" вeʟκi .. вiʀgüη вiʀ -iнтiмαʟ- ..!

Konu sahibi son olarak 269 gün önce görüldü



Anlarım;

Sevgini Gösteremezsin İlgini Hissettirmessin...

Aramazsın Sormazsın Merak Etmez Boşverirsin...

Yazdıklarımdan Dinlediklerimden Haberin Olmaz...

Yaşadıklarımı Hasretinin Esaretini Bilmezsin...

Hepsini ANLARIM...

Sevdamın Hakkını Verenin Omzunda Başımı Görürsen...

O Zaman da Sen ANLARSIN..



ӇЄԼЄƝ ..






 
Son düzenleme:

Şimdi susma vakti

Ve demir parmakların arasından görebildiğimiz

Gökyüzüne bakıp bakıp bu sevdayı "ayrılığa" gömmeliyiz

Gömmeliyiz çünkü biz iki yakası kavuşmayacak iki uçurumuz

Çünkü biz aşkı ''öldürmekten'' suçluyuz.!



ӇЄԼЄƝ ..






 

Sen ki; yahu çok güzelsin.

Nasıl izah etmeli bunu anlaşılır bir dille.

Mesela gözlerinde bir şey var açıklayamıyorum onu.

..Sanki aynı kareye sığdırılmış topyekûn yeryüzü ve gökyüzü..



ӇЄԼЄƝ ..










 
Bazen öyle karışıktır ki hersey anlamını yitirirsin ..

Ne istedim neler kaybettim dersin..

Bazen hayal kurarsın, yaşamak istediqin şekilde ama beceremezsin ..

Gemileri kaqıttan yapar,hayallerinin batışını izlersin ..

Hatta bazen bir bakmıssın,hayatın en acımasız sahnesindesin..

Hayat bu olsa qerek dostum..

O yüzden salla dünyayı uykusu qelsin ..

 
Bir tek düşüm bile kalmamışken sana dair

Bir beddua bile etmezsin

D e ğ m e z s i n...

 
Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen donebilirsin ne de ben kapıyı açabilirim sana..
 
Nelerin hayalini kurdum neleri yasadım anladım ki hayaller sadece kurulması için yasanması için deqil hayat az daha zorla bakalım yanlısı benmi yapıcam senmi qörelim ...
 
"Susmak" iyidir çoğu zaman lafını koyamamak değil sabır edip "Susmak"

konuşmaktan iyidir ''Susmak''

yalnlızlık gibi ağlamak gibi düşünmek gibi insanı yenileyen şeylerdir

bazen kavuşmaktır sevdiğine bazende uzaklaşmaktır "Susmak"

bir geri adımsa bin adım olur sabırla işlenen "Susmak"

korkaklık gibi görünebilir ..

ama kimsenin yapamayacağı kadar yürek ister "Susmak"...



ӇЄԼЄƝ ..

 
beni güzel hatırla!

çünkü; sevdim seni ben, her şeyini...

sana sırdaş oldum, dost oldum,

koynumda ağladın.

yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,

beni üzdün, kınamadım.

alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...



şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum

beni güzel hatırla.

gidiyorum...



ӇЄԼЄƝ ..

 
Bazen öyle diplomalı insanlar görüyorum ki,

İçimden; Bu kadar cehalet,

Ancak eğitimle mümkündür, diyesim geliyor...;)


 
Parça parça inşa edilir cehennem

tuğla üstüne tuğla döşenir etrafına.

sürekli bir işlemdir bu,

hızlı değil.

Kendi yangınımızı başlatır,

başkalarını suçlarız.

Cehennem, cehennemdir ama.



ӇЄԼЄƝ ..

 
- O bana hoşlandığı kızı anlattı..

Bende sevdiğim çocuğu dinledim...

Adalet işte...

 
Hayatımın enine çizgisi, boyuna yazgısı yaptım bazen sevdiklerimi...

Enlem ve boylamlarım onlarla doluyken, kaybettim ömrümün ekvator çizgisini...

Ne kuzeyim kuzey, ne güneyim güney artık...

Alt üst oldu bütün gezegenlerle aramdaki uzaklık, saat farklarım bundan, sen beni severken benim seni geç farketmem, aramızdaki zaman farkından...


 
Dünyanın bütün geceleri biter, sabah olur, ama sana en çok ihtiyaç duyduğum anlarda sabah olmaz bana...

Herkes uyanır güne ama bende nedense uykudan eser kalmaz.

Sabahı eder gözlerim...

Ruh ayakta beden bitkin, nereye kadar sürer daha bilinmez ama, sensizlik içimden hayata karşı büyüyen en büyük kin..

 


Öyle Özledim ki Seni



Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere,

Duymadan o güzel sesini, uyku girmiyor işte bu yorgun gözlerime.

Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor, acaba aradı mı? Diye.

Ama her defasında senin dışında onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan.



Öyle özledim ki, sesinin sesimdeki yankısını!

Çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı…

Beni sevme şeklini öyle özledim ki…



Bu lanet dünyada her geçen gün soğuyor insan hayattan, yaşamaktan.

Çünkü hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor maalesef.

Dünyanın adil olmasını bekliyoruz, hani hiç değilse bize zarar vermemesini, huzurlu olmayı…

Ama sanırım sabır taşı misali, bizi tam ortamızdan çatlatmaya niyetli.



Öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden durduk yerde yaş gelmesini…

Neden ağlıyorsun derdin, deli misin sen?

Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen,

Sen olsaydın benim yerimde,

mendil dayanmazdı gözyaşlarını silmene herhalde.



Öyle özledim ki seni aradığımda sesindeki neşeyi…

Kuşum derdin, özledin mi beni derdin.

Bende belki tam anlatamam sana olan hasretimi diye

Nasıl özlediğimi, seni nasıl sevdiğimi ispatlayayım diye hep yemin ederdim.



Güzel gözlüm, öyle özledim ki seni…

Yüreğim bir mecal kaldı şimdi.

Her gece yatağıma geçip çalmasını bekliyorum lanet telefonumun.

Her gece yalvarıyorum Allah ıma, bir an önce geçsin bu dertler bu sıkıntılar diye…

Ve her gece uykuyu haram ediyorum gözlerime.



A kadınım, öyle özledim ki seni…

Tıraş bile olmuyorum eskisi gibi.

Batıyor sakalların git kes öyle öp beni derdin.

Öptürmezdin gül yanaklarını sinek kaydı olmadan yüzüm.

Ama geri döndüğümde de kokumu içine çekerek öyle bir öperdin ki beni, hep öyle kalalım isterdim.



Sevdiğim, öyle özledim ki seni…

Sesini, nefesini, bana doğru kurduğun cümlelerin her bir kelimesini…

Şimdi bekliyorken senden gelecek tek bir seslenişi, nasıl zor bir bilsen,



Nefes alıp verdiğimde hasret ciğerlerime yakıyor, özlem saçlarımdan tutup çekiştiriyor.

Sensin onun dermanı diyor içimdeki ses her gece.

Canımın taa içi, öyle özledim ki seni…



Her derdini alırdım üstüme, sen üzülme sen yorulma sen düşünme isterdim, ben bakarım çaresine…

Yeter ki gülsün yüzün derdim, ben meydan okurum senin için bu alemin cümlesine…



Kurban olduğum, aşkların en güzeli, bir tanem, gül bakışlım, kalbimin birincisi…

Öyle özledim ki seni, sesini, nefesini…

Haydi geri dön artık ta, mutluluktan kes şu nefesimi…



Ömer KÖROĞLU




 
Son düzenleme:

Anladım



Bunca zaman bana anlatmaya çalıstığını,

kendimi bulduğumda anladım.



Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..



Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek degil..

Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.



Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,

Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..



Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

Neden hiç ağlamadığını anladım..



Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..



Bir insanı herhangi biri kırabilir,

Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..



Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,

Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..



Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..



”Sana ihtiyacim var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,

Sana ”git” dediğimde anladım..



Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..



Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,

Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..



Özür dilemek değil, ”affet beni”

Diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..



Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..



Ölürcesine isteyen,beklemez,

Sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,

Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..



Sevgi emekmis,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar,

Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…



Can YÜCEL




 
lO8UG.jpg




Aralıkta Yağmur Yağdığında



Sana sımsıkı sarılmak istiyordum…

Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek…

Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim…

"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile… "

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte!

Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek…

Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Yine senden habersiz…

Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim.

Belki de kendimden bile habersiz…

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim.

Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen…

Öyle ya; Sen bir taneydin;

Eşin benzerin yoktu yeryüzünde,

Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen bir tanem din!

Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel’din…

Aşk Özel’di….

"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye…

Önce aldırmadım seninle güzelleşen her şeye…

Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi…

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın…

Ve ben her seferinde en baştan başladım…

Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok…

Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum…

Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip, gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum…

Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen…

Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;

Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu….

Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım…

Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek, yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak, sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!

Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum…

Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.

Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi…

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç bahsetmeseydim

Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!

Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.

Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum…

Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ne zaman Aralık’ta bir yağmur yağsa, ben geceler’de ıslanıyor olacağım,

Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım,

Ne zaman bir havuz görsem, kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim… Başaramadım…

Ben Kaybettim…

Sen Kazandın!

Artık sesimi duymayacaksın…

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum….

Gelmedin!

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum…

Ben artık gidiyorum..

Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile…

Ve Lütfen, Aralık’ta yağmur yağdığında sakın İstiklale gelme.





Mehmet COŞKUNDENİZ

 
n2q7C.jpg






Ben Seni Kocaman Bir Yürekle Sevdim



Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.

Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten.

Sen, benim en değerli yerimde,

yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın

Şimdi Oradasın ve Hepte Orada Kalacaksın.

Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek,

ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni.

Herhangi bir konuk değildin artık.

Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama.

Artık o yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya…

Ben dört mevsim baharı yaşıyorum seninle.

Çiçek çiçek açıyorsun yüreğimde.

Gökkuşağı zayıf kalıyor, senin renklerin karşısında.

Taze bir yaparak gibi yeşilsin. Açelyasın pembeliğinle.

Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı gülümsün.

Kırmızısın, ateşlerin kraliçesi, tende yanan alev gibi

Ve tabi ki sonsuzluk kadar masmavi…

En çok bu renklerle anmayı seviyorum seni.

Denize tutkuluyum;

denizi sensiz, seni denizsiz düşünemiyorum.

Seni severken dünyayı da seviyorum ben,

Hatta insanları da…

Kendime bile dar gelirken,

içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiyim artık.

En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile,

seni düşünmek yetiyor bana.

İçimdeki sevinç yüzüme yansıyor, gülüyorum.

Beni böylesine güldüren senin sevgin

ve ben hasrete rağmen, içten gülüşün ne demek olduğunu,

nasıl güzel bir şey olduğunu anlıyorum seninle.

Her şeye rağmen seviyorum seni.

Güçlüyüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yok seninle

Senin için Bizim için

Koca bir kente, koca bir ülkeye bile kafa tutabilirim.

Sana Dokunduğumu hayal ettiğim de bile,

patlama hazır bir volkan gibiyim.

Menzil sensin

ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirim.

Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritip, kül edebilirim.

Sana ulaştığımda ise bir Ceylinin su içmesi gibi kanacağın

Ve sadece senin girebileceğin

Masmavi gözlerin gibi sakin bir göle dönüşeceğim, biliyorum.

Sadece Sevmiyorum sana hayranım da…

Her halin öylesine deli çekiyor ki beni.

Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını,

saflığını, tatlı kurnazlığını,

çocukluğunu, olgunluğunu seviyorum.

Sesini de seviyorum suskunluğunu da.

Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını seviyorum.

Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamıyorum.

Sığmıyorsun cümlelere

ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olamıyor.

Seni severken yorulmuyorum. Çünkü sen yaşam kaynağımsın.

Her gün yeniliyorsun beni. Seninle çoğalıp, büyüyorum.

Eksik kalan neyim varsa sen tamamlıyorsun.

Ben Sen Gelmeden Ölmeyeceğim

Ölmeyeceğim

Yüreği Yüreğimde

Dokunulmamış Teni ile Tenimde Helalim

Çünkü sen ölmezliğin ta kendisisin.



Gel Hadi Bekliyorum,

Ötesi Yok İşte..

Seni Çok Seviyorum.



Mehmet COŞKUNDENİZ



 
gitme11tn5_1_.jpg




Ayrılığın İlanı



Gidiyor musun diye sorma bana.

Gönderen sensin.

Ne terk etmeyi istedim seni,

Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.

Senin kadar öfkeliyim ben de.

Senin kadar endişeli…

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana

Ama inandıramadım seni.

Sen, sorgularken beni kafanda

Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.

Bir tek sözün bağlardı beni sana,

Oysa sen hep susmanın koynunda.



Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,

Teslim alır bedenleri de.

Sütten çıkmış ak kaşık değildim

Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.

O dünya ki bazen minicik bir odada

Bazen kentin ortasında şekillendi.

Nasıl da güzeldi…

Zaten varsın diye her şey güzeldi ama

Sen buna inanmadın. Ah bu sorular…



Yaşamak varken sevdayı delice,

Niye boğarız sorularla?

Nasıl ikna edebilirdim seni?

Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.

Ben, seninleyim dedikçe

Sen, hayır dedin.

Zaten az konuşan sen

Olumsuz ne kadar sözcük varsa

Bulup çıkardın ortaya.

Bense hiç bir şey diyemedim.



Ne kadar zarar vermişim sana meğer.

Nasıl değiştirmişim seni.

Oysa hiç böyle düşünmemiştim.

Kimseye zarar vermek istemem ben.

Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.

Ama öyle oldu işte.

Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.



Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.

Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.

Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.

Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.

Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.



Biliyor musun bir tanem!

Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.

Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.

Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri

yalancı yüzlerde ararım.

Seni de götürürüm yüreğimde.

Her zaman yokluğunu taşırım.



Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.

Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.

Ne yazık ki, kalamadın bana.

Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.

Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.



Mehmet COŞKUNDENİZ




 
tumblr_lmycfzVxTW1qezjdpo1_500.gif



Tesadüfen çarpışacağız bir yerde belki de. Sonra sen elimden düşenleri toplamama yardım edeceksin; aynı filmlerde ki gibi. Ben ise bir bakışına bin anlam yükleyeceğim.
 
Geri