Before beginning something
(Birseye başlamadan önce)
İNŞALLAH
Just at beginning
(Başlama anında)
BİSMİLLAH
When surprised
(Şaşırınca)
ALLAH ALLAH
When gave up
(Vazgeçince)
EYVALLAH
To go to the end
(Sona giderken)
YA ALLAH
Promise
(Söz verirken)
VALLAH BİLLAH
Self confidence
(Kendine güvenince)
EVEL ALLAH
Fully motivated
(Tam motive olmuşken)
ALİMALLAH
Bored
(Sıkılmışken) :
FESUPHANALLAH
More bored
(Daha da sıkılmışken):
HASBİNALLAH
Give up
(Caymışken) :
İLLALLAH
Great inspiration and motivation
(Büyük ilham ve motivasyonda) :
ALLAH ALLAH ALLAH
Succeeded
(Başarıda) :
MAŞALLAH
At failure
(Başarısızlıkta):
HAY ALLAH
Bir japon'un gozunden turkler...
Bir Japon İstanbul'da geçirdiği bir haftanın sonunda fikri sorulduğunda şunları söylüyor:
Türkler'in evine gittiğinizde tanımasalar da buyur ediyorlar.
Siz oturmadan kimse oturmuyor. Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor.
En iyi yere sizi oturtuyorlar.
Siz yemeğe başlamadan kimse başlamıyor.
Zorla her yemekten tattırıyorlar.
Siz kalkmadan kimse evin çocuğu bile sofradan kalkmıyor.
Çay kahve meyve ikram bitmiyor.
Herkes sizi rahat ettirmek için uğraşıyor.
Kumandayı elinize veriyorlar.
Sırtınıza altınıza yastık konuyor.
Yorgunluktan ölseler bile siz kalkmadan kimse gidip yatmıyor.
Gitmeye yeltendiğinizde bu kez bırakmıyorlar.
Yataklarını veriyorlar kendileri kanepede koltukta yatıyor.
****************
Sonra evden çıkıyorsunuz aynı adamlar 180 derece değişiveriyor.
Herkes arabasını üstünüze sürüyor.
Arabanın burnunu çıkarmazsanız kimse yol vermiyor.
Kornalar küfürler. Şerit değiştirmek bile mümkün değil.
Yayaysanız ışık olmayan bir geçitten mümkünü yok geçemezsiniz.
Evde öyle arabada böyle nasıl oluyor? Bu işi çözemedim!
(Birseye başlamadan önce)
İNŞALLAH
Just at beginning
(Başlama anında)
BİSMİLLAH
When surprised
(Şaşırınca)
ALLAH ALLAH
When gave up
(Vazgeçince)
EYVALLAH
To go to the end
(Sona giderken)
YA ALLAH
Promise
(Söz verirken)
VALLAH BİLLAH
Self confidence
(Kendine güvenince)
EVEL ALLAH
Fully motivated
(Tam motive olmuşken)
ALİMALLAH
Bored
(Sıkılmışken) :
FESUPHANALLAH
More bored
(Daha da sıkılmışken):
HASBİNALLAH
Give up
(Caymışken) :
İLLALLAH
Great inspiration and motivation
(Büyük ilham ve motivasyonda) :
ALLAH ALLAH ALLAH
Succeeded
(Başarıda) :
MAŞALLAH
At failure
(Başarısızlıkta):
HAY ALLAH
Bir japon'un gozunden turkler...
Bir Japon İstanbul'da geçirdiği bir haftanın sonunda fikri sorulduğunda şunları söylüyor:
Türkler'in evine gittiğinizde tanımasalar da buyur ediyorlar.
Siz oturmadan kimse oturmuyor. Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor.
En iyi yere sizi oturtuyorlar.
Siz yemeğe başlamadan kimse başlamıyor.
Zorla her yemekten tattırıyorlar.
Siz kalkmadan kimse evin çocuğu bile sofradan kalkmıyor.
Çay kahve meyve ikram bitmiyor.
Herkes sizi rahat ettirmek için uğraşıyor.
Kumandayı elinize veriyorlar.
Sırtınıza altınıza yastık konuyor.
Yorgunluktan ölseler bile siz kalkmadan kimse gidip yatmıyor.
Gitmeye yeltendiğinizde bu kez bırakmıyorlar.
Yataklarını veriyorlar kendileri kanepede koltukta yatıyor.
****************
Sonra evden çıkıyorsunuz aynı adamlar 180 derece değişiveriyor.
Herkes arabasını üstünüze sürüyor.
Arabanın burnunu çıkarmazsanız kimse yol vermiyor.
Kornalar küfürler. Şerit değiştirmek bile mümkün değil.
Yayaysanız ışık olmayan bir geçitten mümkünü yok geçemezsiniz.
Evde öyle arabada böyle nasıl oluyor? Bu işi çözemedim!