sahanebaskan
Üye
-
- Katılım
- Nisan 19, 2014
-
- Mesajlar
- 25
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 251
-
- Yaş
- 36
Yağ enjeksiyonu, vücudun herhangi bir bölgesinden liposuction (yağ alma ameliyatı) yöntemiyle alınan yağların, dolgunluk sağlamak amacıyla başka bir bölgeye enjekte edilmesi yöntemidir.
Günümüzde bu yönteme hak ettiğinden daha fazla önem atfedildiğini söylemeliyim. Yağ enjeksiyonu adeta sihirli bir formül gibi sunulmakta, birçok probleme çare olduğu söylenmekte ve hastaların beklentisi de bu sebeple yüksek olmaktadır.
Yüzdeki yaşlılığa bağlı yumuşak doku kayıpları ve sarkmalara, liposuction ameliyatı sonrası gelişen çökmelerin düzeltilmesine, vücutta kaza veya başka sebeple oluşan deformitelerin giderilmesine adeta kesin çözümmüş gibi yaygın bir inanç hakim; halbuki yağ enjeksiyonunun böylesine mucizevi bir etkisi hiç yoktur, ya da etki çok sınırlıdır. Çünkü yerlerinden koparılıp başka bir yere transfer edilen yağ hücrelerinin beslenmesi(kanlanması) çok sınırlıdır, çoğu ölmeye mahkumdur. Ancak çok küçük bir bölümü, şartlar çok iyi olduğu takdirde, yaşayabilecektir. Yağ enjeksiyonu yapıldıktan sonra başlangıçta yüz güldürücü dolgunluklar sağlanabilir ama aradan geçen birkaç ay içinde ölen hücrelerin vücut tarafından uzaklaştırılmasıyla birlikte bölge eski haline döner.
Nakledilen yağ hücrelerinin yaşamlarını sürdürerek, beklenen dolgunluğu sağlayabilmesi için gerekli en önemli şart enjeksiyon yapılan bölgenin kanlanmasının iyi olmasıdır. Eğer bölge daha önceden herhangi bir sebeple travmaya maruz kalmışsa (liposuction, yaralanmalar v.b. ), kanlanma miktarı azalmış olduğu için ameliyatın başarısı da düşük olacaktır.
Tüm cerrahlar yağ enjeksiyonu yönteminin başarısını artırmak adına bir takım yöntemlere başvurur. Kimisi yağ alırken özel kanüller kullanır, kimisi alınan yağın hava ile temas etmemesine özen gösterir, kimisi de yağı santrifüje ederek başarı şanslarını arttırdıklarını iddia eder; halbuki ben tüm bu arayışlar arasında sonucu ciddi ölçüde etkileyecek bir farklılık tespit etmedim. Yukarıda belirttiğim gibi, yağ enjeksiyonundan beklenenlerin abartıldığını düşünen cerrahlardanım; hastalara da bunu altını çizerek ifade ediyorum. Yağ enjeksiyonunu tek başına bir işlem olarak uygulamak yerine, eğer hasta başka bir sebeple ameliyathaneye giriyorsa, yağ enjeksiyonunun da ek olarak yapılması uygun olabilir. Bu sayede, hiç olmazsa, sonucu belli olmayan bir işlem için büyük işlere kalkışılmamış olur.
Yağ enjeksiyonunda hedef bölge sıklıkla yüzdür; dudakların kalınlaştırılması, elmacık kemikleri bölgesine dolgunluk sağlanması amaçlanır. Yağ enjeksiyonu oldukça kolay bir işlemdir; lokal anestezi altında, ortalama yarım saatte gerçekleştirilir. Yağ enjeksiyonu sonrası ciddi bir komplikasyon asla olmaz. Alınan miktar çok az olduğundan, yağ alınan sahada herhangi bir çökme olmaz.
Yüze dolgu enjeksiyonu fiyatları, dudak yağ enjeksiyonu fiyatları, dudak dolgusu fiyatları için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Ayrıca yüze yağ enjeksiyonu yaptıranların yorumları, görselleri, dolgu yaptırmadan öncesi-sonrası videoları için de bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Günümüzde bu yönteme hak ettiğinden daha fazla önem atfedildiğini söylemeliyim. Yağ enjeksiyonu adeta sihirli bir formül gibi sunulmakta, birçok probleme çare olduğu söylenmekte ve hastaların beklentisi de bu sebeple yüksek olmaktadır.
Yüzdeki yaşlılığa bağlı yumuşak doku kayıpları ve sarkmalara, liposuction ameliyatı sonrası gelişen çökmelerin düzeltilmesine, vücutta kaza veya başka sebeple oluşan deformitelerin giderilmesine adeta kesin çözümmüş gibi yaygın bir inanç hakim; halbuki yağ enjeksiyonunun böylesine mucizevi bir etkisi hiç yoktur, ya da etki çok sınırlıdır. Çünkü yerlerinden koparılıp başka bir yere transfer edilen yağ hücrelerinin beslenmesi(kanlanması) çok sınırlıdır, çoğu ölmeye mahkumdur. Ancak çok küçük bir bölümü, şartlar çok iyi olduğu takdirde, yaşayabilecektir. Yağ enjeksiyonu yapıldıktan sonra başlangıçta yüz güldürücü dolgunluklar sağlanabilir ama aradan geçen birkaç ay içinde ölen hücrelerin vücut tarafından uzaklaştırılmasıyla birlikte bölge eski haline döner.
Nakledilen yağ hücrelerinin yaşamlarını sürdürerek, beklenen dolgunluğu sağlayabilmesi için gerekli en önemli şart enjeksiyon yapılan bölgenin kanlanmasının iyi olmasıdır. Eğer bölge daha önceden herhangi bir sebeple travmaya maruz kalmışsa (liposuction, yaralanmalar v.b. ), kanlanma miktarı azalmış olduğu için ameliyatın başarısı da düşük olacaktır.
Tüm cerrahlar yağ enjeksiyonu yönteminin başarısını artırmak adına bir takım yöntemlere başvurur. Kimisi yağ alırken özel kanüller kullanır, kimisi alınan yağın hava ile temas etmemesine özen gösterir, kimisi de yağı santrifüje ederek başarı şanslarını arttırdıklarını iddia eder; halbuki ben tüm bu arayışlar arasında sonucu ciddi ölçüde etkileyecek bir farklılık tespit etmedim. Yukarıda belirttiğim gibi, yağ enjeksiyonundan beklenenlerin abartıldığını düşünen cerrahlardanım; hastalara da bunu altını çizerek ifade ediyorum. Yağ enjeksiyonunu tek başına bir işlem olarak uygulamak yerine, eğer hasta başka bir sebeple ameliyathaneye giriyorsa, yağ enjeksiyonunun da ek olarak yapılması uygun olabilir. Bu sayede, hiç olmazsa, sonucu belli olmayan bir işlem için büyük işlere kalkışılmamış olur.
Yağ enjeksiyonunda hedef bölge sıklıkla yüzdür; dudakların kalınlaştırılması, elmacık kemikleri bölgesine dolgunluk sağlanması amaçlanır. Yağ enjeksiyonu oldukça kolay bir işlemdir; lokal anestezi altında, ortalama yarım saatte gerçekleştirilir. Yağ enjeksiyonu sonrası ciddi bir komplikasyon asla olmaz. Alınan miktar çok az olduğundan, yağ alınan sahada herhangi bir çökme olmaz.
Yüze dolgu enjeksiyonu fiyatları, dudak yağ enjeksiyonu fiyatları, dudak dolgusu fiyatları için lütfen bizimle iletişime geçiniz. Ayrıca yüze yağ enjeksiyonu yaptıranların yorumları, görselleri, dolgu yaptırmadan öncesi-sonrası videoları için de bizimle iletişime geçebilirsiniz.