Winona Ryder Kimdir?

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Winona Ryder Kimdir?-Winona Ryder Hayatı-Winona Ryder Biyografisi-Winona Ryder
Winona-Ryder-18.jpg
21c50a0534950db723db92d6aca5f4cc08653fcf.jpg


Winona_Ryder_013.jpg
 
Winona Ryder, 1971 doğumlu Amerikalı sinema oyuncusu. İki kez Akademi Ödülü'ne aday gösterilen ünlü aktris, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Altın Küre (Golden Globes) sahibi.

29 Ekim 1971’de A.B.D.’nin Minnesota eyaletindeki Olmsted County’de dünyaya gelen Winona Laura Horowitz, adını doğduğu kasabaya çok yakın olan Winona kentinden aldı. Babası Michael Horowitz, Rusya ve Romanya’dan göç etmiş Yahudi bir ailedendi ve annesi Cindy Istas gibi o da bir yazardı. Yuri adında bir erkek kardeşi, Jubal ve Sunyata adında da iki üvey kardeşi olan Winona’nın ailesinin yakın arkadaşları ise, aynı zamanda vaftiz babası olan, Timothy Leary ve şair Allen Ginsberg’di.

Winona Ryder 7 yaşındayken, ailesi ile birlikte Kuzey Kaliforniya’ya yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki bir çiftlikte yaşamaya başladı. Kendi ailesi ile beraber 8 ailenin yaşadığı çiftlikte elektrik yoktu ve Winona sadece annesinin arada bir ona izlettiği filmler sayesinde oyunculuğa ilgi duymaya başladı. Winona 10 yaşına geldiğinde ailesi Petaluma, Kaliforniya’ya yerleşti. Okula başladığı ilk hafta, onu eşcinsel bir erkek sanan diğer çocuklar tarafından, kötü bir şekilde dövüldü. Bunun üzerine ailesi Winona’yı San Francisco yakınlarındaki American Conservatory Theatre’a yolladı ve ünlü aktris böylece oyunculuk için ilk adımlarını atmış oldu.

1984’te Desert Bloom filminin deneme çekimlerine katılan fakat seçilemeyen Winona Ryder, rol aldığı ilk sinema filmi olan 1986 yapımı Lucas’ta şiire düşkün bir genç kızı canlandırdı. Bu filmle birlikte asıl ismi Winona Laura Horowitz yerine, Ryder soyadını kullanmaya başladı (Ryder soyadı aklına babasının o sırada dinlediği Mick Ryder albümü sayesinde gelmişti). İk**** filmi 1987 yapımı Square Dance’tan bir yıl sonra, Beetlejuice’ta (Beterböcek) Geena Davis, Alec Baldwin ve Michael Keaton ile birlikte rol aldı. Winona Ryder’ın hayaletlerle ilişki kurabilen, Lydia isminde depresyondaki bir genç kızı canlandırdığı film, büyük başarı elde etti.

Ryder, 1989’da en iyi performanslarından biri olarak gösterilen Heathers adlı filmde bir okulun bütün üyelerini öldürüp daha sonra intihar süsü vermeyi planlayan bir genci oynadı. Yine aynı yıl Great Balls of Fire adlı filmde 13 yaşında gelin olan bir kızı canlandırdı ve ardından 1990 yapımı Edward Scissorhands (Makas Eller) filminde Johnny Depp ile birlikte rol aldı.

1990’da Mermaids'in (Deniz Kızları) ardından, 1992’de kuşaklar arası farklılıkları konu alan Night and Earth adlı filmde rol alan Ryder, 1992 yapımı Bram Stoker’s Dracula adlı filmde kanını içmek isteyen ölümsüz kontun kurbanı rolündeydi. 1994 yılında sinema kariyerindeki en büyük başarıyı elde etti; Age Of Innocence (Masumiyet Çağı) adlı filmdeki performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Altın Küre (Golden Globe) ödülünü kazandı ve yine aynı dalda Akademi Ödülü’ne (Oskar) aday gösterildi. Ryder bu filmde dünyanın en büyük yönetmeni olarak gördüğü Martin Scorsese ile çalışmıştı.

1995 yılında Louisa May Alcott’ın aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanan Little Women (Küçük Kadınlar) adlı filmde Jo karakterini canlandırarak en iyi kadın oyuncu dalında ik**** kez Oscar’a aday gösterilen Winona Ryder, 1996’da ise Al Pacino’nun yönetmenliğini yaptığı Looking For Richard ve yaklaşık bir yıl sonra da bilimkurgu filmi Alien: Resurrection (Yaratık Diriliş) filmleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Başarılı oyunculuk kariyerine 1999 yılında Girl Interrupted ve Being John Malkovich’teki rolleriyle devam eden Ryder, Richard Gere ile birlikte başrollerini paylaştığı 2000 yapımı Autumn in New York’ta (New York’ta Sonbahar) 21 yaşında ölümcül bir hastalığa yakalanmış Charlotte Fielding karakterini canlandırdı. 2002 yapımı romantik komedi In Deeds’de (Adam Sandler’le birlikte oynamış ve çekimler sırasında düşerek kolunu kırmıştı) ve ardından Al Pacino ile Simone’da rol aldı.

2001 yılında Beverly Hills’teki bir mağazada hırsızlık yaparken yakalanan ve açılan davada kefaletle serbest kalsa da kariyerinde sıkıntılı günler yaşayan Winona Ryder, henüz 20 yaşındayken, film çalışmalarının yoğunluğu nedeniyle depresyon yaş**ış ve kendi isteğiyle bir süre hastanede tedavi görmüştü.

1997’de People Dergisi'nin Dünyanın 50 En Güzel İnsanı Listesi'ne giren ve Empire Dergisi'nin Tüm Zamanların En İyi 100 Film Yıldızı Listesi'nde 42. seçilen Amerikalı aktris, 1993-1996 yılları arasında müzisyen David Pirner (Soul Asylum gurubunun solisti) ile birlikte oldu. Ünlü aktör Johnny Depp ile 1990 yılında nişanlandı ve 1993’te ayrıldı. O dönemde Johnny Depp koluna, sonradan Wino Forever olarak değiştirdiği Winona Forever yazan bir dövme yaptırmıştı. Winona Ryder ayrıca Matt Damon, Val Kilmer, David Duchovny ve Dave Grohl gibi birçok ünlü isimle birliktelikler yaşadı.

Aslında sarışın olan ancak ilk filmi Lucas’tan bu yana saçlarını koyu renklere boyayan Winona Ryder, aynı zamanda Roustabout Studios adındaki müzik şirketinin de sahibi.
 
Winona Ryder (1971 - .... )

2330.jpg


Gerçek adı Winona Laura Horowitz olan başarılı sanatçı, 29 Ekim 1971 yılında Minesota’da dünyaya geldi. Kuzey Kaliforniya'da büyük bir çiftlikte büyüyen Ryder, 10 yaşında ailesiyle birlikte San Francisco yakınlarına taşındı ve American Consercatory Theater’da oyunculuk dersleri almaya başladı.

13 yaşında "Desert Bloom" adlı film için deneme çekimine katılan fakat seçilemeyen genç sanatçı, sinema kariyerine 1986 yılındaki "Lucas" filmindeki şiire düşkün genç bir kızı canlandırarak başladı. Bu filmle birlikte asıl ismi Winona Laura Horowitz'i terk ederek, Ryder soyadını kullanmaya başladı.

1987’de ise "Square Dance" filminde rol alan sanatçı, daha sonra savaş karşıtı mesajlar içeren "1969" da rol aldı. "Beetlejuice"ta ( Beterböcek ), Geena Davis ve Alec Baldwin ile birlikte sinema sevenlerin karşısına çıkan Ryder, hayaletlerle iyi ilişkiler kurabilen küçük bir kızı canlandırdı. 1989’da "Heathers" filminde ise bir
winona_ryder
okulun bütün üyelerini öldürüp daha sonra intihar süsü vermeyi planlayan bir genci oynadı. Ve yine aynı yıl "Great Balls of Fire" adlı filmde 13 yaşında gelin olan bir kızı canlandırdı. Ardından 1990’da "Edward Scissohands" filminde Johnny Depp ile birlikte rol aldı.

1990’da "Mermaids"(Deniz Kızları), 1992’de "Night on Earth" gibi filmlerde rol aldı. Kuşaklar arası farklılıkları konu alan "Night and Earth" filminde makine işçisi olmayı hayal eden bir arabacıyı canlandırdı. Kariyerindeki başarısını yavaş yavaş zirveye taşıyan Ryder, "Bram Stoker'ın Draculası" adlı filmde kanını içmek isteyen ölümsüz kontun kurbanı rolündeydi bu sefer.

1994 yılına gelince, sinema kariyerindeki en büyük başarıyı elde etti. "Age Of Innocence"(Masumiyet Çağı) filmiyle en iyi yardımcı kadın oyuncu ve Altın Küre ödülünü kazandıktan sonra, 1995 yılında Louisa May Alcott'a ait “Little
winona_ryder1
Women” (Küçük Kadınlar) adlı kitabın filminde de "Jo" karakterini canlandırarak başrol oynadı ve en iyi kadın oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterildi.

1995’de "How To Make an American Quilt" te rol alan başarılı sanatçı, 1995 yılına kadarki süre zarfında Johnny Depp, Christian Slater, Daniel Day Lewis, Jay Kay,David Pirner Evan Dando gibi isimlerle beraberlikler yaşadı. 1996’da ise "Looking For Richard" filmiyle izleyicilerin karşısına geçti ve yaklaşık bir sene sonra bilimkurgu filmi "Alien: Resurrection" (Yaratık:Diriliş) da rol aldı ve 1997’de yılında "People" dergisinin düzenlediği dünyanın en güzel 50 insanı arasına girdi.

Sinema kariyeri oldukça başarılı olan sanatçı, 1999 yılında "Girl Interrupted" ve "Being John Malkovich" te rol aldı ve bir sonraki yıl, Richard Gere ile birlikte kamera karşısına geçtiği "Autumn in New York” (New York’ta Sonbahar) adlı romantik dramda 21 yaşında ölümcül bir hastalığa yakalanmış Charlotte Fielding karakterini canlandırdı.

Ryder, 2000 yılında senaryosunu Pierce Gardner’ın yazdığı ve yönetmenliğini Janusz Kaminski'nin yaptığı "Kayıp Ruhlar" filminde Ben Chaplin ile Maya Larkin’i canlandıran Ryder birlikte rol aldı. Aşk ve güven konularıyla inanç değerlerinin sorgulandığı film, cinayet romanları yazan genç bir yazarın hedefi olduğuna inanan genç ve dindar bir kadın olan Maya Larkin’in, içinden çıkılamaz olaylarla mücadelelerini konu alıyor.
 
Geri