

Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm,
Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm.

Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum;
Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum.

Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit,
Günahıma girmeden, katilim olmadan git!

Cemal Süreya
 
Sesin fısıltıya dönüyor, muammaya
Bir sızı gibi sızıyor bu metruk
İskelenin kalıntısına rüzgâr ve ah
Benim öfkeli gençliğim dedikçe
Ahşap yalnızlıklar ekliyor ömrüme

Ömrüm şimdi ne çok benziyor sesine
 
Sevgi, sevilen insanın fiziksel varlığının çok çok ötesine geçer. Sevgi en derin anlamını, kişinin tinsel varlığında, iç benliğinde bulur.
Sevilen kişinin gerçekte orada olup olmaması, yaşayıp yaşamaması, bir anlamda önemli olmaktan çıkıyor.”
 
Bugün DiğerLerinden Çok FarkLı
KaLbimi Kıran Kırana
İçine Atmaya Korktuğum KesiLmiş TırnakLarıma AğLıyorum
Aynaya Her Bakışımda, Kaybediyorum Sanki Kendimi
BiriLeri Yakıp Gidiyor İşte, Suyu Vicdanı oLanLar Döküyor
SerpiLen SuLarda Yanıyor
İçim Bugun Bir Başka AğLıyor..
Kanıyorum Bee, Kandırıyorum BeLkide Gerçeğimi
Hani Birazda ÜtüLensin İstiyorum Giydiğim ELbisem
HatırLanacak Çok Şey Var
Acı Duyacağım Ağır Bir YükLe, Benide Taşı DiyenLer Var
Taşırım Be, Sizide Taşırım..


Z.Ceylin
 
SakLadığım Çok Şey Var
Kandırdığım Kimse oLmadı, SusuşLarımı Kimse Sevmez Zaten
Oturduğum Sofram YanLız Ve Issızdır..
Hep Önüme Bakıyorum BuLduğum ParaLar Çok
Bu Günde 'O' GünLerden Biri.
Durumu oLmayan Tanıdığım Birine Verdim
Herşeyde Hayır Vardır DerLer
Yanık Yanık Arıyordur Parasını Şimdi Kaybeden
'ÜzüLmesin'
Yardımı Onun Adına Yaptım, Onun Niyetine Adadım..
Çok Düşündüm, Keşke Bende Paramı Kaybetseydim
Yitirdiğim Okadar Çok Şey Varki
Kahpede oLsaLar Paraya Değişmem Hiç Birini
Neden BiLmiyorum Ama Bunu AnLatmak İstedim..
Z.Ceylin
 
Eriyor KoLLarım İncecik
Giydiğim Hiç Birşeyi Yakıştıramıyorum Kendime
YoruLdum FazLasıyLa YoruLdum
Çok Derinde Çok Zor Bir Yerde Vedam
Düşmekde oLan Korunaksız Barakasız Vicdanım
BoşLukLardan Düşüyorum RüyaLarımda
Seçemiyorum Kim Var Kim Yok
( 12/ 01/ 2011)-- Z.Ceylin​
 
Üstüme BoğuLdu ÇırıL ÇıpLak Rüya
Bırak Beni YanLızLığıma
Yeniden SevmeLerin KorkuLarındayım
Nabzımı YokLuyor öLüm
Korkuyorum İşte Lan Sandığın Kadar Cesur DeğiLim
Adım Adım Boynumu Büküp Gezdim
SüsLen ÖyLe Çık Evinden
KaşLarını Çatmış Süzüyor Seni ip...Ler​

Z.Ceylin..
 
Herşeye Susmak
Gördüğün HaLde BiLdiğin HaLde
BiLerek SoğukLaşmak Tiskinmek Herkezden
Ama Sen BiLme Karşınıza Koymıyacağım
GururLandıran Tavana Vuran ZevkLerinizi
Beni İstiyorsun Deme
SiLiyorum Lan Seni, Sana Yetmiyen HuzurLa
ÇırıL ÇıpLak Soyuyorum Seni
Eyy AhLak Abidesi AzımLa DeğiL
KaLbim'den SiLiyorum Seni
ArzuLandığınız Gururunuz ŞeLaLe oLsun
Uyanmıyacak Birşeyim..
 
Geri