Vitaminler A-Z Vitaminler Sağlıklı Yaşam Vitaminlerin Faydaları Sağlıklı Beslenme

K
  • Kullanıcı Külkedisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Sağlık Konuları



Vitaminlerin Faydaları

A dan Z ye Vitaminler

Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Beslenme

j4sk7.jpg


Aloe-Vera-Öz Suyu

AleoVera Özü inceltilmeden tap taze Aleo-Vera-Bitkisinden (IASC-Quality) elde edilmektedir. Dikkatli ve zamanında yapılan hasat işlemi ile , duyarli bileşenlerin maksimum seviyede muhafaza edilmesi saglanır.

Aleo-Vera- Özünün pozitif etkisi kendi içerisinde barındırdığı malzemelerin bütünsel olarak etkileşimine dayanmaktadır. Yüz binlerce memnun kalan müşteriler Aleo-Vera-özünün sağlığa faydalı etkisi üzerine and içmekte.

Hippokrates, Alexander der Große, Kleopatra, Paracelsus, Kolumbus – Aloe Vera yüzyillar önce bu saygın isimlerin listesinde en gözde ve baş sıralarda yer almakta. Bunun sebebide bilindiği kadarı ile: Vitaminlerin, minerallerin, enzimlerin ve esens aminoasitlerin yanı sıra, örnegin Polysaccharide, Chrysophansäure, eterik yağların ve benzerlerinin de Aleo Vera bitki özünün içerisinde barınmasıdır. Bu ürünün kullanım bölgesinin listesi de epeyce uzundur. Bütün bu değerli icerikler Aleo-Vera özünün icinde var olmaktadır.


Aleo-Vera-Özü taze Aleo-Vera bitkisinin iç Jelinden (Aleo Vera Barbadensis Miller) elde edilir. Sadece sıvılaştırılmamış özü kullanılır. zamanında yapılan hasat işlemi ile duyarlı besinlerin taze ve kaliteli bir sekilde ele geçmesi sağlanır.

Aleo-Vera-bitkisinin içinde çok sayıda degerli besinler ve hayati önem taşıyan maddeler vardır. C Vitamini ile olan Bağlantısından dolayı ek besin olarak ciddi anlamda vücut daki Bağışıklık sistemini desteklemekte ve güçlendirmekte.

Aleo-Vera- özü tamamen doğal bir ürün olması nedeni ile Renginde tadında ve görüntüsünde sapmalar olabilir bu ürünün kalitesinin değiştiği yada yeterli seviyede olmadığı anlamına gelmemektedir.

Tüketim Önerisi :

Günde 3 kez öğünlerden önce 20 ml (ca2 yemek kaşığı) Aleo-Vera- özünü meyvesuyu ile karıştırılıp içilir.

Yasal Uyari : Gıda takviyeleri dengeli bir beslenmenin yerine alternatif olarak kullanılmamalıdır. Sadece gıda takviyeleri kullanılarak beslenmek, normal bir beslenmenin dışına çıkılmasına sebep olur bu şekilde tek taraflı beslenme sağlıklı bir yaşam tarzını sağlamamaktadır. Cocuklarin erisemeyecegi bir yerde muhafaza ediniz. Tavsiye edile günlük doz asilmamalidir.

İçindekiler /Zutaten: Aleo-Vera özü (99,7%), koruyucu (Natriumbenzoat, Kaliumsorbat), asitlendirici Zitronensäure., Aloe-Vera-Saft (99,7 %), Konservierungsmittel (Natriumbenzoat, Kaliumsorbat), Säuerungsmittel Zitronensäure.

Icerik: 1000 ml


 

j4su3.jpg

Çörek Otu Yağı Kapsülü
[FONT=&quot]Vitaminli ve doymamış yağlardan oluşan Gıda takviyesi[/FONT]

[FONT=&quot]Bağışıklık güçlendirici[/FONT]
Ürün Bilgisi

Üzerinde en çok araştırma yapılan tıbbi bitkiler arasında yer alan çörek otunun yararlarını sınırlı bir alanda belirtmek olanaksızdır. Hazreti Muhammed’in Buhari tarafından doğrulanan hadisinde çörekotu tohumu için ‘ölümden başka her derde devadır’ dediği yazılıdır. Çörek otu yağı bünyesinde taşıdığı Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri, elementler, enzimler ve vitaminler gibi 100 den fazla öğe ile bu tanımı hak etmektedir.

Çörek Otu Yağı Üzerinde Yapılmış Araştırmalar

Son zamanlarda yapılan birçok çalışma, çörek otunun savunma sistemi üzerinde meydana getirdiği şaşırtıcı etkilerini peşpeşe ortaya koymaktadır.
-Amerika’da şimdiye kadar yapılan en kapsamlı bir araştırma (Güney Carolina Hilton Head Island Kanser Araştırma Laboratuarı) %100doğal çörek out yağının kemik iliği büyüme oranını %250 gibi bir rakama çıkardığı ve tümörün büyümesini %50 oranında azalttığını ileri sürmaktedir.Araştırmacılar Nigella Sativa’nın antibakteriyel ve antimikotik etkileri onaylanmış ve diyabet tedavisinde esas olan şeker seviyesini düşürmekte de faydalı olduğu tespit etmişlerdir.
-Aralarında polen ve toz alerjisi, astım ve deri iltihapları gibi hastalıkların bulunduğu alerjik durumların %70’inin Çörek Otu Yağı ile tedavi edildiği söyleniyor(Almanya)
-İnsülin direnci ile birlikte gelişen çağın salgını ‘obezite ve tip 2 diyabet’ nedeniyle tedavi gören kişilerde çörek otunun insülin direncini azaltarak hastalıkları antiviral tedavinin yan etkilerinden koruyabildiği ortaya konulmaktadır.
-Çörek Otu Yağının, başta dişte kemik erimesi ve dökülme olmak üzere tedavisi zor birçok soruna,ağızda yara ve dudakta uçuklara yararlı olmaktadır.
-Çörek Out Yağının alkolün sebep olduğu mide tahrişlerine karşı koruyucu bir etkisi olduğu,mide zarını tahriş edici etkenlerden veya mideye zararlı yaralardan koruduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
-Çörek Otu Yağının kalsiyum salgılanmasını engelleyerek adeleleri gevşetici(spasmaolytic) ve nefes borusunu açıcı bir etkisi olduğunu ortaya konmuştur.
-Son yıllarda yapılan deneyler, bitkide bronşları genişletici, antibakteriyel, kan basıncını kontrol edici ve safra ifrazatını artırıcı özellikleriolduğunu göstermiştir.
Uyarı:
-Çörek Otu Yağı ilaç değildir, gıda desteği amacıyla tüketilmelidir.
-Hastalıkların tedavisinde asıl olan doktorunuzun önerileridir.
-Güneş ışığı ile temas ettirilmeksizin,oda sıcaklığında saklanabilir.


Çörekotuyağı biyolojik olarak etkin olan, poli-doymamış yağ asitlerine yüksek miktarda sahiptir ve bu nedenle sağlıklı metabolizma için olanak sağlar.

Çörekotuyağı Nigella sativa Tohumlarından üretilmektedir. Nazik soguk Presleme ve sonraki filitre işlemi ile acık kahve renginde, aromali kokusu olan ve hafif keskin tadi olan bir yağ elde edilir. Yaklasik % 84 oranında doymamış yağlı asitler , steroller, E Vitamini ve degerli yaglarda çözünülür maddeler içerir. Bu nedenle de yüksek kaliteli gıda takviyeleri Kategorisinde yer alır. Serbest radikal süpürücü E Vitamininin yanı sıra Kapsüllerin içinde, metabolizma için önemli bir rol oynayan phantothenasiti ve folikasiti bulunur. Saçlar ve cilt için çok önemli olan biotin bu kombinasiyonu sağlığı destekleyen özelligi ile tamamlamaktadır.
Her bir adet Kapsül, 500 mg saf Mısır Çörekotuyağı içerir, 10 I.E. saf E Vitamini, 6 mg pantothenasiti, 100 μg ve100 μgbiotin içerir.

Bilinmesi gerekenler

Nigella sativa tohumundan elde edilen Mısır Çörekotuyağı, sağlıklı bir metabolizma için, yüksek miktarda biyolojik aktif ve çoklu doymamış yağ asitleri içerir. Serbest radikal süpürücü E Vitamininin yanı sıra Kapsüllerin içinde, metabolizma için önemli bir rol oynayan phantothenasiti ve folikasiti bulunur. Çörekotu yağının içinde bulunan ve Saçlar ve cilt için çok önemli olan biotin bu kombinasyonu sağlığı destekleyen özel etkisi sayesinde tamamlamaktadır.

İçerikler :

Saf Mısır Çörekotu yağı ( soğuk preslenmiş) (% 69), Jelatin, Glycerin, Siliciumdioxid, Vitamin E, Calcium-D- Pantothenat, Eisenoxid, Emulgator Sojalecithin, Vitamin D3, Folsäure, Biotin.
 

j4sxs.jpg

Omega-3 Balıkyağı-Kapsülleri
Yüksek değerde biyolojik aktiv Omega-3 asityağlı gıda takviyesi
Omega-3 balık-kapsülleri serbest damarlar, tansiyon ve kandaki yağ degerlerini iyi yönde desteklediği için, ideal bir gıda takviyesidir.
Omega-3 balık-kapsülleri tek kapsülde 500mg değerli balıkyağı (Somonyağı karışım konsantresi), %30 un üzerinde doğal çoklu doymamış Omega-3 yağ asitleri EPA (yaklaşık % 18), DHA (yaklaşık % 12) ve DPA (yaklaşık %2,5) içerir.
Yaşamın her koşuluna yetişebilmek için fiziki ve ruhsal ihtiyaçlari en iyi şekilde karşılayabilmek için beslenmemize çok özen göstermemiz gerekmektedir. Sağlıksız kötü alışkanlıklar, yanlış beslenme ve az miktarda hareket etmek, alkol ve nikotin hayatımızdaki performansımızı ciddi anlamda kötü etkilemekte.
Omega-3 balıkyağı kapsülleri vücudu besin açısından destekler ve bünyenin kendi üretemediği önemli çoklu doymamış omega-3-yağlarını, biolojik aktiv olarak yüksek konsantre şekilde ekler. Kolesterolün düzenli olması için çoklu doymamış yağlar önemlidir ve aynı zamandada kalbi korumaktadır.
Bilinmesi gerekenler:
Her omega-3 Balık yağı Kapsülü 500 mg içerisinde %30 doğal çoklu doymamış Omega-3 yağ asitleri olan Balık yağı barındırır. Hayati önem taşıyan esas besin olarak Omega-3-yağ asitleri insan organizmasında üretilemedeği için daima gıda olarak mutlaka vücuda sunulmalıdır. Omega-3 yağ asitlerine benzeri olarak, kalbin sağlıklı ve normal fonksiyonu için DHA (Docosahexaensäure) ve und EPA (Eicosapentaensäure) de kanıtlanmış olarak fayda sağlamaktadırlar (günlük en az 250 mg tüketilmesi kaydı ile). Doğal Vitamin E de hücrelerin toxidativ stressden korunmasını desteklemektedir.
Icindekiler :
Fischöl (72,5 %), Gelatine, Feuchthaltemittel Glycerin, Vitamin E
Tüketim Önerisi:
Günde 3 kez ögünlerden önce çiynemeden sıvı ile yutulmalıdır.
İcerik: 400 Kapseln = 268 g
Işıktan koruyarak, kuru ve 25°C altında muhafaza ediniz.



Yasal Uyarı : Gıda takviyeleri dengeli bir beslenmenin yerine alternatif olarak kullanılmamalıdır. Sadece gıda takviyeleri kullanılarak beslenmek, normal bir beslenmenin dışına çıkılmasına sebep olur bu şekilde tek taraflı beslenme sağlıklı bir yaşam tarzını sağlamamaktadır. Cocuklarin erisemeyecegi bir yerde muhafaza ediniz. Tavsiye edile günlük doz asilmamalidir. Cocuklarin ulasamadigi bir yerde muhafaza edilmelidir.
 
Vitamin hapları, vitamin ilaçları kullanımı
Vitamin hapları uzun süre kullanılabilir mi? İlaç mıdır?

Özellikle Avrupa Gıda Konseyi tarafından kabul edilen RDA değerlerine (önerilen günlük alım miktarı) uygun vitamin ve mineral haplarını sağlığınızı korumak için alabilirsiniz. Ancak hapların A ve D vitamin içeriğinin çok yüksek olmamasına dikkat edilmelidir.

A vitamini 5000 ünite, D vitamini 2000 ünite düzeyinin üstünde ve sürekli kullanımı zararlı olabilir.

Vitamin hapları eğer bu RDA değerlerinin çok üzerinde ise artık takviye amacıyla değil, ilaç olarak kullanılıyor demektir. Bu gibi ilaçlar için kullanım süreleri hekim tarafından bildirilir veya ilacın prospektüsünde yer alır.

Vitamin mineral içeren destek için satılan haplar ilaç mahiyetinde değildir ve bu yüzden pek çok Avrupa ülkesinde ve Amerika Birleşik Devletleri Kanada gibi ülkelerde reçetesiz olarak satılmaktadır.
 
Çinko faydaları ve çinko hangi besinlerde bulunur
Ne kadar çinko alınmalı?
Çinkoya olan ihtiyaç bir çok faktöre bağlı. Çocukların ve gençlerin yetişkinlere oranla daha az, hastaların sağlıklı kişilerden daha fazla, stresli tiplerin de sakin kişilere oranla ihtiyaçları daha fazladır. Uzmanlar, yetişkinler için günde 15 mg öneriyor. Çinko kürü yapmak isteyen üç ay boyunca günde 20-30 mg almalıdır. Gebe ve emziren annelerin ihtiyacı biraz daha fazla. Çocuklarda çinko azlığı gelişme ve büyüme bozukluğuna yol açabiliyor.

Çinko azlığının anlaşılması
Özellikle enfeksiyonlara karşı zayıf olma çinko azlığının en önemli belirtisidir. Bunun dışında çocuklarda öğrenme yeteneğinin sınırlı olması, büyümedeki aksaklıklar, saç dökülmesi, kısırlık, soğuk eller ve ayaklar, koklama ve tat alma duygusunun sınırlı olması, tırnaklarda beyaz lekeler de çinko azlığının diğer belirtileri arasında yer alıyor.

Çinko hangi besinde ne kadar bulunuyor?

100 gr için;

İstiridye 7 mg
Peynir 2-4 mg
Sığır eti 5 mg
Sütsüz çikolata 2 mg.
Kuru fasulye 3 mg
Yumurta 1.5 mg
Mısır 2.5 mg
Brüksel lahanası 1 mg
Karides 2.3 mg
Brokoli 1 mg
 

Vitamin kaybını önlemek için

a- Satın aldığınız sebzelerin köklerini kesdikten sonra, önce yıkayın sonra doğrayın

b- Temizleyip doğradığınız sebzeleri bekletmeden pişireceğiniz yemeğin çerisine ilave edin.Bekletilen sebzelerde C vitamini kaybı olur.

c- Pişirme esnasında yetecek kadar su koyun yada buharda pişirin

d- Sebzeleri pişirirken renklerini korumak istiyorsanız asla soda eklemeyin. Çünkü C vitamini başta olmak üzere bir çok vitamin kaybı meydana gelir

e- Tüketeceğiniz kadar pişirin. Pişmiş sebze yemeği ne kadar çok bekletilirse vitamin kaybıda o kadar çok olur

f- Hazırladığınız salataların renklerini korumak istiyorsanız limon yada sirkeyi servis yapacağınız zaman koyun

g- Kök ve yaprakları birlikte yenilen sebzeler pişirilirken önce kökleri ince doğranıp tencereye konulmalı, yaprakları ise daha sonra ilave edilmeli

h- Satın alırken taze olmalarına dikkat edin

i- Sebzeler çok sıkı sarılmadan paketlerde, buzdolabının sebzeklik bölümünde yada derin dondurucuda uzun süre olmamak koşulu ile saklanmalıdır.

KISA SÜREDE PİŞİRİN

Fazla suyun içerisinde uzun süre pişen sebzeler şekil değişikliğine uğrarlar. Bunu önlemek istiyorsanız az su ile kısa zamanda pişirmelisiniz.
Ayrıca bazı sebzeler daha keskin bazıları ise daha hafif kokulu olur.
Orta derecede tatlı olan sebzelerin tadını korumak için az su ile pişirmelisiniz. Yada pişirme süresini azaltın. Keskin tadı olan sert sebzeleri ise doğrayarak yada tencerenin kapağını açık bırakarak pişirin.
Sebzelerin vitamin ve mineral kaybına uğramasını istemiyorsanız fazla bekletmeden hemen tüketin.
 
Uzun yaşamak için neler yapmalı?
Hayatınızda 4 önemli değişiklik yapın. Ömrnüzü 14 yıl kadar uzatın..

İngiltere'de sağlık uzmanları tarafından yapılan bir araştırma insanın yeme ve içme alışkanlıklarında yapacağı 4 önemli değişikliğin ömrünü 14 yıla kadar uzatabileceğini gösterdi.

Cambridge Üniversitesi'nin 20 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre, bu 4 faktör şöyle:

1) Sigara içmemek.
2) Düzenli egzersiz yapmak.
3) Haftada yarım kadeh ile 7 kadeh arasında şaraptan fazla içmemek.
4) Her gün 5 öğün sebze meyve yemek.
 
Vitaminlerin yararları ve vitamin hangi besinlerde bulunur
Vitaminler, yağda eriyenler ve suda eriyenler şeklinde ikiye ayrılır:

Yağda eriyenler (yağda erimemişlerse bağırsakta emilmezler)

A vitamini
D vitamini
E vitamini
K vitamini

Suda eriyenler
B vitaminleri
B1 (tiyamin)
B2 (riboflavin)
B3 (niasin)
B5 (pantotenikasit)
B6 (piridoksin)
B12 (siyanokobolamin)
Biyotin
Kolin
Folikasit
İnositol
Paraaminobenzoik asit
C vitamini

Yağda eriyen vitaminler

A Vitamini (yağlı yiyeceklerle alınması şart)
Diğer adıyla görme vitamini; embriyonun gelişmesi ve büyüme için gerekli hücrelerin çoğalmasını sağlar. Bronş, ağız, yemek borusu, mide, bağırsak ve vajina iç derisini (mokoza) korur. Aknelerin oluşmasını engeller. Aynı zamanda antioksidan olduğundan kanseri önlemede rol oynar.

Kaynakları
Balık, et, karaciğer, yumurta, süt ve peynir.

Günlük ihtiyaç 1 mgr.

Aşırısı
Yağda eriyen idrarla atılmaz. Karaciğerde nötralize edilir. Uzun zaman yüksek dozda alınırsa, iştahsızlık, deri kuruması, saç dökülmesi, kemik ağrıları olabilir.

D Vitamini
Ön maddesi deri altında bulunur. Güneş ışınlarının etkisiyle D vitaminine dönüşür. Bu vitamin, kalsiyum ve fosforun bağırsakta emilimi ve vücutta kullanımı için gereklidir. Kuvvetli kemik ve dişler, bu vitaminin kalsiyumu buralara yerleştirmesiyle olur.

Kaynakları
Karaciğer, balık, yumurta, tereyağı, peynir, mantar.

Günlük ihtiyaç 5 mgr.

Azlığı
Az kalsiyum ve fosfor alınmasına bağlı olarak kemiklerde yumuşama görülür.

Aşırısı
Bulantı ve kusma yapar. Böbreklere zarar verir.

Çocuklar için önemli
Çocukların güneşin dik gelmediği saatlerde açık havada gezdirilmesi durumunda, deri altındaki ön madde D vitaminine dönüşür.

Aspirin

Kanı sulandırıp akışkanlığını artırmak için alıyor. Kanın pıhtılaşmasını önlüyor.

• Serbest radikallerin hücre zarındaki yağı oksitlenmesine ve böylece kanser oluşumuna engel olur.

• Kötü huylu (LDL) kolesterolün serbest radikaller vasıtasıyla oksitlenip damar çeperine çökerek sertliği (ateroskleroz) yapmasını engeller. Böylece yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıklar önlenmiş olur.

• Bağışıklık ve savunma sistemini güçlendirir.

Azlığı
Yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıkların erken yaşta gelişmesine neden olur.

Kaynakları
Sızma yöntemiyle üretilmiş sıvı yağlarda ve bu yağların elde edildiği yiyecek maddelerinde bulunuyor.

100 gr. keten tohumunda 57 mgr.
100 gr. fındıkta 26 mgr.
100 gr. bademde 25 mgr.
100 gr. ayçiçeği yağında 50 mgr.
100 gr. mısır yağında 31 mgr.
100 gr. zeytinyağında 13 mgr. E vitamini bulunuyor.

Günlük ihtiyaç 15 mgr. civarındadır.

K Vitamini
Kanın pıhtılaşmasında görev alır. Minarellerin kemiklere yerleşmesi ve kemik tamiri için gereklidir.

Kaynakları
Lahana, ıspanak, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, tam tahıl ürünleri, peynir, et karaciğer, bitkisel yağlar.

Günlük ihtiyaç 80 mikrogram.

Azlığı
Özellikle çocuk ve yaşlılarda görülebilir. Kanamalara neden olabilir. Dişlerin fırçalanması esnasında uzun süren kanamalar dikkati çeker. Bunun için çocuklara ve yaşlılara dışarıdan K vitamini takviyesi yapılmalı.

Suda eriyen vitaminler

B1 Vitamini (tiyamin)
Sinir ve kaslar için gerekli olan karbonhidratların sağlanması ve metabolize edilmesi için gereklidir. Kan dolaşımı ve beyin fonksiyonlarına yardımcı olur.

Kaynakları
Tahıl ürünleri ve kabuklu pirinç, ayçiçeği çekirdeği, yağsız et, balık ve bezelye.

Azlığı
Nadir olmakla beraber azlığı durumunda yorgunluk, iştahsızlık, konsantrasyon bozukluğu, el ve ayaklarda hissizlikle beraber, felç durumu ve ölüme de neden olabilen beriberi hastalığı görülür.

Aşırısı
İdrarla atıldığı için yan etkisi tespit edilmemiş.

B2 Vitamini (riboflavin)
Cilt, saç ve tırnakların oksijen kullanımı için gereklidir. Katarakt tedavisinde faydalıdır.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer ve tahıllar ürünleri.

Günlük ihtiyaç 1,5-2 mikrogram.

Azlığı
Alkolik yaşlılarda bu vitamin azlığı nedeniyle deri lezyonları, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu görülür. Fazlası idrarla atılır.

B3 vitamini (niasin)
Sağlıklı bir beyin ve güzel bir cilt için gerekli bir vitamin. Metobolizmanın tüm safhalarında yer alır. Derin nemi ve mide, safra kesesi sıvılarının salgılanması için gerekli.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer, tahıllar.

Günlük ihtiyaç 15 mgr.

Azlığı
Ağız ve bağırsak derisinde değişiklikler, baş ağrısı, baş dönmesi ve uykusuzluk.

B5 Vitamini (pantotenikasit)

Deri için ve saçların uzaması için gerekli vitamindir. Metabolizmanın tümüne iştirak eder. Yağ, karbonhidrat ve protein parçalanmasında rol alır. Kolesterol sentezinde yardımcı olur. Özellikle başta kortizon olmak üzere, böbrek üstü bezi hormonlarının üretimine yardımcı olur.

Kaynakları

Et, tavuk, balık, baklagiller, tam tahıl ürünleri, süt ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç 6 mgr.

Azlığı
Doğada bol olduğu için çok nadir görülür
 
Hangi besinler gerekli


Besinlerin dört ana öğesi olan proteinler, yağlar, karbonhidratlar ve yemek tuzu gibi makro besleyiciler saf olarak alındıklarında, yeterli miktarlarda vücuda girseler bile, sağlıklı durumun sürdürülmesini sağlayamazlar. Bunlarla birlikte vitaminlerin ve demir, çinko, bakır, iyod, krom, magnezyum, manganez, molibden, vanadyum, ve silisyum gibi esansiyel minerallerin de alınması gereklidir.

Vücudumuz için gerekli olan vitaminlerin tümünü besinlerden alabilir miyiz?

Karbonhidrat, protein ve yağ gibi ana besin öğelerini yeterli miktarda içeren besinlerle yapılan dengeli beslenme, bazı özel durumlar hariç vücudun günlük gereksinimine yetecek kadar vitamin sağlar. Ancak, günlük beslenmeniz sebze-meyve, hububat, süt ürünleri, et-yumurta gibi protein açısından zengin besinlerden herhangi birini içermiyor ya da az miktarda içeriyorsa, ihtiyacınız olan vitaminlerin tümünü besinlerden sağlanamayacağından vitamin takviyesi gerekir.
 
Vitamin deposu besinler


Elma
Elma doğal şeker, lif içeren kan kolestrolü ve glukoz seviyesini düşüren bir besin kaynağıdır. Taze elmadaki C vitamini, hücrelerin bozulmasını önleyici antioksidan etkiye sahiptir. C Vitamini ayrıca, koruyucu etkisiyle kılcal ve kan damarlarını korur, demirin emilimine yardımcı olur.

Badem
Badem diğer kabuklu ceviz, fındık gibi yiyeceklerle aynı guruptadır. Lif, magnezyum, demir, kalsiyum, riboflavin içerir. Gerçekte badem diğer kabuklu yiyecekleren daha çok C vitamini içerir. 23 bademde 70 mg C vitamini blunur. Diyetisyenin izin verdiği miktarda ve vücudunuza gereken kadar E vitamini içerir. Diğer tüm kabuklu yiyecekler gibi kalbinize yararlı protein kaynağıdır. Doymamış yağ oranı daha düşük olduğu için kalbe en yararlı yağ içeren besindir.

Ahududu
Ahududu zengin bitkisel besinler içerir. İdrar yolu enfeksiyonlarından korur, hafızaya yardımcıdır, zinde yaşamı destekler. Özündeki C vitamini ve lifler sayesinde düşük kalori içerir. Bir kase taze ahudududa 83 kalori, 3.5 gram lif ve 14 mg C vitamini bulunur.

Brokoli
Brokoli kalp, şeker, bazı kanser türleri gibi kronik rahatsızlıklardan koruyucu, kalsiyum, potasyum, folik asit, lif ve bitkisel besinler içerir. Bunun yanı sıra brokolide, hücrelerin bozulmasını ve zarar görmesini engelleyici A ve C vitamini bulunur.

Barbunya
Barbunya, fasulye, börülce gibi böbrek şeklindeki besinler, demir, magnezyum, potasyum, fosfor, bakır içerir. Diyetisyenler tarafından önerilen lif bakımından zengin, düşük yağlı, kalorili besinlerdir. Kronik kalp hastalıkları, kanser gibi hastalıklara karşı da koruyucudur.

Somon
Somon omega-3 yağ asitleri içeren mükemmel bir besindir. Omega-3 kalp krizi risklerini önler, kalbe bağlı ani ölümleri, kan basıncı yükselmelerini önler. Somon ayrıca, kolesterol için doymamış yağ oranı düşük yağ ve protein içerir.

Ispanak
Ispanak yüksek seviyede A ve C vitamini içerir. Bunu yanı sıra ıspanakta, B-6, kalsiyum, demir ve magnezyum da bulunur. Bağışıklık sistemini destekler, cilt ve saç sağlığını korur.

Patates
Turuncu ve sarı karışımı koyu renkli patateste, yüksek miktarda beta karoten oksidant bulunur. A vitamini ve beta karoten bazı kanser risklerinden korunmada etkilidir. Patates yrıca, fiber, folik asit, potasyum ve diğer tüm sebzeler gibi düşük kalori ve yağa sahiptir. Bir patateste sadece 54 kalori bulunur.

Bitki çayları ve diğer sebze suları
Bitki çayları en çok vitamin, mineral ve diğer besleyici yiyeceklere sahiptir. Beslenme listenize eklediğinizde diyetinizi olumsuz etkilemezler. Domates suyu gibi sebze sularının antioksidant etkileri kalp krizi riskinden korur, prostat kanserini ve diğer kanser türlerinden krounmada etkildir. Domates suyu ve diğer sebze sularında ayrıca, çok yüksek sodyum bulunur.

Buğday taneleri
Buğday tahılların en önemlisi. Buğday lif, folik asit, E vitamini, magnezyum, fosfor, biraz yağ, protein potasyum, demir, çinko gibi oldukça zengin besleyiciler içerir.
 
Cinsel gücü artıran besinler

Kadınlar için

Çikolata, beyindeki seratonin seviyesini artırmakta ve mutluluk hissi veriyor. Kadınlar erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı. Diğer etkili yiyecekler ise, ahududu, yoğurt, kırmızı biber, köri ve diğer baharatlar..

Erkekler için
Erkekler üzerinde afrodizyak etkisi, olan yiyecekler listesi oldukça zengin; Maydanoz, nane, tarçın, kekik, vanilya, sivri biber, hardal, kereviz, ayçiçeği, greyfurt, susam, yumurta, kuşkonmaz, enginar, bezelye, badem, ceviz, hindi (çinko ihtiva ediyor, üstelik ucuz ve protein açısından da zengin), roka (bolca demir ve C vitamini içeriyor), şalgam, Antep fıstığı ve fındık (içerdikleri doymamış yağ asitleri ve E vitamini nedeni ile afrodizyak olarak kullanılırlar), salatalık, kuşkonmaz, soğan, domates, fesleğen, karpuz, Hindistan cevizi, bal, pekmez, kivi, mango.

Meyve suları da afrodizyak
Sağlıklı ve dengeli beslenmede önemli bir yer tutan meyve sularının vücudun cinsel aktivite potansiyelinin artması için de gerekli olduğu belirtilirken, daha etkili bir seks hayatı için bol A vitamini ile magnezyum içeren kayısınını düzenli olarak tüketilmesi öneriliyor.

Günde 2 kase çilek 1 haftada afrodizyak etki gösteriyor
Yapılan çalışmalara göre; içerdiği E vitamini sayesinde sperm miktarını ve cinsel organlara giden kan dolaşımını hızlandırarak seks dürtüsünü artıran çilek günde 2 kase yenildiğinde 1 hafta içinde afrodizyak etkisini gösteriyor. Temel yağ asitleri ve antioksidanlarıyla seks hormonlarının üretimini hızlandıran avokado da, haftada 3 kez yenildiğinde etkisini 2 hafta içinde sperm miktarında önemli oranda artış sağlıyor. Ayrıca, muz, çilek, incir, şeftali, armut, hurma, üzüm, elma, greyfurt, karpuz, kivi ve ahududu da çok güçlü afrodizyak etkisi olan meyveler arasında yer alıyor.
 
Güzelleştiren vitaminler


Vitaminlerin cilt uzerindeki etkileri birbirlerinden farklı. İşte vitaminler ve cilde etkileri...

A Vitamini: Cilt gelişimi için zorunlu bir vitamin. Cilt tarafından emilebilir. Cildimizin rengini düzenler, güneşin yıpratıcı etkisini ve oluşturduğu lekeleri azaltır. Hücre yenilenmesini ve çoğalmasını sağlar. Özellikle kuru, yıpranmış, çatlamış ve olgun ciltler için gereklidir. Günümüzde yaygın ve popüler olarak kullanılan ant-i aging bakım ürünlerinin içerdiği etken madde saf A vitamini asidi olan RETİNOL dür.


E Vitamini: Serbest radikallerin cilt üzerindeki etkilerini azaltır. Bu etkisiyle son yıllarda kremlerin yanında şampuan, güneş kremleri, makyaj malzemelerinde de sıkça kullanılır. Yüzeysel kırışıklıkları azaltır, cilde nem sağlar, elastin ve kollegen liflerin direncini artırır, cildi zararlı güneş ışınlarından korur, yıpranmış ciltleri onarır.

C vitamini: C vitamininin kozmetikte kullanımı çok yeni. Isı ve ışığa karşı çok hassas olan c vitaminini korumak oldukça zor. Daha cok olgun ciltler için kullanımda. Yıpranmış ciltlerin onarımında E vitamine destek olur. Kollagen üretimini artırır. İnce cizgilerin azalmasında etkili. C vitamini önemli bir anti oksidan. ANTİOKSİDAN lar; serbest radikalleri zararsız maddelere dönüştürürler. C vitamininin en önemli faydalarından biri, cildi güneşin zararlı etkilerinden koruyabilmesi, melanin üretimini azaltıcı etkisi sayesinde cildi lekelenmekten korumasıdır.

B, F, ve K Vitaminleri de kozmetikte kullanılmakla beraber, A, E ve C vitaminleri kadar yaygın değil.
 
Cilt bakımı için vitamin

Kivi
Genç kalmak isteyen herkes kivi yemeli. İçinde C vitamini oranı yüksek. Kivi bağışıklık sistemini güçlendirir. Cildin geç yaşlanmasını isteyenler için önerilen bir meyve. Ayrıca sıkıp yüzünüze de sürebilirsiniz.


Elma
Vitamini çok bol olan bu meyve pürüzsüz bir cilt sağlar. A, b1, b2 ve C vitaminleri cildin sıkılaşmasına etkendir. İçindeki E vitamini genç kalmak için etkilidir.. elmada "Pektin" isimli madde de var.Sindirimi kolaylaştırır. 20'ye yakın mineralle bu işlevi görür. Bu arada içinde yüksek miktarda meyve asidi barındırır. Bu sayede "doğal bir temizleyici" olarak da bilinir.

İncir
Şimdi taze incir mevsimi. Ve güzellik için sakın ihmal etmeyin.. Bir adet inciri avuç içinde sıkıp, elinizle bulamaç haline getirin. Bu bulamacı göz altına yayın. Sonra güneş görmeyen bir yerde gözünüzü kapatıp uzanın .Yaklaşık 15 dakika sonra arınmış su ile yıkayın. (Şişe suyu da olabilir) Zaman içinde gözaltı morluklarına iyi geldiğini göreceksiniz.

Armut
Bir kere diyet yapan insan mutlaka armut yemeli. Armutun su söktürücü bir özelliği var. Ayrıca tok tutuyor. Mineral yönünden de çok zengin. İçindeki Beta Karoten çok önemli. Sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt oluşumu var. Yine fazla miktarda C vitamini dokuların sağlam olmasını sağlar. Ancak lekesiz ve sarı renkli olan armut tercih edin..

Erik
Öncelikle şunu unutmayın. Küçük meyveler her zaman için cilde çok iyi gelir. Mesela erik B ve cilt için önemli olan E vitaminlerini içerir. Lif oranının yüksek olması da eriğin önemini artırıyor. Bu arada kurusunu da tercih edebilirsiniz. Yazın tazesini kışın ise kurusunu yiyebilirsiniz. Genç kalmak isteyenler bu meyveyi elinin altından eksik etmesin.

Çilek
Bir avuç çilek mucizeler yaratır. Bedenin kalojen üretimi için gerekli olan antioksidan içerir. İçinde günlük ihtiyacımız olan c vitamini var ayrıca. Bu arada diyette olanlar için ideal çünkü kalorisi düşük. Günde üç dört çilek yerseniz, iki ay sonra cildinizdeki değişimi göreceksiniz.

Kavun
Bazı ciltler kaşınır ve pullanır. Böyle sorunlarda beta karoten içeren kavun yemek önemli. Kalojen dokusuna da iyi gelir kavun. İçinde kırışıklıkları yok etmeye yarayan karotenler bulunuyor. Bu arada güneş lekelerine de engel olur.

Ahududu
Bir meyve fazla miktarda a vitamini içeriyorsa cildiniz için yararlı olduğu noktasında şüpheniz olmasın. İçindeki B1 vitamini ayrıca sinirler açısından iyi. C vitamini cilt dokusu için olumlu sonuçlar yaratır. Gerilmiş bir cilde sahip olmak isteyen ahududu yemeli.

Kiraz
İçinde b1 ve b2 ver. Bunlar hücreler için çok yararlı. B6 ise büyümeye destek olan bir vitamin. Aynı zamanda içeriğinde demir de olan kirazın yararları hayli fazla. Sağlıklı saçlar için de kirazı tercih edin.

Üzüm
Üzüm cildi çok iyi temizler. İçindeki demir kansızlığa çok faydalı olduğu için üzüm yiyen taze bir görünüme kavuşur. İçinde B vitaminleri bulunan üzümün tanesini sıkıp yüzünüzde on dakika bekletip yıkayabilirsiniz. İçten de, dıştan da üzüm bir cilt dostudu.
 
Vitaminlerin önemi

Vücudumuza hergün yeteri kadar vitamin alamazsak, kendimizi yorgun, halsiz ve bitkin hissederiz. Ayrıca bağışıklık sistemimizde meydana gelebilecek güçsüzlükler, hastalıklara karşı daha da savunmasız bir hale gelmemize neden olabilirler.


Tükettiğimiz besinlerde, özellikle taze sebze ve meyvelerde günük vitamin ihtiyacımızı karşılamamıza yetecek kadar vitamin bulunur. Ancak besinlerdeki vitaminler, kimi zaman yanlış pişirme, kimi zaman da yanlış muhafaza yöntemleri nedeniyle kayba uğrar. Vitamin kalıplarını önlemek için, besinleri uzun süre pişirmemeye, pişirdikten sonra fazla bekletmeden tüketmeye özen göstermemiz gerekir.

Besinlerde bulunan doğal vitaminlerin dışında, sentetik yoldan labratuvarlarda üretilen vitaminler olduğunu da biliyoruz. Ancak, besinlerden alman doğal vitaminler labratuvarlarda alınan sentetik vitaminlerden her zaman daha güçlüdür, bu nedenle de, vitaminlerin doğal yollardan alınmasında fayda vardır.

A vitamini Enfeksiyonlara karşı direnci arttırır normal büyüme, üreme, kemik ve diş gelişimi, görme için gereklidir. Cildin tırnakların ve saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Diş ve dişetleri için büyük önem taşır .

Kayısı,kuşkonmaz,maydanoz,ıspanak, havuç,kereviz, marul, portakal, erik, domates

D vitamini İnce bağırsaklardan kalsiyumun emilmesine yardımcı olur, kalsiyumun kemiklerde ve dişlerde tutulmasını sağlar .

Balık yağı, balık, yumurta, tereyağı, karaciğer, et, sebzeler, güneş

E vitamini Antioksidan etkilidir. Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatıyor Yaşlı kişilerde bağışıklık sistemini güçlendirir. Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesini sağlar .

Buğday, tohumlu besinler, soya fasülyesi yağı, arı sütü, ceviz, marul, tere, kereviz, maydanoz, ıspanak, lahana, mısır yağı, mısır, yulafta

K vitamini Karaciğere gelen Kvitamini burada üretilen bazı pıhtılaşma faktörlerinin yapımında rol alır. Kvitamini takviyesi yanlızca kanamalı hastalarda verilir.

Ispanak,kabak, marul, yeşil domates, yeşil biber, inek sütü, peynir, tereyağı, yumurta, kırmızı et, pirinç, karaciğer, mısır, muz, şeftali, çilek

B1 vitamini Kasların ve sinir sisteminin faliyeti için gereklidir.Yetersizliğinde iştahsızlık, huzursuzluk, bellek zayıflığı ve dikkat azalması görülür.

Buğday, kepek, bira mayası, taze sebze meyve, koyun eti, sığır eti, balık eti, yumurta, süt


B2 vitamini Eksikliğinde dilde kızarma, yanma hissi, ağız çevresi ve dudaklarda kızarma, tahriş, çatlaklar, gözlerde kaşıntı, yanma hissi, katarakt oluşumu, saçların dökülmesi, çocuklarda büyüme yavaşlaması, kilo kaybı, sindirim sorunları oluşur .

Karaciğer, böbrek, buğday unu, patates, et, süt, yumurta, peynir, kepek, yeşil sebzeler, havuç, fındık, yer fıstığı, mercimek

B3 vitamini Yetersiz beslenme sonucu deriyi sinir sistemini tutan pellegra adlı hastalık ortaya çıkar. Hücrelerin oksijeni kullanabilmeleri için gereklidir. Midede sindirimin temel taşları olan asitlerin üretimini sağlar.

Bira mayası, kepek, yer fıstığı, sakatat, kırmızı et, balık, buğday, baklagiller, un, yumurta, süt, limon, kabak, incir, portakal, hurma

B5 vitamini Doğada bol olduğu için eksikliğine rastlanmaz. Ayrıca bir miktar bağırsaklarda da yapılmaktadır. Eksikliği kan şekerinde düşme, ellerde titreme, kalp çarpıntıya neden olur .

Karaciğer, kırmızı et, tavuk, yumurta, ekmek, sebzeler

B6 vitamini Sinir sistemi ve hormonların çalışmasını düzenler.Vücudun savunmasında antikor ve akyuvar oluşumunda rol oynar. Eksikliğinde migren tipi baş ağrısı, kansızlık, ciltte kuruluk, görme problemleri, uyuşukluk, adele zayıflığı ve krampları oluşur .

Karaciğer, böbrek, kırmızı et, balık, yumurta, ekmek, sebzeler

B11 vitamini Kırmızı kan hücreleri ve sinir dokularının oluşumunda aktif rol oynar. Hücre bölünmesi için gereklidir. Bu etkisi ile büyümeyi de sağlar. Anne karnındaki bebeğin sinir sisteminin gelişimi için de gereklidir. Eksikliğinde iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı, kusma, ishal, baş ağrısı, unutkanlık, çarpıntı gibi bazı kalp sorunları oluşabilir .

Karaciğer, böbrek, kırmızı et, ıspanak, marul, yumurta, ekmek, portakal, muz

B12 vitamini Besinlerle veya sigara gibi alışkanlıklarla vücuda giren siyanürü etkisiz hale getirir. Eksikliğinde dilde hassasiyet, şişme, kızarma, hayal görme, depresyon, adalelerde kasılmalar, sinir iltihaplarına bağlı olarak el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma şikayetleri oluşur .

Karaciğer, yürek, böbrek, kırmızı et, tavuk, balık, süt, peynir, yumurta

C vitamini Vücudumuz C vitaminini üretemez bitkiler ve bazı hayvanlar bu vitamini üretebilmektedir. Besinlerle alınan vitamin 2 saat içersinde kullanılır 4 saat sonunda kandan uzaklaşır. Yaraların iyileşmesini, damarların sağlıklı olamalarını sağlar.Vücudun savunma sistemini artırıcı etkisi vardır. Histamin yapımını azaltarak allerjik olayların şiddetini düşürür. Eksikliğinde diş eti kanamaları ve çekilmeleri olur.
 
Mineraller

Mineral nedir, mineral çeşitleri, minerallerin faydaları.


Vücudun kendi kendine oluşturamadığı inorganik maddeler olan mineraller, vitaminler ile birlikte çalışarak vücutça en fazla ihtiyaç duyulan bölgelere etkin bir şekilde ulaşmalarını sağlarlar. Dolayısıyla insan vücudunun en az vitaminler kadar minerallere de ihtiyacı vardır.

Kan basıncında, kalp ritminde, kas fonksiyonlarında, vücuttaki sıvı dengesinin devamlılığında, üremede oldukça önemli rol oynayan mineraller ayrıca kan oluşumunu ve sağlıklı sinir fonksiyonları gelişimini de kontrol ederler.

Özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklarda mineral eksiklikleri oldukça büyük sorunlara neden olabilmektedir:

Çinko: İnsan organizmasının büyüme ve farklılaşma gibi pek çok biyolojik sürecine katkı sağlayan çinkonun eksikliğinde çocuklarda bağışıklık sistemi yeterli derecede etkin olamadığı için multisistem hastalıkları görülebilir. Büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir. Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe, enfeksiyonlara dayanıksızlık, iştahsızlık ve kilo alamama, öğrenme ve dikkat eksikliği, tat alma duyusunda bozukluk, akne, dermatit, saçlarda incelme ve dökülme gibi cilt sorunları yaşanabilir.

Demir: Eksikliğinin çocuklarda ve yetişkinlerde görülen en önemli sonucu anemi olarak da adlandırılan kansızlıktır. Kansızlığa bağlı olarak deri ve diğer dokuların renginin solukluğu, saç dökülmesi, kaşıntı, saç ve tırnaklarda çatlamalar görülebilir. Ayrıca kanın oksijen taşıma yeteneğinin düşmesi sonucu halsizlik, yorgunluk, çarpıntı, yaraların zor iyileşmesi, dudak kenarlarında yaralar, yutma güçlüğü, soğuk intoleransı da yaşanabilir.

İyot: İyot eksikliğinde tiroid bezi, hormon üretebilmek için gereken iyotu daha iyi tutabilmek amacıyla hücrelerini büyütür. Guatr olarak adlandırılan bu hastalığı önlemede iyot, en önemli mineraldir.

Kalsiyum: Yeterince kalsiyum alınmaması durumunda vücut kemiklerde depolanan kalsiyumu kullanmaya başlar. Bunun uzun yıllar sürmesi halinde eğer eksilen kalsiyum yerine konmazsa kemikler güçsüzleşir ve kolay kırılır hale gelir. Çocukluk çağında raşitizmin en büyük nedeni kalsiyum eksikliğidir. Ayrıca kalsiyum emiliminin yeterli derecede yapılamaması çocukların diş yapılarında bozulmalara, diş eti sorunlarına yol açabilir. Saç ve tırnaklarda kırılmalar meydana gelebilir. Duyu kusurları, adalelerde seğirmeler, uyku bozukluğu ve dalgınlık yaşanabilir. Ağlama, hırçınlık ve iştahsızlığa neden olabilir.

Magnezyum: En yoğun olarak kalp, böbrek, beyin ve karaciğer gibi metabolizmalarda olduğu için, magnezyum vücudun enerji üretiminde çok önemli bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla magnezyum yetersizliği birçok enzim sistemini etkiler ve metabolik sonuçları ortaya çıkarır. Halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk, uyku bozuklukları gibi genel belirtiler, öğrenme kapasitenin azalması, dalgınlık, hafıza zayıflığı ile beyin fonksiyonlarının etkilenmesi, kas seğirmeleri, titremeleri ve kalp çarpıntısı gibi problemler yaşanabilir. Yaşça daha küçük bebeklerde ise havale nedeni olabilmektedir.

Selenyum: Selenyum eksikliği, toprağın selenyum açısından zenginliği ile doğrudan bağlantılıdır. Selenyum açısından fakir topraklarda yaşayan ailelerin çocuklarının diğer çocuklara oranla daha yavaş büyümekte oldukları gözlemlenmiştir. Toprakları bu mineral açısından fakir yörelerde selenyumdan zengin yörelere oranla bazı kanser çeşitlerinin sık görülmesi söz konusudur. Eksikliğinde kas yapısında şiddetli bir zayıflık belirir, kalp ve damarlardaki esneme kabiliyeti azalır. Çocuklarda selenyum eksikliği fetal kardiyomyopatiye neden olmaktadır.

Kükürt:Sağlıklı saç,cilt ve tırnaklar için gereklidir. Oksijen dengesinin muhafazasına yardımcı olur,bu da beyin fonksiyonları için çok önemlidir. Sülfür aynı zamanda B-grubu vitaminlerinin işlevlerini yerine getirmesine ve karaciğerde safranın salgılanmasına yardımcı olur.

Boron:Vücudumuzdaki ve kemiklerdeki kalsiyum,magnezyum ve fosforun muhafazası için gerekli olan bir mineraldir. Boron bu üç mineralin vücutta maksimum şekilde kullanılması ve muhafazasını sağlayan yardımcı mineraldir .

Fosfor:Sadece fizyolojik kimyasal reaksiyonlarda yer almakla kalmaz, aynı zamanda vücuttaki bütün hücrelerde bulunur. Normal kemik ve diş yapısı, kalp düzeni ve normal böbrek fonksiyonları için gereklidir.

Sodyum: Bu mineral sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı pompalanmasını sağlamak ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Bol miktarda sodyum yüksek kan basıncına katkıda bulunur.

Potasyum:Hayati minerallerden biridir. Vücuttaki potasyumun yüzde 98'i hücre duvarlarının içinde bulunur. Potasyum, sodyumla birlikte vücuttaki su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve gıdaların hücre içine geçişini sağlar. Potasyumun önemli görevlerinden biri de sinir sistemindeki mesajları iletmesidir. Beyne oksijenin gönderilmesi beyin için önemlidir. Her gün bu mineral vücutta kullanılır ve tekrar yeri doldurulur. Kalbimiz ve vücuttaki diğer kaslarımızın sağlıklı yapısını koruması potasyuma bağlıdır. Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz, alkol ve stres bu mineralle birlikte vücuttan atılır.
 
Proteinler, proteinli yiyecekler


Proteinler vücudun yapı taşlarıdır. Kemikler, kaslar, deri, sinirler, kısacası vücudun büyük bölümü proteinlerden oluşur. Yiyeceklerle alınan proteinler sindirim sırasında parçalanarak aminoasitlerine ayrışır ve vücut, bu aminoasit deposundan seçtiği uygun yapıtaşlarını yeniden bir araya getirerek kendi dokularını oluşturan proteinleri yapabilir.

Protein açısından zengin olan başlıca hayvansal yiyecekler; Yumurta, et, balık, peynir ve süt..

Bitkisel yiyecekler ise; ekmek, patates, fındık ve ceviz gibi kabuklu yemişler, bezelye, fasulye ve mercimektir.

1 gr protein 4 Kal'lik bir enerji sağlar. Günlük enerjinin %10-15'i proteinden gelmelidir. Beslenmemizde proteinden zengin besinlere ihtiyaçtan fazla tüketmek, yetersiz tüketmek kadar zararlıdır.
 
Vitamin eksikliği, belirtileri ve yaptığı hastalıklar

Vitaminler büyümemiz, hücrelerimizin yenilenmesi ve enerji üretimimiz için zorunlu maddeler.


İnsan vücüdu vitaminleri kendiliğinden üretemez. Bu yüzden sağlığımız için gerekli olan vitaminleri ya yediğimiz yiyeceklerden veya çeşitli ilave vitamin preparatlarından sağlamamız gerekir.

Vitaminler yağda eriyen vitaminler ve suda eriyen vitaminler olmak üzere iki alt gruba ayrılırlar.

A, D, E ve K vitamininden oluşan yağda eriyen vitaminler sentezleri için kolesterol gerektiren, yağ dokusunda depolanabilen ve ihtiyaç anında salınabilen vitaminlerdir.

B vitamin kompleksleri ailesinden ve C vitaminin den oluşan suda eriyen vitaminler ise vücutta depolanamazlar ve hergün belirli miktarlarda dışarıdan alınmaları gerekmektedir.

Sağlığımız kadar gençlik ve güzelliğimizin de temel taşlarını oluşturan vitaminlerin eksiklikleri bir çok sorunu da beraberinde getiriyor.

A VİTAMİNİ

Vücudun enfeksiyonlara karşı direncini arttıran ve hücre yenilenmesini sağlayan A vitamini yeşil sebzeler, domates, tahıllar, bitkisel yağlar, havuç, lahana, bal ve kuruyemişlerde bol bulunuyor.

Eksikliğinde görme bozuklukları, yüksek tansiyon, saçta ve tırnaklarda kırılmalar, ciltte kuruma, halsizlik ve enfeksiyonlara karşı dirençsizlik görülebiliyor.

B1 VİTAMİNİ

Sinir sisteminin sağlığını korumada önemli bir rol oynuyor. Kan dolaşımını düzene sokuyor. Peynir, yumurta, balık ve tahıllarda bol miktarda bulunuyor.

B1 vitamini eksikliği sinir ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları, sindirim sistemi bozuklukları ve yorgunluğa sebep olabiliyor.

B6 VİTAMİNİ

Kan hücreleri üretimini sağlıyor. Kalbi güçlendiriyor, böbreklerin düzenli çalışmasına ve kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Yumurta, tavuk, havuç ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor.

Eksikliğinde böbrek taşları, sinir sistemi hastalıkları, kansızlık ve halsizlik görülüyor.

B12 VİTAMİNİ

Hücrelerin kendini yenilemesini sağlıyor. Sinir sistemini güçlendiriyor. Proteinlerin vücut tarafından kullanılmasını kolaylaştırıyor. Çocukların sağlıklı gelişiminde önemli rol oynuyor. Sakatat ürünleri, peynir ve sütte bol miktarda bulunuyor.

B12 vitamininin uzun süreli eksikliği Alzheimer gibi kalıcı sinir sistemi hastalıklarına ortam sağlayabiliyor. Uyuşukluk, kolay hastalanma, çocuklarda iştahsızlık ve gelişimini tamamlayamama gibi durumlara sebep oluyor.

C VİTAMİNİ

Kan dolaşımınını düzenleyen, hücrelerin kendini yenilemesini sağlayan, diş etlerinin güçlenmesini sağlayan C vitamini, yeşil biber, çilek, maydanoz, yeşil sebzeler, domates, kırmızı lahana ve turunçgillerde bulunuyor.

Yeterli miktarda C vitamini almayanlarda kas zayıflığı, romatizma, dolaşım sistemi rahatsızlıkları, diş çürümeleri, selülit ortaya çıkabiliyor.

D VİTAMİNİ

İskelet sisteminin gelişmesinden ve güçlenmesinden sorumlu olan D vitamini en çok yeşil sebzelerde, balıkta ve zeytinyağında bulunuyor. Güneş de en önemli D vitamini kaynaklarından biri.

D vitamini eksikliğinde raşitizm hastalığı, çocuklarda büyüme bozuklukları, diş çürümeleri ve diş eti hastalıkları, ilerleyen yaşlarda kemiklerde deformasyon görülebiliyor.

E VİTAMİNİ

Antioksidan özelliği sayesinde kansere karşı doğal bir koruyucu görevi görüyor. Hücrelerin kendini yenilemesini sağlayarak yaşlanmayı geciktiriyor. Sağlıklı bir cinsel yaşam için de önemli olan E vitamini bitkisel yağlar, tahıllar, badem, ceviz, ayçekirdeği ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bol miktarda bulunuyor.

Yeterli E vitamini almayanlar daha erken yaşlanabiliyor. Ayrıca kısırlık, iktidarsızlık gibi çeşitli cinsel rahatsızlıklara rastlanma olasılığı da artıyor.

K VİTAMİNİ

Yaralanmalarda kanın pıhtışmasını sağlayarak, fazla miktarda kan kaybı olmasını engelliyor. İçerdiği antioksidan maddelerle vücudu kansere karşı koruyor. Hücre yenilenmesini sağlıyor. Kemik yapısını da güçlendiren K vitamini karnabahar, lahana, brokoli ve brüksel lahanası gibi sebzelerde bulunuyor.

Eksikliğinde vücudun bağışıklık sistemi zayıf düşerek hastalıklara yakalanması kolaylaşıyor. Kesikler ve yaralar daha geç iyileşiyor. Vücudun daha erken yaşlanmasına sebep olabiliyor.

GEREKLİ OLAN VİTAMİNLERİ BESİNLERDEN ALABİLİRİZ

Karbonhidrat, protein ve yağ gibi ana besin öğelerini yeterli miktarda içeren besinlerle yapılan dengeli beslenme, bazı özel durumlar hariç vücudun günlük gereksinimine yetecek kadar vitamin sağlar. Ancak, günlük beslenmeniz sebze, meyve, hububat, süt ürünleri, et-yumurta gibi protein açısından zengin besinlerden herhangi birini içermiyor ya da az miktarda içeriyorsa, ihtiyacınız olan vitaminlerin tümünü besinlerden sağlanamayacağından vitamin takviyesi gerekir. Vitamin eksikliği çok çeşitli belirtiler verebilir ve başka pek çok hastalığa öncülük edebilir. Dengeli ve yeterli beslenme ile vitamin eksikliği önlenebilse de bu oldukça zordur. Bunun için hergün 3 porsiyon süt ve süt ürünleri, 2 porsiyon et, balık, yumurta, 3 porsiyon meyve, 4 porsiyon sebze, 9 porsiyon ekmek ve tahıl ürünleri yenilmelidir.
 
Vitaminlerin görevleri

Vitaminler vücutta pek çok fizyolojik olayın sürdürülmesi için gereklidir. Pek çok enzim reaksiyonunda koenzim ya da kofaktör gibi rol alırlar. Bunun dışında antioksidan etkileri vardır. Bazı vitaminler de hormon olarak etki ederler.

Vitaminler ve görevleri


A Normal görme ve karanlığa adaptasyonda, sağlıklı cilt, saç, diş ve diş etlerinde önemlidir.

D Kuvvetli diş ve kemikler için. Eksikliğinde kemik deformasyonu görülür.

E Güçlü antioksidan özelliği ile hücre yıpranmasını ve yaşlanmayı yavaşlatır. Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır.

B1 (Tiamin) Kalp, sinir sistemi ve kasların normal fonksiyonu için gereklidir. Eksikliğinde sindirim bozuklukları, aşırı hassasiyet (iritabilite), iştahsızlık gibi bozukluklar olabilir.

B2 Sağlıklı cilt ve iyi görme için gereklidir. Eksikliğinde vücut direnci düşer, dudak çatlaklıkları, ağızda yaralar, egzama gibi cilt bozuklukları görülür.

NIASIN Merkezi sinir sistemini destekler. Eksikliğinde çeşitli sinirsel hastalıklar ve deri hastalıkları olabilir.

B5 (Pantotenik asit) Sinir sistemi, deri ve saç sağlığı için gereklidir.

B6 (piridoksin) Sinir siteminin düzenli çalışmasına yardımcıdır. Hormonların fonksiyonlarında rolü vardır.Eksikliğinde gelişme geriliği, cilt bozuklukları, sinirsel bozukluklar görülür.

B12 Kırmızı kan hücrelerin ve kemik iliğinin oluşumu ile sinir sisteminin normal fonksiyonları devam ettirmeleri için gereklidir. Eksikliğinde kansızlık, yorgunluk ortaya çıkabilir.

FOLIK ASIT Hücrenin yapı taşlarının, kırmızı kan hücrelerinin, sinir dokularının oluşumunda etkilidir. Gebelikte görülen kansızlığın en büyük sebebi folik asit eksikliğidir. Folik asit ihtiyacı bebek gelişimine bağlı olarak yaklaşık 3 kat artar. Eksikliğinde kansızlık, hamilelikte bebeklerde gelişim bozuklukları söz konusudur.

C Bağışıklık sistemini destekler. Kemiklerin, dişlerin, kan damarlarının sağlıklı kalmasına yardımcıdır. Eksikliğinde vücut direncinin azalması, diş eti kanaması ve skorbüt oluşur.
 
Vitamin hapları, vitamin ilaçları kullanımı

Vitamin hapları uzun süre kullanılabilir mi? İlaç mıdır?


Özellikle Avrupa Gıda Konseyi tarafından kabul edilen RDA değerlerine (önerilen günlük alım miktarı) uygun vitamin ve mineral haplarını sağlığınızı korumak için alabilirsiniz. Ancak hapların A ve D vitamin içeriğinin çok yüksek olmamasına dikkat edilmelidir.

A vitamini 5000 ünite, D vitamini 2000 ünite düzeyinin üstünde ve sürekli kullanımı zararlı olabilir.

Vitamin hapları eğer bu RDA değerlerinin çok üzerinde ise artık takviye amacıyla değil, ilaç olarak kullanılıyor demektir. Bu gibi ilaçlar için kullanım süreleri hekim tarafından bildirilir veya ilacın prospektüsünde yer alır.

Vitamin mineral içeren destek için satılan haplar ilaç mahiyetinde değildir ve bu yüzden pek çok Avrupa ülkesinde ve Amerika Birleşik Devletleri Kanada gibi ülkelerde reçetesiz olarak satılmaktadır.
 
Vitamin eksikliği nedenleri


Yoksulluk ya da sıkı rejim nedeniyle yetersiz beslenme.

Bilgisiz, beslenmeyle ilgili tabu ya da alışkanlıklar, dişlerle ilgili sorunlar ya da değişik nedenlerle dengesiz beslenme.

Büyüme çağındaki çoçuklarda, sigara içenlerde, doğum kontrol hapı kullananlarda, hamilelik ve laktasyonda, ciddi enfeksiyonlarda, ateşli hastalıklarda, sindirim sisteminde bozukluk nedeniyle ishal veya uzun süreli ilaç tedavisi sırasında vitamin gereksiniminin artması.

Yaşlılar, alkolikler ve uzun süre ilaç tedavisi altında olanlarda meydana gelen sindirim ve emilim bozuklukları nedeniyle vitamin eksikliği çıkabilir.
 
Geri