Yalnız yaşamak

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
Tek başına yaşamanın bir çok avantajı vardır ama en yaygın dezavantajlarından biri de size kendinizi yalnız hissettirebilmesidir. Yalnızlık mutluluğunuza mani olabilir. Halbuki yalnızlık aynı zamanda şifa, yansıma ve büyüme için de harika bir fırsattır. Yine de, yalnızlıktan arınmış sevgi dolu bir ev yaratmak için yapabileceğiniz şeyler vardır.

Hayatınızda neyin eksik olduğunu keşfedin
Eğer kendinizi yalnız hissediyorsanız, yapmanız gereken en önemli şeylerden biri hayatınızda neyin eksik olduğunu keşfetmektir. Çoğu insan mutlu ve dolu bir hayat için sosyal bir çevreye ve yakın bağlara ihtiyaç duyar. Siz de neyin yoksunluğunu çektiğini fark ederseniz, probleminize çözüm bulmak kolaylaşabilir.

Açık olun
Yalnızlık insanların daha alaycı, daha eleştirel, daha olumsuz ve daha yargılayıcı hissetmesine neden olabilir. Eğer bu şekilde hissediyor ve tüm bu negatif durumu yalnızlık hissinin yarattığını fark ediyorsanız, değişmenin ve hayatınızdaki pozitif şeylere yoğunlaşmanın zamanı gelmiş demektir.

İnsanlarla bağ kurmak için adım atın
Kendinizi yalnız hissettiğinizde arkadaşlarınızı, ailenizi ya da diğer sevdiklerinizi arayın. Plan yapın, bir kursa yazılın, yeni insanlarla tanışın! Yalnızlığınızı kovalamak için insanlarla bağ kurmak için çaba harcayın.

Yalnız yaşamanın keyfini vurgulayan günlük ritüeller yaratın
Yalnız yaşamanın pek çok avantajı vardır. İç çamaşırlarınızla dans etmekten mi hoşlanıyorsunuz? Eğer öyleyse, bunu istediğiniz her an yapabilirsiniz. Kendi kendinizeyken, kimseden çekinmeden istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Oturun ve yalnız yaşamanın size sunduğu keyifleri düşünün, sonrasında da bunların tadını çıkarın.

Bir hayvan sahiplenin
Evde bir hayvan olması size tüm yalnızlık hissini unutturabilir. Hayvanlar sevgi doludur ve mutlu edeceği kadar sakinleştirir de.

Kaynak

1031532_620x360.jpg
 
adi üstünde yalniz
yalnizlik hic bir zaman iyi olamaz

yalnizlik ayni gecenin karanligi gibiymis
 
Yalnız, depresif, orta yaşlı, dipleri gelmiş, evde 2 sokakta 12 kedisi var, yer: kadıköy…. Kesin denk gelmişsinizdir xd
 
Hiçbir şartta ailemi asla bırakmam. Yalnız yaşamak için tüm imkanlar mevcut ama ailem ile çok mutluyum.
Yalnız yaşamak hiçbir dönemde bana cazip gelmedi.
 
Kendine yetiyorsan yalnız değilsindir. Bunun anlamı dış dünyadan tamamen soyutlanmayi tercih etmek değil. Hem sosyal hem de yalnız yaşanabilir.
 
Yalnız yaşamanın hiç bir cazip yanı yok. Yalnız yaşayan yalnız ölür.
 
Evde karınca böcek bulsam arkadaş olacağım onunla yakında.
O kadar işte.
 
Yalnız yaşamak şayet tercih ise sorun olmaz ancak mecburiyet varsa ve kişi kendi yaşamına sahip çıkmakta zorlanıyorsa sıkıntı yaratır.

Yalnız yaşamayı çoğu insan tek başına kalmak olarak ele alsa da kişinin çok geniş bir aile, arkadaş ve sosyal çevresi olmadığı ya da hayatında özel birinin bulunmadığı anlamına gelmez.

Kendinize ait bir yaşam alanı, bağımsızlık ve özgürlükler açısından bakınca birçok insanın kendi tercihidir.
 
20 yaştan bu yana yalnız yaşıyorum. Böylesi yalnız yaşayan kişilerin hep sorunlu olduğu kanaati vardır. Ailemle, akrabalarımla, dostlarımla aram gayet iyi. Misafir gelinir, misafir giderim. Çok da bağlıyız birbirimize. Allah bozmasın ki aramızda hiç bozukluk yoktur.

Fakat ben yalnız yaşamayı seviyorum. Bunu ne zaman değiştirmeye kalksam hiç nasip olmadı. Galiba pek müsait değildik. Cezbedici bir yanımız yoktu belki. Yalnızlık sadece bir özgürlük veya dilediğini dilediğin gibi yaşama hevesi veya beklentisi değildir. Kaldı ki bu beklenti insanı uçuruma sürükler. Bunu yapanları görüyoruz duyuyoruz. Nasılsa yalnızım diyerekten kimisi alkol hayatı yaşıyor, kimisi uyuşturucu, kimisi kalabalık arkadaş ortamı toplama derdinde, kimisi sevgilisiyle rahat rahat takılabilme derdinde, kimisi sürekli zina peşinde falan derken herkesin ayrı bir hesabı var. Tamam ama bu yalnızlık değil ki? Hiç birinde tek değilsin. Sen bazı amaçlarını daha rahat gerçekleştirebilmek adına özel bir alan açmışsın o kadar.

Yalnız olmayı tercih etmek çok başka bir durum. Başka bir hayat. Yalnız insanın evde bağımlı ve hayranı olduğu sessizlik geleneği vardır. O sessizliği bozmasına izin verdiği bir kedisi, köpeği veya kuşu vardır. Hayvanını çok çok sever ve kimseye değişmez. Yol arkadaşıdır bir kere. Yalnız insan televizyon izlemez, fakat ara sıra sessizliği bir kez daha bozmak adına ses olsun diye televizyon açar. Yalnızlığı seçmiş insan radyo dinlemeyi çok sever. Mesela gerçekten o hayatı yaşayan insan Kafa Radyo'yu bilir, fırsat buldukça Nihat'ı veya özellikle Zeki'yi mutlaka dinler.

Yalnız yaşamayı tercih eden kimse büyük bir yetenek sorunu yoksa yemek yapmayı iyi bilir. Kitaplığı doludur, okuma gözlüğü bulunur, ayraçları belki ismine özeldir.

Mecburen spor yapar ve aksatmaz. Yoksa kötü alışkanlıklara meyledebilir. En iyi ihtimalle kafayı sıyırabilir. Beslenmesine kimisi çok dikkat eder, kimisi hiç dikkat etmez. Temizlik yapmayı sevmez, o yüzden evi kirletmekten sakınır. Haftada bir gün genel temizlik yapar ve konuyu kapatır. Kimseyi uzun süreli yatılı misafir olarak istemez. Eve gelen misafir lavobayı temiz kullanmalı. Pis bırakırsa açık açık yüzüne çarpar ve bunu tekrar edeceksen eve gelme der.

Yalnız yaşayan insanlar konu komşuyu rahatsız etmezler. Elbette rahatsız edilmekten de haz etmezler. Arkadaşları az ve öz olur. Sık görüşmezler ve kafa şişirici diyaloglardan ve hatta ortamlardan uzak durmak isterler. Borç istemezler, verdikleri borcun peşine düşmezler.

Çok kıyafet biriktirmezler. Yeterince kıyafetleri vardır ama sade giyinmeyi daha çok severler. İnsanları kırmaz, üzmez, rahatsız etmezler.

Evdeki yalnızlığın getirdiği rahatlıkla istedikleri kadar garip sesler çıkarabilirler. Bu onları rahatlatır. Yağmur yağınca ya pencereye yanaşırlar, ya balkona çıkarlar. Tek başına balkonda kahve keyfini kaçırmazlar. Loş veya karanlık ortamı daha çok severler. Buzdolabında bakkal vardır. Hatta dolaptan Kısa Samsun falan çıkarsa şaşırmayın.

Yalnız insanları rahatsız etmeyin. Kendi düzenlerinde mutludurlar...

Not: Bunların bir kısmı bana, bir kısmı şahit olduğum başka yalnız insanlara ait. Kendimi anlatma kaygısı olmadan, genel olarak fikirlerimi paylaştım. Yoksa yemek konusunda rezalet bir durumdayım, annem geldiğinde mutfak yasağım başlıyor

Bana gelince. Millet düz yolda yürürken ölür, biz mario gibi prensesi kurtaricaz diye bi tek fıstığın yeşilini yemediğimiz kaldı. Hayatım tek başıma karanlık içinde geçti. Çocukken karnımdan bıçak yedim ölmedim, ulan direk kafama kamyon çarptı, ölmedim düştüğüm yerden anında kalktım. Dağda uçurumdan son anda kurtardım. Nice savaşlarda onca can yaktım, içinden burnum kanamadan çıktım. Yakın arkadaşlarımdan birini kopmuş koluyla hastaneye yetişmeye çalışırken gördüm. İki kere kafama silah dayadım, yapamadım. Sonra uzun yıllar cehennemden bir köşede uykuda kaldım. Pandemiyi bile göremedim. O sırada sevdiğim kadın başkasıyla evlenmiş. Cehennemden uyanıp geri döndüğümde ilk öğrendiğim buydu. Daha kendime gelemeden önce en yakın arkadaşımı sonra babamı kaybettim. Yetmedi yıllarca ortaklık yaptığım adamın bir şeytan çıktığını ve 20 milyona yakın bir zarara uğrattığını öğrendim. Yetmedi kedim bile evden kaçtı :))) Bir vakte kadar bunları sadece yaşamakla geçerdi hayatım. Şimdi anlatabiliyorum. Şuan sütlaç yiyorum, bu güzel.

Bana kalan tek miras öfke oldu. Onu da sütlaç ile yatıştırma derdindeyim. Yalnızlık bazen tercih, bazen mecburiyet. Her halükarda bunu kabullenip sevmek lazım. Yoksa gündüzü gece olur etrafı göremez, gecesi de gündüz olur uyuyamaz insan.
 
Herkesin yazdığını okudum, herkese de biraz biraz hak verdim. Ben de kendi deneyimimi ve gözlemlerimi yazayım. Üniversiteyi ailemle okudum, 25 yaşında Ankara’da işe başladım, ailemden ayrı. Ne fatura ödemeyi biliyordum, ne ekonomik olarak bir evin geçimini üstlenmiştim, ne de yalnız başıma farklı bir şehirde yaşama deneyimim vardı. Ama şartlar bu şekilde gelişti, yaşamımın dramatik bir döneminde güzel ailem benim bu şehirde yeni bir yaşam kurmama maddi ve manevi destek oldu. Bekar bir teyzem vardı (allah rahmet etsin), beni kızı gibi görüyordu, 6 ay benimle yaşadı, ben “tamamdır” deyince evine, izmir’e döndü. Yalnız yaşamak bana zor değil, iyi geldi. Zaten de pek kalabalıkları seven bir insan değilim, hiçbir zaman olmadım. Bir evin yalnız olarak sorumluluğunu almak, kendi düzenim, kendi halim, kendimle olmak bana çok iyi geldi. Aileme çok düşkünüm, belli bir yaşa kadar en iyi arkadaşım da annemdi; onun gibi akıllı kadını nereden bulacaktım kfjf Yanlış anlaşılma olmasın, ben sadece belli bir yaşa gelmiş insanların yalnız yaşama deneyimini edinmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Ama herkesin bakış açısı farklı.
Yalnızlığım dibini sıyırdım, içsel yolculuğumu tamamladım diyemem, ölene kadar devam ama çok yol katettim; sonra olanlar ise nasip. Gönlüne denk biri olunca yalnızlığına biraz ayıp ediyorsun jfjf ama onun da kusura baktığını sanmıyorum:d
Bana çok şey kattı yalnız yaşamak ve görece belki biraz eksiltmiştir de. Mesela birinden yardım istemek halen zor geliyor bana. Ama öğrendim ama zor jfjf Bazen eşim şöyle der “şunu yapabilir misin özkan değil, şunu yap özkan diyeceksin” yardım istemek o kadar zor ki kfjf o kadar incelmeye gerek yok halbuki :d neyse uzattım, okumayı seven okur, neticede üsttekinin de benden aşağı kalır yanı yok… yalnızlık o yıllar iyiydi, iyileşmeme ve yolculuğuma, kendimle bir kez daha tanışmama vesile oldu. Ama şimdiki kalabalığımı hiçbir şeye değişmem.
 
Son düzenleme:
Geri