Viran dünyâ değil misin?

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
VİRAN DÜNYÂ DEĞİL MİSİN?

besmele22rd.gif



Hadîs-i Şerîf: “Dünya, içerisinde âhiret azığını hazırlayıp Rabbini râzı eden kimse için ne güzel bir ev, âhiretinden uzaklaşıp Rabbinin rızasından mahrum kalan kimse için de ne kötü bir evdir.” (Hadîs-i Şerîf, Hâkim, el-Müstedrek)​
Hicrî: 20 Rebîulevvel 1433 •[FONT=&quot]Fazilet Takvimi

VİRAN DÜNYÂ DEĞİL MİSİN?

Kim umar senden vefâyı,
Yalan dünyâ değil misin?
Muhammedü'l-Mustafâ'yı,
Alan dünyâ değil misin?​

Kasd edip halkın özüne,
Toprak doldurup gözüne,
Ehl-i gafletin yüzüne,
Gülen dünyâ değil misin?​

Yürü hey vefâsız yürü,
Sensin hod bir köhne karı,
Nice yüz bin erden geri,
Kalan dünyâ değil misin?​

Eğer şâh u eğer bende,
Her kişiyi salan bend’e,
Kimse mekân tutmaz sende,
Virân dünyâ değil misin?​

Kimisini nâlân edip,
Kimisini giryân edip,
Âhir-i kâr üryân edip,
Soyan dünyâ değil misin?​

Sihrile donatıp kendin,
Meydana salan semendin,
Âleme mihnet kemendin,
Salan dünyâ değil misin?​

İşin gücün dâim yalan,
Çok kişiden arta kalan,
Nice kere boşalarak,
Dolan dünyâ değil misin?​

(Azîz Mahmud Hüdâî k.s.)
Lügatçe: Hod: Zâten, Köhne: Eski, kocamış.​
Şâh: Sultan, Bende: Köle, Bend: Hükmü altına almak.​
Nâlân: İnleyen. Giryân: Ağlayan. Üryan: Çıplak, soyulmuş.​
Semend: Hızlı ve güzel at. Âhir-i kâr: İşin sonu.​

Hicrî: 20 Rebîulevvel 1433 •[FONT=&quot]Fazilet Takvimi[/FONT]​
[/FONT]​
 
Geri