Wireless & Wireless Güvenlik

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Wireless & Wireless Güvenlik

IEEE Standartları ve Kablosuz Ağlar:

Kablosuz ağlara girmeden önce IEEE nin kablosuz ağlar hakkındaki standartalrını anlamak çok önemlidir.

IEEE (The Institute of Electrical and Electronics Engineers) 802.X adı altında; Yerel ağlar (LAN - Local Area Networks), Metropol ağlar (MAN - Metropolitan Area Networks) ve BlueTooth gibi Kişisel ağlar (PAN - Personel Area Networks) için standartlar çıkartmıştır. IEEE nin 802 si, OSI'nin son 2 katmanı olan Ortam Ulaşım Kontrol (MAC - Media Access Control) veya Bağlantı Katmanı (Link Layer) ve Fiziksel Katman (Physical Layer) daki süreç standartlarını ve işlemleri sınırlandırmıştır.

IEEE 802 LAN/MAN/PAN standartları komitesi kendi içinde 802.1 den 802.17 ye kadar çalışma gruplarına ayrılmıştır. Böyle ufak çalışma gruplarına ayrılmalarının yararı, her grubun kendi farklı konularını ve geliştirme standartlarını sağlamalarıdır.

Bu tanım içindeki en önemli çalışma grupları şunlardır :

- 802.1 - Güvenlik ve diğer konular
- 802.2 - Mantıksal Bağlantı Kontrolleri (LLC - Logical Link Control)
- 802.11 - WLAN'lar için standartlar üretmek (Kablosuz lokal ağlar)
- 802.15 - WPAN'lar için standartlar üretmek (Kablosuz kişisel ağlar)

802.1 ve 802.2, kablosuz lokal ağlar için uygulanmaktadır. Her çalışma grubu kendi içinde görev gruplarına ayrılmışlardır. Bu görev grupları çeşitli ihtiyaçların sağlanması ve standartların geliştirilmesi üzerine çalışmaktadır.

Kablosuz ağlar kurmak için şu anda kullanılan ana standart IEEE 802.11 dir. IEEE 802.11 ilk olarak 1999 da yayınlanmıştır ve 2.4 Ghz de 2Mbps (DSL bağlantı gibi) hızında veri iletişimi için tasarlanmıştır. Ayrıca Frequency Hopping Spread Spectrum (FHSS) veya Direct Sequence Spread Spectrum (DSSS) kullanılmak üzere tasarlanmıştır.

DSSS in anlamı; belirlenmiş menzil içinde herhangi bir zamanda kullanılmak üzere, verinin uygun değişik frekanslarda küçük paketler halinde yollanılmasıdır.

FHSS de ise; veri, değişik frekanslarda kısa ama iri paketler şeklinde tekrarlanan bir biçimde yollanır. FHSS ağlar, diğerleri ile karışmayan aynı fiziksel alanlar için vardır.

Bugün, "a" dan "i" ye kadar sınıflandırılan görev grupları değişik metodlar ve 802.11 standartının geliştirilmesi için çalışmaktadır. WLAN lar için 802.11b standardı gelmektedir(Wi-Fi). Bu standart DSSS kullanmaktadır ve 2.4 Ghz de, 11Mbps (DSL den yüksek bir hızdır) e kadar veri hızına çıkılmaktadır. Tabii ki bu standart sonsuza dek WLAN lar için tek standart olmayacaktır. Fakat daha yüksek hız, güvenlik ve daha iyi kalite için tercih edilecektir.

Aynı evrim kablosuz ağ dünyasından tamamen çıkmakta olan kablolu ağ kartları için de gerçekleşmiştir. Bugünkü kablosuz ağ standart hızı 11 Mbps dir, fakat yakın bir gelecekte daha yüksek hızlara ulaşması mümkündür. Kablosuz ağlarda daha yüksek veri hızlarına çıkmak için 2 seçenek vardır. Birincisi zaten bulunmuş ve geliştirilmiştir. Diğer ise henüz geliştirilme aşamasındadır.
(Çevirmen Notu: Yazarın bu yazıyı yazdığı tarih aslında çok eski değil. 7 ay kadar önce yazılmış bir yazı. Fakat düzeltilmesi gereken bir nokta var ki; artık aynı görev grubu 802.11a standardı üzerine çalışmakta olup 5Ghz de 54 Mbps hızlara ulaşan WLAN ağ cihazlarını bulabilmek mümkündür)

Kablosuz ağlar için, 802.11b standardı içinde 3 adet daha standart geliştirilmiştir :

802.11a - 802.11a standardı 1999 da yayınlanmış olup, OFDM (Orthogonal Frequency Division Multiplexing) kullanmakta ve 5 Ghz de 54 Mbps hızına çıkabilmektedir. Bu standart ile ilgili problem 5 Ghz lik yayının duvar ve diğer objelerden geçerken daha fazla yol kaybna uğramasıdır. Bu problemi gidermenin yolu, dhaa fazla veri hızı için daha fazla ulaşım noktası(AP - Access Point) kullanılmasıdır.

802.11g - 802-11g standardı 2.4 Ghz de (aynı 802.11b Wi-Fi gibi) ve 22 Mbps hızında OFDM kullanmaktadır. 802.11a ile karşılaştırıldığında daha az yol kaybı ve daha ucuz olması gösterilebilir.

802.11e - Eğer servis kalitesine bakıyorsanız (QoS - Quality of Service) doğru standarttır. 802.11e, bugünkü 802.11 standardını geliştirmek ve servis kalitesi arayan uygulamalara desteğini genişletmek üzere çalışmaktadır. Kablosuz ağlar hem ev hemde iş alanları için uygundur. Her ikiside çoklu ortam (Multimedia) desteği istemektedir (özellikle evlerde). 802.11e buna çare bulmaya çalışmaktadır. Hem kablolu hemde kablosuz ağlarda, veri transferi, bağlantının kesilmesi veya paketlerin tekrar yollanmasının sekteye uğraması ile direkt bağlantılıdır (Birçoğumuzun başına bu birkaç kez gelmiştir sanırım). Bu kesilmeler düzenli veri akışını isteyen durumlarda problem yaratır. 802.11e, zamana hassas uygulamaların daha rahat kullanılabilmesi için kaliteli servis temel dokümanını oluşturmaktadır.

IEEE nin kablosuz ağlar standartları ile ilgili bu kısa girişten sonra şimdi bu yazının asıl kısmına gelelim: Kablosuz Ağlar. Şu ana kadar kullanılan bazı terimler Kablusuz ağlara ait sözlükten alınmış olup ilerleyen bölümlerde daha detaylı inceleyeceğiz.
 
Kablosuz Ağ

Giriş
Internet teknolojisinin son birkaç yılı şaşırtıcı ve çok uzun adımlarla ilerlemiştir. Sadece birkaç yıl önce 56Kbps modemleri kullanırken şimdi insanlar şirketlerinin sahip olduğu T1 (2 Mbps) bağlantıyı evlerindeki 6 Mbps bağlantı ile karşılaştırıp beğenmiyorlar.

Daha önce bilgiye bedava ve hızlı ulaşım bu seviyede değildi. Internet bağlantı hızları geliştikçe ve insanlar megabit lerce dosya indirme hızına ulaştıkça daha fazla bilgiye aç olacaklar gibi gözüküyor. En çok kullanılan ve tercih edilen servis türü DSL (Digital Subscriber Line) olmaktadır. DSL bant genişliği olarak 384 Kbps den 6 Mbps e kadar olup, herkezin sahip olduğu standart telefon hatları üzerinden ulaşım sağlamaktadır. Bu servis çok ucuz olmayıp aylık 50$ ile 300$ arası ücretlere sahiptir ve ISP ekipmanı gerektirmektedir. Sorulan soru şudur: "Bir şirketin yüksek internet hızlarına sahip olması mı yoksa dolaşıma izin veren ağ ekipmanına sahip olması mı?"

Bu sorunun cevabı WLAN dır. WLAN serbest dolaşıma izin veren ağ ekipmanı üretmektedir. Aynı zamanda ucuz ve yüksek bant genişliği servisinide sağlamaktadır. Kablolu bir ağ tasarlamak için ortaya çıkan maliyet ile kablosuz ağ tasarlandığında arada çok fazla bir fark olmadığı görülecektir. İş dünyasında kablosuz bağlantı, daha fazla dolaşılabilirlik ve internete her zaman bağlı kalabilme gibi özellikler getirmektedir.

Bugünlerde 4 tip kablosuz ağ vardır. Bunlar ucuz ve yavaş olandan, pahalı ve hızlı olana doğru sıralanırsa:

- BlueTooth
- IrDA
- HomeRF
- WECA (Wi-Fi)

Bu ağ tipleri ilerleyen kısımlarda açıklanacaktır.

WECA, kablosuz ağ kartları uyumluluk ittifakı için kullanılmaktadır ve 802.11 ürünlerine sertifika vermektedir. İlk jenerasyon ürünler WECA tarafından sertifikalanmış ve 802.11b temeline göredir. Bütün ürünler Wi-Fi logoso ile damgalanmış olup, Wi-Fi olarak bilinirler. Sonraki jenerasyon ise 802.11a ürünleridir ve bunlar da Wi-Fi5 logosu ile damgalanmışlardır.


Kablosuz Bağlantı Topolojisi

Her kablosuz ağ radyo vericisi ve anten gerektirmektedir. Kablosuz ağ bileşenleri istasyonlar (STA - Stations) veya bağlantı noktaları (AP - Access Point) olarak bilinirler. Temel servis seti (BBS - Basic Service Set) biçimlendirilmişken, 2 veya daha fazla istasyon birbirleri ile ve ağ ile iletişim kurarlar. Genişletilmiş servis seti biçimlendirilmişken, BBS ler (herbiri bir AP içerir) birbirine bağlanmıştır.

Standart kablosuz ağlar(802.11) şu 2 moddan biri ile çalışırlar :
* ad-hoc (peer-to-peer / makinadan makinaya)
* infrastructure (altyapı)

ad-hoc modu BBS bağımsız olarak tanımlanabilir. Infrastructure modu ise BBS gibidir.

ad-hoc modunda, her kullanıcı ağdaki bir diğeri ile direkt iletişim kurar. Bu mod, birbirleri ile iletişim mesafesinde olan kullanıcılar için tasarlanmıştır. Eğer bir kullanıcı bu tanımlanmış mesafeden dışarıya çıkarak iletişim kurmak isterse, arada bir kullanıcı ağ geçidi ve yönlendirici olarak görev yapmak zorundadır.

Infrastructure modunda ise, her istasyon bağlantı isteklerini bağlantı merkezi olarak bilinen (AP - Access Point) merkez istasyona yollar. AP ler bildiğimiz kablolu ağ anahtarları gibi çalışır ve iletişimi kablolu veya diğer bir kablosuz ağa yönlendirir. AP ler ve istasyonlar veri iletişimine başlamadan önce iletişim sağlamalıdırlar. Sadece ve sadece iletişim sağlandıktan sonra veri alış verişi başlar. İletişim kurulması 3 durum içerir:

- Doğrulanmamış ve ilişkilendirilmemiş
- Doğrulanmış ve ilişkilendirilmemiş
- Doğrulanmış ve ilişkilendirilmiş

Durumlar arası geçiş, yönetim çerçeveleri (Management Frames) olarak adlandırılan iletişim alış veriş mesajları ile gerçekleşir. AP ler belli aralıklarla işaret yönetim çerçeveleri yollamak üzere tasarlanmışlardır. AP ile iletişim kurmak ve BBS e girebilmek için, istasyon bu işaret yönetim çerçevelerini dinler ve AP in iletişim mesafesinde olup olmadığını anlar. İstasyon bu işaret çerçevesini (mesajını) aldığı zaman hangi BBS e dahil olacağını seçer. Bütün ağ isimlerini ve servis seti tanımlayıcılarını (SSID - Service Set Identifiers) içerir bu işaret çerçeveleri. Fakat Apple Macintosh larda kullanıcı dahil olmak istediği SSID yi kendisi seçmek zorundadır.
İstasyon istenen SSID ile iletişimde olduğu AP ye araştırma istek çerçevesini yollar. İstasyon AP yi tanımladıktan sonra birbirlerine kimlik denetimi için birkaç yönetim çerçevesi yollarlar. Halen 2 standart kimlik tanımlama mekanizması varır : Açık anahtar kimlik tanımlaması ve Ortak anahtar kimlik tanımlaması (Open Key Authentication ve the Shared Key Authentication). Genellikle kablosuz ağlar birinci mekanizmayı kullanırlar ve bu başlangıç değeri olarak tanımlanmıştır (Güvenlikten yoksun kalınmaması için).
Eğer kimlik tanımlaması sorunsuz giderse, istasyon ikinci adıma geçer: Doğrulanmış ve ilişkilendirilmemiş (authenticated and unassociated). İstasyon ilişkilendirilme istek çerçevesini yollar ve AP buna cevap verir. Eğer herşey yolunda giderse istasyon son ve 3. adıma geçer: Doğrulanmış ve ilişkilendirilmiş (authenticated and associated). İstasyon artık ağda bir kullanıcıdır ve veri transferine başlayabilir.
 
Kablosuz Ağ Tipleri

BlueTooth


Bluetooth henüz çok fazla yaygın bir kullanıma sahip değil ve bilgisayarlar arasında yüksek hızlı veri transferinde yer alması beklenmiyor. Bu teknoloji hakkında daha geniş bilgiyi şu linkte bulabilirsiniz:
http://www.howstuffworks.com/bluetooth.htm

IrDA

IrDA, kızıl ötesi direkt ulaşım olarak karşımıza çıkıyor ve iletişimde kızılötesi ışın vurumları kullanan cihazlar için standarttır. IrDA aygıtlar kızılötesi ışınlar kulladığından beri diğeri ile iletişim kurabilmek için aralarında direkt bir görüş açısı bulunmak zorundadır. IrDA kullanan kablosuz ağlar veri taransferi için en fazla 4 Mpbs kullanabilmektedir, fakat direkt bir görüş açısı olması gerektiği için her odada bir AP gerektirmektedir.

HomeRF

HomeRf ler ortak kablosuz iletişim protokolüne (SWAP - Shared Wireless Access Protocol) göre geliştirilmişlerdir. Temel olarak SWAP aygıtları, saniyede 50 atlama noktası (HPS - hops per second) ve 1 Mbps hızında olup bazen 2 Mbps hızında çalışabilmektedirler.
AP, kablo gerektirmezler, 120 aygıta kadar destekleyebilirler (her ne kadar ev kullanıcıları için fazla olsada), veriyi şifreli olarak iletebilirler ve daha birçok özellikleri vardır. Belki hiçbir dezavantajı olmayan bir ağ olarak düşünebilirsiniz, fakat ne yazık ki var. Yukarıda bahsedildiği gibi, veri transfer hızı 1 Mbps dir, menzili ise 23 ile 38 mt arasındadır, hazli hazırda var olan kablolu ağa katmak ise oldukça güçtür ve daha fazlası.

Birçok durumda, SWAP tabanlı ağlar ad-hoc modunu kullanırlar, fakat hala bazı üreticiler kablosuz ağların menzillerini arttırmak için AP önerirler. Ev kullanıcıları için kablolu kişisel ağ veya geleneksel ağ kartı ile HomeRF e göre 10 belki 100 kat daha hızlı çalışmak daha iyi olacaktır. Yine de evdeki ağınızda video kullanmayı veya oyun oynamayı düşünmüyorsanız, SWAP hızı sizin için yeterli olacaktır.

WECA (Wi-Fi)

Wi-Fi kablosuz ağlar, HomeRF e göre tamamen farklı bir yönde gitmektedir. Wi-Fi ağlar ev kullanıcılarından çok ofis kullanıcılarını hedeflemektedir. Wi-Fi nin IEEE de karşılığı 802.11b dir ve kanlosuz bağlılık (Wireless Fidelity) olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu özellik, yüksek veri transfer hızına ulaştığı için DSSS üzerine yoğunlaşmasına sebep olmaktadır. Wi-Fi aygıtlar, eğer mümkünse 11 Mbps hızına ulaşmaktadır. Eğer sinyalde zayıflama veya veri bozulması yaşanırsa aygıt otomatik olarak 5.5 Mbps veya 2 Mbps ve son olarak 1 Mbps hızlarına düşmektedir. Arada sırada bu tür yavaşlamalar ağınızı daha kararlı ve çok güvenilir kılacaktır.

Bazı Wi-Fi avantajları:

- Çok hızlı ve 11 Mbps hızına çıkabilmekte
(Çevirmen notu : Daha öncede belirttiğim gibi Wi-Fi5 standartına göre 54 Mbps hızıda mümkün. Bu Wi-Fi teknolojisini daha seçilebilir yapmıyor mu?)
- Kararlı ağ oluşturur
- Yüksek menzile sahip (305 mt açık alanda, 122mt kapalı alanda)
(Çevirmen notu : Kullandığınız cihaza göre bu değişebilmekte. Bu mesafeyi etkileyen diğer etkenler ise kullandığınız antenler ve binanızın yapısal özellikleridir. Mesela çelik bir konstrüksiyon ile beton atasında hatta tuğla bir bina yapısı içinde çalışmak arasında çok fark olacaktır. Fakat genelde gördüğüm mesafeler şu şekildedir : Açık alanda en fazla 30 km. , kapalı alanda ise en az 50mt)
- Bütün DSSS 802.11 aygıtları desteklemektedir

Wi-Fi hala en iyi çözüm gibi gözüksede, onun da dezavantajları var:

- Pahalı (300$ ile 1400$ arası değişmektedir)
(Çevirmen notu : Bu rakamlar amerika rakamları olsa gerek tecrübelerime göre :
En basit bir AP ile sadece bir çalışma grubu (Workgroup) oluşturmak isteseniz size maliyeti 300 ile 700 dolar arası değişiyor. Fakat binalar arası bir sistem kumayı planlıyor iseniz o zaman 3000 dolar civarında olacaktır. Tabii 54 Mbps sistem kurmak daha da maliyetli olacaktır. Bu arada hiçbirinde istasyon için alınacak kablosuz ağ kartını hesaplamadık)
- AP gerektirmektedir
- Kurması zor olabilir

Kablosuz ağların topolojileri hakkında söylenecek çok fazla söz yoktur aslında. 2 ana bileşeni vardır; istasyonlar (STA - Stations) ve erişim noktaları (AP - Access Points). Kablosuz ağlar 2 değişik modda çalışırlar; ad-hoc (peer-to-peer) ve infrastructure. ad-hoc modunda, kullanıcılar ağdaki bir diğer kullanıcı ile direkt olarak iletişimde bulunurlar. Infrastructure modunda ise, her kullanıcı (STA) iletişimi erişim noktası (AP) ile yapar. AP ler kablolu ağlardaki köprü görevi gören ahantarlama ürünleri ile aynı görev ve yapıdadır.

Kullanıcı ve erişim noktaları veri transferine başlamadan önce iletişim kurmalıdırlar. Kullanıcı ile erişim noktası arasındaki bu iletişim başlangıcında 3 durum söz konusudur:

1. Doğrulanmamış ve ilişkilendirilmemiş (Unauthenticated and unassociated)
2. Doğrulanmış ve ilişkilendirilmemiş (Authenticated and unassociated)
3. Doğrulanmış ve ilişkilendirilmiş (Authenticated and associated)

Gerçek veri transferi ancak 3. durumda gerçekleşebilir. STA ve AP iletişimde yönetim çerçevelerini kullandıktan sonraki ana kadar. AP ler belli zaman aralıkları ile işaret yönetim çerçeveleri yollarlar. Kullanıcı bu çerçeveyi alır ve kimlik tanımlaması için kimlik tanımlama çerçevesini yollamaya başlar. Başarılı bir şekilde kimlik tanımlaması gerçekleştikten sonra kullanıcı ilişkilendirme çerçevesini yollar ve AP buna yanıt verir.
 
Kablolu Ağlarda Eşdeğer Protokol

Kablolu ağlardaki eşdeğer protocol veya WEP, yazarları tarafından ilk olarak 802.1 standardı olarak tasarlandı. WEP, IPSEC gibi güvenli bir ağ protokolu olma desteği verecek şekilde tasarlanmadı. Fakat eşit seviyede kişisel güvenlik sağlamaktaydı. WEP, radyo dalgaları üzerindeki verilerin şifrelenesini sağlamaktaydı. WEP, kablosuz ağlara izinsiz girişleri engellemek için kullanıldı. WEP normalde başlangıç değeri olarak kullanımda değildir. Eğer kullanıma açılırsa, gönderilen her paket şifreli olarak iletilecektir.

WEP protokolü, BBS (Basic Set Service)lerde paylaşılmış olan gizli anahtar mantığına dayalıdır. Bu anahtar veri paketlerini göndermeden önce şifrelemek ve bunların veri bütünlüğünü kontrol etmek için kullanılır. WEP, akış (stream) şifreleme olan RC4 algoritmasını kullanır. Akış şifreleme, kısa anahtardan sonsuz sahte rastgele anahtara (infinite pseudo-random key) genişletilmiştir.


WEP Şifreleme Algoritması

- ICV olarak bilinen, Bütünlük algoritması, bütünlük kontrol değerini ürettiği halde şifresiz metin yollanır. CRC-32 nin kullanımına ait özellikler 802.11 standartlarında belirtilmiştir.
- Bütünlük kontrol değeri, şifresiz metinin sonuna eklenir
- 24 bit başlangıç durumu vektörü (IV - initialization vector) yaratılır ve gizli anahtar içine sıralanır. Sonra WEP sahte rastgele numara yaratıcısına (PRNG - pseudo-random number generator)kök değer yaratılmak üzere yollanır
- PRNG anahtar sırasını çıkartır
- Veri yaratılan bu anahtar sırası ile XORing tarafından şifrelenir
- IV, şifresiz metnin sonundaki koruma çerçevesini temizler ve yollar.

Şifrenin çözülmesindeki karmaşıklık, yukarıdaki algoritmaya bakılarak kolaylıkla görülebilir. IV, gizli ahantarın ömrünü uzatmada kullanılır.


WEP 2

IEEE, WEP protocolünü 2001 de değiştirmeyi amaçlıyordu. Birkaç kusurdan sonra orjinal olanı keşfedildi. Yeni uyarlaması, WEP2, IV alanını 24 bit den 128 bit e arttırdı ve Cerberus V desteği sağladı. Sonuçta problemler tekrar başgöstermedi. WEP2 nin bütünü için tamamen bir destek henüz hazırlanmadı.
 
Açık Sistem Kimlik Tanımlaması (Open System Authentication)

Her kablosuz ağ 2 kimlik tanımlama sistemine sahiptir. Açık sistem kimlik tanımlaması ilk olup, 802.11 için başlangıç protokolüdür. Sistem her kimlik tanımlaması isteyene bu kimlik tanımlaması sistemini tavsiye etmektedir. Eğer kullanıma açık ise, belirtilen tecrübelerden dolayı kimlik tanımlama yönetim çerçevelerinin şifresiz metin olarak yollanmasında WEP hiç yararlı değildir.


Erişim Kontrol Listesi

Bu güvenlik özelliği 802.11 standardında tanımlanmamıştır. Fakat üreticiler tarafından kullanılarak standart güvenlik önlemlerine ek olarak daha iyi bir güvenlik sağlamaktadır. Erişim Kontrol Listeleri, kullanıcının sahip olduğu kablosuz ağ kartındaki MAC adrelerine göre yapılır. AP ler kullanıcının ağı kullanmasını bu erişim kontrol listelerine göre sınırlandırırlar. Eğer kullanıcının MAC adresi listede varsa ve ağa ulaşım için izin verilmişse erişime izin verilir. Diğer halde erişim engellenecektir.


Kapalı Ağ Erişim Kontrolü (Closed Network Access Control)

Bu özellik sistem sorumlusunun ister kapalı ister açık ağda kullanımına izin verir. Açık ağ demek, herkezin ağa girişine izin verilmiş olması demektir. Ağ kapalı iken, sadece SSID si veya ağ ismi bilinen kullanıcılar katılabilir. Ağ ismi paylaşımlı anahtar görevi görecektir.

 
Kablosuz Ağlarda Saldırı

Bir çoğunuz bu bölümü daha ilginç bulacaksınız, çünki bu bölümde kablosuz ağ ile uzlaşabilmek, bant genişliğini çalabilmek ve sadece eğlence amaçlı olan en yaygın saldırı teknikleri anlatılacaktır. Eğer yakınınızda bir kablosuz ağ varsa veya geniş bir kablosuz ağ kullanımı olan bir yerde çalışıyorsanız, açıklanacak olan bu saldırı tiplerinin %98 i başarıyla sonuç verecektir.

Saldırganların saldırıda bulundukları kablosuz ağların %95 i tamamen korunmasızdır. Yürürlükteki standarda göre (802.11b) bant genişliği 11 Mbps e kadardır. Eğer saldırılan ağ başlangıç değerlerini kullanıyor ise, saldırgan bütün bant genişliğini kullanabilecektir. Çok inandırıcı bir örneği aşağıdaki linkte bulabilirsiniz:
http://neworder.box.sk/newsread.php?newsid=3899

# AP Yanıltma (Spoof) ve MAC Adresi Dinleme (Sniff)

Güçlü kimlik formları kullanıldığında ALC (Erişim Kontrol Listeleri) ler kabul edilebilir bir güvenlik seviyesi sağlamaktadırlar. Ne yazık ki aynı şey MAC adresleri için geçerli değildir. MAC adresleri WEB kullanılabilir durumda iken dahi şifresiz metin olarak saldırgan tarafından kolaylıkla dinlenebilir. Ayrıca, kablosuz ağ kartlarının bir yazılım vasıtası ile MAC adresleri kolaylıkla değiştirilebilir. Saldırgan tüm bu avantajları kullanarak ağa nüfuz edebilmektedir.

MAC adresini dinlemek çok kolaydır. Paket yakalama yazılımı kullanarak saldırgan kullanılan bir MAC adresini tespit eder. Eğer kullandığı kablosuz ağ kartını izin veriyorsa MAC adresini bulduğu yeni MAC adresine değiştirebilir ve artık hazırdır.

Eğer saldırgan yanında kablosuz ağ ekipmanı bulunduruyorsa ve yakınında bir kablosuz ağ varsa, artık aldatma (spoof) saldırısı yapabilir demektir. Aldatma saldırısı yapabilmek için, saldırgan kendine ait olan AP yi yakınındaki kablosuz ağa göre veya güvenebileceği bir internet çıkışı olduğuna inanan bir kurbana göre ayarlamalıdır. Bu sahte AP nin sinyalleri gerçek AP den daha güçlüdür. Böylece kurban bu sahte AP yi seçecektir. Kurban bir kere iletişime başladıktan sonra, saldırgan onun şifre, ağ erişim ve diğer önemli bütün bilgilerini çalacaktır. Bu saldırının genel amacı aslında şifre yakalamak içindir.
 
WEP Saldırıları

Şifresiz Metin Saldırıları


Bu saldırıda saldırgan şifreli ve şifresiz metinleri ikisinede sahiptir. Ortada olmayan tek şey anahtardır. Anahtarı elde edebilmek için saldırgan hedef sisteme küçük bir veri parçası yollar ve buna karşılık yollanan veriyi yakalar. Bu verinin ele geçirilmiş olması demek IV nin ele geçirilmiş olması demektir. Şimdi saldırgan sözlük kullanarak (brute-force) anahtarı bulacaktır.

Başka bir şifresiz metin saldırısı basit bir şekilde XOR kullanarak sistem akış ahantarınının çalınmasdır. Eğer saldırgan şifresiz ve şifreli metne sahipse, şifreli metne XOR kullanarak anahtarı elde edebilir. Saldırgan doğru IV ile akış anahtarını kullanabilir ve paketlere kimlik tanımlaması olmayan kablosuz ağ bilgisi enjekte ederek erişim noktasına yollar.

Şifreli Akışın Yeniden Kullanımı (Cipher Stream Reuse)

Bu problem saldırganın WEP paketindeki (şifreli paket) akış anahtarını bulmasını sağlar. WEP şifreleme algoritması başlangıç durumuna getirme vektörünü küçük alanlar halinde bildirir. Bu akış şemasında saldırgan sisteme çeşitli IV paketleri göndererek akış anahtarını yakalar. Saldırgan şifresiz mesaj ile XORing kullanarak şifreli mesajı şifresiz duruma getirir. (Not: saldırı hem şifreli hemde şifresiz metin içermelidir) Sonra, ağdaki kimlik tanımlaması veri trafiği sırasında, saldırgan araya girebilir ve akış anahtarını kullanarak bunu şifresiz metine çevireilir.


Fluhrer-Mantin-Shamir Araştırması (Fluhrer-Mantin-Shamir Research)

Bu araştırma projesi Ağustos 2001 de Cisco firmasından Scott Fluhrer, "Computer Science Department of The Weizmann Institute in Israel" den Itsik Mantin ve Adi Shamir tarafından yayınlandı. Proje RC4 deki Anahtar Zamanlama Algoritmasındaki (KSA - Key Scheduling Algorithm) zayıflıklar hakkındadır.
Bu grup KSA de 2 zayıflık keşfetmişlerdir. Bu grubun proje sayfalarında açıklanan saldırı tekniği hem WEP (24 bit) hemde WEP2 (128 bit) anahtarlarını kırmaktadır. Adam Stubblefield veya Rice Üniversitesi ve AT&T laboratuvarlarından John Loannidis ve Aviel Rubin bu saldırı tekniğini onayladılar. Saldırı onaylandıktan sonra 2 yeni yazılım kullanıma sunuldu (AirSnort ve WEPCrack). Bunların kaynak kodu asla yayınlanmadı.

Ortadaki Adam Saldırısı (Man-in-the-middle)

Bu kategorideki birçok saldırı ARP zehirlemesine (ARP poisoning) veya önbellek zehirlenmesine (Cache poisoning) dayanmaktadır. Temel olarak, ARP aldatması (ARP Spoofing), IP ve Ethernet protokollerinin kesintiye uğratılması metodudur. Bundan dolayı bu kısım ARP protokolleri veya ARP saldırıları ile alakalı değildir. Bu kısımda kısaca saldırılar ve amaçlarına değineceğiz.
Saldırgan, hedef ağdaki AP ile aynı tipteki bir özel sanal ağ sunucusunu birleştirir. Kullanıcı gerçek sunucuya ulaşmak istediğinde, aldatılmış olan sunucu cevap verir, böylece kullanıcı sahte sunucuya bağlanır.
Bu tipteki saldırılar bu yazıda anlatılamayacak kadar karmaşıktır. Fakat daha fazla bilgi için www.ebcvg.com adresinden ARP zehirlenmesi hakkındaki dökümanlara bakabilirsiniz.

Kısa-süreli fırsat (Low-Hanging Fruit)

Kablosuz ağlara saldırı yapan saldırganlar kuvvetle muhtemel bu saldırı ile başlayacaklardır. Çünki birçok ağ tamamen korumasızdır ve WEP başlangıç değeri olarak kullanıma açık değildir.
Bütün saldırganlar saldırı için kablosuz ağ kartı ve tarama yazılımları gibi (yazının sonunda bu konuda bazı linkler vereceğim) araçlara ihtiyaç duyar. Saldırganlar tarama yaparak bağlantıya açık AP ler bulmayı ve bağlanmayı amaçlarlar. Bunu bedava internet ulaşımı veya bu ağ üzerinden saldırı yapabilmek için yaparlar. Asıl saldırıyı yapacağı ağa başka bir ağ üzerinden saldırması onun yakalanma riskini ortadan kaldırır.


Kablosuz Ağları Güvenli Hale Getirme

Kablosuz ağlar çok popüler firmalar tarafından kullanılmaya başlandı, çünki bu tip ağlar kullanıcılarının rahatça binada dolaşarak ağda kalmalarını ve internete çıkmalarını sağlamaktadır. Yeni teknolojiler iyi güvenlik seviyesinde başarısızlardır. Kablosuz iletişim de bunun dışında değildir. Bu bölümde kablosuz ağlarda güvenliği arttırmanın en bilinen yöntemlerini anlatacağım.

MAC Adres Filtreleme

Bu metod, AP ile iletişim kurmaya izin verilmiş kullanıcıların kablosuz ağ kartlarının MAC adreslerinin listelenmesi ve kullanılmasıdır. Eğer birkaç AP varsa, bu listeler kullanıcının iletişimde bulunacağı bütün AP lerde tanımlanmalıdır. Sistem sorumluları bu listeleri güncelleme konusunda çok dikkatli olmalıdır. Yine de bu metod bir korunmasızdır (yukarıda anlatıldığı gibi) ve güvenli kablosuz ağlar için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.
 
WEP

Yukarıda anlatılan duruma göre, WEP, AP ile kullanıcı arasındaki iletişim için kesin bir veri şifreleme sağlamaktadır. Fakat WEP mutlaka kullanıma açılmalıdır, çünki saldırgan için daha rahat girilebilecek bir ağ yaratmaya ihtiyacımız yok. Tekrar söylemek gerekirse, bu metod da değişik saldırılar ile geçilebilir.

SSID (Ağ Kimliği - Network ID)

Geüvenli kablosuz ağlarda ilk kullanım denemesi Ağ Kimliğidir (SSID). Kablosuz kullanıcı AP ile iletişim kurma başlangıcında iken SSID gönderilmektedir. SSID 7 digit ve hem rakam hemde harflerden oluşan, hem AP hemde kullanıcı kablosuz ağ kartlarına zor kodlanabilen bir kimliktir. SSID nin kullanımı ise, AP tarafından iletişime izin verilen doğru Ağ Kimliği taşıyan kullanıcılar tarafından gerçekleşir. WEP in kullanıma açılması ile, SSID şifreli bir şekilde yollanır, fakat eğer saldırgan fiziksel olarak aygıta ulaşabiliyorsa, SSID yi bulabilir çünki şifresiz metn olarak saklanmaktadır.
SSID saldırgan tarafında bir kere ele geçirilirse, sistem sorumlusu yeni bir SSID yi elle tanımlamak zorundadır.

Ateş Duvarları

Ateş Duvarı kullanımı kablosuz ağlarda izinsiz girişleri engellemek için muhtemelen tek güvenlik özelliğidir. Aşağıda bahsedildiği gibi, ağa ulaşım sadece IPSec, Güvenli Kabuk (Secure Shell) veya VPN ile sağlanmalıdır. Böylece ateş duvarı sadece IPSec veya Güvenli Kabuk trafiğine göre ayarlanabilir. Kablosuz ağlardan kablolu ağlara erişimi örneklemek gerekirse:

1. Kablosuz kullanıcıya kimlik tanımlaması yapılmıl olmalı ve AP ile iletişimi sağlanmalıdır. Daha iyi güvenlik için, AP lerde MAC adres filtrelemesi uygulanmalıdır.

2. AP ler IP isteklerini DHCP sunucuya yollar. Sunucu kullanıcıya bir adres ataması yapar. Adres ataması yapıldıktan sonra, kablosuz kullanıcı kablosuz ağa dahil olur. Eğer bu kullanıcı kablolu ağa girmek isterse IPSec VPN tüneli veya Güvenli Kabuk'ran biri uygulanmalıdır.

Ateş duvarının sadece güvenli bağlantıları kabul etmesi çok önemlidir, diğer tüm bağlantı isteklerine kapalı olmalıdır.




Erişim Noktaları (AP - Access Point)

Erişim noktaları MAC adres filtrelemeye olanak sağlarlar ve öyle de konfigüre edilmelidirler zaten. Bunun yanında MAC adresleri dinlenebilir (Yukarıya bakınız). Sistem sorumluları AP lerin güvenli bir noktada olmasına dikkat etmelidirler, ki izinsiz fiziksel erişim sağlanamasın.

AP ler telnet, web tarayıcı veya SNMP ile konfigüre edilebilir. Size sadece telnet ile konfigüre etmenizi ve iğer tüm yolları kapatmanızı tavsiye ederiz.


Tasarımda Dikkat Edilecekler (Design Considerations)

Güvenli kablosuz ağlar gerçekleştirmeden önce ağı doğru tasarlamak çok önemlidir. Doğru tasarlanmış ağlar bazı kablosuz ağ risklerini azaltacaktır.

Bazı doğru tasarım ipuçları:

1. Kablosuz ağınızı VPN ve ACL ile koruyunuz

2. Eğer WEP kullanıma açık değilse erişim noktalarınızı (AP) asla kablolu ağınıza bağlamayınız

3. Erişim noktalarınızı (AP) asla ateş duvarının arkasına koymayınız

 
Geri