Votka Vişne

Konu sahibi son olarak 4 gün önce görüldü
Öyle bir kapı olmalı ki çalınca, insana hiç bir şey sormadan açsalar; kapının ortasındaki küçük pencereden bakıp da kim o demeseler. Sonra hemen içeri alsalar beni. Ben anlatmak istesem bile, hemen sustursalar: biz her şeyi biliyoruz. Her şeyi biliyor musunuz gerçekten? Evet. Neden sormuyorsunuz ayrıntıları? İstediğin zaman anlatırsın. Sana dinlenme fırsatı verdiğimizi de sanma. Hiç anlatmasan da olur. İstediğin zaman gidebilirsin. İstediğin zaman geri donebilirsin. Anlayış da göstermiyoruz sana. Özellikle buna çok sevindim. Anlayış göstermenin sende bir gerginlik yaratacağını, ne zaman isteyecekler endişesini doğuracağını biliyoruz. Sen sormasaydın bunları bile anlatamazdık . Hiç bir sözü sonuna getirmeyi düşünmüyoruz. Yaşama şartlarını açıklar mısınız?
Oğuz Atay, Tutunamayanlar​
 
Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi…

Jose Mauro de Vasconcelos - Şeker Portakalı
 
İyiydiler. Fiyakalı elbiseleri güzel kokuları vardı. Dışarıdan bakanlar onların ışığını anında fark ederlerdi. Ayrıca çok meşguldüler. Hiç susmayan telefonları, konuşurken attıkları büyük kahkahaları vardı. Dişleri parlak ve güzeldi bu adamların. Cepleri kabarık görgüsüzler.

Güzeldiler. Topuk tıkırdıları kimin daha yüksek çınlarsa o daha seksiydi. Kokuları mutlaka orijinaldi. Rujları bir santimetre taşmaz konuşurken yüzünüze bakmazlardı. Her şeyi takip eden, hiçbir tatil yöresini hak etmediği halde boy gösteren gösterişli ve kaliteli sürtükler.

İnsanlarda şarkılar gibi tarzına göre ayrılıyordu. Çabalayıp çabaladığı yokuşta tepetaklak olanlar, sonradan görmeler, taktığı maskelerin sayısını unutanlar, en büyük derdi kendilerinde sananlar, yeraltında takılanlar ve onlar bunlar şunlar.

Kimsenin göstermek istemediği bir karanlık dünyası vardır. Herkesten sakladığı. O karanlıkta huzur bulduğu kimseye anlatmadığında özgürlüğünün devam edeceğini bildiği o karanlık. Yediği haltları orada biriktirip, pişman olsa da içten içe onlara baktıkça mutlu olan insanlar. Çünkü sadece orada kendi olabilen, sadece orada kendi gerçek yüzünü kullanabildiği arka bahçe. Güzel kadınların, güzel adamların, özenilen hayatların o karanlık noktası kimsenin görmek istemeyeceği bir dünyadır. Bilirsin masum değiliz. Sen de ben de.

Geçen gün bir sedyede yatıyordum. Kadın yüzüme masaj yaparken İlgi alanların nelerdir, dedi. Kitap okumak, dedim. Başka, dedi. İnternette dolaşmak, dedim. Nerelerde, dedi. Kitaplara bakarım, dedim. Modaya falan yönelmemi söyledi sonra haklıydı ama bilmediği bir şey vardı. Benim sakladığım karanlık noktam kitaplardı. Onlarla ilişkim çok önceden başladı. Hala tam olarak ifade edemediğim bir bağılık var. Zaafım belkide karakterlere kendimi oturtmam.

Arka bahçe gerçeği kimseye itiraf etmek zorunda olmadığımız ve hayatta tek samimi olduğumuz noktadır. Bundandır bir insanla tanışır tanışmaz arka bahçesine beni davet etmesi isteğim. Çünkü bilirim her şey görmekle başlar.​
 
JpbMdY.jpg
 
Çiğdem Yarkın - Ahımı hicranımı sakladım gizli tuttum

3 defa üst üste dinleyiniz, Votkaya tapmazsanız bu gece yüzüme tükürebilirsiniz, iyi akşamlar.
 
Tuhaf sabahlardan günaydın.
Bu günün tadı olmayacak belli. Aslında geceden belli etmişti kendini çünkü hiç uyumadım.
Şuan sabahın 10 küsürlü saatlerindeyiz. Ve ben 3 saat içinde 3 fincan kahve içtim.
Sırf sıkıntıdan ne yapacağımı bilmediğim için herhangi bir işim olmadığı için yani. Tabi bir de Sevdiğim için.
Sevdiğim şeylerin üstüne nedense çok düşüyorum bu aslında iyi bir şey ama bazı zamanlar ters teptiği de oluyor.
Mesela beyaz peynirin üstüne reçel sürüp yemeyi çok seviyorum.
Nutellayı çay kaşığı ile yemeyi
Yağmurdan sonra ki toprak kokusunu içime çekmeyi
Karlı bir havada salep içmeyi

Bunlar gibi Sevdiğim çok şey var aslında ama yazmaya gerek yok şimdi hepsini
Sonra bir de şey var.
Neyse ben gidiyim de siz takılın
 
Herkes gider bu hayatta.
Geride kahven kitapların ve delik deşik olmuş hayallerin kalır.

ben niye varım ki zaten. o zaman bende gidiyorum artık

[YOUTUBE]DRoAMc-lnwk[/YOUTUBE]
 
İnsan ayrılınca değil yeniden kavuşma ümitleri tükenince yıkılır. O zaman hayat son zerresine kadar kocaman bir can sıkıntısına dönüşür. Sanki son vapuru kaçırmışsın da bir adada mahsur kalmışsın, güneş ağır ağır batarken sonraki vapurun hiç gelmeyeceğini söylemişler sana, bunun can sıkıcı bir şaka olmadığını gerçek olduğunu söylemişler. Buydu vaziyetim. Beni o kış bir kişi terk edip gitmişti ama sanki iki yüz elli kişi terk edip gitmiş gibi hissettim​
 
Geri