yanan bir evden evcil hayvanınızı kurtarmak/tanımadığınız bir çocuğu kurtarmak

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
@climax

Bir dönem belki hatırlarsın, genç kızlar bu oyunculara aşıktı ve posterleri için dergi satın alırlardı. Hepsini bir arada tek filmde görmek o dönem büyük ses getirmişti.:)

Yangın sahnesi aklımda kaldığı için filmi eklemek istedim.
Sen de aşıktın tabi
 
yanan bir evde evcil hayvanım/tanımadığım bir çocuk beni kurtarır mıydı peki..........
 
Çok basit. Kedi zaten küçük bir hayvan. kedi'yi çocuğun kucağına verirdim, çocuğu da ben kucağıma alırdım. İkisini de kurtarırdım. Evi de ateşe işeyerek sönrürür, onu da kurtarırdım. Ev'de gerekli.

Bu iş yürek ister. o da kimde olduğu anca o an anlaşılır. Can tatlıdır.
 
Bu soruya evcil hayvanım cevabını veren insanları yargılayamam. Kaldı ki bu cevap onları birer cani de yapmaz. Bu tercihlerinin bizim yazılı veya sözlü olmayan ama genetiğimize işlenmiş o toplum sözleşmemize, toplu yaşamamıza olanak sağlayan o duruma aykırı olduğu aşikar ancak bu bir tercihtir. Yalnız bu video özelinde benim hastalıklı bulduğum bir düşünce var. Hanımefendi videonun son kısmında, "Benim olan her şeyden değerlidir." diyor. Bu bence hastalıklı bir düşüncedir. Evet, insanın sahip olduğu şeyler muhakkak çok değerlidir ancak bu şeyler hayatın hiçbir anından her şeyden daha değerli değildir. Bu benci yaklaşım bence oldukça hastalıklı bir düşüncedir. Kişinin kendisine has şeylere olduğundan fazla önem vermesi ve bunları hayatının herhangi bir anında öncellemesinden bahsetmiyorum. Bu zaten hepimizin yaptığı bir şey. Herhangi bir durum veya olay karşısında sürekli "ben" halinde olmak ne bireyin kendisi ne de toplumun geri kalanı için sağlıklı bir durum. Zaten kadının tercihi de bu benci yaklaşıma dayanmakta. O sebeple verdiği cevaptan ziyade onu bu cevaba sürükleyen şey daha üstünde durulası. Geçmişten bugüne bu konu çeşitli şekillerde zaten tartışıldı, üzerine deneyler yapıldı ki bunların en bilineni Tramvay Problemi.

Screenshot 2024-12-02 at 12-31-00 tramvay problemi - Google'da Ara.png

Tercihin hastalıklı yanı bence tam da bu nokta. "Benim olan her şeyden değerlidir" diyen biri için evcil hayvanı vs herhangi bir çocuk ile evcil hayvanı vs herhangi beş insan tercihleri arasında bir fark yok. Her senaryoda kurtarılacak olan evcil hayvan olacak. Bizim toplu yaşamamıza olanak sağlayıp hepimizi bir toplum haline getiren şey birilerinin toplum için yaptığı fedakarlıklar ve seçimler. Bugün o evde oturup ice latte içmesine olanak sağlayan şey de yine bu fedakarlıklar ve seçimlerdir. Biz ne kadar hazzetmesek de bir toplumun parçasıyız. Günün her anında ufak veya büyük grupların birer parçası olarak hayatımızı idame ediyoruz. Yeri geliyor aynı vagondaki yolcularla yeri geliyor yemek yediğimiz restorandaki insanlarla bir grup oluyor, bu grubun birbirine sağladığı güvenle yemeğimizi yiyor, seyahat edebiliyor, işlerimizi halledebiliyoruz. O sebeple sığıırn tekinin "Ben her şeyden değerliyim" diyerek bağıra çağıra telefonla konuşması diğerlerini rahatsız ediyor, dik park etmesi gereken yere paralel park eden "ben özelim" diye düşünen embesil sinirlerimizi bozuyor. Biraz dolaylı ve hızlı bir şekilde oldu ama bu salt x'i mi kurtarırsın y'yi mi değil, esasında hayatın her anını etkileyen bir tercih. Tabii şunu da atlamayalım şu an farazi tercihler üzerine fikir yürütüyoruz. Evcil hayvanını kurtaracağını iddia eden birisi o anda kendi evrimiyle zihnine kazınmış o dürtüyle çocuğu da kurtarabilir.
 
İflah olmaz bir kedici olarak, çocukları da hiç sevmeyen biri olarak birinden birini seçmek zorunda olsaydım çocuğu seçerdim tabii ki. Hayattaki bazı vicdani gerçekler sevmenin, sevmemenin ya da kişisel duyguların ötesindedir. Bunun çiğnenmesi bana basit bir 'tercih' olarak gelemiyor. Hastalıklı geliyor; bu felsefi bir konudan ziyade psikolojik bir konu.

Bir insanın bir hayvanı içselleştirip, insanlaştırması ve bunu aşırılaştırması söz konusu. Bazen ben de kedi beslerken aynı hataya düşsem de, hayvanları insanlaştırmak mesela 'o benim çocuğum' demek sağlıklı bir bağ ilişkisi değildir. Bir hayvan 'bile' sizi hiçbir zaman ebeveyni gibi görmez mesela. (hele kedi).

Neyse fazla terminoloji ile boğmak istemem. Ben herhangi bir koşulda bir hayvanın bir insan hayatından hele bir çocuğun hayatından daha değerli olamayacağını savunuyorum.
 
Çocukken bize ''anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı seviyorsun'' sorulan sorusu gibi. Bu soruyu soran Nihat HATİPOĞLU'nun programlarına saçma sorular hazırlasın.
 
Sonrasında evcil hayvanımı kaybetmenin acısı bana çok ağır gelecek olsa da tercihim çocuk olur.
Elbette kedilerim benim için çok önemli, çok değerli ama bir çocuk karşısında ve en önemlisi ölüm kalım meselesinde durum budur.
 
Ben en cok bu ismin yorumunu merak ediyorum simdi aklima geldi kral
@Emare baba bi yorumunu alalim be hakkini helal et
 
evcil hayvanımla tanımadıgım bir cocuk neden aynı evde. gerceklesme olasılıgı binde bir olan bir sacmalıga neden cevap arıyorsunuz
 
Cocuk buyuyup senin gibi olacaksa kurtarmam
Dunya da hala iyi insanlarin oldugunu bilmek ne guzel.
Ama sen hayatinda en fazla "yuksek bir yerden atlamiyim bisi olabilir" Yada "parmagimi prize sokmayayim yoksa elektrik carpar" tarzi bir mantik kurarak hayatta kalabilirsin.
 
Son düzenleme:
boş boş gündemler sorsanız en hümanistler hayvanseverler o zaman evde öküz beslense öküzü mü kurtaracak. yalancı sahtekar papazlar
 
Dunya da hala iyi insanlarin oldugunu bilmek ne guzel.
Ama sen hayatinda en fazla "yuksek bir yerden atlamiyim bisi olabilir" Yada "parmagimi prize sokmayayim yoksa elektrik carpar" tarzi bir mantik kurarak hayatta kalabilirsin.
Tamam bi sen biliyosun. En cok sen biliyosun
 
Geri