Abaris
Elmas Üye
-
- Katılım
- Mayıs 24, 2016
-
- Mesajlar
- 37,867
-
- Tepkime puanı
- 3,894
-
- Puanları
- 353
" yaban
ve asi
dağlara dağılan taylar gibi
ve yangın
gençliğinin alazından ışıltılı bıçaklar gibi
adana’da yollara dizilmiş garlarda
çığlık çığlığa peronlarda
çocuklar gibiydi gözleri
/adı nevin
şarap içer, rüzgar giyerdi geceleyin…/
o, kanadı kırık bir kuştu
beyaza vurulmuştu
kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini
kimseler
görmedi kimseler kirlendiğini…
/adı nevin
hüzün kokar ve korkardı geceleyin…/
“kendini martılarla bir tutma” derdim
“senin kanatların yok .düşersin yorulursun.
beni koyup koyup gitme ne olursun!”
o, kanadı kırık bir kuştu
gülümserken vurulmuştu
kimseler görmedi uçtuğunu
kimseler,
görmedi kimseler öpüştüğünü…
/adı nevin
özlem tüter ve ç(ağlardı) geceleyin./
“ışığın” diyordu: kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum;
karanlık kördü ve acımasız…ellerimle kırdım ben de
kalan kanatlarımı; kanatlarımı kanatmaktan geliyorum…
o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı.
sonra da çift çıkardık; kar yağardı, biz dinlemez, çıkardık!
o kentte bütün sokaklar
biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı, insanlar dar yapılmıştı, biz çıkardık!
kar durmazdı, üşüşürdü saçlarına
ve hep bir şeylere ağlardı o karlı havalarda…
avurtlarına çarpan kar taneleri,
gözyaşlarının sıcaklığına çarpar erirdi…erirdi…biz yan
yana, yana yana! yana yana…
/o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı
ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı…/
gitti…kanatları yüreğimdeydi
kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi
yitirdim o aşkın kimliğini
h ü k ü m s ü z d ü r…
/adı nevin,
ihaneti tutuşturduk bir sabahleyin!"
ve asi
dağlara dağılan taylar gibi
ve yangın
gençliğinin alazından ışıltılı bıçaklar gibi
adana’da yollara dizilmiş garlarda
çığlık çığlığa peronlarda
çocuklar gibiydi gözleri
/adı nevin
şarap içer, rüzgar giyerdi geceleyin…/
o, kanadı kırık bir kuştu
beyaza vurulmuştu
kimseler görmedi bir başka renk sevdiğini
kimseler
görmedi kimseler kirlendiğini…
/adı nevin
hüzün kokar ve korkardı geceleyin…/
“kendini martılarla bir tutma” derdim
“senin kanatların yok .düşersin yorulursun.
beni koyup koyup gitme ne olursun!”
o, kanadı kırık bir kuştu
gülümserken vurulmuştu
kimseler görmedi uçtuğunu
kimseler,
görmedi kimseler öpüştüğünü…
/adı nevin
özlem tüter ve ç(ağlardı) geceleyin./
“ışığın” diyordu: kırılıp düştüğü yerlerden geliyorum;
karanlık kördü ve acımasız…ellerimle kırdım ben de
kalan kanatlarımı; kanatlarımı kanatmaktan geliyorum…
o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı.
sonra da çift çıkardık; kar yağardı, biz dinlemez, çıkardık!
o kentte bütün sokaklar
biz yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı, insanlar dar yapılmıştı, biz çıkardık!
kar durmazdı, üşüşürdü saçlarına
ve hep bir şeylere ağlardı o karlı havalarda…
avurtlarına çarpan kar taneleri,
gözyaşlarının sıcaklığına çarpar erirdi…erirdi…biz yan
yana, yana yana! yana yana…
/o bir yenik serçeydi sıkılınca ağlamaya çıkardı
ben yürüsem bütün yollar ona çıkardı…/
gitti…kanatları yüreğimdeydi
kalan, elimde minyatür bir kuş şimdi
yitirdim o aşkın kimliğini
h ü k ü m s ü z d ü r…
/adı nevin,
ihaneti tutuşturduk bir sabahleyin!"