Yalakalık ve Yandaşlık Arasındaki İnce Çizgi

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Birçok kişinin kendini özdeşleştirdiği siyasi bir çizgi yada siyasi bir hareket olabilir. Elbette burada önemli olan kişinin bu eylemlerden ne beklediği ve ne istediğidir. Bu sebeple kişi mensup olduğu yada gönül verdiği siyasi hareketin propagandasını yapabilir, eylemlere katılabilir yada değişik yollarla destek verebilir.

Ancak,

Gerek geçmişten olsun gerekse de günümüzde olsun kişinin 'siyasi' söylemleri öyle bir noktaya ulaşıyor ki, bunun adı bir görüşü destekleme yada taraf olmaktan çıkıyor ve resmen yalakalık oluyor. Bunun son örneği geçen gün yaşandı.

AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan, Başbakan Erdoğan için “Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider var. İşte bunun önünü kesmek istediler” dedi. (bkz)

Buradan sadece yalakalık çıkar. Ne demek Allah'ın vasıfları? Kişi ilahlaştırılıyor, birçok insan için yeryüzündeki en kudretli mertebeye eriştiriliyor. Halbuki bunun böyle olmadığını kişinin kendisi de biliyor ve kendisi de inanmıyor. Oysa bu tür söylemler karşı tarafı büyütmüyor aksine karşıyı küçülttüğü gibi kendisini de küçültüyor. Bunun adı soytarılıktır, şakşakçılıktır, yalakalıktır. Bununla ilgili biraz araştırma yaptım ve araştırmalarım neticesinde çok fazla örnek buldum. Örnek olarak:

AKP Trabzon/Of ilçesi Belediye Başkanı : Erdoğan için şükür namazı kılalım (bkz)

AKP Bursa Milletvekili : Erdoğan'a dokunmak ibadettir(bkz)

Akp Manisa Milletvekili : Erdoğan için 30 gün kefalet orucu tutalım (bkz)

İsmail Hakkı Eser(AKP Aydın İl Genel Meclis Üyesi) - "Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan'a biz o kadar bağlıyız ve aşığız ki, bizim için adeta ikinci peygamberdir" demişti. bkz

Fevzi Berdibek (AKP eski Bingöl Milletvekili) - 2006 yılında Erdoğan, makam aracında fenalaşarak bayılmış ve otomatik olarak kilitlenen araçta mahsur kalmıştı. Erdoğan, aracın camının çevredeki bir inşaattan getirilen balyozla kırılmasıyla kurtarılmıştı. Erdoğan’ı kurtaran balyoz AKP eski Bingöl milletvekili Fevzi Berdibek’e Erdoğan’a olan bağlılığını kanıtlamak için fırsat olmuştu.
Balyozu satın alan ve saklamanın kendisi için onur olduğunu belirten Berdibek şöyle konuşmuştu: “Bize çok şey kazandıran bu balyozu, manevi değeri nedeniyle alıp yanımda saklamayı uygun gördüm. Hayatımın sonuna kadar bunu saklayacağım. Kimseye vermeyi de düşünmüyorum.”

Arif Yılmaz (RTE Üviversitesi Rektörü) - Rize Üniversitesi senatosu geçtiğimiz sene aldığı kararla üniversitenin adını Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi olarak değiştirmişti. YÖK tarafından onaylanan karara ilişkin konuşan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Arif Yılmaz, değişikliğin kendi fikirleri olduğunu ve bunun için Erdoğan’dan izin aldıklarını belirtti. Yağcılık için isim değişikliğini yeterli bulunmadığı görülmekte. Üniversitenin Sağlık Yüksekokulu sekreteri Mutafa Çakır üniversitenin yeni logosunun Erdoğan’ın imzası olmasını önermişti. bkz

AKP Ağrı Milletvekili Fatma Salman kendisini iki dönem milletvekili yapan Erdoğan için canını vermeye hazır olduğunu söyledi. bkz

Birazda bürokratlar dışındakilerden örnekleyelim:

Sinan Çetin : ''Açılımı başlattığı için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı kahraman olarak görüyorum. ''

Şahin Özer (müzik şirketi sahibi) : “Ben Tayyipçiyim”, “Tayyip Bey şuradan atla desin, atlarım”

Ethem Sancak (Medya ve ecza deposu patronu) : "İdolüm Tayyip Erdoğan, ona sevdalıyım"

Cihan Kamer (Kuyumcu) : “Benim siyasi bir kimliğim yok. Ben asıl Tayyip Erdoğancıyım. Tayyip Erdoğan, Komünist Parti’den aday olsa, oyumu yine ona veririm. Benim için önemli olan Tayyip Erdoğan’dır”

Son 4 örnek için bkz



Evet, sizin bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
 
Bu tur soylemleri yanlis buluyorum.
Sevebilirsiniz ok ama bu sanki ilahlastirmak, kutsallastirmak gibime geliyor. Desteklemek Boyle olmaz. Erdogana dokunmak ibadettir , ne demek ya ...
 
Unlu kisilerin siyasi goruslerini ulu orta paylasmasini bilhassa yalakalik olarak dusunuyorum.
Her devrin adami maalesef her zaman vardi ve olmaya da devam edecek.
fanatizm in bi ust noktasi sanirim bu gordugumuz. Bagliliktan ziyade bagimlilik halini almis yuceltiliyor.
Asik olan birinin algilari gibi dusunun. Karsindaki bes para etmez biridir ama kimseyi dinlemez deli gibi baglidir.
 
Kahraman ilan etmek, idol olarak görmek bir nebze anlaşılabilir ama dinden imandan söz edenlerin işi şirk koşmaya dek götürmesi var ki akıl sağlığından kuşkuya düşürüyor. tarihimizde maalesef örneklerine rastlamak mümkün. siyah ve beyazdan ibaret algı dünyamız. birini ya yeriyor ya da övüyoruz sadece, tam tersi de olabiliyor bu durumun ve anında aynı şiddetle bu kez de aksi düşüncenin savunusuna başlıyoruz. muhtemelen bir kısmı bilgi eksikliğine bağlı diğer yönü ise lider kültünün toplumumuzda yerleşikliği. herkes birilerini ilahlaştırıyor, kendi benliğini yok sayıp değerini o kişi üzerinden belirliyor hal böyle olunca da ortaya garip söylemler çıkıyor.

Bugüne dek rastladıklarımdan en ilginci Fevai Arslan'ınErdoğan için söyledikleriyle birlikte şu şiirdir;


Atatürk ekber! Atatürk ekber!
Ancak o var: Atatürk!
Peygamber o’dur!
Behçet Kemal Çağlar




Bu akıl almaz şiire ve zihniyete sözde karşı çıkan, İslam'ı yol haritası belleyen cenahın ise bugün aynı kavramları kullanarak kendi putlarını bulmuş olmanın verdiği rahatlıkla atıp tutması sahiden acınası bir durum.
 
Düzen siyasetinin ikiyüzlülüğü şu anki süreçte daha iyi görülmekte.
Düne kadar birbirine hocam, kardeşim, bilge adam vs gibi vasıflar yakıştıran, birbirine methiyeler düzen, diğer bir deyişle çıkarı için açık açık yalakalık yapanlar bugün çıkarları örtüşmediği için birbirine küfür etmekte.

Yaşadığımız bu süreç bize ders niteliktedir. İyi görüp iyi tahlil etmek gerekir. Evet, tüm ikiyüzlükleri, pislikleri görmek için mükemmel bir süreç.
 
başbakanımın sidiği bile şifalıdır,biz gönülden bağlandık.sizin karalamalarınızla fikrimiz değişmez.allah cc benim ömrümden alsın ona versin.artık azınlık elitist devri bitti.artık halkın iktidarı zamanı.islam bayrağını tüm dünyaya inat hakettiği yerde dalgalandıracak.dünyaya islam hakim olacak bu allahın izniyle başbakanına nasip olacak.o rabbimin yeryüzündeki gölgesi.ak partiye muhalefet el rahmana muhalefettir.ayrıca kendisi kuran'da müjdelenmiştir..
 
işte bazı insanlar birşeye körü körüne bağlanmayı çok iyi başarıyorlar yahut arka kapıdan dolanarak başka cümle kuralım.

Bazı insanlar çıkarlar doğrultusunda olmadık cümleler kurmayı kendinelerine yedirebiliyorlar.

Benim anlam veremediğim bir durumdur bu.

benim inancım ve değerlerim doğrultusunda 632 yılından bu yana bu cümlelere dahil olacak bir kimse dünyaya gelmemiştir.

abatmakta üstümüze yok.
 
Yorum yaparsam kan çıkarırım .. ALLAH ıslah etsin bu zihniyeti diyor ve gidiyorum ..
 
Geri