BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Vücut Sistemleri Kasları
Sindirim sistemimiz boyunca yemek borusu duvarlarında, midede ve bağırsaklarda kaslar vardır. Bu kasların bazılarında hücreler yuvarlak, bazılarında ise uzunlamasınadır. Kasıldıkları zaman yiyecekleri sıkıştırır ve ileri iterler.
Solunum sistemimizde düz kaslar dairevi bir düzenleme arzeder ve hava geçitlerinin genişliğini belirlerler. Çok kasıldıkları zaman solunum güçleşir. Bir astım krizinde meydana gelen olay da budur.
Dolaşım sistemimiz kan damarlarımızın duvarlarındaki düz kaslar tarafından yönetilir. Kan damarları bu kasların kasılması ile daralır, gevşemesi ile genişlerler. Bu yolla kan basıncı otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir ve ihtiyaç içinde olan organlara daha fazla kan akımı sağlanır. Kalp kası hücreleri ise hayatımız boyunca dolaşım sistemimize kan pompalayan kalbimizi oluştururlar.
Boşaltım sisteminde üreterlerdeki düz kaslar sidiğin böbreklerden mesaneye akışım sağlarlar. İşeme esnasında bu kaslar idrarın mesaneden dışarı atılmasını kasılarak temin ederler. Mesanenin idrar yolu ile birleştiği yerde yüzük şeklinde bir kas açılıp kapanmayı sağlar. Benzer bir iskelet kası da işemenin kontrol edilmesine yarar.
Kadın üreme sisteminde fallop tüplerindeki düz kaslar yumurta hücresinin yumurtalıktan rahime aktarılması işini görür. Rahimde çok güçlü kaslar bulunur. Bu kaslar doğum esnasında bebeğin dışarı itilmesini sağlar.
Kasların Sağlığını Korumak
Kaslarımızı geliştirmek ve formda tutmak için bol protein almalıyız. Yalnızca et ve balık değil çeşitli sebzeler ve tahıllar da protein ihtiva eder. Kaslarımız sürekli bir çalışma içindedir.
Uykumuzda dahi nefes alırız, kalbimiz atmaya devam eder ve bağırsaklarımızdaki düz kaslar çalışmayı sürdürür. Tüm bu işleri görebilmek için kaslarımızın glikoz şeklinde gıdaya sürekli ihtiyacı vardır. Ne kadar çok çalışır, ne kadar çok hareket edersek kaslarımızın gıda ihtiyacı o kadar artar.
Yaklaşık 25 yaşında kaslarımız en güçlü duruma kavuşur. Ancak antrenman yaparak bu güçlülük süresi uzatılabilir. Antrenmansızhk sonucu kaslarımız küçülür, güçsüzleşir. Antrenman aynı zamanda kasların glikojen muhteviyatını artırır. Glikojen, glikozun ileride kullanılmak üzere depolanmış şeklidir. Daha fazla glikojenle kaslarımız çok daha kolaylıkla faaliyet gösterir. Antrenman ve iyi beslenme kaslarımızın ve vücudumuzun çok daha güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar.
Sindirim sistemimiz boyunca yemek borusu duvarlarında, midede ve bağırsaklarda kaslar vardır. Bu kasların bazılarında hücreler yuvarlak, bazılarında ise uzunlamasınadır. Kasıldıkları zaman yiyecekleri sıkıştırır ve ileri iterler.
Solunum sistemimizde düz kaslar dairevi bir düzenleme arzeder ve hava geçitlerinin genişliğini belirlerler. Çok kasıldıkları zaman solunum güçleşir. Bir astım krizinde meydana gelen olay da budur.
Dolaşım sistemimiz kan damarlarımızın duvarlarındaki düz kaslar tarafından yönetilir. Kan damarları bu kasların kasılması ile daralır, gevşemesi ile genişlerler. Bu yolla kan basıncı otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir ve ihtiyaç içinde olan organlara daha fazla kan akımı sağlanır. Kalp kası hücreleri ise hayatımız boyunca dolaşım sistemimize kan pompalayan kalbimizi oluştururlar.
Boşaltım sisteminde üreterlerdeki düz kaslar sidiğin böbreklerden mesaneye akışım sağlarlar. İşeme esnasında bu kaslar idrarın mesaneden dışarı atılmasını kasılarak temin ederler. Mesanenin idrar yolu ile birleştiği yerde yüzük şeklinde bir kas açılıp kapanmayı sağlar. Benzer bir iskelet kası da işemenin kontrol edilmesine yarar.
Kadın üreme sisteminde fallop tüplerindeki düz kaslar yumurta hücresinin yumurtalıktan rahime aktarılması işini görür. Rahimde çok güçlü kaslar bulunur. Bu kaslar doğum esnasında bebeğin dışarı itilmesini sağlar.
Kasların Sağlığını Korumak
Kaslarımızı geliştirmek ve formda tutmak için bol protein almalıyız. Yalnızca et ve balık değil çeşitli sebzeler ve tahıllar da protein ihtiva eder. Kaslarımız sürekli bir çalışma içindedir.
Uykumuzda dahi nefes alırız, kalbimiz atmaya devam eder ve bağırsaklarımızdaki düz kaslar çalışmayı sürdürür. Tüm bu işleri görebilmek için kaslarımızın glikoz şeklinde gıdaya sürekli ihtiyacı vardır. Ne kadar çok çalışır, ne kadar çok hareket edersek kaslarımızın gıda ihtiyacı o kadar artar.
Yaklaşık 25 yaşında kaslarımız en güçlü duruma kavuşur. Ancak antrenman yaparak bu güçlülük süresi uzatılabilir. Antrenmansızhk sonucu kaslarımız küçülür, güçsüzleşir. Antrenman aynı zamanda kasların glikojen muhteviyatını artırır. Glikojen, glikozun ileride kullanılmak üzere depolanmış şeklidir. Daha fazla glikojenle kaslarımız çok daha kolaylıkla faaliyet gösterir. Antrenman ve iyi beslenme kaslarımızın ve vücudumuzun çok daha güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar.