Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
"Kalabalıklar içinde yalnız olmak" kavramının vücut bulmuş halisiniz belki de.
Eğer öyleyseniz, muhtemelen abartmıyorsunuz. Her şey sadece kafanızın içinde de değil, nitekim uzmanlara göre bu hisse sahip olmanızda genetik biliminin de bir payı var. En azından araştırmalar bu yönde.
Kaliforniya ve Chicago üniversitelerinden araştırmacılarının yürüttüğü bir deney sonucunda, genlerin yalnızlık üzerindeki etkisinin %25 civarında olduğu bulunmuş.
10 binden fazla kişi üzerinde yapılan araştırmalarda, yalnızlığı ölçmek için üçer soru yöneltildi:
- Ne sıklıkla arkadaşlık eksikliği çektiğinizi düşünüyorsunuz?
- Ne sıklıkla dışlanmış hissediyorsunuz?
- Ne sıklıkla diğerlerinden izole olmuş hissediyorsunuz?
Sonuçlara göre, kişilerin sosyal çevrelerinin genişliği yalnızlık hissi üzerinde etkili olmamış.
Yani çevresi geniş olanlar da, dar olanlar da aşağı yukarı aynı oranlarda yalnızlık hissettiklerini belirtmiş. Kişilerin genleri de incelendiğinde, yalnızlık belirten kişilerin çoğunda bazı genlerin hep ortak olduğu görülmüş.
Uzmanlar bu genlerin bir araya gelerek yalnızlık üzerinde etkili olduğunu fark etmiş. Yani yalnızlığın nedeni olarak tek bir gen öne çıkmıyor, tespit edilen genlerin hepsi az miktarda katkı sağlıyor.
Araştırmacılar ayrıca yalnızlık hissi fazla olan insanlarla, nevrotizm ve depresif semptomlara sahip insanların genleri arasında da benzerlikler bulmuş.
Başka bir deyişle, bu özelliklerden birini gösteren insanlar, diğer ikisine sahip olmaya da yatkın çıkmış.
Bu üçlü arasındaki kadar güçlü olmasa da, araştırmacılar yalnızlık ile şizofreni, bipolar bozukluk ve majör depresif bozukluk arasında da bazı gensel benzerlikler bulmuş.
Deney ekibinin vurgu yaptığı bir başka konu ise yalnızlık hissinin tamamen genlere bağlı olduğunun sanılmaması.
Genlerin yalnızlık hissi üzerinde etkili olduğu kabul edilse de bu oran %25 dolaylarında. Kalan kısmın hayat şartlarıyla ilgili olduğu belirtiliyor.
Örnek vermek gerekirse evli insanların diğerlerinden daha az yalnız hissettiği, ayrıca sürpriz bir şekilde yaş arttıkça yalnızlık hissinin de azaldığı bulunmuş. Cinselliğin ise yalnızlık hissi üzerinde pek bir etkisi olmadığı görülmüş.
Özetle, bu hisse sık sık kapılıyorsanız, üstelik hayatınızdaki her şey yolunda gibiyse, nedeni genleriniz olabilir. Anlayacağınız; yalnızlık ruhunuza değil, genlerinize işlemiş...
Eğer öyleyseniz, muhtemelen abartmıyorsunuz. Her şey sadece kafanızın içinde de değil, nitekim uzmanlara göre bu hisse sahip olmanızda genetik biliminin de bir payı var. En azından araştırmalar bu yönde.
Kaliforniya ve Chicago üniversitelerinden araştırmacılarının yürüttüğü bir deney sonucunda, genlerin yalnızlık üzerindeki etkisinin %25 civarında olduğu bulunmuş.
10 binden fazla kişi üzerinde yapılan araştırmalarda, yalnızlığı ölçmek için üçer soru yöneltildi:
- Ne sıklıkla arkadaşlık eksikliği çektiğinizi düşünüyorsunuz?
- Ne sıklıkla dışlanmış hissediyorsunuz?
- Ne sıklıkla diğerlerinden izole olmuş hissediyorsunuz?
Sonuçlara göre, kişilerin sosyal çevrelerinin genişliği yalnızlık hissi üzerinde etkili olmamış.
Yani çevresi geniş olanlar da, dar olanlar da aşağı yukarı aynı oranlarda yalnızlık hissettiklerini belirtmiş. Kişilerin genleri de incelendiğinde, yalnızlık belirten kişilerin çoğunda bazı genlerin hep ortak olduğu görülmüş.
Uzmanlar bu genlerin bir araya gelerek yalnızlık üzerinde etkili olduğunu fark etmiş. Yani yalnızlığın nedeni olarak tek bir gen öne çıkmıyor, tespit edilen genlerin hepsi az miktarda katkı sağlıyor.
Araştırmacılar ayrıca yalnızlık hissi fazla olan insanlarla, nevrotizm ve depresif semptomlara sahip insanların genleri arasında da benzerlikler bulmuş.
Başka bir deyişle, bu özelliklerden birini gösteren insanlar, diğer ikisine sahip olmaya da yatkın çıkmış.
Bu üçlü arasındaki kadar güçlü olmasa da, araştırmacılar yalnızlık ile şizofreni, bipolar bozukluk ve majör depresif bozukluk arasında da bazı gensel benzerlikler bulmuş.
Deney ekibinin vurgu yaptığı bir başka konu ise yalnızlık hissinin tamamen genlere bağlı olduğunun sanılmaması.
Genlerin yalnızlık hissi üzerinde etkili olduğu kabul edilse de bu oran %25 dolaylarında. Kalan kısmın hayat şartlarıyla ilgili olduğu belirtiliyor.
Örnek vermek gerekirse evli insanların diğerlerinden daha az yalnız hissettiği, ayrıca sürpriz bir şekilde yaş arttıkça yalnızlık hissinin de azaldığı bulunmuş. Cinselliğin ise yalnızlık hissi üzerinde pek bir etkisi olmadığı görülmüş.
Özetle, bu hisse sık sık kapılıyorsanız, üstelik hayatınızdaki her şey yolunda gibiyse, nedeni genleriniz olabilir. Anlayacağınız; yalnızlık ruhunuza değil, genlerinize işlemiş...