Vurak Aköz Şarkı Sözleri

Konu sahibi son olarak 7 gün önce görüldü
Askı

Askıdaydı zaman
Şafak yorgun geçiyordu
Karanlığın ardından
Çetrefille boğuşuyordu
Takatı bitmiş meydan
Yetişti kabına sığmayan
Beş on kahraman
Avazı ateş saçan
Kükredi biri şahindi
Yarıldı durdu zaman
Ağlıyordu meydan
 
Aslan Yele

Aslan yeleli
Yürür çetrefilli
Gidişatı tevekelli
Ateş yutar
Alev kusar
Marazlarda
Yüreği taş döşeli
Asırlık düvelli
Duruşu tehlikeli
Baş sallar
Hazırdır neferleri
Tükenmez cihanda nesli
 
Aslı

Hayat ne oynadığım dramda
Nede anlattığın masalda
Onlar sadece birer nüsha
Aslı koca canavarın karnında
Gebertebilirsem çıkacağım
İşte o zamanda
 
At Gitsin

Farzet elimde feza
Al senin olsun
Geçti içimden
Say çılgınlığa
Yüreğim coştu
İster tut parlasın
İster fırlat paralansın
Bilme sebebini
Al sende kalsın
Bakmayasın içine
Çıka bilirim bir an
Kırık yüreğimlen
Uzun tutmayasın
Parçalanırım gözlerinde
At gitsin
 
Avaz

Avaza çek sedayı gönlüm
Çevir şarkıyı sevdaya gülüm
Arttır ritmini coşsun cazım
Tuttur tempoya kaymasın ayarım
Dozunda gönder şarkıyı
İlaç gibi sarınsın ruhum
 
Avuçlarım

Yürümeden devran
Yorulmadan zaman
Ne çabuk uçmuşsun
Kocaman avuçlarımdan
Biliyorum veremezsin hesap
Ziyanı bana devret
Büzüldü bak ellerim
Artık küçücük avuçlarım
Hesabı neylim
Yeterki uzak dursun kederin
 
Ay Gülüşü

Ay gülüşün güldendir
Sazları seslendir
Kanaryalar kıskansın
Gönlümü dillendir

Gözlerim gündendir
Mahmurluğum dündendir
Kapatma kepenkleri
Işığım sendendir

Saçlarımın dalgası yollar
Dünyamın aynası pınarlar
Kaçma ay ışığı
Hasretim sendedir
 
Ayna

Telaş dolaş aceleye
Nereye bu gidiş
Sökülmeden yanlış
İşlenmez yeni nakış

Tüneller açılmış derinlerde
Hazine yok gerinme
Herkesin kendinedir kuyusu
Seninde kazman içinde

Kazıp kazıp yerinme
Döküp saçıp övünme
Er meydanında kişi
Aynasıdır işi
 
Aynam

Bakmıştım gülerek uzun uzun
Bir resim vardı içinde
Ağaçlar dağlar vadiler
Çiçeklerde kızıl güller

Çatladı ayazlarda
Parçalandı avazlarda
Parçaydı yırtık zamanlarda
Durdu öylece yamada

Gülemedim bir daha ona
Boynum büküktü parçalarında
Döküldü parça parça baktıkça
Aktı karanlık sabahlara
 
Ayrı Bir Sevda

Buralardan gittin sen, beni perişan ettin
Hayalini düşününce sanki hep yanımdasın
Gece gündüz hep seninle geçer vaktim
Ne kadar vefasızsın beni yalnız bıraktın

Aşkımdan olmazsa kaç para ki değerin
Hep aşk beni zorla söyletir yakar
Bu sevda beni bilmediğim yere atar
Akıl bu gidişle başıma dert açar

Elimde olmayan bu hal gidiş
Sanki içimde biri var diyorki durma konuş
Aklma geleni yazarım ister doğru ister yanlış
Ayıplamayın beni aşk alemi böyle bir gidiş

Hep hayal beni götürdü,bu mevkiye oturttu
Herkes yanlış dese de ben diyorum fikrim doğru
Yüce Mevlam sen beni yanlışından koru
Aklımı mantığımı çaldı götürdü aptalın biri
 
Ayşecik

Ayşem papucun nerde
Ayakların üşümüş
Terliğinin yarsı sürünür senle
Eteğinin püskülleri yerlerde
Kazağının renginİ kaptırmışsın güneşe
Aşın ekmeğin çöpte mi
Saçların kendi aleminde
Burnun horhor çeşme
Yanakların solgun
Hani oyunların oyuncakların
Nerde bahçen arkadaşların
Geleceğini göster bizlere
Çocuk bayramında sen miydin en geride
Yürek atışını duyamıyorum
 
Aziz

Akıtır meram
İner tapan
Rüzgara biner sapan
Basar geçer
Batıdan eser poyraz
Gürler teper
Doğudan gelir ayaz
Tıkanmış avaz
Güneyde yanar anız
Ekinlerde isyan
Kuzeyde çırpınır deniz
Dalgalar boyumu aştı
Dur aziz
Soluklan biraz
Dans etmek güzel
Bu havayla olmaz
 
Azraile

Çok yakınımdan geçtin
Yankılanır kulaklarımda heybetin
Dur şaka mı ediyorsun
Ne vardı durup dururken yoklayacak
Ödümü kopardın yine
Olurmu randevusuz
Maruzat bildirip sil baştan diyecektim
Dünyayı çok sevdiğimi beyan edecektim
Tadilata eyvallah
Ebediyete birazcık daha
 
Baba

Kalktı süküt durağından
Gülesi füze avında
Doladı edebiyatı
yaygaraya
Bu daha giriş faslı
İndirdi kepenkleri
Gözlerini buladı
Kızıl çanaklara
Nefesini tıkamıştı
kulaklarına
Alevler uçuyordu
yanaklarından
Usul git akbaba
 
Babam

İşlenmiş hüzünlerin
depreşiyor dallarımda
Miras biraktın onca,
derdini babam
Sarılamadık gadardı
bizi bizden koparan zaman
Yalanmiş bu dünya sen bilirdin
Bak bende ağlarım
senin gibi duman duman
Bilmem gülmenin yolu
geçer miydi nasihattan
Yanlışlarımızın sebepleri
büyüktü bizden
Çareyi bulamadık
yanlış teşhisten
İçim de hep ağlayan babam
 
Bağ Viranı

Yittiğim bağ viranında
kaynatıldım
karakazan içinde
eridim harlı ateşlerde
buharla hapsedildim
ekşidim çürüdüm
taziği taşıyamadım
taştım fışkırdım
bardakta neşe idim
izim kaldı şişede
bir damlam unutuldu
bardak dibinde
özümdür o yeşeririm bir daha
 
Bağıran

İner tepelerin gölgesi
Gözü görmez bellerin
Bağlar duman
Sessizliğimde curcunadır
Pazar sokakları
Bağıran bağırana
Kimse açmaz bağrını
Yeşilin tonlarına
 
Bağırıyor

Bağırıyor bir çocuk duvar dibinde
Biri çimen tepede ziftler içinde
Biri yürüyor istanbul sokaklarında
Bayrama coşmuş biri
Düşüyor tekme tokatın içine
Binlercesi izliyor kaygı ile
Sarılıyor biri bebeğine
İçi ağlıyor geleceğine
İşçi koşuyor bayrama
Sokakları tutmuş loca
Kasveti titriyor
Patlıyor turistin sırtında
Öfkeye dönen gözleri
Sarılıyor kaba kuvvete
Emeğin gücünden korkudur
Kabus gibi düşer içlerine
 
Bahane

Yazmak bana şiir gelir
Sözlerin efsanedir
Gönül coşunca
Yazmaya her şey bahanedir
 
Bahar

Büyür hayaller bizimle
Arzular umutlara katılarak
Hayat yürüyüşte her an
Alır götürür yarınlara
Rollerimiz geleceğimizin imgeleri
Güzel gözlerinle sevgiyle bak
Baktıkça hayata güzel
Baktıkça gördükçe
İnandıkça iyiye güzele
Güzellikler senindir
Mutluluklar senin
Dilerim hep mutlu
Hep bahtiyar ol
Sevgili Bahar
 
Geri