Vatan Sana Canım Feda (Tüm Şehit haberleri ve olaylar burda)

Konu sahibi son olarak 2633 gün önce görüldü
Şırnak şehitleri toprağa veriliyor

uluderedeki_kaza_9_evi_aciya_bogdu13455698880_h916857.jpg


Şırnak'ta hayatını kaybeden şehitlerin cenazeleri, memleketlerinde toprağa veriliyor.

Şırnak'ın Uludere ilçesinde askerleri taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu şehit olan 9 asker, Diyarbakır'dan askeri uçaklarla memleketlerine gönderildi.

Uludere ilçesi Betonpınar üs bölgesinden Gülyazı köyüne gitmekte olan askerleri taşıyan minibüsün, Gülyazı köyü yakınlarında şarampole devrilmesi sonucu şehit olan 9 askerin cenazelerinin, askeri uçaklarla Diyarbakır Havaalanı'ndan memleketlerine gönderildiği öğrenildi.,

Diyarbakır Asker Hastanesi'nde bu sabah şehitler için yapılacağı belirtilen tören de yapılmadı.

Şırnak'ın Uludere ilçesinde dün, minibüsün devrilmesi sonucu 9 asker ile 1 köy korucusu şehit olmuş 4 asker de yaralanmıştı.

Jandarma Uzman Çavuş Ali Doğan

Sabah saatlerinde Ankara’dan Çorum’a otobüslerle gelen şehit babası Arap Doğan ve annesi Gökşen Doğan, Bahabey Caddesi üzerinde bulunan bir yakınlarının evinin önünde taziyeleri kabul etti. Şehit babasının ayakta durmakta güçlük çektiği gözlenirken anne Gökşen Doğan’ın feryatları yürekleri dağladı.

“Ali’im, Ali’m, Ali’m” diye evladının arkasından gözyaşı döken anne Gökşen Doğan, “Ali’m Hatay’a gidiyordum da elimden tutup getiriyordun. Niye elimden tutmuyorsun Ali’m. 10 kere telefon ediyordun. Niye telefon etmedin Ali'm. Niye elimi tutmadın Ali'm. Şırnak’a taşınalı iki ay olduydu. Daha ilk görevindi Ali'm. Yaktın beni Ali’m. Ben oraya gelmek istedim. Niye beni götürmedin Ali’m” dedi.



Uzman Çavuş Selahattin Recep Güç

Diyarbakır'dan askeri uçakla Hatay Havaalanı'na getirilen Uzman Çavuş Selahattin Recep Güç'ün cenazesi, buradan, Reyhanlı'daki baba evine götürüldü.

Yakınlarından helallik alınmasının ardından şehit Güç'ün Türk bayrağına sarılı tabutu, Çifte Minareli Mehmet Ekmen Camisi'ne getirildi.

Buradaki törene katılan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, baba Yusuf Güç'e başsağlığı dileğinde bulundu.

Şehit Güç'ün 2 ay önce evlendiği eşi Melisa Güç törende ''Doyamadım sana'' diyerek gözyaşlarına boğuldu. Şehidin annesi Jale Güç, tören alanındaki askerlerin yüzünü okşayarak, ''Allah'ım sizi korusun, esirgesin. Siz de benim evladımsınız'' diye ağladı.

Kardeşi Mustafa Güç'ün iki yıl önce elektrik akımına kapılması sonucu hayatını kaybettiğini belirten şehidin ablası Fatma, ''Selahattin'im de gitti. Ben buna nasıl dayanacağım'' dedi.

Şehit Uzman Çavuş Güç'ün cenazesi, İl Müftüsü Mustafa Sinanoğlu'nun öğle namazını müteakip kıldırdığı cenaze namazının ardından Bayır Şehitliği'nde toprağa verildi.

Jandarma Uzman Çavuş Gökhan Dokur

Diyarbakır'dan askeri uçakla eşinin memleketi Hatay Havaalanı'na getirilen Jandarma Uzman Çavuş Gökhan Dokur'un cenazesi buradan İskenderun ilçesi Dumlupınar Mahallesinde eşi Hülya Dokur'un ailesinin oturduğu evine götürüldü.

Dokor'un cenazesi, yakınlarından helallik alınmasının ardından Kaptan Mehmet Paşa Camisi'ne getirildi.

Cenaze töreninde şehidin eşi Hülya Dokur, akan kanların durmasını ve artık ocakların sönmemesini isterken, babası Fahri Dokur ise ''Vatan sağolsun'' dedi.

Şehidin 6 aylık oğlu Poyraz, eniştesi Ali Ilgın'ın kucağında şehit babasının resmine dokunarak uzun uzun bakması herkesi duygulandırdı. Tören sırasında vatandaşlar, ''Şehitler ölmez vatan bölünmez'' şeklinde terör örgütü aleyhine sloganlar attı.

Şehidin naaşı, eşinin isteği üzerine İskenderun'a bağlı Karaağaç Beledesi'nde bulunan Şehitlikte toprağa verildi.

Jandarma Uzman Çavuş Aziz Orman

Nevşehir Tuzköy Havaalanı'ndan alınan Jandarma Uzman Çavuş Aziz Orman'ın cenazesi Ürgüp Belediyesi'ne ait cenaze aracıyla Yelek beldesindeki baba ocağına getirildi. Burada yapılan duanın ardından cenaze, askerler tarafından Yeşil Yelek Camisi'ne götürüldü. Burada özgeçmişinin okunduğu sırada şehidin eşi Şenay, annesi Dönüş, babası Hacı Orman ve kardeşleri tabuta sarılarak göz yaşı döktü.

Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra şehidin cenazesi Yelek Mezarlığı'nda toprağa verildi. Askerlerin saygı atışının ardından Vali Çakacak, şehidin tabutuna sarılan bayrağı ve künyesini babası Hacı Orman'a teslim etti.

Jandarma Uzman Çavuş Altan Ceyhan

Şırnak'ın Uludere ilçesinde askerleri taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Altan Ceyhan, memleketi Sinanpaşa ilçesinde toprağa verildi.

Diyarbakır'dan askeri uçakla Afyonkarahisar Hava Meydan Komutanlığı Havaalanı'na getirilen şehit Ceyhan'ın cenazesi, buradan, baba evine götürüldü.

Şehidin annesi ve eşi Hatice Ceylan başta olmak üzere yakınları gözyaşı döktü. Şehidin 9 aylık aylık oğlu Kemal de vedalaşması için tabutun yanına getirildi.Şehit Uzman Çavuş Ceyhan'ın cenazesi öğle namazına müteakip kılınan namazının ardından Sinanpaşa Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze namazının ardından yakınları şehidin tabutuna sarılarak gözyaşı döktü.

Jandarma Komando Uzman Onbaşı Atakan Çiller

Şırnak'ın Uludere ilçesinde askerleri taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu şehit olan Jandarma Komando Uzman Onbaşı Atakan Çiller (24), Düziçi ilçesinde toprağa verildi.

Şırnak'tan askeri uçakla Adana Havalimanı'na getirilen şehidin cenazesi, karayoluyla Cumhuriyet Mahallesi'ndeki baba evine getirildi.

Burada helallik alınması ve duaların okunmasının ardından şehit Uzman Onbaşı Çiller'in Türk Bayrağı'na sarılı tabutu, Düziçi İrfanlı Camisi'ne getirildi.

Osmaniye İl Müftü Vekili Halit Avcı'nın, şehitliğin önemini vurgulayan konuşmasının ardından şehit Çiller'in cenazesi, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından, Çemiçi Mezarlığı'nda toprağa verildi.
 
Şehit askerden göz yaşartan istek!

10_sehitli_kazada_goz_yasartan_istek13456214280_h916959.jpg


Şırnak Uludere'de askerleri taşıyan araç uçuruma yuvarlandı. 9 Mehmetçik ile 1 korucu şehit oldu. Bir askerin ise yardıma gelenlerden isteği göz yaşarttı...

Türkiye, önceki akşam Gaziantep'te meydana gelen terör saldırısıyla sarsılırken, dün acı bir haber de Şırnak 'tan geldi. Uludere'de askerleri taşıyan minibüsün virajı alamayarak uçuruma yuvarlanması sonucu 9 asker ve 1 korucuşehit oldu, 9 asker de yaralandı. Olay yeri can pazarına dönerken, ilçe halkı askerlere yardım için seferber oldu.

Geçtiğimiz yıl savaş uçakları tarafından yanlışlıkla vurulan 34 köylünün yakınları Mehmetçik'i kurtarmak için büyük çaba gösterdi. Yaralıları sivil araçlarla hastaneye ulaştıran köylüler, bazılarının da son isteklerini yerine getirdi.

Bu sırada yürek dağlayan hadiseler yaşandı. Bir asker, yanına gelenlere, 'Geçen yıl annemi kaybettim, ona kavuşacağım. Beni bir teyzenin yanına götürün' dedi. Bunun üzerine süt sağmaya giden ve 'Berivan' diye anılan Emine Ürek'ten yardım istendi. Asker, Uludere'deki bombalama sırasında oğlunu kaybeden Ürek'in dizine başını koyduktan sonra hayatını kaybetti. Herkes gözyaşlarına boğuldu.

Evli olduğu öğrenilen bir diğer askerin ise sürekli telefonu çalıyordu. Yaralıyı hastaneye götüren köylüler, 'annem' ve 'babam' adıyla kayıtlı numaraya bir türlü cevap veremedi. 'Komutanım' adıyla kayıtlı numara aradığında ise telefonu açtılar ve askeri Uludere'ye yetiştirdiklerini söylediler. Ancak yaralı Mehmetçik tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Alınan bilgilere göre Şırnak'taki üzücü hadise, Uludere'yi ziyaret edecek olan BDP Van Milletvekili Aysel Tuğluk ile BDP Mardin Milletvekili Ahmet Türk için görevlendirilen askerlerin nöbet değişimi sırasında yaşandı. Gülyazı ve Ortasu köylerinin bulunduğu üs bölgesinde bir haftadır nöbet tutan 17 asker ile bir korucu görev değişimi için birliğine dönerken kaza geçirdi. Askerleri taşıyan minibüs virajı alamayarak uçuruma yuvarlandı. Takla attıktan sonra ters yatan minibüsün altında kalan Mehmetçiğin imdadına ise geçen yıl savaş uçakları tarafından yanlışlıkla vurulan 34 köylünün yakınları koştu. Askerleri köydeki sivil araçlarla hastaneye ulaştırmaya çalıştılar. Yaralılar ilk olarak köyün üst tarafında bulunan Gülyazı Sınır Tugayı'na taşındı, buradan da Şırnak Asker Hastanesi'ne sevk edildi.

Bu arada şehit olan 9 asker ve 1 geçici köy korucusu için Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'nda tören düzenlendi. Törenin ardından şehit uzman jandarma çavuşlar Süleyman Topal, Aziz Orman, Selahattin Recep Güç, Gökhan Dokur, Altan Ceyhan, Ali Doğan, Murat Ustaoğlu, Osman Çelik ile Jandarma Uzman Onbaşı Atakan Çiller'in cenazeleri helikopterle Diyarbakır'a, geçici köy korucusu Mehdi Tosun'un cenazesi ise Uludere ilçesi Gülyazı köyüne gönderildi.
 
sehit_yuzbasi_son_yolculuguna_ugurlandi13462411560_h919158.jpg


Dağlıca bölgesinde helikopter kazasından yaralı kurtulan ve tedavi gördüğü GATA'da hayatını kaybeden Yüzbaşı Barış Kırıcı toprağa verildi.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesinde helikopter kazasından yaralı kurtulan ve tedavi gördüğü GATA'da hayatını kaybeden Yüzbaşı Barış Kırıcı son yolculuğuna uğurlandı.
Kırıcı için Kocatepe Camisi'nde öğle namazının ardından cenaze töreni düzenlendi.
Törene şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Murat Bilgel, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Erten, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkan Yardımcıları Adnan Keskin ve Faik Öztrak ile öteki ilgililer katıldı.
Cenaze namazının ardından Şehit Kırıcı'nın cenazesi top arabasına konuldu. Kırıcı, Cebeci Şehitliği'nde toprağa verildi.
Dağlıca'da 22 Temmuz'da S-70 Skorsky tipi helikopter, inişe geçtiği sırada düşmüş ve kaza sonucu 5 asker şehit olurken, 8 asker de yaralanmıştı.
 
Şehitlerimizin kimlik ve memleketleri belli oldu

sehit_astsubayin_baba_ocagina_ates_dustu13438206030_h909733.jpg


PKK'lılar dün gece 22.00 sıralarında Beştüşşebap ilçe merkezine 4 ayrı noktadan uzun namlulu silahlarla saldırdı. Çıkan çatışmada 20 terörist öldürülürken, 10 güvenlik görevlisi şehit oldu, 7 güvenlik görevlisi de yaralandı.

Beytüşşebap'ta dün gece çıkan çatışmada şehit olan piyade üsteğmen Sami Çifci, piyade asteğmen Burak Erdi, ulaştırma uzman çavuş Ahmet Bozkurt, piyade uzman çavuş Erdoğan Sönmez, piyade çavuş Ramazan Emre Ala, piyade onbaşı Süleyman Güleç, ile piyade erler, Serdar Küpeli, Osman Yıldız, Uğur Sağdıç ve Emrah Karataban için bugün Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen komutanlığında cenaze töreni düzenlendi.
Cenaze Törenine Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Ali Doğan İnce ile Kamu kurum ve kuruluş müdürleri, askeri erkan ve çok sayıda vatandaş katıldı.
AFYON-ÜSTEĞMEN SAMİ ÇİFTÇİ
Üsteğmen Sami Çiftçi'nin Afyonkarahisar'daki evinde yas var. Aslen Elazığlı olan ancak yıllardan bu yana Afyonkarahisar'da oturan Çiftçi ailesine acı haber, saat 07.30'da askeri personel tarafından sağlık ekipleri eşliğinde verildi. Acı haberi alan şehit babası emekli başkomiser Mehmet Çiftçi ile annesi Hanım Çiftçi ile eşi Ayşe Çiftçi sinir krizleri geçirdi. Fenalaşan aile fertlerine sağlık ekipleri müdahale etti.

Çiftçi ailesinin evine büyük bir Türk Bayrağı asılırken, komşuları da bayrak asarak acıya ortak oldu.
GAZİANTEP- UZMAN ÇAVUŞ AHMET KURT
Beytüşşebap'ta şehit olan askerlerden Uzman Çavuş Ahmet Kurt'un Gaziantep'teki baba ocağına ateş düştü.
Sabah saatlerinde şehidin acı haberini getiren iki subay Aktoprakta akrabalarında bulunan şehidin annesinin yanına gitti. Burada acı haberi alan aile subaylarla birlikte şehidin özgürlük mahallesindeki baba ocağına geldi. Acı haberi alan anne Rabia Kurt ve çocukları gözyaşlarına boğuldu. Şehidin bir türlü sakinleşemeyen kardeşlerinin feryadı yürek burktu. Bu sırada şehidin evinde hazır bekleyen sağlık ekipleri anne ve çocuklarına ilk müdahaleyi sokakta yaptı. Fenalık geçiren anne ve çocukları güçlükle eve alındı. Bu sırada şehidin il dışında olan babası Ali Kurt’a acı haberin verildiği ve Gaziantep’ dönmek için yola çıktığı öğrenildi.
İSTANBUL-ER OSMAN YILDIZ
Şehit olan er Osman Yıldız'ın Bahçelievler'deki evine ateş düştü.
İstanbul Merkez Komutanlığı'nda görevli bir albay, sabah saatlerinde şehit Osman Yıldız'ın Bahçelievler Soğanlı Mahallesi Yıldırım Sokak'ta bulunan evine gidere acı haberi verdi. Şehit haberi sonrası Osman Yıldız'ın evine Türk bayrağı asıldı. Balkonda gözyaşı döken şehidin babasını askerler teselli etti. Aile fertlerinin fenalaşma ihtimaline karşı kapıda ambulanslar da hazır bekletildi.
EDİRNE- PİYADE ER EMRAH KARATABAN
Piyade Er Emrah Karataban’ın Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Kumdere köyünden olduğu öğrenildi. Şırnak'ın Beytüşşebap ilçe merkezinde saat 22.00 sıralarında polis ve askeri noktaları hedef alan teröristler, uzun namlulu silahlarla saldırı düzenledi. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesiyle ilçede çatışma yaşandı. Yaşanan çatışmada şehit olan 9 askerden Piyade Er Emrah Karataban’ın Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Kumdere köyünden olduğu öğrenildi. Karataban’ın ailesine şehit olduğu haberi, askeri görevliler verdi.
BURSA-ER SÜLEYMAN GÜLEÇ
Şehit acısı İznik ilçesine bağlı Müşküle köyüne düştü. Saldırıda şehit olan Bursalı er Süleyman Güleç'in şehadet haberi, Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince sağlık görevlileri nezaretinde Güleç ailesine verildi. Cenazenin yarın törenle Bursa'da toprağa verileceği öğrenildi.
KONYA-KOMANDO ÇAVUŞ EMRE ALA
22 yaşındaki Jandarma Komando Çavuş Ramazan Emre Ala'nın, memleketi Konya'nın Karapınar İlçesi'ne ateş düştü. Ala'nın terhisine yaklaşık 90 gün kaldığı belirtildi.
Komando Çavuş Ramazan Emre Ala'nın şehit düştüğü haberi, ailesine askeri yetkililer tarafından verildi. Oğlunun şehit olduğu haberini alan anne Kafiye Ala, sinir krizi geçirdi. Şehit Ala'nın otomobil yedek parça satışı yapan babası Seyyar Ala'nın ise Toprak Mahsulleri Ofisi'nde çalışan kızı Aysun Ala'yı işe götürmek için Konya'ya geldiği belirtildi. 5 kardeş olan şehit Ala'nın yaklaşık 20 gün önce izinli olduğu memleketinden askeri birliğine döndüğü ve terhisine de yaklaşık 3 ay kaldığı ifade edildi.
ADIYAMAN-JANDARMA ER SERDAR KÜPELİ
Adıyaman'ın Besni doğumlu Jandarma Er Serdar Küpeli'nin Adıyaman merkezdeki evine acı haber çabuk ulaştı. Sabahın erken saatlerinde Vali Yardımcısı Murat Süzen ve jandarma görevlileri acı haberi aileye verdi.
Baba Mehmet Küpeli, Anne Ayşe Küpeli ve diğer aile fertleri acı haberle yıkıldı. Şehit haberiyle yıkılan Küpeli ailesinin evinden yükselen feryatlar yürek burktu.
Kendisine acı haberi veren yetkilileri "Süze süze buraya kadar geldik. Biz buna layık mıyız? Allaha şükürler olsun" diyen şehit babası sinir krizleri geçiren diğer oğlu Tayfun'u sakinleştirmeye çalıştı.
Şehidin evinde hazır bekleyen sağlık ekipleri sinir krizi geçiren aile fertlerini ilk müdahaleyi yaparken, 91-3 tertip olan Serdar Küpeli'nin teskeresine 59 gün kaldığı öğrenildi.
ANTALYA-UZMAN ÇAVUŞ ERDOĞAN SÖNMEZ
Piyade Uzman Çavuş Erdoğan Sönmez'in Antalya'daki baba evine ateş düştü. Baba İlyas Sönmez, "Ben de Kürdüm. PKK'yı sevindirmemek için ağlamayacağım" dedi.
Van Erciş nüfusuna kayıtlı 25 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Erdoğan Sönmez'in 1993 yılından bu yana yaşadığı Antalya'daki baba evine acı haber sabah saatlerinde verildi. Haber verilmesinin ardından Antalya Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Korkamaz ve askeri erkan şehitin evini ziyaret ederek baş sağlığı diledi.
MUĞLA- PİYADE ASTEĞMEN BURAK ERDİ UYSAL
Piyade asteğmen Burak Erdi Uysal’ın (23) memleketi Muğla’nın Köyceğiz İlçesi Yangı Köyü’ne ateş düştü.
Köyceğiz Askerlik Şube Başkanı Binbaşı Barış Yıldırımer, Köyceğiz Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı Zafer Tuncel ve Emniyet Müdürü Mustafa Kemal Keskin, sabah saat 10.00’da köye gelerek acı haberi aileye verdi. Kaymakam Yücel Gemici, Köyceğiz Belediye Başkanı CHP’li Salih Erbay ile çok sayıda askeri personel de köye geldi. Acı haberi alan anne Nazmiye Uysal’ın feryatları yürekleri dağladı. Anne Uysal, “Başka yer mi yoktu da, benim çoçuğumu oraya gönderdiler. Böyle vatan olmaz olsun diyerek tepki gösterdi. Baba Bayram Uysal ise haberi daha metanetle karşıladı.
 
Beytüşşebap'ta çatışma: 10 şehit 7 yaralı

hakkari_sehitleri_son_yolculuguna_ugurlaniyor13457975870_h917594.jpg

Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde teröristlerle güvenlik güçleri arasında silahlı çatışma yaşandı.

NTV'nin verdiği son bilgilere göre Beytüşebap'taki şehit sayısı 10'a yükseldi. Çıkan çatışmada 20 terörist öldürüldü.
Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, yaptığı açıklamada, 2 Eylül saat 22.00 sıralarında Beytüşşebap ilçesi çevresindeki güvenlik noktalarına teröristlerce saldırı düzenlendiğini belirtti.
Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiği ifade eden Özkan, ''Saldırıda 9 güvenlik görevlisi şehit oldu. Şehitlere Allah'tan rahmet, silah arkadaşlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum'' dedi.
Özkan saldırıda, çoğu hafif olmak üzere 7 güvenlik görevlisinin de yaralandığını söyledi. Çatışma sırasında çok sayıda teröristin de öldürüldüğünü belirten Vali Özkan, havanın aydınlanmasıyla birlikte yapılacak çalışma sonrasında etkisiz hale getirilen terörist sayısının da belirleneceğini ifade etti.
20 PKK'LI ÖLDÜRÜLDÜ
Uluslararası haber ajansı AFP'ye konuşan yerel kaynaklar ise yaşanan çatışmada 20 teröristin öldürüldüğünü söyledi.
ÖLDÜRÜLEN PKK'LILARI VERMEK İSTEMEDİLER
Şehir merkezinde cesetleri bulunan 3 teröristin cenazesini almak isteyen polise halk direnerek cesetleri vermek istemedi. Uyarılara rağmen dağılmayan grubu polis havaya ateş açarak uzaklaştırdı.

İŞTE ŞEHİTLERİMİZİN MEMLEKETLERİ-TIKLA
 
Şehidin son mesajı: G.Doğu sanki Çanakkale cephesi

sehidin_son_mesaji_gdogu_sanki_canakkale_cephesi13466764770_h920735.jpg

Beytüşşebap'ta PKK’lıların yaptığı saldırıda şehit olan 10 askerden Piyade Uzman Çavuş Erdoğan Sönmez’in Facebook'taki kişisel sayfasında şehitlik üzerine yaptığı paylaşımları dikkati çekti.

’Kaderde ölmek mi var, yoksa dönmek mi’ diye yazan Sönmez, sonrasında ise’Güneydoğu bölgesi sanki Çanakkale cephesi. Her gün şehit haberleri geliyor. Artık şehit vermediğimiz gün şükür etmeye başladık’ ifadelerine yer verdi.
 
Türkiye şehitlerini uğurluyor

sehit_er_baba_evine_son_kez_getirildi13431208190_h906088.jpg


Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybeden 10 şehidimizin cenazeleri memleketlerinde toprağa veriliyor.
Şırnak'tan dün helikopterlerle Diyarbakır'a getirilen şehitler Piyade Üsteğmen Sami Çiftçi, Piyade Asteğmen Burak Erdi Uysal, Uzman Çavuş Ahmet Bozkurt, Uzman Çavuş Erdoğan Sönmez, Çavuş Ramazan Emre Ala, Onbaşı Süleyman Güleç, er Serdar Küpeli, er Osman Yıldız, er Uğur Sağdıç ve er Emrah Karataban'ın cenazeleri, Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde yapılan otopsinin ardından 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'na götürüldü.
Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak yaptığı açıklamada, şehit cenazelerinin 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'ndan 3 askeri uçakla memleketlerine gönderildiğini bildirdi. Şehitlerin cenazeleri memleketlerinde toprağa veriliyor.

ŞEHİT ANNESİNİN FERYATLARI YÜREKLERİ DAĞLADI

Beytüşşebap'ta şehit düşen 10 askerden İznikli Süleyman Güleç'in annesinin feryatları yürekleri dağladı.
Dün acı haberi alınca hastaneye kaldırılan ve bugün evde bekleyen anne Canan Güleç ise, kapının önüne gelen boş cenaze aracı ve askerleri görünce oğlunun cenazesinin geldiğini zannederek gözyaşlarına boğuldu.
Göğsüne astığı oğlunun fotoğrafını öperek ağlayan acılı annenin feryatları yürekleri dağladı. "Bu yavrumu nasıl toprağa vereceğim? Ben yanmayayım da kimler yansın?" diyerek gözyaşlarına boğulan Canan Güleç'i yakınları yüzüne su serperek teskin etmeye çalıştı. Gözyaşlarına boğulan babaanne Zeliha Güleç de torunu için ağıt yaktı.

ŞEHİT BABASI MEHMET KÜPELİ: KEŞKE BENİ GÖTÜRSELER BENDE GİRERİM, VATAN SAĞ OLSUN

Jandarma Er Serdar Küpeli'nin cenazesi Adıyaman'da baba ocağına getirildi.
Uçakla Adıyaman Hava alanına getirilen cenaze daha sonra cenaze aracı ile Ulu Cami Mahallesinde bulunan baba evine getirildi. Şehidin askerlik kıyafeti giyen kardeşi Tayfun küpeli tabuta sarılarak gözyaşlarına boğuldu. Daha sonra orada bulunan vatandaşlar askeri kıyafet göyen Tayfun Küpeli omuzlarda taşıdı. Şehit son kez baba ocağına gelerek ailesinden helallik istendi. Şehidin cenazesinin baba ocağına girmesi ile şehit yakınları cenaze aracına sarılarak çığlıklar içerisinde feryat etti. Omuzlarda taşınan askeri kıyafetli şehit kardeşi cenaze aracına bindirildi.
Daha sonra yola çıkan cenaze aracında bulunan Şehit Babası Mehmet Küpeli, " Babası ağlamaz, Vatan sağ olsun, Türkiye Cumhuriyeti sağ olsun, Bende giderim, Keşke beni götürseler bende girerim" dedi. Baba evine son kez getirilen şehit, istenen helallik ardından toprağa verilmek üzere Adıyaman'ın Besni ilçesine doğru yola çıktı.

PİYADE UZMAN ÇAVUŞ ERDOĞAN SÖNMEZ TOPRAĞA VERİLDİ

Piyade Uzman Çavuş Erdoğan Sönmez, Antalya'da toprağa verildi.
Şehidin Türk bayrağına sarılı cenazesi, burada ''Şehitler ölmez vatan bölünmez'', ''Şehidim hakkını helal et bize'', ''Meclis'te PKK istemiyoruz'' gibi sloganlarla kalabalık bir grup tarafından karşılandı.
Şehit Sönmez'in annesi Günay ve kız kardeşi Pınar Sönmez tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Oğlunun cenazesinin yanından ayrılmak istemeyen anne, kendisine getirilen sandalyeye oturarak tabutun başında bekledi.
İzmir'de 10 günlük asker olduğu öğrenilen şehidin amcasının oğlu Malik Sönmez ise şehidin cenazesine sarıldığı sırada fenalık geçirdi. Bayılan Malik Sönmez'e ambulansta müdahale edildi.
Şehidin cenazesi burada okunan duanın ardından vatandaşların omuzunda aynı caddede bulunan Barınak Camisi'ne getirildi.
Cenaze töreni öncesinde şehidin annesi Günay Sönmez, kız kardeşi Pınar Sönmez ve erkek kardeşi Yusuf Sönmez tabuta sarılarak uzun süre ağladı.
Cenaze töreninde ağlamamaya çalıştığı gözlenen ve tabutu seven Baba İlyas Sönmez ise sık sık tabutun başında nöbet tutan askerlerin terini sildi.
Baba Sönmez, cenaze töreninde yanında bulunan AK Parti Antalya Milletvekili Menderes Türel'e ''Ne olur bunları Meclis'ten atın'' dedi. Baba Sönmez, ağlayan yakınlarına ise ''Ağlamayın, hainleri sevindirmeyeceğiz'' diye konuştu.
Cenaze namazının kılınmasının ardından, şehidin cenazesi Uncalı Şehit Mezarlığı'na getirildi ve saygı atışının ardından dualar eşliğinde toprağa verildi.

ER OSMAN YILDIZ İSTANBUL'DA TOPRAĞA VERİLİYOR

Şehit er Osman Yıldız'ın cenazesi baba evinde helallik alınmasının ardından tören için Ataköy 5. Kısım Camisi'ne götürüldü.
Şehit Er Osman Yıldız'ın Bahçelievler Soğanlı'daki baba evinin bulunduğu sokakta, vatandaşlar sabahın erken saatlerinde toplanmaya başladı. Sokağa büyük bir Türk bayrağı ile fonunda bayrağın yer aldığı Yıldız'ın resminin bulunduğu büyük afiş asılırken, komşu evler de Türk bayraklarıyla donatıldı.
Yıldız'ın büyük fotoğrafının bulunduğu afişi taşıyan bir grup ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'', ''Her Türk asker doğar'' gibi sloganlar eşliğinde çevre sokaklarda yürüdü. İstiklal Marşı'nı okuyan grup, sokakta bulunanların alkışlarıyla karşılandı. Daha sonra Şehit Er Osman Yıldız'ın ailesi otobüsler ve özel araçlarla oluşturulan konvoy eşliğinde Yeşilköy'deki Askeri Havaalanı'na giderek, Osman Yıldız'ın cenazesini karşıladı. Yıldız'ın, Türk bayrağına sarılı tabutu askeri cenaze aracına yerleştirildikten sonra konvoyla baba evine getirildi. Burada Şehit Er Yıldız için helallik istendi. Baba Zafer, anne Zeynep ve kızkardeşi Aylin Yıldız'ın tabuta sarılarak gözyaşlarını tutamadığı gözlendi.
Şehit er Osman Yıldız'ın cenazesi daha sonra tören için Ataköy 5. Kısım Camisi'ne götürüldü. Şehit er Yıldız, burada ikindi vakti kılınacak cenaze namazı sonrasında Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verilecek.

ER UĞUR SAĞDIÇ TURHAL'DA TOPRAĞA VERİLDİ

Er Uğur Sağdıç'ın cenazesi, Turhal ilçesinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.
Şehit Sağdıç'ın cenazesi, askeri uçakla getirildiği Tokat Havaalanı'ndan alınarak, dedesinin Turhal ilçesi Gündoğdu Mahallesi'ndeki evine getirildi. Bu sırada, şehidin babası Yılmaz, annesi Yeter ve dedesi Hamza Sağdıç gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Helallik alınmasından sonra cenaze, Yavşan Cemevi'ne getirildi. Burada anne Yeter ve baba Yılmaz oğullarının fotoğrafını öptü. Dede Hamza Sağdıç burada torunun fotoğrafını göstererek, ''Milletvekillerinin içinde PKK besliyoruz. Para veriyoruz. Benim hakkım oraya veriliyor işte. Hakkımı vermeyin onlara, Uğur'u öldürenlere sarılıyor bunlar'' diye konuştu. Cemevinde, şehit için dua edildi.
Şehidin cenazesi, daha sonra Turhal Belediyesi önünde, İl Müftüsü Abdurrahman Koçak tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Yavşan Mezarlığı'nda toprağa verildi.

BENİM ABİM ASLANLAR GİBİ ŞEHİT OLDU

Uzman Çavuş Ahmet Bozkurt, memleketi Gaziantep'te son yolculuğuna uğurlandı.
Şehit Bozkurt için Bahaeddin Nakıboğlu Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Şehidin Türk bayrağına sarılı cenazesi, camiye getirilirken, annesi Rabia, babası Ali ile kardeşleri ve yakınları tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Şehit Uzman Çavuş Ahmet Bozkurt'un naaşı kılınan cenaze namazının ardından top arabasına konuldu. Kardeşinin tabutu başına gelen kız kardeşi Nuriye Bozkurt, ''Ağlamayacağım. Benim abim aslanlar gibi şehit oldu. Şerefiyle onuruyla tören yapıldı, gömülecek. O dağdakiler, leş sürüsü gibi itlere, çakallara yem olacak'' diyerek, tabutu öptü.
Anne Rabia, kardeşleri aracın mezarlığa gidişi sırasında ellerini açarak, dualar eşliğinde şehidi uğurladı. Şehit Bozkurt, Asri Mezarlık'taki aile kabristanında toprağa verildi.

ŞEHİDİN KARDEŞLERİ: SEVE SEVE ASKERE GİDECEĞİZ

Piyade Çavuş Ramazan Emre Ala'nın cenazesi, memleketi Konya'nın Karapınar ilçesinde toprağa verildi.
Ala'nın Türk bayrağına sarılı tabutu ilk olarak, İpekçi Mahallesi, Özgürlük Caddesi'ndeki baba evine getirildi.
Şehidin evi önünde toplanan yakınları ve vatandaşlar, bu sırada ''Şehitler ölmez, vatan bölünmez'' sloganları attı.
Şehidin babasının isteği üzerine son kez evinin avlusuna getirilen Ala'nın cenazesi, daha sonra yüzlerce aracın katıldığı konvoyla, törenin düzenleneceği ilçeye 15 kilometre uzaklıktaki Kesmez köyüne getirildi.
Kesmez Camisi önündeki törende şehidin kardeşleri Fatih ve Şammaz, ''Terör elbette bitecek. Biz de seve seve askere gideceğiz'' diyerek gözyaşı döktüler.
Tören boyunca metanetini korumaya çalışan baba Seyyar Ala ise ağladıklarını fark ettiği çocuklarının ellerinden tutarak, ''Dik durun evlatlarım, başınızı eğmeyin, ağlamayacağız, kimseyi güldürmeyeceğiz'' diyerek, onları teselli etmeye çalıştı.
Konya Müftüsü Şükrü Özbuğday'ın kıldırdığı cenaze namazının ardından, Ala'nın Türk bayrağına sarılı cenazesi omuzlara alındı.
Binlerce kişinin katıldığı törende tekbirler getirildi, terör örgütü aleyhine sloganlar atıldı.
Daha sonra şehidin cenazesi Kesmez köyü mezarlığında toprağa verildi.
 
Afyon'da cephanelikte patlama: 25 şehit

afyonda_buyuk_patlama_cok_sayida_yarali_var13468775120_h921483.jpg


Afyonkarahisar'ın Ataköy Kışlacık Köyü'nde konuşlu 500. İstihkam Ana Komutanlığı Deposu'nda meydana gelen patlamada 25 asker şehit oldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri'ndan yapılan açıklamaya göre, Afyonkarahisar'daki patlamada 25 asker şehit oldu. Şehit olanların 2 astsubay, 2 uzman çavuş ve 21 er olduğu belirtildi. 6 askerin tedavisine devam edilirken 3 sivilin ise taburcu edildiği açıklandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, "05 Eylül 2012 tarihinde saat 21.15 sıralarında, Afyonkarahisar’da konuşlu Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığına bağlı Mühimmat Depo Komutanlığında, el bombalarının depolandığı bir cephanelikte yapılan çalışma esnasında, henüz bilinmeyen bir nedenle meydana gelen patlama sonucunda, 25 askerî personel şehit olmuştur. Olayla ilgili idari ve adli soruşturmaya başlanmıştır. Elim olay sonucu hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve meslektaşlarına sabır, yaralılarımıza acil şifalar dileriz" denildi.

EROĞLU: KESİNLİKLE TERÖR SALDIRI DEĞİL
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, olayla ilgili bilgi verdive basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bakan Eroğlu olayın tamamen bir kazadan dolayı meydana geldiğini ve kesinlikle bir terör saldırısının söz konusu olmadığını açıkladı. Eroğlu, "Dışarıdan bir sabotaj söz konusu değil, kaza olduğu konusunda mutmainim. Çünkü yapısını biliyorum." dedi.

ŞEHİT OLAN 25 ASKERİN İSİMLERİ
"Bedri Naim, Murat Döğer, Hüseyin Apaydın, Cüneyt Akkuş, Ayhan Kurtsu, Kadir Aydın, Fatih Şalgam, Bayram Uluer, Burak Kaplan, Emrah Aral, Emrah Kartal, Hayri Kaya, Emre Yıldırım, Emrah Sandalcı, Mehmet Emre Özer, Hüseyin Gökhan Eriç, Tolga Taşdan, Ahmet Tosun, Burak Umut Gedik, Onur Fikret Gülger, Macit Coşkun, Barış Öztürk, Mehmet Emin Çuğun, Abdullah Tokgöz, Faruk Ergeç, Er Emre Yıldırım''
YARALI 8 ASKERİN İSİMLERİ
Ramazan Yılmaz, Mustafa Durmaz, Gökhan Güldalı, Ufuk Terzioğlu, Hasan Boncuk, Fethi Tuna, Soner Güleçyüz, Fatih Yüksel.

DNA TESTİ İLE KİMLİKLER BELİRLENECEK
Şehitlerin kimlikleri saptanamıyor. 25 şehidin kimlikleri yapılacak DNA testiyle tespit edilecek. Şehit cenazeleri kimlik tespitinin yapılabilmesi için Ankara'ya GATA'ya götürülüyor.

TÜRKİYE'Yİ YASA BOĞAN OLAY

Türkiye’yi sarsan patlama Afyonkarahisar’da dün saat 21.15 sıralarında meydana geldi. Ataköy’deki 500. İstihkam Ana Depo Komutanlığı Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası’ndaki mühimmat deposunda erler, erbaşlar, astsubaylar ve subaylar 4-5 gündür mühimmat tasnifi yapıyordu. Ancak bu tasnif sırasında bir el bombasının patlamasının ardından patlamalar meydana geldi. Kent merkezine yakın kışladaki patlama, çevrede deprem korkusu yarattı. Afyonlular kendilerini dışarıya attı. Çok sayıda evin camları kırıldı. Kışlaya yakın evlerin tamamı boşaltıldı. Kentte elektrik kesintisi oldu. Ama bilançonun ağırlığı gün ışıyınca ortaya çıktı. Sayım yapan ekipteb aralarında subayların da bulunduğu 25 askerimiz şehit düşmüştü

 
Eğer bir kasıt yoksa büyük bir ihmal var

eger_bir_kasit_yoksa_buyuk_bir_ihmal_var13469343880_h921654.jpg


Albay Durmuş Türemen, “25 askerimizin şehit olduğu olay, eğer bir kasıt yoksa büyük bir cahillik ve ihmalin sonucudur.” dedi.

Türemen, bir el bombasının patlamasıyla cephaneliğin etkilemeyeceğini vurgulayarak, mevzuata göre olağanüstü durumlar olmaması halinde gece sayım yapılamayacağının altını çizdi.
Afyonkarahisar’da mühimmat deposunda meydana gelen patlama sonrası 25 asker şehit oldu. Şehirde korkulu anlar yaşanmasına sebep olan olaya ilişkin yorumlar, askeri mevzuatın uygulanmadığı ya da bir ihmalin söz konusu olduğu yönünde. Emekli İstihkam Albayı Durmuş Türemen de el bombası ve mayın gibi mühimmatların sayımında çok dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Bu tür mühimmatların sayımı sırasında çok fazla askerin bir arada olmaması gerektiğini belirten Türemen, “Sayım yapılırken 25 kişinin bir arada olması tuhaf bir durum. Eğer bu askerler aynı noktada şehit olmuşsa ortada bir ihmal var demektir. El bombasının patladığı söyleniyor. El bombası, mayın gibi mühimmatların sayımında ancak 2- 3 kişi bulunmalı.” dedi.
Mayın döşerken veya toplarken bile 1 kişinin bu işi yaptığını kaydeden Türemen, diğer kişilerin ise en az 25 metre uzakta durması gerektiğini vurguladı. Türemen, “Bu genel bir uygulamadır. Talimatnamede böyle yazar.” diyerek, uygulamanın önemine dikkat çekti.

‘GECE SAYIM YAPILMAZ’
Emekli Albay Türemen, patlamanın yaşandığı saatin de patlamanın sebebiyle çeliştiğini söyledi. Sayımın ancak saat 17.00’ye kadar yapılabileceğini ifade eden Türemen, “Eğer özel bir durum yoksa patlamanın meydana geldiği saatte depoların mühürlenmiş, kapılarının kapatılmış olması gerekir. Ancak olağanüstü durumlarda depolar açılır. Bu da nakil sırasında olabilir. Depolar, gece ancak olağanüstü şartlarda açılabilir.” diye konuştu.

‘BİR EL BOMBASININ PATLAMASI BÜTÜR CEPHANELİĞİ ETKİLEMEZ’
Patlamada yaşanan zayiata dikkat çeken Türemen, bir el bombasının patlamasının bütün cephaneliği etkilemeyeceğini anlattı. “Bir el bombasının gücü diğerlerini patlatmaya yetmez.” diyen Türemen, “Bu patlamanın yaşanması için bir yangın olmalı. Ayrı bir güç olmalı. Ya da sandıktaki bir el bombası patlarsa diğer sandıkları da etkileyebilir. Bu bile çok düşük bir ihtimal. Bu şiddetli bir yangınla ya da başka bir maddenin patlamasıyla olabilir.” şeklinde konuştu.

‘YERLEŞİM YERİ EN AZ 500 METRE UZAKTA OLMALI’
Türemen, cephaneliklerin yerleşim alanından en az 500 metre uzakta olması gerektiğini kaydetti. Türkiye’deki cephaneliklerin bu tür kurallar dikkate alınarak oluşturulduğunu söyleyen Türemen, “Şehirlerin büyümesi, ikamet alanlarını cephaneliklere yaklaştırdı. Zamanla iç içe olmaya başladılar. Yerel yönetimlerin buna izin vermemesi gerekir. Afyon’da böyle bir durum var mı bilmiyorum ama Ankara’da evlerin cephaneliğe çok yakın olduğunu gördüm.” ifadelerini kullandı.


 
Şehit uzmanın yürek yakan mesajı

sehit_uzmanin_yurek_yakan_mesaji13469340120_h921649.jpg





Afyonkarahisar'daki patlamada şehit olan Uzman Çavuş Akkuş'un iki gün önce katıldığı şehit cenazesiyle ilgili Facebook'taki sayfasına "Aklıma kendi evlatlarım ve kendim geldim" diye yazdığı ortaya çıktı.

Afyonkarahisar'da askeri mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit olan 35 yaşındaki Uzman Çavuş Cüneyt Akkuş'un memleketi Ordu'daki baba evine ateş düştü. Acı haberi alan anne ve babası ise Afyonkarahisar'a gitti.
Şehit Uzman Çavuş Akkuş'un iki gün önce katıldığı şehit cenazesiyle ilgili Facebook'taki sayfasına "Aklıma kendi evlatlarım ve kendim geldim" diye yazdığı ortaya çıktı.
Afyonkarahisar'daki Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası'nda bulunan mühimmat deposunda el bombaları tasnif edilirken dün akşam saat 21.45 sıralarında meydana gelen patlamada şehit olan askerlerden Uzman Çavuş Cüneyt Akkuş'un acı haberi Ordu'daki anne ve babasını yasa boğdu. Ordu'nun merkeze bağlı Gökömer Köyü'nde oturan annesi Türkan Akkuş ile baba Hasan Akkuş acı haberi alınca Afyonkarahisar'a gitmek için yola çıktı.

sehitjpg_h729.jpg


10 yıllık evli olan ve 2 çocuğu bulunan şehit Akkuş, Facebook'taki sayfasında 2 gün önce Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi'ndeki saldırıda şehit olan Piyade Üsteğmen Sami Çiftçi'nin akşam saatlerinde yapılan cenaze törenine katıldığını belirterek, şunları yazdığı görüldü:
"Bugün şehit Üsteğmen Sami Çiftçi'nin cenaze törenine katıldım. Aklıma kendi evlatlarım ve kendim geldim. Düşünürken bile gözlerim doldu, ağladım. Şehit olan üsteğmenin ailesinin ve eşinin çektiği acı tarif edilemez herhalde. Mekanın cennet olsun. Rabbim tüm şehit ailelerine sabır versin."
Şehidin eşi Songül Akkuş'un amcası Cafer Özcan'da taziyeleri kabul ederek, "Olayı öğrenir öğrenmez yeğenimi aradım. Eşi Songül ile görüştüğümde Cüneyt'in görevde olduğunu ve nöbetçi olduğunu söyledi. Songül'ün de ne olduğu hakkında bilgisi yoktu. Acı haberi alınca şehidimizin annesi ve babası yola çıktı. 10 yıldır Afyonkarahisar'da görev yapıyordu" dedi.

 
Şehit Yıldırım, gözyaşları içinde toprağa verildi

sehit_yildirim_gozyaslari_icinde_topraga_verildi13470283260_h922011.jpg


Afyonkarahisar’da askeri mühimmat deposunda meydana gelen patlamada hayatını kaybeden 25 askerden Piyade Onbaşı Emre Yıldırım, memleketi Nevşehir’in Avanos ilçesinde toprağa veriliyor.

Şehit Onbaşı Emre Yıldırım’ın cenazesi, öğle saatlerinde helikopterle Nevşehir Jandarma Alay Komutanlığı’na getirildi. Helikopterden alınarak cenaze aracına konulan şehit Yıldırım’ın naaşı, daha sonra konvoy eşliğinde Avanos ilçesi Kalaba beldesi yakınlarındaki Paşalı köyünde bulunan baba ocağına getirildi. Cenazenin eve getirilişi sırasında baba Nuri Yıldırım ve anne Gülseren Yıldırım sinir krizleri geçirdi.
Şehidin evine gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, baba Nuri Yıldırım’a başsağlığı dileğinde bulundu. Yıldırım ise Bakan Yıldız’a, "3 günlük asker şehit olur mu?" diyerek ağladı. Bakan Yıldız daha sonra köyün merkez camiinde kılınan cenaze namazına katıldı.
 
Şehit coşkun'un babası: Gururluyum

sehit_coskunun_babasi_gururluyum13470292750_h922014.jpg


Afyonkarahisar Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası'nda önceki gün meydana gelen patlamada şehit olan onbaşı Mücahit Coşkun'un babası Şeref Coşkun, ''Şehit babası olarak gururluyum'' dedi.

Şehit Çoşkun'un Alaplı ilçesine bağlı Çatak köyündeki evini Alaplı Kaymakamı Yıldıray Malğaç, Ereğli Kaymakamı İbrahim Çay, Alaplı Belediye Başkanı Nevzat Çimenoğlu, Karadeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Kıdemli Albay Yalçın Enç ve İlçe Müftüsü İsmail Baş ziyaret etti.

Kaymakamlar Malğaç ve Çay ile beraberindekiler, şehit Coşkun'un babası Şeref Coşkun'a başsağlığı dileğinde bulundu.

Oğluyla ilgili durumun bir an önce netleşmesini isteyen baba Şeref Coşkun, ''Şehitlik mertebesi en şerefli mertebedir. Takdiri ilahi diyoruz. Ama bir kasıt varsa komutanlarda veya kim olursa olsun, yakasına yapışacağız. Devletimiz bu işin arkasında olmazsa, buna da bir şey yapamayız. Şehit babası olarak gururluyum. Şehitlik en büyük mertebedir'' diye konuştu.

Alaplı Kaymakamı Yıldıray Malğaç da anne ve babadan alınacak kan örneklerinin Ankara'ya gönderileceğini söyledi.

Birliğine teslim olmadan önce mesaj çekmiş

Şehit onbaşı Mücahit Coşkun'un, birliğine teslim olmadan önceki son mesajını teyzesinin oğlu Hüreyrel Yılmaz'a gönderdiği ortaya çıktı.

Coşkun'un mesajında, ''Afyon'dayım birazdan teslim olacağım. Telefonu kapatıp arkadaşıma teslim edeceğim. Allah'a emanet olun, dua edin'' diye yazdığı öğrenildi.
 
Afyon'daki patlamayla ilgili şok gerçek!

afyondaki_patlamayla_ilgili_sok_gercek13469895420_h921775.jpg


İddialara göre patlamanın olduğu birlikte genel olarak kısa dönem erler askerlik yapıyordu. Şehit askerlerin kimliklerinin belirlenmesiyle birlikte bu iddia doğru çıktı.

İşin can alıcı noktası ise şehit olan erlerin çoğu acemi birliklerinden yeni gelen kısa dönem askerlerdi. Bir başka iddia ise patlayan bombaların 1936-1937 yıllarında ABD yardımıyla Türkiye'ye geldiği.
KIBRIS'TAN ASKERLİK İÇİN GELMİŞ
Afyon'da şehit olan kısa dönem askerlerden Barış Öztürk'ün KKTC'de bir üniversitenin Turizm ve Otelcilik Bölümü'nden mezun olduğu ve yaklaşık 10 yıldır KKTC'de çalıştığını öğrenildi. Öztürk'ün, bu yıl kısa dönem askerliğini yapmak amacıyla Türkiye'ye geldiğini belirten yakınları, acemi birliğinde temel askerlik eğitimini tamamlayan şehidin, 3 Eylül'de Afyonkarahisar'daki birliğine katıldığını ifade etti.
KISA BİR SÜRE ÖNCE AFYON'A GİTMİŞ
Afyonkarahisar Mühimmat Depo Komutanlığı'ndaki cephanelik deposunda, mühimmat sayımı ve tasnifi esnasında, henüz belirlenemeyen nedenle meydana gelen patlamada şehit olan 25 askerden birinin, eski Trabzonspor Genel Sekreteri Zekai Fırat Dülger'in oğlu olan Trabzonlu kısa dönem piyade er Onur Fikret Dülger (25) olduğu belirtildi. Dülger'in, acemi birliğini Samsun'da tamamladığı ve kısa bir süre önce Afyonkarahisar'a gittiği öğrenildi.
KARTAL DA 4-5 GÜN ÖNCE AFYON'A GİTMİŞ
Şehit onbaşı Emrah Kartal'ın Zonguldak'ta yaşayan dedesi Nazif Sağlam ise yaptığı açıklamada şunları söyledi:
''Oğlumuzun isminin şehit olarak açıklanmasından sonra yıkıldık. Emrah, İzzet Baysal Üniversitesi'nde okudu. Torunum, ABD'de master yapmasının ardından askere gitmişti. Samsun'da yaklaşık 1 ay acemi birliğinde kalmasının ardından 4-5 gün önce Afyonkarahisar'daki birliğine teslim olmuştu. Emrah ile birliğine teslim olmasından sonra bir kez görüşebilmiştim. Bize rahat olduğunu, sıkıntısı bulunmadığını söylemişti. Daha sonra görüşme imkanı bulamadık. Sabah kızım ve damadım Afyonkarahisar'a gitmek için yola çıktı. Torunum vali ya da büyükelçi olma hayali vardı. Çok üzüntülüyüz.''
Sağlam, torununun ABD'den gelmesinin ardından fazla göremediklerini ifade ederek, ''Bir an önce askerliğini yapmak istiyordu. 1 ay durmadan askere gitti'' dedi.
3 gündür Afyonkarahisar'daydı
Afyon'da şehit olan kısa dönem askerlerden biri de Onbaşı Burak Ümit Gedik. Askerlik görevine Ağustos ayında kısa dönem olarak Samsun'da başlayan Onbaşı Burak Ümit Gedik'in, burada 20 gün kaldıktan sonra geçen cumartesi günü Beşiktaş'taki evine döndüğü, bir gün burada kalan Gedik'in, pazartesi günü Afyonkarahisar'daki vatani görevine başladığı kaydedildi.
Ahmet Tosun'un bilgisayar öğretmeni olduğu ve kısa dönem askerliğini yaptığı öğrenildi
Afyonkarahisar'daki patlamada şehit olan Ahmet Tosun'un bilgisayar öğretmeni olduğu ve kısa dönem askerliğini yaptığı öğrenildi.
1 EYLÜL'DE AFYON'A TESLİM OLMUŞ
Cephanelik te meydana gelen patlamada şehit olan Jandarma Çavuş Emre Yıldırım'ın da Adıyaman Üniversitesi'nde Metal İşleri Öğretmenliği Bölümü'nü bitirdiği ve yüksek lisansını aynı üniversitede tamamladıktan sonra vatani görevini yapmak için, Samsun'a gittiği ve 1 Eylül tarihinde de usta birliği olan Afyonkarahisar'a teslim olduğu öğrenildi.
'BOMBALAR 76 YILLIK'
'Terör saldırısı' ve 'sabaotaj' iddialarının ardından ortaya yeni bir iddia daha atıldı. Patlayan bombaların 1936-1937 yıllarında ABD yardımıyla geldiği iddia edildi.
76 yıllık bombalardaki metal yorgunluğu ve yıpranmanın da bu patlamaya neden olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Bu bombaların yeni nesil patlayıcıların aksine, ateşleme sistemlerini üzerlerinde barındırdığı belirtiliyor.
 
Şehit annesi: Oğluma 5 senedir hasretim

sehit_polis_son_yolculuguna_ugurlandi13453038690_h916111.jpg


Afyonkarahisar’daki askeri mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit olan Astsubay Kıdemli Başçavuş Bedri Naim’in şehadet haberi Samsun’daki baba ocağına ateş düşürdü.

Afyonkarahisar’daki askeri mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit olan Astsubay Kıdemli Başçavuş Bedri Naim’in şehadet haberi Samsun’daki baba ocağına ateş düşürdü. Oğluyla en son patlamadan 2 gün önce telefonda görüşen 68 yaşındaki Nahice Naim, 5 yıldır oğlunun yüzüne hasret olduğunu söyledi. Şehidin baba evine Türk bayrağı asılırken, şehit annenin feryatları yürekleri dağladı.

19 yıl önce eşini kaybeden acılı anne Nahice Naim, oğlunun şehit olduğu haberini dün kardeşinin kendisini 'Afyonkarahisar'da cephanelikte patlama oldu' telefonuyla bildirmesi sonucu öğrendiğini ifade ederek şöyle konuştu: "Ben haberi alır almaz, telefona sarılıp 'oğlumu' aradım, Ancak 'çocuğumdan' haber alamadım. Oğlumu, astsubay ettim. Şırnak'a gönderdim. 'Anne 2 sene orada olacağım' dedi. 'Ondan sonra seni evlendireceğim, tamam yavrum.' dedim. İki gün evvel görüştüm çocuğumla. 'Depodayım konuşamıyorum anam' dedi. '5 senedir' göremedim yavrumu. 'Hasret kaldım' yüzüne. Koklayamadım yavrumu, hasret kaldım uşağıma.' şeklinde konuştu.
 
Üç günde üç şehit veren ilimiz

uc_gunde_uc_sehit_veren_ilimiz13470367990_h922050.jpg


Konya merkez ve Karapınar İlçesi son 3 gün içerisinde 3 şehit haberi ile sarsıldı.

Konya merkez ve Karapınar İlçesi son 3 gün içerisinde 3 şehit haberi ile sarsıldı. Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde üç gün önce çıkan çatışmada şehit olan Ramazan Emre Ala (22) ile aynı ilçede dün akşam saatlerinde çıkan çatışmada şehit olan Piyade Uzman Çavuş İlhan Akkoç (27) ve ardından Afyonkarahisar'da meydana gelen patlamada şehit olan Abdullah Tokgöz Konya'yı yasa boğdu.

Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi'nde girdikleri çatışmada şehit olan Ramazan Emre Ala'nın Karapınar İlçesi'ne bağlı Kesmez Köyü'nde üç gün önce toprağa verilmesinin ardından, dün akşam üzeri Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde PKK'lı teröristlerle çatışmaya giren şehit Piyade Uzman Çavuş İlhan Akkoç'un cenazesi Karapınar Apak mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi. Afyon'daki mühimmat deposundaki patlamada şehit olan Abdullah Tokgöz'ün naaşı ise Ankara'da otopsi yapılmasının ardından Konya'da toprağa verilmesi bekleniyor.

Şehit olan Piyade Uzman Çavuş İlhan Akkoç (27)'un cenaze töreninde eşi Yasemin Akkoç ve annesi Nebiye Akkoç güçlükle ayakta dururken, cenaze namazını kıldıran Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday konuşma sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Teröre lanet okuyan dede Niyazi Akkoç, "Bu terör bitsin artık. Allah başkalarına bu acıyı yaşatmasın. PKK laneti bitsin artık. Bizim canımız yandı başkalarının canı yanmasın" diye konuştu. 3 aylık evli olan şehit Akkoç'un eşi Yasemin Akkoç, Konya Özel Büyükşehir Hastanesi'nde hemşire olarak çalıştığı ve eşinin şehit olduğu haberini görev sırasında öğrendiği bildirildi.

İl Müftüsü Şükrü Özbuğday'ın kıldırdığı cenaze namazına; şehidin dedesi, annesi, abisi, ablası ve 3 aylık eşi ile birlikte, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, Konya Milletvekilleri, 3. Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Yılmaz Özkaya, Jandarma Bölge Komutanı Tuğg. Şafak Karakoç, Emniyet Müdürü Hüseyin Namal, İl Jandarma Komutanı J.Albay Ercan Yaşin ve çok sayıda vatandaş katıldı.
 
Şehit babası: İhmal şüphesi içimi kemiriyor

sehit_babasi_ihmal_suphesi_icimi_kemiriyor13470257740_h922000.jpg


Afyonkarahisar'da mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit olan Emrah Kartal'ın babası olayla ilgili açıklamalarda blundu.

Afyonkarahisar'da mühimmat deposunda meydana gelen patlamada şehit olan Emrah Kartal'ın Zonguldak'taki baba evinde yas var.

KEŞKE OĞLUMUN ŞİKAYETİNİ DİKKATE ALSAYDIM

Zonguldak merkeze bağlı Çukurören Köyü Musunlu Mahallesi'nde taziyeleri kabul eden şehit babası Ercan Kartal, oğlunun ölümüyle ilgili ihmal şüphesinin içini kemirdiğini söyledi. Oğluyla kısa süre önce telefonda görüştüğünü ifade eden şehit babası, "Telefonda 'baba burası çok soğukmuş' demişti. Moral vermek için 'askerlik mi sizin ki' demiştim. Diğer ailelerin dediğine göre 'bir yüzbaşı hepsine kök söktürüyormuş. Anlayamadım oğlum, o derece yapacaklarını düşünemedim. Keşke şikayetini dikkate alsaydım. En çok bu zoruma gidiyor." dedi.

KOMUTAN BANA CEVAP VEREMEDİ

Ercan Kartal, Milli Savunma Bakanı'na dün '20 günlük askerin eline nasıl bomba veriyorsunuz' diye sorduğunu kaydederek, "Oradan bir komutan 'bomba değil' dedi. 'Bomba değilse evlatlarımız niye gitti' dedim. Cevap veremedi. Erlerin cephaneliğe girmesi zaten yasakmış. 'Onların o saatte ne işi var'. Mühimmat deposunda elektrik olmazmış. Peki gençler cephaneliğe nasıl sokuldular? Nasıl gittiler, belli değil. Onları oraya kim soktu?" diye sordu.

AMERİKA'DAN GELEN İŞ TEKLİFLERİNİ REDDETMİŞ

Oğlunun İzzet Baysal Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni derece ile bitirdikten sonra Amerika'da master yaptığını anlatan şehit babası Ercan Kartal şunları söyledi: "Oğluma Amerika'daki 2 şirketten iş teklifi vardı. 'Baba ben memleketimde briket keseceğim ama ülkemde çalışacağım' dedi ve döndü. Başka bir şey var. Ama Rabbim iyisini bilir. Rabbim yanına istedi ve böyle oldu."

BEDELLİ İDDİASINA AÇIKLIK GETİRDİ

Oğluna bedelli askerlik teklif etmediğini anlatan Kartal, "Bedelli teklif etsem ne olacak? O zaman da trafik kazasında ölecekti. Rabbimin takdiri. Ama şükürler olsun Rabbim'e en büyük mertebeyi bize nasip etti." şeklinde konuştu.

"5 AY ASKERLİK YAPANA BURADA ÇOK EZİYORLAR ANNE"

Şehit annesi Ergül Kartal(44) ise oğlunun kısa dönem askerlik yaptığı için Afyon'da çok zorlandığını vurguladı. Şehit annesi Kartal son telefon görüşmesini şöyle anlattı: "'5 ay askerlik yapana burada çok eziyorlar. Keşke uzun dönem askerlik yapsaydım. Kaç gündür yorgunluktan ölüyoruz anne' demişti. 4 gün önce gitmişti. 'Anne eşyaları taşıttılar, ot taşıttılar. Yorgunluktan arayamadım kusura bakma demişti'"
Oğlunun Abant İzzet Baysal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden ikincilikle mezun olduğu fotoğraf ve kupaya bakarak gözyaşlarına boğulan acılı anneyi yakınları teselli etti.
VALİDEN TAZİYE ZİYARETİ
Bu arada Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar ile birlikte şehit onbaşı Emrah Kartal'ın Zonguldak merkeze bağlı Çukurören Köyü Musunlu Mahallesi'ndeki baba ocağına taziye ziyaretinde bulundu.
 
Şehit eşini 'hakkını helal et' diyerek uğurladı

sehit_esini_hakkini_helal_et_diyerek_ugurladi13495283450_h937034.jpg

Antalya'daki silahlı saldırıda şehit düşen 3 polisten biri olan Konyalı 8 yıllık polis memuru Mehmet Çolak, memleketi Konya'nın Sarayönü ilçesi Kurşunlu beldesinde gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

Şehit eşi Elif Çolak tabuta sarılarak, "Hakkını helal et, ben ettim" diyerek gözyaşı dökerken, şehidin annesi Saliha Çolak, "Yavrumu şehit getirdim köyümüze, şefaati hepinize dokunsun" diye ağladı.
Evli ve bir çocuk babası şehit Mehmet Çolak'ın cenazesi, Antalya'da düzenlenen törenin ardından dün akşam saatlerinde memleketi Konya'ya getirildi. Daha sonra şehidin cenazesi konvoy eşliğinde Sarayönü ilçesine bağlı Kurşunlu beldesine getirildi.
Şehit Çolak'ın Türk bayrağına sarılı tabutu cenaze namazının kılınacağı Rahmet Camisi'ne getirildiği sırada anne Saliha Çolak, "Yavrumu şehit getirdim köyümüze, şefaati hepinize dokunsun" diye gözyaşı döktü. Şehit polis memurunun dedesi Vehbi Çolak da, torununun tabuttaki fotoğrafını öptü. Şehidin eşi Elif Çolak ise tabuta sarılarak, "Hakkını helal et, ben ettim, sen de bana helal et" diyerek gözyaşı döktü.
Daha sonra şehit polisin cenaze töreninde özgeçmişi okundu ve öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından meslektaşları tarafından omuzlara alınan şehit polisin naaşı bir süre sonra vatandaşların omuzlarında mezarlığa taşındı. Şehit polis, belde mezarlığında gözyaşı ve dualarla defnedildi.
Cenaze törenine Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, AK Parti Konya Milletvekilleri Hüseyin Üzülmez, Mustafa Kabakcı ve Cem Zorlu, İçişleri Bakan Yardımcısı Osman Güneş, Konya Garnizon Komutanı Tümgeneral Yılmaz Özkaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Konya İl Emniyet Müdürü Hüseyin Namal, emniyet teşkilatı mensupları, şehit polisin yakınları, mesai arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.
 
Şehit polis toprağa verildi

sehit_polis_topraga_verildi13495265900_h937026.jpg

Antalya'daki silahlı saldırıda şehit düşen polis memuru Mehmet Çolak'ın cenazesi, toprağa verildi.

Dün Antalya Emniyet Müdürlüğü'nde düzenlenen törenin ardından Konya'ya getirilen Çolak'ın (30) cenazesi, bugün defnedileceği Kurşunlu beldesine konvoy halinde götürüldü.
Şehidin Türk bayrağına sarılı cenazesi, belde merkezindeki Rahmet Camii önünde öğle namazına kadar bir süre bekletildi. Bu sırada şehidin yakınları, tabutun başına gelerek gözyaşı döktü.
Konya Müftüsü Şükrü Özbuğday'ın kıldırdığı cenaze namazının ardından toprağa verildi
 
Geri