Yalnız kalan ben ne çok istemiştim herkesleşmeyi…

Konu sahibi son olarak 4455 gün önce görüldü


Dün yine yalnızlıkla oyalanıyordum tek başıma,
Gözlerim usulca hiç kaymasını istemediğim çatı katına akıyordu…

Çıktı merdivenleri birer birer.
Ve o malum odanın kapısında kalıverdi.
İçerisi zifiri karanlıktı, camdan vuran gün ışığı bile aydınlatamıyordu odayı.Açmamıştım yıllardır, içerisi tam bir enkazdı…
Bütün acıları, kırgınlıkları ne varsa doldurmuştum içine.
Kin, nefret ve bilimum kötü duygular…
Hani sigaradan mahvolmuş akciğerler gibi…
Ayaklarım beni götürüyordu istemsizce, odanın en köşesine… sandığa…
Öylesine korkuyordum ki elimi değmeye,
Ya o günler tekrar gelirse…
İnce dantelası hala koyduğum gibi sarsılmadan duruyordu.
Tek fark o da yıpranmıştı ben gibi…
Zorladım açılmadı, kilidini düşünmeden koyduğum yerden çekip aldım.
Halbuki unutmak için ne çaba sarf etmiştim…
Yavaş yavaş açarken sandığı yüreğim pare pare oluvermişti.
Ah sandık ah hayallerim, kırgınlıklarım,vazgeçişlerim…
Hepsi bana bakıyorlardı sanki o an.
Gözüme ilk takılan bir kağıt mendildi… İçinde küçük bir tarih yazılıydı…
Öyle ya ilk aşk, ilk vazgeçiş o gün girivermişti yüreğime.
Ayrılık kokusu sinmişti üzerine.
Aldım hiçbir şey olmamış gibi sürdüm elime yüzüme…
Sanki acısını çeken ben değilmişim gibi kokladım yeni bir nefes çeker gibi…

Geçmişe dair ne çok birikinti vardı sandıkta, onlara baktıkça yaşlanıyordum.
Ne çok suskundum o günlerde,
Suskularım bende ete kemiğe bürünmüşlerdi.
Ne yana dönsem acı…
Yalnız kalan ben ne çok istemiştim herkesleşmeyi…
Sıradan ama mutlu ama umutlu bir insan olmayı…
Aşk,heyecan git gide önemini yitiriyordu büyüdükçe.
Önümde bir yol uzun uzadıya akıyordu…
...

Şimdi tıpkı eskiler gibi onca hayalimi de sandığa bırakıp gidiyorum…
Yol uzun hayat oldukça kısa,


Ne diyordu şair,


Vazgeçmek için erken,sevmek için çok geç.

(Vaveylâ) Sükût
6 Ocak 2011-00.24
 
Geri