Yalnız mısınız Yoksa Tek Başına mı

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Tek başınalık birey tarafından tercih edilirken yalnızlık ise bireyin sosyal ilişkilerinin bozulması sonucu oluşan, hoş olmayan ve seçilmemiş bir durum olarak ortaya çıkıyor. Kısa süreli, durumsal ve kronik olmak üzere yalnızlığın zaman açısından üç türü olduğunu belirten uzmanlar, yalnızlığın depresyon, kaygı, intihar, yaşam doyumu, umutsuzluk, utangaçlık, internet kullanımının fazla olması ve stres gibi faktörlerle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Uzman Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, yalnızlık ve tek başınalık kavramları hakkında bilgi verdi.

Her yaştaki kişi, diğer kişilerle ilişki kurmak ve etkileşime girmek ister. Oysaki yalnızlık her insan için doğal bir duygudur. İnsan çocukken, gençken, yetişkin ya da yaşlıyken yaşamının herhangi bir döneminde yalnızlık duygusunu yaşayabilir.

Yani yalnızlığın insanlar için ortak bir deneyim olduğunu söyleyebiliriz. Yalnızlık kimine göre kimsesizlik, kimine göre romantik ilişkisinin olmaması, kimisi için de tek başına kalmaktır. Psikoloji ve sosyolojide yalnızlık kavramı, tek başına olma kavramından farklı anlam içeriyor.

Yalnızlık ve tek başınalık farklı kavramlardır

Yalnızlık kavramı kişinin başkaları ile bağlantı kurma ihtiyacının doyurulmamasına verilen duygusal bir karşılıktır. Yalnızlıkta duygusal boşluk, özlem, yakınlık ve bu duyguları değiştirme isteği olur.

Tek başınalığı ise bireyin geçici sürelerde, gerginlik yaratmayan, kendi kendine yettiği bir durum olarak ifade edebiliriz. Yani yalnızlıkta acı verici olumsuzluklara rağmen, tek başınalıkta yalnızlıktaki duygular yer almıyor. Yalnızlık hemen her zaman kaçınılan, kaygı, öfke, üzüntü ve diğer kişilerden kendini farklı hissetme duygularının eşlik ettiği hoş olmayan bir deneyimdir.

Yalnızlık zaman açısından üçe ayrılıyor

Bir tanesi kısa süreli yalnızlık adı verilen, zaman zaman ortaya çıkan anlık yalnızlık duygusudur. Anlık duygular olduğu için kişi kaygı yaşamaz.

İkincisi durumsal yalnızlıktır. Bu tür yalnızlık göç, iş değişikliği ve boşanma gibi sebeplerle ortaya çıkan yalnızlık duygularıdır. Geçiş süresi sona erdiğinde son bulur.

Üçüncüsü ise kronik yalnızlıktır. Bireyin uzun yıllar boyunca ilişkilerinden tatmin almamasıyla ortaya çıkan yalnızlık türüdür.

Tek başınalık bireyin tercihi oluyor

Tek başınalık ise birey tarafından seçilen bir durumdur. Yalnızlık ise bireyin sosyal ilişkilerinin bozulması sonucu oluşan, hoş olmayan ve seçilmemiş bir durumdur.

Yapılan çalışmalarda yalnızlığın, depresyon, kaygı, intihar, yaşam doyumu, umutsuzluk, utangaçlık, internet kullanımının fazla olması, stres gibi faktörlerle ilişkili olduğu tespit edildi. Bu tür psikolojik sıkıntıların oluşmasını engelleyebilmek adına, kişilerarası sosyal iletişimin arttırılması en önemli yol olarak biliniyor.

Yalnızlık olumsuz bir duygudur

Duygusal yalnızlık herhangi bir insana karşı yakın bir bağlılığın olmamasından kaynaklanan, kaygı ve boşluk duygularının görülmesi olarak tanımlanır. Sosyal yalnızlık ise sosyal bağlantı ve topluluk duygusunun eksikliği, bir gruba ait olmama, sosyal ilişkiler ağının olmaması halidir.

Çünkü insanlar sağlıklı bir ruh sağlığına sahip olabilmek için tatmin oldukları bir sosyal yaşama ihtiyaç duyuyorlar. Kalabalığın içinde yalnız olmak sosyal yalnızlık kavramı ile ilişkilidir.

Kişinin bulunduğu çevrede kendisini yalnız hissetmesiyle başlayarak, bu çevreye karşı geliştirdiği tepkiyle sosyal anlamda faaliyetlerden kaçınarak içinde bulunduğu çevreye ve topluma yabancılaşmış olan kişilerin yaşadığı yalnızlıktır.

Yalnızlık olumsuz bir duygu iken tek başınalıkta kişinin kendi isteği ile olan ve kazanımların olduğu bir durumdur. Birey tek başınayken kendisini özgür hisseder. Düşüncelerin önem kazandığı, olgunlaştığı anlar deneyimlenir.
alıntı​
 
18'li yaşlarımdayken bir gün bir mekandan çıkarken bir kız gelip pardon bir şey sorabilir miyim? Şaçların gerçek mi orijinal mi demişti..
O soruyu anımsattı bana bu başlık.
 
Tercih ise sorun yaratmaz fakat insanlarla uyum problemi yaşayan veyahut koşullar gereği zorunlu bir yalnızlık ise psikolojik anlamda çöküntü yaratacaktır.
Kişi bazen kendi başına olmak ister ve bu süreyi kendi belirler ancak kimi zaman da istese de kafa dengi birilerine denk gelemez, işte o zaman mutsuz olmaya başlar.

"Hiçbir insan yalnızlığı sevmez." klişesi doğru değildir çünkü bazen insana kendini çok iyi hissettirir fakat dediğim gibi bu durumun zorunluluk değil de seçim olması gerekmektedir.
 
Yalnızlık, "yalın öz"le ilgili, dikkatini öze, kendiligine yöneltmiş bir durumdur.
Tek başına olmak bir acizlik değil, bir tercihtir.
Ben, kendi adıma söyleyebilirim ki; Tek başıma kaldığım da bile asla kendimi eksik ya da mutsuz hissetmiyorum. Bilirim ki, "tek başımayım" diyen bir birey, hiçbir şekilde tek başına değildir.
Bknz: Kaf suresi 16. Ayet.
 
Görmek mi bakmak mi diye felsefe kasan saçmalıklar vardı ya ilkokulda munazarasi yapılırdı. O aklıma geldi. Aynı anlamda kullanılır. Anlam, kullanıldıkları cümlenin duygusuna göre değişir.

"Tek başına kaldım koca şehrin ortasında ( nagative)
"Tek başına kurdum bu şirketi sıfırdan (pozitive)
" Gidişinle tanıştim yalnızlıkla" ( negative)
"Sahilde rüzgar yalarken yüzümü, kimse yok aklımda içimde yanımda, yalnızım yakamoz kadar" (hardcore epic)


Dağılım şimdi buradan.
 
Yalnız değilim tek başımayım...
 
Kalabalıklar içinde yalnızım.
 
Geri