Yalnızlık tercih mi yoksa zorunluluk mu?

  • Kullanıcı Sanem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Güzin Abla
Konu sahibi son olarak 1205 gün önce görüldü

Yalnızlık tercih mi yoksa zorunluluk mu? Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz soruları cevaplıyor (7 Eylül 2021)​

613703ed66a97c0f03311df9.jpg

Kararsızlıklar, platonik aşklar, ilişkilerdeki çıkmazlar... 'Gönül işlerinde' herkesin problemleri olabilir. Ancak aşk hayatımızda yaşadığımız problemler her zaman dışarıya açılmaya elverişli olmayabilir. Sormaya çekindiğiniz sorular için neyse ki biz buradayız!​

YALNIZLIK TERCİH Mİ YOKSA ZORUNLULUK MU?


YALNIZLIK TERCİH Mİ YOKSA ZORUNLULUK MU?​


En son 3 yıl önce bir ilişkim vardı. Kötü de bitmedi, gayet anlaşarak ayrıldık. Daha sonra hayatımda kimseyi istemedim. Benimle ilgilenenler, önümde diz çöküp evlenme teklif edenler bile oldu ama kabul etmedim. Yalnızlığı sevdim, böyle mutluyum. Fakat bunu arkadaşlarıma anlatamıyorum. Kimseyi bulamadığımı düşünüyorlar. Oysa bu benim tercihim. Bunu onlara anlatır mısınız? EBABİL
Bazı bilim adamlarına göre; kendi başına olma kapasitesi gelişmiş insanların yalnızlığı yıkıcı olmuyor, tam tersine yararlı ve üretici bir deneyime dönüşebiliyor. Ama bu kapasite gelişmemişse yalnızlık yıkıcı bir duruma dönüşüyor. Yalnızlık bazen ihtiyaç, bazen tercih, bazen de zorunluluk. Yalnız kalma isteği dinlenmek, sakinleşmek, kendine yatırım yapabilmek, konsantre olmak için olabilir. Yıkıcı bir biçime dönüşmesi kişinin kendini her şeyden soyutlaması ve yalıtmasıyla olur. Çok uzun süren yalnızlıkların insanın ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilediği de bir gerçektir. Şu an bir tercih olarak görünse de ileride zorunluluğa dönüşebilir.



YARIM KALAN AŞKLAR NEDEN UNUTULMAZ?


YARIM KALAN AŞKLAR NEDEN UNUTULMAZ?​


32 yaşına gelmeme rağmen lise aşkım hep aklımda. Birçok erkek arkadaşım oldu ama kimse onun yerini tutmadı. Ayrı üniversiteleri kazandığımız için ayrılmak zorunda kaldık. O evlendi, ben evlenmedim. Hiç görüşmüyoruz. Bazen sosyal medya hesaplarını gizlice takip edip ne yaptığına bakıyorum. Bundan kendimi alamıyorum. Ben neden onu unutamıyorum? SAKİN
Rus bilim kadını Bluma Zeigarnik bu durumu, “Tamamlanmamış şeyler/ olaylar/durumlar, tamamlanmış durumlara göre daha fazla hatırlanır” diye açıklamıştır. İnsan aklı hep o yarım kalan şeylere takılı kalır. Çünkü zihnimiz o şeyi tamamlamak ister. Sonuca gidilmemiştir, rahatlama yaşanmamıştır. Eski sevgilinin unutulmaması işte tam da bu nedenledir. Özellikle ayrılığın ilk zamanlarında zihin hep onunla meşguldür. Ama zaman unsuru devreye girer. Bir süre sonra eskisi kadar hatırlanmaz olur. Lise aşkınızla bugün bir araya gelseniz ilişkinizin pek de fazla uzun ömürlü olmayacağını söyleyebilirim. Çünkü tamamlanacak ve eskisi kadar cazip olmayacak.


ALDATTIĞINI KANITLAYIP YÜZÜNE ÇARPACAĞIM


ALDATTIĞINI KANITLAYIP YÜZÜNE ÇARPACAĞIM​


Sevgilim beni aldatıyor. Hâlâ birlikteyiz çünkü ben kanıt bulamıyorum. O kanıtı bulup yüzüne çarpana kadar da birlikte olmaya devam edeceğim. Adam öyle dikkatli ki, her önlemi alıyor. Ben aldattığını, diğer kadından öğrendim. Kadın bana fotoğraf bile attı ama sevgilim bunun montaj olduğunu söylüyor. Kadınla birlikte karşısına çıkmaya karar verdik. Bakalım o zaman ne yapacak? BEREN
Neden kendini böyle gergin bir durumun içine sokuyorsun? Ayrılmayı zaten kafana koymuşsun, başka bir kadın da sana istediğin kanıtları sunmuş. Öyleyse bekleme. Kanıtları yüzüne çarparak sadece kendi intikam hissini tatmin etmek istiyorsun. Peki ya geçen zaman? Yaşadığın stres? Aldatma elbette bir ayrılık nedenidir. Bu kadar şüphenin olduğu bir ilişkinin sağlıklı yürümesi zaten imkansız. O kadınla birlikte karşısına çıktığınızda söyleyeceği sözler de seni tatmin etmeyecek. Ama sen galiba ‘aldatma’ kanıtı değil, seni bu ilişkiye bağlayacak bir kanıt arıyorsun. Yani istiyorsun ki, o kadın yalancı çıksın, sen de ilişkine devam et.


SEVGİLİM SÜREKLİ GEÇMİŞİMİ SORGULUYOR


SEVGİLİM SÜREKLİ GEÇMİŞİMİ SORGULUYOR​


Altı aydır birlikteyiz. Tanışma evremizden beri sevgilim sürekli geçmişimle ilgili sorular soruyor. Ben de makul bir şekilde cevap veriyorum. Ancak bunu abartmaya başladı. Öğrendiği şeyleri aleyhime kullanmaya başladı. Örneğin, “Senin gibi birinin o insanla nasıl birlikte olduğunu aklım almıyor” diyor. Hatta daha da ileri gidip o kişilerin kendisinden iyi olup olmadığını soruyor. ŞEYMA
İlişkilerde geçmişi merak etmek ayrı, sorgulamak ayrı şeydir. İnsan hayatına aldığı kişinin her şeyini merak eder, sorar, öğrenmeye çalışır. Asıl amaç onu daha yakından tanıma isteğidir, dana yakın bir bağ kurmaktır. Oysa sorgulamak, senin verdiğin örnekte de olduğu gibi içinde yargılamayı da barındırır. Yani senin kafasındaki şablona uyup uymadığını merak etmektedir. Üstelik bu tür sorgulamalar ne yazık ki hep cinsellik üzerinden yapılır. Buna asla izin vermemelisin. Senin hayatın, sana aittir. Yaşanmışlıkların bugünkü seni oluşturmuştur. Kimse bunu sorgulayamaz, yargılayamaz. Sevgilin de olsa, eşin de olsa böyle bir şeye kimsenin hakkı yoktur.
 
Yalnizligi,yalniz evde tek basina iken severim..
Yapamam sevgilisiz dostsuz ailesiz..
Yapabilenlere gecmis olsun.
 
Kişiye ve koşullara göre değişir ancak benim açımdan çoğu zaman tercihtir çünkü yalnız kaldığım zaman aralığı bana çok iyi geliyor.
 
Yalnızlık tercih sayılır. Gördüğüm ve tanıdığın yalnız insaların yalnızlığının başlıca nedeni, sosyal ilişkilerinin bozuk oluşu ve bu nedenle toplum tarafından dışlanmış olmaları. Yalnızlık sadece Partnersizlik değil, aileniz varken bile kendinizi dışlatabilirsiniz. Genelde maddiyat en baş rollerde.
 
Yalnızlık tercih sayılır. Gördüğüm ve tanıdığın yalnız insaların yalnızlığının başlıca nedeni, sosyal ilişkilerinin bozuk oluşu ve bu nedenle toplum tarafından dışlanmış olmaları. Yalnızlık sadece Partnersizlik değil, aileniz varken bile kendinizi dışlatabilirsiniz. Genelde maddiyat en baş rollerde.
Yalnızlığa ne anlam yüklediğine bağlı olarak, bakış açın da değişir ve bazıları için dayanılmaz olan, başka bir insan için çok da huzur verici olabilir. Yalnız olmak ile asosyal olmak aynı şey değildir. Kişi belli bir süreliğine yalnızlığı seçebilir, kafasını dinler ve yapmak istediklerine vakit ayırır. Çoğu insanı bunaltan da yalnız kalmaya vakti bulamamak oluyor ki zaten evlilik durumunda, neredeyse hiç yalnız kalma şansın olmuyor.

Yalnızlık tercih ise sorun değildir ancak sürekli bir yalnızlıktan bahsetmiyorum, belli bir süre ile sınırlı ise sorun yaratmaz. Sürekli yalnız kalmak istemek ise elbette bazı sorunlara işaret ediyor olabilir.

Hayatında birisi olsa bile kendini yalnız hissedebilir veya yalnız kalma ihtiyacı duyabilirsin. Aile, arkadaş, eş, sevgili ile yalnızlık duygusu bastırılamaz ve çoğu insanın hayatı dolu dolu olduğu halde, kendini yalnız hissetme nedeni de budur çünkü o kafa dengi insanlara denk gelmek, her koşulda mümkün olmuyor.
 
Ben yalnız kalmak istediğim zaman bir tur atarım. Evet, öyle yalnız kalmak bazen güzel oluyor.
 
Kesinlikle tercihim çünkü yok yani ne kafama ne kalbime göresi yokkkkk tahammül edemiyorum kimseye.
 
Tercih ettiğim kişiler ile tercih ettiğim zaman oluyorum bu da zamanimi kaliteli yanlızligimi asil kılıyor
 
Kimse uzun süreli yalnızlığı tercih etmez bana kalırsa.
 
Tercihtir bazen yalnız kalip kendini dinlemek sadece kendinle vakit geçirmek iyi geliyor
 
Eğer tercih edilmişse sorun yok demektir. 22 yaştan bu yana, artık 15 seneye doğru gidiyor yalnız yaşıyorum. Bu bir ıssız ada yalnızlığı olamaz elbette. Bir şehre bağlı olup yaşayan insana o anlamda yalnız denemez. Bu sadece müstakil bir hayata sahip olmaktır. Hatta böylesi yalnız yaşayan kişilerin hep sorunlu olduğu kanaati vardır. Ailemle, akrabalarımla, dostlarımla aram gayet iyi. Misafir gelinir, misafir giderim. Çok da bağlıyız birbirimize. Allah bozmasın ki aramızda hiç bozukluk yoktur.

Fakat ben yalnız yaşamayı seviyorum. Bunu değiştirmek istediğim zamanlar oldu ama her defasında sekteye uğradı. Bir şekilde kimya farkı oluyor. Bir yerden sonra frekansı değiştirmek pek mümkün olmuyor. Bünye alışık olmayınca şaşırıyor. Yalnızlık sadece bir özgürlük veya dilediğini dilediğin gibi yaşama hevesi veya beklentisi değildir. Kaldı ki bu beklenti insanı uçuruma sürükler. Bunu yapanları görüyoruz duyuyoruz. Nasılsa yalnızım diyerekten kimisi alkol hayatı yaşıyor, kimisi uyuşturucu, kimisi kalabalık arkadaş ortamı toplama derdinde, kimisi sevgilisiyle rahat rahat takılabilme derdinde, kimisi sürekli cinselliği rahatça yaşayabilmenin peşinde falan derken herkesin ayrı bir hesabı var. Tamam ama bu yalnızlık değil ki? Hiç birinde tek değilsin. Sen bazı amaçlarını daha rahat gerçekleştirebilmek adına özel bir alan açmışsın o kadar.

Yalnız olmayı tercih etmek çok başka bir durum. Başka bir hayat. Yalnız insanın evde bağımlı ve hayranı olduğu sessizlik geleneği vardır. O sessizliği bozmasına izin verdiği belki bir kedisi, köpeği veya kuşu vardır. Hayvanını çok çok sever ve onunla sohbet eder. Yol arkadaşıdır bir kere. Yalnız insan televizyon izlemez, fakat ara sıra sessizliği bir kez daha bozmak adına ses olsun diye televizyon açar. Yalnızlığı seçmiş insan radyo dinlemeyi çok sever. Mesela gerçekten o hayatı yaşayan insan Kafa Radyo'yu bilir ve geceleri Zeki dinler. Ne bileyim Alem Fm Fatih Yıldırım ve Umut Bezgin bilir.

Yalnız yaşamayı tercih eden kimse büyük bir yetenek sorunu yoksa yemek yapmayı iyi bilir. Kitaplığı doludur, okuma gözlüğü bulunur, ayraçları belki ismine özeldir.

Spor yapar ve aksatmaz. Beslenmesine dikkat eder. Temizlik yapmayı sevmez, o yüzden evi kirletmekten sakınır. Haftada bir gün genel temizlik yapar ve konuyu kapatır. Kimseyi uzun süreli yatılı misafir olarak istemez. Eve gelen misafir lavobayı temiz kullanmalı. Pis bırakırsa açık açık yüzüne çarpar ve bunu tekrar edeceksen eve gelme der.

Yalnız yaşayan insanlar konu komşuyu rahatsız etmezler. Elbette rahatsız edilmekten de haz etmezler. Arkadaşları az ve öz olur. Sık görüşmezler ve kafa şişirici diyaloglardan ve hatta ortamlardan uzak durmak isterler. Borç istemezler, verdikleri borcun peşine düşmezler.

Çok kıyafet biriktirmezler. Yeterince kıyafetleri vardır ama sade giyinmeyi daha çok severler. Kendilerine dokunulmadığı müddetçe insanları kırmaz, üzmez, rahatsız etmezler.

Evdeki yalnızlığın getirdiği rahatlıkla istedikleri kadar garip sesler çıkarabilirler. Bu onları rahatlatır. Yağmur yağınca ya pencereye yanaşırlar, ya balkona çıkarlar. Tek başına balkonda kahve keyfini kaçırmazlar. Loş veya karanlık ortamı daha çok severler. Buzdolabında bakkal vardır. Hatta dolaptan Kısa Samsun falan çıkarsa şaşırmayın.

Yalnız insanları rahatsız etmeyin. Kendi düzenlerinde mutludurlar...

Not: Kendimi anlatma kaygısı olmadan, genel olarak fikirlerimi paylaştım. Yoksa anlattıklarımın bazılarına sahip değilim. Mesela yemek konusunda rezalet bir durumdayım ve annem tarafından mutfak yasağım var.
 
Kim istemez bir güzel söz sevdiğinden, bir nefes bir öpücük. Fakat Leylâ'dan sonra, yalan olmasın 2-3 defa daha denedim. Ve sonra gelen giden, tek başıma oturup ağlarken masama gelenleri kovdum, telefon vermek isteyenlere teşekkür ettim, konuşalım mı diyenlere konuşacak bir şeyim yok dedim, istemiyorum ve bilinçli bir yalnızlığa gömüldüm tek kalamadığım, bir türlü tek kalamadığım dünyamda.

WhatsApp Image 2026-04-06 at 02.41.02.jpeg

Çünkü böyle mutluyum, mutsuzluğun getirdiği bir mutluluk var desem size? Mutluluğa hiç inanmayan biri olarak.

Hayatın, ortamların, her şeyin gerçekliğini bilen ben, sen dersin ki negatif, o negatif değil, hayatın sunduğu şey. Senin o sokuk instoş beyninin almadığı şey bu, hayat öyle değil, ben sizin oltanıza artık gelmem. Mahidevran kul olsun, git derim Allah'ını bul ona tap, bana değil. Bıraktım artık.
 
Yalnızlık sonuç. Sebep kişiye göre değişir.
 
Geri