Vesile | Alaattin Başar

Konu sahibi son olarak 3162 gün önce görüldü
gWDkOO.jpg
“Her musibetin altında Allah’ın nice rahmet cilveleri vardır ki, o musibetin verdiği elemleri, acıları geçmiştir.”

Ebediyet yanında ömür bir an gibi de kalmıyor. Bu kısa hayatta başımıza gelen hastalıklar, belâlar, sıkıntılar ebedî hayatımız hakkında hayırlı oluyorsa, ne gam!

Sonsuza göre yetmiş-seksen yılın ne hükmü var?!..

Bu dünyanın bütün fânî belâları ve sıkıntıları ebedî saadet yanında hiç hükmünde kalmıyor mu?

Ama, insanın nefsi, peşin zevkin tâlibidir; istikbâle nazar etmez. O saha, akıl ve kalbe aittir. Az önce de değindiğimiz gibi, her musibet mutlaka “kahır” değildir.

Nefsimizin hoşuna gitmeyen ve fâni dünyamızı karartan olaylar:

Ya İlâhî bir ikazdır, bizi yanlış yoldan geri çevirir. Veya, günahlarımıza kefarettir; acımızı bu dünyada çektirir, ebedî âleme bırakmaz.

Yahut, insan kalbini geçici dünya hayatından, Allah’a ve âhirete çevirmeye bir vasıtadır.
Öte yandan, musibetler insan için sabır imtihanıdır; bu imtihanı kazanmanın mükâfatı ise çok büyüktür.


Alaattin Başar
 
3q39lp.jpg

Varlık, uykunun kundağındayken ızdırabı abideleştiren o ızdırap ve şefkat şairi;

Azapsız dimağların görecekleri serap,
Ve sancı değil, sancı çekmemek en acısı...


diyerek ızdırabı ruhunda duymayan, ızdırapsız bir hayatın eşiğinde dolaşan günümüzün garip insanına seslenir. Her şeyin gizlendiği gecelerde ruhunu cesedine ezdiren garip insanlara en acının ne olduğundan haber verir. Sancısız, ızdırapsız bir hayat, çölde dolaşıp serap görmek gibi bir şeydir onun için.


Yakup çilehanesine uğramayanlar, ruhunda magmalar yandığı halde hissetmeyenler, gönül Kâbelerine ızdırap tohumları serpmeyenlerin onu anlamaları çok zordur.


Adı göklerde Yüce Yaratıcıyla yan yana yazılı olan Nebiler Serverinin, ezelde bestelenen, Mekke’nin dikenli yollarında boy atan, ve Medine’nin burçlarında taşınan ızdırabını taşır bugünlere.


O ızdırap ki, Nebiler serveriyle başlamış, Hz. Ebu Bekir’le, Hz. Ömer’le, Hz. Osman’la, Hz. Ali’yle gelişip boy atmış, sahabenin dil altlarında saklanmış ve çağları aşan kutlu beyanlarla bezenerek bugünlere gelmiştir.

Ve bugünün ızdırap insanının gönlünde bayraklaşmıştır. Yine onun gönlünden taşınacaktır gelecek nesillere.


Ey Izdırap anladım ki her şey seninle
Sen Hakk’a giden yollarda vuslata vesile.


Alıntı
 
Geri