Hep döşüme esti sert esen yeller
İçteki yaramı yad tabip eller
Varlarımı aldı yad kahpe döller
İçimdeki karı döller yandırır
Bülbülün harını güller söndürür
Dere coşar kumu seller gömdürür
Sessiz dereleri seller güldürür
Derenin taşını yeller yandırır
Bülbülün dikenli yolu yokuştur
Bülbülüm dediğin öten bir kuştur
Bülbülsen öt güle türkü yakıştır
Türküler söyleyen diller yandırır
Ta küçükten bağrım ezik bozuktur
Ellerin dilleri er uyandırır
Geleceğim ama yollar bozuktur
Ellerin yolunu eller yandırır
Kader deryasında şaşırttı beni
Dereden tepeden aşırttı beni
Dumansız ataşta pişirtti beni
Dumansız ataşı güller yandırır
Tane tane olmuş zülfünün teli
Hep içimde çağlar yaşımın seli
Büklüm büklüm gider çatırın beli
Dizdeki yarayı beller yandırır
Rızkımızı veren Yüce Yezdan’dır
Namertten medet uman yozdandır
Âşığın dertleri telli sazdandır
Dertliyi derdine teller yandırır
Bazen ağı kattı tatlı aşıma
Ağlasam acımaz gözde yaşıma
Kar güneşli günde yağdı başıma
Hoş söyleyen dili ballar yandırır
Kırık testi ile suya gidilmez
Görülenler köre tarif edilmez
Ölünün giydiği çulu giyilmez
Dikişsiz giyilen çullar yandırır
Derman mı bulunur azgın yaraya
Her işimde setler çekti araya
Kaybettim kendimi düştüm yollara
Delinin ayağını yollar yandırır
Yandı Öksüz Abdil dertten meraktan
Bir busecik versen elma yanaktan
Gül yüzlüm el gibi geçme ıraktan
Dertlinin dertleri içten yandırır
Abdil Korkman
İçteki yaramı yad tabip eller
Varlarımı aldı yad kahpe döller
İçimdeki karı döller yandırır
Bülbülün harını güller söndürür
Dere coşar kumu seller gömdürür
Sessiz dereleri seller güldürür
Derenin taşını yeller yandırır
Bülbülün dikenli yolu yokuştur
Bülbülüm dediğin öten bir kuştur
Bülbülsen öt güle türkü yakıştır
Türküler söyleyen diller yandırır
Ta küçükten bağrım ezik bozuktur
Ellerin dilleri er uyandırır
Geleceğim ama yollar bozuktur
Ellerin yolunu eller yandırır
Kader deryasında şaşırttı beni
Dereden tepeden aşırttı beni
Dumansız ataşta pişirtti beni
Dumansız ataşı güller yandırır
Tane tane olmuş zülfünün teli
Hep içimde çağlar yaşımın seli
Büklüm büklüm gider çatırın beli
Dizdeki yarayı beller yandırır
Rızkımızı veren Yüce Yezdan’dır
Namertten medet uman yozdandır
Âşığın dertleri telli sazdandır
Dertliyi derdine teller yandırır
Bazen ağı kattı tatlı aşıma
Ağlasam acımaz gözde yaşıma
Kar güneşli günde yağdı başıma
Hoş söyleyen dili ballar yandırır
Kırık testi ile suya gidilmez
Görülenler köre tarif edilmez
Ölünün giydiği çulu giyilmez
Dikişsiz giyilen çullar yandırır
Derman mı bulunur azgın yaraya
Her işimde setler çekti araya
Kaybettim kendimi düştüm yollara
Delinin ayağını yollar yandırır
Yandı Öksüz Abdil dertten meraktan
Bir busecik versen elma yanaktan
Gül yüzlüm el gibi geçme ıraktan
Dertlinin dertleri içten yandırır
Abdil Korkman