folie a deux
Bronz Üye
-
- Katılım
- Mayıs 3, 2019
-
- Mesajlar
- 2,602
-
- Tepkime puanı
- 1,695
-
- Puanları
- 349
yürüyoruz
omuzlarımızda yabancı bir bulut
tepemizde yağmur ellerimizde gazete
adettendir aşka düşen şemsiye kullanmaz
ıslanıyoruz sevgilim
ama dudaklarımız efkarlı şarkıların kuruluğunda
sesimiz mahalleyi ayağa kaldırır
camı tırmalar kediler gibi elleri
bakışları yüzümüze küfür eder
bir düğün evi gibiyim
gece olunca mutluluktan düşük geçireceğim.
ışıksız karmaşık bir sokakta
peşinden koşuyorum delice
sanki yağmur azgın bir çamur
sanki köşeyi dönersem batacağım
lütfen kaçma
ayaklarım yalın
ellerim titrek
kalbim ateşli
sokağın başında tasmasız köpek
ağzındaki salyalar ölüme davet ederken
korkan ben, içimde titreyen sen
ah köle gibiyim
beni kime sattın?
ah kaçamıyorum
gömleğimi sen mi çaldın?
ah bağıramıyorum
sesimi içine mi attın?
vaveylâ
ah vaveylâ
çılgın kadın bana ne yaptın
bütün utanç vaziyet ve şefkatine muhtaç yüzümle
koşarken ardından
a canım
eteklerinden düşen damlaların içinde kaynıyorum
ölüm hiç bu kadar esrarengiz olmamıştı
düşün kaçıyorum kaç saattir ondan
ve yine kovalıyorum seni zamanın durduğu bir dünyada
hiçliğin ortasında, bir tek senin bildiğin bir coğrafyada
haritaların kendinden dışlayıp, unutulmuş bir ülkeyim.
sevgilim.
o yalan aşk müteahhitlerinin ellerinde
bilmediğim tenlerin pençesindeyim
bu ihanet sana değil
bu gidişler benim değil
vaveylâ
vaveylâ
kör kadın beni nasıl yandırdın
içimde bir şelale var.
tutamağımda, yorulduğumda
bırakmak zorunda kaldığımda
kimin üzerine fışkırıp
ıslatacağımı, kanatacağımı bilemem.
vaveylâ
vaveylâ
düzenbaz kadın beni nasıl harcadın
yağmur durmadan
dudaklarım törpülenmeden
ellerim daha fazla yanmadan
sokaktaki yokoluş dansına katılmadan
vaveylâ
vaveylâ
bul beni adi kadın.
ilhamlar:
Slyvia Plath - Babacım
Özlem Tekin - Leyla’ya silinecek şiirler.
rüzgâr.
omuzlarımızda yabancı bir bulut
tepemizde yağmur ellerimizde gazete
adettendir aşka düşen şemsiye kullanmaz
ıslanıyoruz sevgilim
ama dudaklarımız efkarlı şarkıların kuruluğunda
sesimiz mahalleyi ayağa kaldırır
camı tırmalar kediler gibi elleri
bakışları yüzümüze küfür eder
bir düğün evi gibiyim
gece olunca mutluluktan düşük geçireceğim.
ışıksız karmaşık bir sokakta
peşinden koşuyorum delice
sanki yağmur azgın bir çamur
sanki köşeyi dönersem batacağım
lütfen kaçma
ayaklarım yalın
ellerim titrek
kalbim ateşli
sokağın başında tasmasız köpek
ağzındaki salyalar ölüme davet ederken
korkan ben, içimde titreyen sen
ah köle gibiyim
beni kime sattın?
ah kaçamıyorum
gömleğimi sen mi çaldın?
ah bağıramıyorum
sesimi içine mi attın?
vaveylâ
ah vaveylâ
çılgın kadın bana ne yaptın
bütün utanç vaziyet ve şefkatine muhtaç yüzümle
koşarken ardından
a canım
eteklerinden düşen damlaların içinde kaynıyorum
ölüm hiç bu kadar esrarengiz olmamıştı
düşün kaçıyorum kaç saattir ondan
ve yine kovalıyorum seni zamanın durduğu bir dünyada
hiçliğin ortasında, bir tek senin bildiğin bir coğrafyada
haritaların kendinden dışlayıp, unutulmuş bir ülkeyim.
sevgilim.
o yalan aşk müteahhitlerinin ellerinde
bilmediğim tenlerin pençesindeyim
bu ihanet sana değil
bu gidişler benim değil
vaveylâ
vaveylâ
kör kadın beni nasıl yandırdın
içimde bir şelale var.
tutamağımda, yorulduğumda
bırakmak zorunda kaldığımda
kimin üzerine fışkırıp
ıslatacağımı, kanatacağımı bilemem.
vaveylâ
vaveylâ
düzenbaz kadın beni nasıl harcadın
yağmur durmadan
dudaklarım törpülenmeden
ellerim daha fazla yanmadan
sokaktaki yokoluş dansına katılmadan
vaveylâ
vaveylâ
bul beni adi kadın.
ilhamlar:
Slyvia Plath - Babacım
Özlem Tekin - Leyla’ya silinecek şiirler.
rüzgâr.
Son düzenleme: