Angela
Üye
-
- Katılım
- Nisan 9, 2017
-
- Mesajlar
- 2,365
-
- Tepkime puanı
- 981
-
- Puanları
- 348
Rivâyete göre İran Şahı kendisinin ne kadar dirayetli ve güçlü bir hükümdâr olduğu anlatan uzun bir nâme gönderir Yavuz'a. Yavuz elçiyi bekletir ve aşağıdaki dörtlüğü yazarak kendisine verir:
Sanma Şahım herkesi sen sâdıkâne yâr olur,
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur,
Sâdıkâne belki ol âlemde didâr olur,
Yâr olur ağyâr olur didâr olur serdâr olur.
Sadıkâne : Sadık bir şekilde
Ol: O
Ağyar : Düşman
Didâr : Sevgili
Kelimeleri yerlerine koyunca, anlamlı, içinde ince ve edebî mesajlar olan bir metinle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, Paul Valery €œşiir sadece ilk okunduğunda anlaşılandan ibaretse, o bir şiir değildir der. Yavuz Sultan Selim e ait bir şiirin mısralarını aşağıdaki gibi gruplarsak, bu söz dizimini özel kılan hüneri görebiliriz:
Sanma Şahım herkesi sen sâdıkane yâr olur,
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur,
Sâdıkane belki ol âlemde didâr olur,
Yâr olur ağyâr olur didâr olur serdâr olur,
Şiirde birinci mısrada ne yazıyorsa, kırmızı öbekler yukarıdan aşağıya okunduğunda da aynı mısra okunur. Kural diğer mısralar ve renk öbekleri için de geçerlidir. Selimî nin şiirinin yapısını incelersek, söz gruplarının aşağıda yer alan şemayı takip ettiğini görürüz:
a + b + c + d
b + k + x + p
c + x + l + h
d + p + h + q
Türk edebiyatında bu müstesna özelliğe Veznî Âhâr denir.
Söz şâirleri tarafından aruzun müstef’ilâtün / müstef’ilâtün / müstef’ilâtün / müstef’ilâtün kalıbıyla murabba şeklinde yazılan şiirlerin adıdır.
Müstef’ilâtün - - + - - şeklinde, dört kısa, ortalarında bir uzun heceden oluşan kalıptır.
Vezn-i Âhâr 'da her mısra bir müstef’ilâtün kalıbına sığacak şekilde dört kelime veya kelime grubuna ayrılır. Kafiye dizilişi murabba gibidir. Mısra sonundaki kafiyenin haricinde iç uyak da vardır. Gruplar birbirleriyle sistemli bir şekilde kafiyelidirler.
Dörtlüklerdeki mısralar ikinci müstef’ilâtün den başlayarak birbirine zincirleme bağlıdır. Her müstef’ilâtün sütun halinde yukarıdan aşağıya okunduğunda, sütundaki söz grupları ile mısradaki söz grupları aynı olur. Örnek üzerinde inceleyelim:
Ey vasl-ı cennet / kıl câna minnet / vay serv-ı kâmet / cân içre cansın
Kıl câna minnet / vay serv-ı kâmet / cân içre cansın / nev-res fidansın
Vay serv-ı kâmet / cân içre cansın / nev-res fidansın / sûh-ı cihânsın
Cân içre cansın / nev-res fidansın / şûh-ı cihânsın / gözden nihânsın
Tokatlı Nurî
Erzurumlu Emrah ın talebesi 19. yy şairi Tokatlı Nurî nin yukarıdaki şiirinde de göreceğimiz üzere, birinci mısranın 2. 3. ve 4. grubu ikinci mısranın başına taşınıyor. İkinci mısranın 4. grubu birinci mısranın 4. grubu ile kafiye oluşturuyor. Aynı düzen diğer mısralarda da takip ediliyor. Bu dörtlüğün şeması Yavuz €™un şiirinden farklıdır:
a + b + c + d
b + c + d + e
c + d + e + f
d + e + f + g
Tokatlı Nûrî €™den bir başka Vezn-i Âhar örneği:
Üftâden oldum, gül gibi soldum, sor bana n’oldum, cevrinle cânân,
Gül gibi soldum, sor bana n’oldum, cevrinle cânân, oldum perişan,
Sor bana n’oldum, cevrinle cânân, oldum perişan, ey fitne-devrân,
Cevrinle cânân, oldum perişan, ey fitne-devrân, âhîr zamansın.
ALINTI
Sanma Şahım herkesi sen sâdıkâne yâr olur,
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur,
Sâdıkâne belki ol âlemde didâr olur,
Yâr olur ağyâr olur didâr olur serdâr olur.
Sadıkâne : Sadık bir şekilde
Ol: O
Ağyar : Düşman
Didâr : Sevgili
Kelimeleri yerlerine koyunca, anlamlı, içinde ince ve edebî mesajlar olan bir metinle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, Paul Valery €œşiir sadece ilk okunduğunda anlaşılandan ibaretse, o bir şiir değildir der. Yavuz Sultan Selim e ait bir şiirin mısralarını aşağıdaki gibi gruplarsak, bu söz dizimini özel kılan hüneri görebiliriz:
Sanma Şahım herkesi sen sâdıkane yâr olur,
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur,
Sâdıkane belki ol âlemde didâr olur,
Yâr olur ağyâr olur didâr olur serdâr olur,
Şiirde birinci mısrada ne yazıyorsa, kırmızı öbekler yukarıdan aşağıya okunduğunda da aynı mısra okunur. Kural diğer mısralar ve renk öbekleri için de geçerlidir. Selimî nin şiirinin yapısını incelersek, söz gruplarının aşağıda yer alan şemayı takip ettiğini görürüz:
a + b + c + d
b + k + x + p
c + x + l + h
d + p + h + q
Türk edebiyatında bu müstesna özelliğe Veznî Âhâr denir.
Söz şâirleri tarafından aruzun müstef’ilâtün / müstef’ilâtün / müstef’ilâtün / müstef’ilâtün kalıbıyla murabba şeklinde yazılan şiirlerin adıdır.
Müstef’ilâtün - - + - - şeklinde, dört kısa, ortalarında bir uzun heceden oluşan kalıptır.
Vezn-i Âhâr 'da her mısra bir müstef’ilâtün kalıbına sığacak şekilde dört kelime veya kelime grubuna ayrılır. Kafiye dizilişi murabba gibidir. Mısra sonundaki kafiyenin haricinde iç uyak da vardır. Gruplar birbirleriyle sistemli bir şekilde kafiyelidirler.
Dörtlüklerdeki mısralar ikinci müstef’ilâtün den başlayarak birbirine zincirleme bağlıdır. Her müstef’ilâtün sütun halinde yukarıdan aşağıya okunduğunda, sütundaki söz grupları ile mısradaki söz grupları aynı olur. Örnek üzerinde inceleyelim:
Ey vasl-ı cennet / kıl câna minnet / vay serv-ı kâmet / cân içre cansın
Kıl câna minnet / vay serv-ı kâmet / cân içre cansın / nev-res fidansın
Vay serv-ı kâmet / cân içre cansın / nev-res fidansın / sûh-ı cihânsın
Cân içre cansın / nev-res fidansın / şûh-ı cihânsın / gözden nihânsın
Tokatlı Nurî
Erzurumlu Emrah ın talebesi 19. yy şairi Tokatlı Nurî nin yukarıdaki şiirinde de göreceğimiz üzere, birinci mısranın 2. 3. ve 4. grubu ikinci mısranın başına taşınıyor. İkinci mısranın 4. grubu birinci mısranın 4. grubu ile kafiye oluşturuyor. Aynı düzen diğer mısralarda da takip ediliyor. Bu dörtlüğün şeması Yavuz €™un şiirinden farklıdır:
a + b + c + d
b + c + d + e
c + d + e + f
d + e + f + g
Tokatlı Nûrî €™den bir başka Vezn-i Âhar örneği:
Üftâden oldum, gül gibi soldum, sor bana n’oldum, cevrinle cânân,
Gül gibi soldum, sor bana n’oldum, cevrinle cânân, oldum perişan,
Sor bana n’oldum, cevrinle cânân, oldum perişan, ey fitne-devrân,
Cevrinle cânân, oldum perişan, ey fitne-devrân, âhîr zamansın.
ALINTI