Veda Buseleri

Konu sahibi son olarak 4517 gün önce görüldü
Üzerine
Gün doğmamış düşler,
Sayıkladığında kırık rüzgar baladlarını
Kaç aşk boyudur zaman
Bilir misin?


Sessizliğime saklanıp
Dolaşırken kuytularımda
Hayat yalınayak bir öpücük,
Baharsa düşmekte saçlarından.

Kahküllerinde damıttığım gözyaşlarım
Ruhunda imbiklenişler ,
Hayallerimi yatırışlarım!!!
Sonrası bir dala tutunma arzusuyla
Goncalarında jale olmak.

O gecenin sabahında
Sen daha gözlerini açmadan,
Süren rüyalarının bir yerinden
Sokuluvereceğim irem bahçelerine.


Biliyorsun ki
Dünden kalan ve de yarına ait
Her şeyi yaktım gözlerinde...

Şimdi senle sarılıp sımsıkı
Poz vereceğiz güneşe ve
Ölümsüz kılmak için zamanı
Tâb olacağız gökyüzüne.

Odanın bir yerlerinde unutulmuş
Bir zamanların şaşaalı Müzik Dolabından
Bir kırkbeşlik sarıverecek sevdayı.
Ardından
Sana yazdığım o şarkının
La minör çırpınışları aksedecek
Şöminenin alaz senkronlarında.

“Gözlerine uygun renk bulamadım
Hangisi olsa içim yanıyor
Tenine uygun çiçek bulamadım
Hepsi kokusunu senden alıyor…”

Bittiğinde Şarkımız ;
Uzanıp söyleyen dudaklara,
Kaydedeceğim Veda buselerini
Sevda demirbaşlarına...
 
VEDA BUSELERİ
Sen ölüm meleğim
Kanamalı yürek çarpıntılarım
Alışıp da bırakamadığım zehirim gibisin
Çaresiz kaldım firari elvedalara
Şimdi tenine susuyorum
Sana soluyorum.
Bir çöküntünün VEDA BUSELERİ bunlar
Kayıp anların bedelini öderken söylendiler
İstemsiz hareketlerim boşlukta.
Buğulu bir pencereden izliyorum
Gönül kafesimdeki sökükleri.
Avucumdan kayıp giden yaşamlar var
Unuttum dediğim senlikler darmadağın.
Son kurşunum gözlerinde saklı
Hadi durma
Vur beni
Sinemden içeri gir de
Sende öleyim
 
Geri