Vatan Sana Canım Feda (Tüm Şehit haberleri ve olaylar burda)

Konu sahibi son olarak 2631 gün önce görüldü
Vatan Sana Canım Feda (Tüm Şehit haberleri ve olaylar burda)

Onlar bizim için öldüler, Bizim için çocuklarını öksüz, analarını evlatsız, eşlerini dul bıraktılar ki , biz bu acıları yaşamayalım...

Bu topic'te bir nebze olsun onları anmak istiyorum, Hep beraber analım Şehitlerimizi...

( Bu topiğe elimden geldiğince şehitlerimizi ekleyeceğim, Tabiiki yüzbinlerce şehidimizi ekleyebilmek çok zor ama burada anılan her bir şehidimize giden dua bence hepsine gitmiş sayılır)


Önce Öğretmenlerimiz...

th_cf2_AbdullahKara.jpg


Adı Soyadı: Abdullah KARA (1.1.1968–24.5.1993)
Doğum Yeri: Antalya İli Serik İlçesi
Baba Adı: Ahmet
Ana Adı: Naciye
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Burdur Eğitim Yüksek Okulu mezunu.
Görevi: Bingöl İli Genç İlçesi Kavaklı Köyü İlkokulu öğretmenliğine atanan Abdullah KARA, 24.5.1993 tarihinde Bingöl–Elazığ Karayolunun Bilâloğlu mevkiinde saat 18.00 sularında 28 er ve 3 siville birlikte şehit edilmiştir.


th_473_AbdulvahapYersiz.jpg


Adı Soyadı: Abdulvahap YERSİZ (2.2.1968–6.10.1992)
Doğum Yeri: Mardin İli Mazıdağı İlçesi
Baba Adı: Şeyhmus
Ana Adı: Reyhan
Medeni Hali: Zeliha hanımla evli, Hizbullah ve Meryem adlarında iki çocuğu vardır.
Mezun Olduğu Okul: Siirt Eğitim Yüksek Okulu Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu
Görevi: Diyarbakır'da 3 yıl görev yaptıktan sonra Mardin iline atanmıştır. Mardin İli Mazıdağı İlçesi Yukarı Konak Köyü İlkokulu Öğretmeni iken, 6.10.1992 tarihinde şehit edilmiştir.


th_2c1_AbdurrahmanNafizOzbagriacik.jpg


Adı Soyadı: Abdurrahman Nafiz ÖZBAĞRIAÇIK (1.2.1957–25.10.1993)
Doğum Yeri: Konya İli Taşkent İlçesi
Baba Adı: Ahmet
Ana Adı: Hatice
Medeni Hali: Zeyniye hanımla evli. Hatice ve Ahmet adında iki çocuğu vardır.
Mezun Olduğu Okul: Anadolu Üni. Açık öğretim Fak. Coğrafya Bölümü mezunu
Görevi: 1982–1991 yılları arasında İstanbul'da görev yapmış ve Bitlis İli Merkez Yolalan Köyü Ortaokuluna müdür vekili olarak atanmıştır. Bu görevde iken, 25.10.1993 tarihinde şehit edilmiştir.
Adı, Bitlis İli Hizan ilçesinde bir ilköğretim okuluna verilmiştir.


th_6b8_AbdurrahmanTaner.jpg


Adı Soyadı: Abdurrahman TANER (1.1.1953–29.8.1992)
Doğum Yeri: Mardin ili Nusaybin ilçesi
Baba Adı: İbrahim
Ana Adı: Hazno
Medeni Hali: Gülistan hanımla evli, Mesut, Leyla, Pelşin, Şermin, Nesrin adlarında beş çocuğu vardır.
Mezun Olduğu Okul: Mardin Eğitim Enstitüsü mezunu
Görevi: Kahramanmaraş'ın Merkez ve Göksün, Batman'ın Gercüş, Karaman'ın Ermenek ilçelerinde öğretmen olarak görev yapmış, 29.8.1992 tarihinde Adana'da şehit edilmiştir.


th_d5f_AdnanTunca.jpg


Adı Soyadı: Adnan TUNCA (20.8.1957–23.9.1994)
Doğum Yeri: Kırklareli
Baba Adı: Rasim
Ana Adı: Fikriye
Medeni Hali: Sebahat hanımla evli, Burcu ve Merve adlarında iki çocuğu vardır.
Mezun Olduğu Okul: Edirne Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümü mezunu
Görevi: Batman İli Beşiri İlçesi Çevrimova İlköğretim Okulu öğretmeni iken, 23.9.1994 tarihinde şehit edilmiştir.
Adı, Edirne ilinde işitme engelliler ilköğretim okuluna verilmiştir.


th_1c9_AliBulut.jpg


Adı Soyadı: Ali BULUT (26.1.1967–11.10.1994)
Doğum Yeri: Trabzon İli Of İlçesi
Baba Adı: Cemal
Ana Adı: Gülizar
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Karadeniz Teknik Üni. Giresun Eğitim Fak. Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu.
Görevi: Erzurum Tekman Taşkesen Köyü stajyer Öğretmeni iken, 11.10.1994 tarihinde şehit edilmiştir.
Adı, Trabzon ili Of ilçesinde bir ilköğretim okuluna verilmiştir.​
 


th_e07_AlihanHan.jpg


Adı Soyadı: Alihan HAN (1951–19.4.1993)
Doğum Yeri: Erzurum İli Tekman İlçesi
Baba Adı: Mürsel
Ana Adı: Feride
Medeni Hali: Hanım hanımla evli, Süheyla, Şule, Serkan, Dilan Deniz adlarında dört çocuğu vardır.
Mezun Olduğu Okul: Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Fen Bilgisi Bölümü mezunu
Görevi: Öğretmenlik görevine Nisan 1976'da başlayarak sırasıyla Erzurum, Ankara, Diyarbakır illerinde öğretmen ve yöneticilik yapmıştır. Diyarbakır İli Merkez Burhanettin Yıldız Endüstri Meslek Lisesi öğretmeni ve müdür yardımcısı iken, 19.4.1993 tarihinde şehit edilmiştir

th_37d_AliihsanCetinkaya.jpg


Adı Soyadı: Ali İhsan ÇETİNKAYA (1965–11.9.1994)
Doğum Yeri: Diyarbakır ili
Baba Adı: Ali
Ana Adı: Hezi
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Dicle Üni. Fen Edebiyat Fak. Fizik Bölümü mezunu.
Görevi: İlk kez Tunceli İli Mazgirt İlçesi Darıkent ilköğretim Okulu öğretmenliğine atanmış, bu görevde iken. 11–9–1994 tarihinde okul lojmanında altı arkadaşı ile birlikte şehit edilmiştir.

th_75c_Aliincekara.jpg


Adı Soyadı: Ali İNCEKARA (1945–2.6.1980)
Doğum Yeri: Giresun ili Görele ilçesi
Baba Adı: Hüseyin
Ana Adı: Hasibe
Medeni Hali: Keriman hanımla evli, Sibel, Bilge, Deniz adlarında üç çocuk babası.
Mezun Olduğu Okul: Atatürk Eğitim Enstitüsü Pedagoji Bölümü mezunu.
Görevi: 1963–1969 yılları arasında Rize'de, 1969–1980 yılları arasında da İstanbul'da görev yapmıştır. İstanbul Fatih İlköğretim Müdürlüğü Mü¬dür Yardımcısı iken, 2.6.1980 tarihinde şehit edilmiştir.


th_515_AliKaraoglan.jpg


Adı Soyadı: Ali KARAOĞLAN (21.10.1964–19.9.1990)
Doğum Yeri: Kütahya İli Simav İlçesi
Baba Adı: Mehmet
Ana Adı: Nazife
Medeni Hali: Zeliha hanımla evli olan Ali KARAOGLAN'ın Çiğdem adında bir kızı vardır.
Mezun Olduğu Okul: Çanakkale Eğitim Yüksek Okulu Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu
Görevi: Kars İli Selim İlçesi Yukarı Damlapınar Köyü İlkokulu öğretmeni iken, 19.9.1990 tarihinde şehit edilmiştir.
Adı, Kütahya ili Simav ilçesinde bir ilköğretim okulu ile İzmir ili Çiğli ilçesinde bir liseye verilmiştir.


th_e89_AliRizaPekgoz.jpg

Adı Soyadı: Ali Rıza PEKGÖZ (1.1.1960–10.6.1993)
Doğum Yeri: Siirt İli Kurtalan İlçesi
Baba Adı: Ahmet
Ana Adı: Perihan
Medeni Hali: Sultan hanımla evli, Gülsen, Perihan, Savaş, Serap adlarında dört çocuğu vardır.
Mezun Olduğu Okul: Ankara Eğitim Enstitüsü Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu
Görevi: Nevşehir, Malatya, Diyarbakır ve Batman illerinde görev yapmıştır. Batman İli Beşiri İlçesi Yalınkavak Köyü İlkokulu öğretmeni iken, 10.6.1993 tarihinde okul lojmanında şehit edilmiştir.

th_50f_AliSahapSalik.jpg


Adı Soyadı: Ali Şahap SALIK (1959–21.9.1993)
Doğum Yeri: Diyarbakır İli Ergani İlçesi
Baba Adı: Selahaddin
Ana Adı: Havva
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türkçe bölümü mezunu.
Görevi: 1982 yılında göreve başlamış, sırasıyla Malatya, Gaziantep ve Diyarbakır illerinde görev yapmıştır. Diyarbakır İli Merkez Ticaret Lisesi Türkçe öğretmeni iken, 21.9.1993 tarihinde şehit edilmiştir.

th_9b4_AliYildirim.jpg


Adı Soyadı: Ali YILDIRIM (1962–22.10.1993)
Doğum Yeri: Adana İli Kozan İlçesi
Baba Adı: Mustafa
Ana Adı: Kiraz
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Ankara Üni. Dil ve Tarih Coğrafya Fak. mezunu
Görevi: Diyarbakır İli Hazro İlçesi Dadaş Köyü İlköğretim Okulu öğretmeni iken, Diyarbakır İli Lice İlçesi dağlık bölgesinde 22.10.1993 tarihinde şehit edilmiştir.

th_7cd_AliYildiz.jpg


Adı Soyadı: Ali YILDIZ (1.8.1969–5.11.1994)
Doğum Yeri: Karaman İli Ermenek İlçesi Adiller Köyü
Baba Adı: Hasan
Ana Adı: Ayşe
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Kastamonu Eğitim Yüksek Okulu Sınıf Öğretmenliği Bölümü Mezunu.
Görevi: İlk kez Mardin İli Savur İlçesi Başkavak İlköğretim Okulu öğretmeni olarak atanmış, bu görevde iken, 5.11.1994 tarihinde şehit edilmiştir.
Adı, Karaman ili Sanveliler ilçesi Adiller köyünde bir ilköğretim okuluna verilmiştir..​
 
ŞEHİT HV.PLT.YZB. MEHMET FETHİ BEY
Baba Adı : ABDURRAHMAN
Anne Adı :
Doğum Yeri-Tarihi : İSTANBUL - 1.1.1887
Şehadet Yeri-Tarihi : CEHENNEM VADİSİ ŞAM/KUDÜS - 27.2.1914


Son Görev Yeri : SURİYE/ŞAM
Sicil Numarası : 1901 - 4
Medeni Hali : EVLİ
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : SURİYE-ŞAM (SELAHADDİN'İ EYYUBİ TÜRBESİ YANI)


Mehmet Fethi Bey, 1887 yılında Ayazpaşa'da doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamlamış ve 1901 yılında girdiği Deniz Çarkçı Lisesinden 1907 yılında Çarkçı üsteğmen olarak mezun olmuştur. 1910 yılında Hamidiye Kruvazöründe, 1911 yılında Silah tamir fabrikasında görev almış, 03.07.1912-28.09.1913 tarihleri arasında havacılık öğrenimi için İngiltere'ye gönderilmiştir. Balkan savaşında Doğu ordusunda görev almış ve gösterdiği yararlıklardan dolayı, Gümüş Liyakat Madalyası ile taltif edilerek 09.01.1914 yılında yüzbaşılığa yükselmiştir. 08.02.1914 tarihinde Muavanedi Milliye Uçağı ile İstanbul Kahire hava seyahatine çıkmış ve 27.02.1914 tarihinde Şam ile Kudüs arasındaki Taberiya Gölü civarındaki Cehennem vadisine düşerek rasıdı Ütğm.Sadık Bey'le beraber şehit olmuştur.


ŞEHİT HV.PLT.YZB. SADIK BEY
Baba Adı : *
Anne Adı : *
Doğum Yeri-Tarihi : SELANİK -
Şehadet Yeri-Tarihi : TABERIYA GÖLÜ CEHENNEM VADİSİ - 27.2.1914


Son Görev Yeri :
Sicil Numarası : 1907 - 1
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : SURİYE-ŞAM (SELAHADDİN'İ EYYUBİ TÜRBESİ YANI)

Sadık Bey, Selanik'te doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Selanik'te, lise öğrenimini Manastır Askeri Lisesinde tamamlamış ve Harbiye'ye geçerek teğmen olarak mezun olmuştur. Trablusgarp Savaşı sırasında Enver Paşanın mahiyetinde Bingazi'ye gitmiş, Enver Paşa'nın Harbiye Bakanı olmasından sonra Bakanın yaverliğini yapmıştır. 08.02.1914 tarihinde Muavenedi Milliye uçağı ile İstanbul-Kahire Hava Seyahatine Plt.Yzb.Fethi Bey'in rasıdı olarak çıkmış, 27.02.1914 tarihinde Şam ile Kudüs arasındaki Taberiya Gölü civarındaki Cehennem Vadisine düşerek şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.TĞM. NURİ BEY
Baba Adı : OSMAN
Anne Adı :
Doğum Yeri-Tarihi : İSTANBUL - 1.1.1900
Şehadet Yeri-Tarihi : YAFA - 11.3.1914


Son Görev Yeri : YAFA
Sicil Numarası : 1910 - 6
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : SURİYE-ŞAM (SELAHADDİN'İ EYYUBİ TÜRBESİ YANI)

Nuri Bey, İstanbul'da doğmuştur. 1911 yılında teğmen rütbesi ile topçu okulundan mezun olmuştur. Subay olduktan sonra öğrenimini İngiltere'de yapmıştır. 11.03.1914 tarihinde Mısır ve İstanbul arasındaki hava seferini tamamlamak üzere Yafa'dan kalkarken uçak sürat almadan kalkmış, bundan dolayı, uçağın kumandaları itaat etmeyerek denize düşerek şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.YZB. FEVZİ BEY
Baba Adı : MUSTAFA
Anne Adı : SAİKA
Doğum Yeri-Tarihi : İSTANBUL -
Şehadet Yeri-Tarihi : BURGAZ USKUMRU KÖYÜ - 20.4.1915


Son Görev Yeri :
Sicil Numarası : 1908 - 4
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : İSTANBUL EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİ

Yüzbaşı Fevzi Bey, 1880 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. 20.04.1915 tarihinde Fokker uçağı ile Karadeniz Boğazında yaptığı keşif görevi esnasında, topçumuz tarafından ateş edilerek düşürülmüş ve Ütğm.Sami Bey ile birlikte şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.ÜTĞM. SAMİ BEY
Baba Adı : BİLİNMİYOR
Anne Adı : BİLİNMİYOR
Doğum Yeri-Tarihi :
Şehadet Yeri-Tarihi : BURGAZ USKUMRU KÖYÜ - 20.4.1915


Son Görev Yeri :
Sicil Numarası : 1910 - 5
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : İSTANBUL EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİ

Sami Bey, 20.04.1915 tarihinde Fokker uçağı ile Karadeniz Boğazında yaptığı keşif görevi esnasında, topçumuz tarafından ateş edilerek düşürülmüş ve Yzb.Fevzi Bey ile birlikte şehit olmuştur.
 
ŞEHİT HV.PLT.ÜTĞM. MEHMET ALİ RIZA BEY
Baba Adı : HACI ALİ
Anne Adı :
Doğum Yeri-Tarihi : ISPARTA - 1.1.1884
Şehadet Yeri-Tarihi : YEŞİLKÖY-AYASTAFANOS - 17.4.1916


Son Görev Yeri : HV.H.OK.K.LIĞI YEŞİLKÖY
Sicil Numarası : 1341 - 1524
Medeni Hali : EVLİ
Eş-Çocuklarının Adı : HÜSNİYE - TÜRKAN
Gömülü Olduğu Yer : İSTANBUL EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİ

Mehmet Ali RIZA, 1884 tarihinde Isparta'da doğmuştur. 20.04.1916 tarihinde görev uçuşu esnasında, uçağın motorunda meydana gelen yangında uçağının düşmesi sonucunda şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.ÜTĞM. MEHMET ALİ BEY
Baba Adı : BİLİNMİYOR
Anne Adı : BİLİNMİYOR
Doğum Yeri-Tarihi :
Şehadet Yeri-Tarihi : VILHELM/ALMANYA - 11.9.1916


Son Görev Yeri :
Sicil Numarası : 1910 - 7
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : ALMANYA ASKERİ MEZARLIĞI

Mehmet Ali Bey, Bahriye Çarkçı Subayı iken Haziran 1916 yılında tayyare mektebine girmiş ve öğrenim için gönderildiği Almanya'da görev uçuşu yaparken, uçağının düşmesi sonucunda şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.ÜTĞM. SÜLEYMAN HAYRETTİN BEY
Baba Adı : OSMAN NURİ
Anne Adı : BİLİNMİYOR
Doğum Yeri-Tarihi : İSTANBUL -
Şehadet Yeri-Tarihi : AYASTAFANOS UÇAK İSTASYONU YEŞİLKÖY - 9.11.1916


Son Görev Yeri : 15.FIRKA YEŞİLKÖY/İSTANBUL
Sicil Numarası : 1910 - 8
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : İSTANBUL EDİRNEKAPI ŞEHİTLİĞİ

Süleyman Hayrettin, 1892 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. 15.Fırka emir subayı iken, Ayastafanos Uçak İstasyonunda yaptığı görev uçuşu esnasında, Focker uçağının düşmesi sonucunda şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.ÜTĞM. SAİM BEY
Baba Adı : M.FİKRİ
Anne Adı :
Doğum Yeri-Tarihi : İSTANBUL - 1.1.1890
Şehadet Yeri-Tarihi : ABBASİYE MEYDANI - 13.11.1916


Son Görev Yeri : 3.TAYYARE BL.K.LIĞI MEDİNE
Sicil Numarası : 1912 - 261
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : SUUDİ ARABİSTAN-MEDİNE (CENNETÜL BAKAH)

Saim Bey, 1890 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Medine'de 3. Tayyare Bölük Komutanlığında görevli iken, 13.11.1916 tarihinde Bigri Abbas meydanına inerken uçağının düşmesi sonucunda şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.ÜTĞM. AHMET NURİ BEY
Baba Adı : BİLİNMİYOR
Anne Adı : MÜNTEHA
Doğum Yeri-Tarihi : ELAZIĞ - 1.1.1900
Şehadet Yeri-Tarihi : ELAZIĞ - 19.3.1917


Son Görev Yeri : AYASTAFANOS TAYYARE MEKTEBİ
Sicil Numarası : 1910 - 10
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : DİYARBAKIR HAVA ŞEHİTLİĞİ

Ahmet Nuri Bey, 19.03.1917 tarihinde Ayastafanos Tayyare Mektebinde görevli iken, uçağının düşmesi sonucunda şehit olmuştur.

ŞEHİT HV.PLT.TĞM. ALİ SEZAİ BEY
Baba Adı : BİLİNMİYOR
Anne Adı :
Doğum Yeri-Tarihi : 1.1.1900
Şehadet Yeri-Tarihi : ULUKIŞLA - 25.3.1917


Son Görev Yeri :
Sicil Numarası : 1915 - 120
Medeni Hali : EVLİ
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : ULUKIŞLA HAVA ŞEHİTLİĞİ

Ali Sezai Bey, 25.03.1917 tarihinde yapmış olduğu tecrübe uçuşu esnasında, Anadolu Yaylası ile Akdeniz Havzası civarında uçağının düşmesi sonucunda şehit olmuştur.

ŞEHİT SALİH BEY
Baba Adı : BİLİNMİYOR
Anne Adı : BİLİNMİYOR
Doğum Yeri-Tarihi :
Şehadet Yeri-Tarihi : ANADOLU YAYLASI-AKDENİZ HAVZASI - 25.3.1917


Son Görev Yeri :
Sicil Numarası : 1 - 12
Medeni Hali : BEKAR
Eş-Çocuklarının Adı : -
Gömülü Olduğu Yer : ULUKIŞLA HAVA ŞEHİTLİĞİ

Salih Bey, 25.03.1917 tarihinde yapmış olduğu tecrübe uçuşu esnasında, Anadolu Yaylası ile Akdeniz Havzası civarında uçağının düşmesi sonucunda şehit olmuştur
 
KOMANDO OLMAK ONURUMDUR

Olur ya, bir çatışmada ölürsem,
Arkamdan yas tutmayın.
Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım.
Bedenimden komandomu çıkarmayın,
Onlar benim onurumdur,
Ölünce kefenim olacak...
Başımdan mavi beremi çıkarmayın,
O benim şanım,şerefim olacak...
Ayağımdan botlarımı çıkarmayın,
Onlar nice yollar aşacak,
Şehit olursam Sırat köprüsünden geçecek...
Elimden tüfeğimi almayın,
O benim mezarıma sembol olacak...
Yaramın kanını silmeyin,
Ahirette hesabı sorulacak...
Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın,
O benim madalyam olacak...


* Bu şiir, Hakkari - Çukurca - Üzümlü Jandarma Sınır Karakolu'nda görevliyken 12 Aralık 1993 günü saat 21.00 sıralarında bölücü eşkiya ile yapılan silahlı çatışmada kahramanca çarpışarak şehit düşen Mustafa oğlu, Sakarya 1972 doğumlu Jandarma Komando Onbaşı Zekeriya Gülyaman'ın (1972/4) şahsi eşyaları içerisinden çıkmıştır
 
A.GAFFAR OKKAN

1952 yılında Sakarya'nın Hendek İlçesi'nde doğdu. Ankara Polis Enstitüsü'ne girdi ve 1970 yılında görevine başladı. Ege Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Okkan, İzmir, Eskişehir, Urfa ve 1993'de Mehmet Ağar'ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde Kars'ta görev yaptıktan sonra Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne atandı.

Evli ve iki çocuk babası olan Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001 günü, Diyarbakır' da Terör Örgütü Hizbullah tarafından kurulan bir pusuda kendisi ile birlekte 5 Polis Memuruda şehit edilmiştir. Şehidimize Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileriz.

M.NURİ KOCABIYIK

M.Nuri KOCABIYIK Sakarya’nın Merkez Ekinli köyünde dünyaya geldi. Liseyi Bitirdikten sonra Gazi Üniversitesine gitti. Üniversiteden sonra Polis Akademisi Özel Sınıf olarak okudu. Daha önce Tekirdağ/Çorlu, Adıyaman ve Adana illerinde görev yaptı. Evli ve iki çocuk babası.

08.08.1996 tarihinde görevde iken yasadışı örgüt militanlarınca şehit edilmiştir. Şehidimize Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileriz.

MAHMUT ÖZMEN

Mahmut ÖZMEN 1947 yılında Sakarya’nın Çaybaşı Fuadiye köyünde dünyaya geldi. Sanat Okulu mezunu, evlenmemiştir. Görev yaptığı iller İstanbul Emniyet Müdürlüğü, görmüş olduğu kurs genel hizmet kursu.

14.06.1978 tarihinde görevli bulunduğu İstanbul Emniyet Müdürlüğünde ateşli silahla vurulmak sureti ile şehit edilmiştir. Şehidimize Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileriz.

SÜLEYMAN ŞAHİN

Süleyman ŞAHİN 15.02.1950 yılında Trabzon/ Çaykara ilçesinin Çambaşı köyünde dünyaya geldi. Ortaokul mezunu, evli ve iki çocuk babası. Görev yaptığı iller İstanbul Emniyet Müdürlüğü. Görmüş olduğu kurs Hizmet içi eğitim kursu.

23.09.1977 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli iken, Ambulans şöförü olarak Ankara iline cenaze götürmüş olup, dönüşte Ambulansın otobüsle çarpışması neticesinde vefat ederek şehit olmuştur. Şehidimize Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileriz

OSMAN ÇAM

Osman ÇAM 01.01.1961 yılında Trabzon/Yomra ilçesinin Tandırlı köyünde dünyaya geldi. Ortaokul mezunu ve evli iki çocuk babası. Görev yaptığı iller Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Siirt Emniyet Müdürlüğü. Özel Harekat Kursu gördü.

14.01.1990 tarihinde Siirt Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü Personeli olarak mezarlık yakınlarında arama görevi yapmakta iken üzerinde bulunan el bombasının patlaması neticesi şehit olmuştur. Şehidimize Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileriz.

PEYAMİ ALTUN

Peyami ALTUN 02.06.1961 yılında Sakarya/Pamukova ilçesinin Gökgöz köyünde doğmuştur. Dört yıllık açık öğretim fakültesi mezunu, evlenmemiştir. Çalıştığı İller Zonguldak /Karadeniz Ereğlisi ve Şırnak/Silopi’dir.

25.11.1990 tarihinde Şırnak ili Silopi ilçesinde görevden evine giderken kimliği belirsiz şahıslarca ateşli silahlarla açılan ateş sonucu şehit edilmiştir. Şehidimize Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileriz.

OLGUN KÜPÇÜ

Olgun KÜPÇÜ 01.06.1971 Sakarya/Akyazı ilçesinde Dünyaya geldi. Lise mezunu, evli çocuksuz. Ankara ve Tunceli Emniyet Müdürlüklerinde çalıştı.

13.06.1998 tarihinde saat14.45 sularında görevli bulunduğu Tunceli Özel Harekat Şube Müdürlüğüne ait K-4 pusu Noktasına Batman köyünün doğu istikametinden uzak mevkiden ateş edilmesi neticesi pusu noktasında bulunan iki polis memuru şehit olmuş, bu sırada pusu noktasına ait termal kameraya ayar yaptıktan sonra Şehir merkezine seyir halinde olan 62 A 0156 plakalı araca yakında bulunan ağaçlık bölgeden yasa dışı örgüt militanlarınca ateş açılması sonucu bir komiser yardımcısı ve bir Polis Memuru ile yanlarında bulunan Polis Memuru Olgun KÜPÇÜ yaralanarak şehit olmuşlardır. Şehidimize Allah’tan rahmet yakınlarına da başsağlığı dileriz.
 
Adı Soyadı: Atilla AYDOĞDU (1967–17.9.1994)
Doğum Yeri: Antalya
Baba Adı: Hasan
Ana Adı: Rukiye
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Ankara Üni. Eğitim Bilimleri Fak. Eğitim Yönetimi Planlaması Bölümü mezunu
Görevi: Tunceli İli Nazimiye Yatılı İlköğretim Bölge Okulu Öğretmeni iken, 17.9.1994 tarihinde şehit edilmiştir.
Adı, Malatya merkezde bir anaokuluna verilmiştir.

Adı Soyadı: Aydın YILMAZ (5.1.1971–22.4.1996)
Doğum Yeri: Edirne İli Meriç İlçesi
Baba Adı: Ali
Ana Adı: Zöhre
Medeni Hali: Bekâr
Mezun Olduğu Okul: Çanakkale Eğitim Yüksek Okulu Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu.
Görevi: Kahramanmaraş İli Ekinözü İlçesi Altunyaprak Köyü İlkokulu öğretmeni iken, 22.4.1990 tarihinde şehit edilmiştir.

Adı Soyadı: Ayhan KURAL (1969–16.9.1993)
Doğum Yeri: Amasya ili Merzifon ilçesi
Baba Adı: Ali
Ana Adı: Gülbeyaz
Medeni Hali: Güllü hanımla evli.
Mezun Olduğu Okul: Ondokuz Mayıs Üni. Eğitim Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu.
Görevi: İlk kez Tunceli ili Pülümür ilçesi Gazi Lisesi öğretmeni olarak atanmış, bu görevde iken 16.9.1993 tarihinde şehit edilmiştir.

Adı Soyadı: Aynur SARI (1971–22.6.1996)
Doğum Yeri: Ankara
Baba Adı: İsmail
Ana Adı: Kezban
Medeni Hali: Murat ile evli, Uğur isimli bir oğlu var.
Mezun Olduğu Okul: Selçuk Üni. Eğitim Fak. Kız Sanat Eğitimi Yüksek Okulu El Sanatları Nakış Bölümü mezunu.
Görevi: Diyarbakır İli Ergani Kız Meslek Lisesi'nde altı yıllık öğretmen iken, 22.06.1996 tarihinde eşi Murat ve tek çocuğu Uğur'la birlikte şehit edilmiştir.
Adı, Diyarbakır ili Ergani ilçesinde bir ilköğretim okuluna verilmiştir.

Adı Soyadı: Ayşe KONAKÇI (1969–26.10.1993)
Doğum Yeri: Denizli İli Tavas İlçesi
Baba Adı: Hüdaverdi
Ana Adı: Safiye
Medeni Hali: Kendisi gibi şehit edilen öğretmen Numan beyle evli, Mahinur adında bir kızı vardır
Mezun Olduğu Okul: Selçuk Üni. Eğitim Fak. Kız Sanat Eğitimi Yüksek Okulu Ev Ekonomisi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmenliği Bölümü mezunu
Görevi: Ekim 1991'de Gaziantep İli Etiler İlköğretim Okulu Anasınıfı öğretmenliğine. Ekim 1992'de Diyarbakır İli Bismil İlçesi Babahaki Köyü İlköğretim Okulu öğretmenliğine atanmış, bu görevde iken 26.10.1993 tarihinde eşi ile birlikte şehit edilmiştir.
Adı, Denizli İli Tavas İlçesi Ulukent'te bir İlköğretim okuluna verilmiştir.

Adı Soyadı: Aysun KARALAR

Görevi: Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Ortadirek Köyü İlköğretim Okulu'nda, öğrenciler tarafından yakılan sobaya dökülen tinerin alev alması sonucu çıkan yangında, alevler arasında kalan öğrencisini kurtarmak isterken hayatını kaybetti. 24.12.2003
Adı, Ağrı ili Merkez ilçede bir ilköğretim okuluna, internet ortamında bir sitenin kütüphanesine , 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi dersliklerine ismi verilmiştir.

Adı Soyadı: A. Nurettin SOYER (1964–22.10.1993)
Doğum Yeri: Bartın İli
Baba Adı: Hüseyin
Ana Adı: Güner Zeliha
Medeni Hali: Öğretmen Nurhayat hanımla evli olan A.Nurettin SOYER'in Gözde adında bir çocuğu vardır.
Mezun Olduğu Okul: Erzurum Atatürk Üni. Fen–Edebiyat Fak. Almanca Bölümü mezunu.
Görevi: Diyarbakır Lice Kutlu Köyü İl¬kokulu öğretmeni iken, 22.10.1993 tarihinde Diyarbakır İli Lice İlçesi Ki¬ralan Köyünde şehit edilmiştir
Adı, Diyarbakır ili Lice ilçesinde bir anaokuluna verilmiştir.


Allah sizlerden razı olsun, mekânınız cennet olsun, ruhunuz şad olsun.

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın! Bilakis onlar diridirler Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiç bir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.”
(Al-i İmran 169)

"Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) "Ölüler" demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz onu hissedemez, anlayamazsınız."
(Bakara: 154)

''Cennete giren hiç bir kimse yoktur ki, bütün dünyaya malik olacak olsa dahi tekrar dünyaya dönmeyi arzu etsin. Yalnız şehitlerdir ki, kendilerine yapılan hürmet ve kerameti yahut şehitliğin faziletini gördüklerinden dünyaya dönüp de tekrar on defa şehid olmayı arzu ederler.”
(Buhari ve Müslim)
 
Oktay Yıldırım
Güneydoğu Gazisi Emekli Astsubay
ŞEMDİNLİ'Yİ BİLEN VAR MI?

Şemdinli'yi bileniniz var mı? Hiç gitmişliğiniz, Otuz iki virajları aşıp, Kaymakam çeşmenin soğuk suyunu hiç içmişliğiniz var mı? Her sabah uyandığınızda size merhaba diyen Efkâr tepeyi, Gomane tepeyi gezdiniz mi karış, karış?

Mayına basan aracın içinden, tam on dört metre uzağa fırlayan bir arkadaşınız oldu mu sizin? "Yenge vallahi az önce yanımda oturuyordu, şimdi dışarı çıktı" diye yalan söylediniz mi karısına? Dükkânına girip alışveriş yaptınız mı bir esnafın?

Gomane tepenin zirvesinden, içinde eşinizin, çocuğunuzun bulunduğu lojmana doğru yanarak gidip evinizin duvarında patlayan RPG-7'leri izlediniz mi siz?

Ama yine de bulunduğunuz görev yerini terk etmeden, acaba öldüler mi, yaralandılar mı, diye sabaha kadar hiçbir haber alamadan beklediniz mi?

"Ben bu insanlar rahat uyusun diye buradayım, ama neden benim aileme saldırıyorlar" diye düşündünüz mü hiç.

Evinizin roketlendiği mahalleden ve hatta roketin atıldığı, makineli tüfeğin yanı başında çalıştığı evin sakinlerinden, "vallahi biz bir şey görmedik" dediklerini duydunuz mu kulaklarınızla?

Her şeye rağmen deyip görevinize devam ettiniz mi? O patlamalardan dolayı yıllardır psikolojik tedavi gören bir çocuğunuz veya çocuğu bu yüzden tedavi gören bir tanıdığınız oldu mu? Hiç böyle bir baba'nın veya Anne'nin yüz ifadesini gördünüz mü?

Tabancanızı evinizde bırakıp " bir şey olursa, eve girmeye çalışırlarsa gerekeni yap, son iki mermiyi de kendinize ayır, ellerine sağ geçme" diyerek her defasında eşinizle helalleşip çıktınız mı evden, yada böyle bir tanıdığınız oldu mu?

Sürekli telsiz anonslarını dinlediği için, ilk kurduğu cümle " atışlar normal" olan bir çocuğunuz oldu mu sizin?

Lojman'ın emniyetini sağlayan silahlı nöbetçilerin yanında mı oynadı çocuklarınız ve uzaktan dahi gelse, her silah sesinde o çocukların evlere, mevzilere nasıl koşturduğunu, koşarken düşenlerin nasıl yerlerde sürüklendiğini, nasıl hıçkırarak ağladıklarını gördünüz mü hiç?

Bu gün yaşanan olayların, ilk olduğunu mu sanıyorsunuz?

Bunları yapmadı ve yaşamadıysanız eğer, orası hakkında bildiklerinizin hiç bir kıymeti yoktur efendiler. Affedersiniz bu kadar net konuşmak istemezdim ama ne yazık ki sabrım tükendi artık. Siz oturduğunuz ceylan derisi koltuklarda belki farkında değilsiniz, belki de umurunuzda değil ama orada görev yapan insanların öncelik sıralarında, ailelerinden önce vatanları geliyor, yeminleri geliyor. İşte bu yüzden mevzilerini terk edip ailelerinin yanına koşmuyorlar. Biz de onun için koşmadık zamanında görevimizi bırakarak. Yüreğimiz titreyerek bekledik ama görevimizin başında, dağda, hudutta bekledik efendiler, görevimiz bitene kadar bekledik.

Bu insanlar tüm bunlara vatanları için, üstüne el koyup yemin ettikleri bayrakları için katlanıyorlar, sizin başınızın üzerindeki, ama nasıl sağlandığını bile bilmediğiniz "egemenlik örtüsü"'nün bekası için katlanıyorlar.

Peki, onlar bu şartlar altında görev yaparken siz veya sizden öncekiler bu fedakârlıklara liyakat gösterebilmek için, geçmişte ne yaptınız, Şimdi ne yapıyorsunuz?

Anıtlaştırılan terörist mezarlarının hesabını mı soruyorsunuz?

O cenaze araçlarının görevlendirme emrinde kimlerin imzasının olduğunu mu araştırdınız?

Başbakana güç gösterisi yaparak "uçaklardan ve validen hoşlanmadık, ayrıca dağdakilerden vazgeçmeyiz" diyenlere mi hesap sordunuz yoksa?

Ya bütün kutsal değerlerimize söverek ayaklanan kalabalıklar, onlara devlet'in varlığını mı hissettirdiniz?

Baldırı çıplak peşmergelerden tutun da, Danimarkalısından, Hollandalısından, Rum'undan duyduğunuz her türlü hakaret ve aşağılamaya cevap mı verdiniz?

Roj TV muhabirlerinin nasıl olup ta olaylardan 3 dakika sonra canlı yayın yaptığını mı buldunuz? Bir el bombasının nasıl olup ta o kadar hasar meydana getirdiğini mi, Almanya ile yapılan telefon konuşmasını mı, o kalabalığın nasıl bir anda örgütlendiğini mi, araştırdınız?

Arabası parçalanarak yakıldıktan sonra, şerefsizce ve insafsızca dövülerek komaya sokulan uzman çavuşu mu, evi kurşunlanan polisi mi, okulunda tartaklanıp kovalanan asker çocuklarını mı, araştırdınız?

Bütün bu eylemleri kimin planladığını yada organizasyonu kimin veya kimlerin yaptığını mı, o gün halkı sürüsünü idare eden bir çoban maharetiyle kimlerin idare ettiğini mi araştırdınız?

Hayır, bunların hiçbirisini yapmadınız. Siz ne yaptınız peki?

Sizin farkında bile olmadığınız değerler için orada görev yapan bir astsubay ve bir uzman çavuş bulup, sonra bütün aydıncıklar, sağduyucular, mozaikçiler, üst kimliği, yan kimliği, alt kimliği olanlar ve hatta kimliksizler, sonra dalkavuklar, sendikacılar, susurluk paranoidleri, Soroscular, hülasa ne idüğü belirsiz, ne kadar adam varsa etrafınızda, bila istisna topunuz bir koro nizamında toplanıp, koroyu kimin yönettiğine bile bakmadan-ki ben bundan emin değilim- " Vurun Kahpeye" konseri verdiniz.

Yanlış şarkıyı çalıyordunuz ama çaldınız, sesler, akortlar, notalar hep bozuktu ama yinede çaldınız, orkestra şefi, "müzik" demişti nasılsa.

Şimdi yapılan araştırmalar neticesinde şu anda bile kuvvetle muhtemel olan sonuç çıkarsa ki bu sonuç, olayların altından terör örgütü ve onunla beraber bazı gizli servislerin çıkmasından doğacak sonuçtur, o vakit ne yapacaksınız?

Allanıp pullanıp önüne çıkarak tek, tek arzı endam ettiğiniz o basına (!) bu defa ne söyleyeceksiniz? Acaba yapacağınız hangi açıklama ile durumu kurtarmaya çalışacaksınız?

Bir açıklamanız var mı efendiler? Daha doğrusu bir "B" planınız var mı?

Ama bana sorarsanız, sizin kafalarınızı böyle şeylerle yormanıza gerek de yok zaten. Zira sizin adınıza orkestra şefi düşünür, besteler, önünüze koyar ve size de yine icra-i sanat etmek kalır ki bu, yani başkalarının bestelerini okumak zaten sizin en iyi yaptığınız şey değil midir? Ne demişler "gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım".

Yapın efendiler; vazifenizi yapın, hem de gözünüz kapalı yapın. Açarsanız gözünüzü belki Türk Bayrağına sarılı tabutları görürsünüz, ağlayan ailelerini, yetim çocuklarını görürsünüz de vicdanınız depreşir, vazifeniz yarım kalır. Sonra ne der Avrupalı, değil mi?

Hatta bakın ne diyeceğim, asın gitsin o astsubayla uzman çavuş'u, Şemdinli'yi, Yüksekova'yı, Hakkâri'yi de belediye başkanlarına teslim edin, seçilmiştir nihayet atanmış değil. Öyle Vali'ye filan da gerek yok canım, boşa zahmet. Tayin et, beğenmediler değiştir, ne lüzum var efendim. Bir belediye başkanı yeter de artar bile.

Siz de bu arada sanatsal sergiler açın, fotoğraf çekin, resim yapın, medeniyetleri buluşturun, dinlere diyalog kurdurun.

Değil mi ki ateş düştüğü yeri yakar. Ateş sizin yüreğinize mi düştü sanki? Bölen bölsün, satan satsın, Avşar'ı da ayırsınlar, Yörüğü de ayırsınlar, dadaşı da, sarışını da, esmeri de.

Şehirleri, köyleri, mahalleleri hatta ev ev ayırsınlar Türk Milletini, size ne gam efendiler. Siz fotoğraf çekmeye devam edin. Fakat unutmayın ki bir gün sizin de bir fotoğrafınızı çeken çıkar elbet. Ama o fotoğraf hangi salonlarda, nasıl teşhir edilir bilemem. Malum ya yaşlı tarih fotoğrafları çekilip, tozlu sayfalarında bir yerlere asılmış liderlerin, fotoğrafları ile doludur.

"VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"

Oktay Yıldırım kimdir ?

Oktay Yıldırım, Astsubay rütbesiyle Orduya katılmış, Güneydoğu'da yıllarca çarpışmış yiğit ve kahraman bir Türk evladıdır. Kendisi de güneydoğu gazilerinden olan ve üsteğmen rütbesinde iken ordudan ayrılan Hakan Evrensel'in "Yer Eksi İki" adlı romanında anlattığı gerçek kahramanlardan biridir.

Görevi gereği yerinden ayrılmadan saatlerce buzlu suda kaldığından ayaklarından sakatlanmış ve zorunlu olarak malulen emekli edilmiştir.

Kendisiyle ilgili bilgiyi de Hakan Evrensel vermiştir; Oktay Yıldırım, övünmeyi ve yaptıklarını anlatmayı sevmeyen yüksek bir karaktere sahiptir.

Halen yürüme güçlüğü çekmektedir.
 


bscap0006sb.jpg


Şehit babası komutana diyor ki ;

- ''Benim bir tek oğlum vardı, verdim!


Komutan ;

-''Tamam ...''

Şehit babası

-''Bu laflarlan olmuyor ! Orduyu göreve davet ediyorum !


Komutan ;

-''Sakin ol ...''

Şehit babası ;

-'' Yeter artık ! Ne sakin olacağım ?! BEN ÖLMÜŞÜM ! Ne sakin olacağım !?
 



1b.jpg

2b.jpg

3b.jpg

4b.jpg

5b.jpg

6b.jpg

7b.jpg

8b.jpg

9b.jpg

20b.jpg

bir askerin mektubu(üzümlü karakolu)

Bazı geceler kabuslar görüyorum. Her seferinde başka bir yerde sıkışıp kalıyorum ve onlar geliyor. Bazen bir mağaradayım bazen kayalıkların arasında. Seslerini duyuyorum, yaklaşıyorlar. Çok korkuyorum. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi geliyor. Sonra gözüküyorlar. Peşmerge kıyafetlerini, şalvarlarını ve elerindeki tüfekleri görüyorum. Elim tetiğe gidiyor ama tetiği çekemiyorum. Nişan alıyorum, tüfeğimin emniyetini açıyorum ama olmuyor tetik sıkışıyor sanki. Bir milimetre bile kımıldamıyor. Ve silahlarını bana doğrultuyorlar. Tetiği çekmeye çalışmaktan vazgeçiyorum. Onlara bakıyorum sadece ve rahatlıyorum o an. Şehit olacağım aklıma geliyor. Gülümsüyorum onlar tetiğe basarken..
Bu rüyalar aslında kabus değil sanırım. Kabuslar da korkuyla uyanırsın. Ben ise uyandığımda huzurlu oluyorum. Hem ölmek artık o kadar korkutucu gelmiyor. Anneme, babama kavuşacağımı biliyorum öldüğümde. Belki şehit olursam onları gördüğümde benimle daha çok gurur duyarlar.
Burada Hakkari Dağ Komando Tugayı'na bağlı Üzümlü karakolunda yetmiş kadar asker var. Biz iki tim olarak dün geldik. Gündüzleri uyuyor geceleri ise Irak sınırımdan içeri sızarak karakola olabilecek herhangi bir baskına karşı pusu kuruyoruz. Burası şimdiye kadar üç kere saldırıya uğramış. Bizim buraya geldiğimizi ne korucular ne de yakınımızda bulunan Üzümlü köyündekilerin haberi var. Zaten onlara kimse güvenmiyor. Diğer saldırılarda köylülerin PKK'lılara destek verdiklerini düşünüyorlar. Dağların bembeyaz bir yorganla örtülmüş olduğu bu topraklarda insan sırtının dayadığı arkadaşından başka kimseye güvenemiyor. Belki de güvenmemeli.
Bu yazdıklarımı kendime postalayacağım. Askerden sonra yalnızlığıma geri döndüğümde, posta kutumda görmek istiyorum bu kelimeleri. Belki o zaman daha iyi anlarım savaşsız, kansız yaşayabilmenin değerini. Bu gün burada düşündüğüm tek şey bu karakolu korumak. Ülkemi simgeliyor bu karakol benim için. Artık daha fazla şehit verilmesini istemiyorum. Benim ailem öldü ama buradakilerin annesinin ağlamasını istemiyorum.
Burada kış çok çetin. Kar üç metreden fazla. Bazen bu akıl almaz beyazlığın beni yutacağı hissine kapılıyorum. Dağlar, kar denizinin dev dalgaları gibi. Çok büyükler. İnsan onların eteklerinde kendini savunmasız hissediyor. Bir toz zerresi gibi.
Çok uykum var. Bu geceki devriye için biraz dinlenmeliyim.
12 Aralık 1993 / 10 : 30





Uyuyamıyorum. Yatakta dönüp durdum saatlerce. Bu savaşı düşünüyorum. Daha sekiz ay önce İstanbul sokaklarında dolaşıyordum. Askerlik umurumda bile değildi. En fazla günde iki-üç kilometre koşacak birazda eğitim yapacaktım. Komutanlarda fırça yiyecek ve en sonunda şafak defterimde karalanacak gün kalmadığında hayatıma geri dönecektim. Bu gün ise bunlar çok uzak hayaller gibi. İnanması çok zor geliyor. Girdiğim onca çatışma... ve ölüm... Kemal... Başını kaldırmasaydı şimdi yan ranzada uyuyor olacaktı ve ona saçma sapan şakalar yapmaya devam edecektim. Kemal cansız yanıma düştüğünde sanki üzerime dağlar devrildi. Ben altlarında kaldım, ezildim… Kımıldayamadım. Ona dokunamadım. Mevzide yanımda yatıyordu. O düşünce silah sesleri durdu, mermiler havada aslı kaldı sanki. Ağlayamadım. Ama o gün bıraktım o soysuzlara acımayı. O çatışmada sadece Kemal'i kaybettik. PKK'lılardan ise beşi ölmüştü. Cesetlerinin üzerine hücum yeleğimdeki tüm şarjörleri boşalmak isterdim. Belki yapabilirdim de. Kim bana bir şey diyebilirdi ki? Beni divanı harbe mi verirlerdi. Sadece bir sigara yakabildim. O gün, orada, o PKK'lıların cesetleri dibinde Kemal'e ağladım....

Aşkını, arkadaşını, ailesini her şeyini kaybetmiş bir askerim. Tek bulduğum şey savaş. Bu kadar kaybedişten sonra kendimi bulmaya çalışmak saçma geliyor. Hayatta kalın, diyor komutanlar. Ölmeyin. Sakın ölmeyin. Düşmanlar ise dışarıda bir yerdeler. Bize saldırmak için fırsat kolluyorlar. Gayri nizami savaşıyorlar. Vuruyor, bize kaybedilenler bırakıyor ve kaçıyorlar.
Bundan bir kaç ay önce Uzunsırt karakoluna saldırdılar. En büyük kayıp emniyet timinde oldu. Sekiz asker şehit düştü. Ama insanı çileden çıkartan koruculardan birinin anlattıklarıydı. 10-12 PKK'lı emniyet timindeki askerleri şehit ettikten sonra şehitlerin başında halay çekmişlerdi. İnsan böyle şeyler duyduktan sonra duyduğu öfke ve kin dayanılmaz oluyor. Ben askerliğim boyunca bizi yüreklendirmek ve savaşma şevkimizi arttırmak için sarf edilen bir çok söz duydum. Çoğu arkadaşım gibi bana da bu sözler saman alevi etkisi yaptı. Bir anlığına parladık.. Fakat Uzunsırt karakolu ve bunu gibi olaylar bize korkunç bir intikam duygusu bıraktı. İnsan intikamını aldığı zaman rahatlar. Oysa burada yaşanan her duygu insanın ruhuna bir çentik açıyor.
Uyumak istiyorum. Başaramayacağımı bilsem de uyumaya çalışmalıyım. Yarın biraz daha yazacağım ve belirli aralıklarla bu yazıları kendime postalayacağım. Yani uzun zaman sonra bunları ben okuyor olabilirim. İnsan, kendine ne der böyle bir durumda? Sıkma canını bak her şey geçti, evine dündün ve posta kutunda bu mektupları buldun, rahatla mı demeliyim? Bu yazıları okuyan ben, bilmeyecek mi orada, o dağlarda, kendine veya başkasına yazılar göndermeye hazırlanan başkaları olduğunu?
Bir şiir yazacağım. Sonra uyuyacağım.

Aynı Tarih 12 Aralık 1993 / 15 : 45



-Son-

9 Aralık 1993 tarihinde iki Jandarma Özel Harekat Komando timi aldıkları emir üzerine çok gizli bir şekilde Üzümlü Karakoluna girdi. Amaçları dağa önce üç kere saldırıya uğrayan bu karakolda bulunan askerlerin güvenliğini daha fazla arttırmaktı. Bu iki tim gündüz karakolda istirahat edip gece karakolun altından Kuzey Irak'a girerek her gece başka bir yerde pusu kurmakla görevlendirildiler.Bu iki timin varlığından, asker dışında ne karakol yakınındaki Üzümlü köyünün nede korucuların haberi vardı.
Timler Üzümlü'deki üçüncü akşamında, 12 Aralık 2003 saat 21 : 00'de pusu kurmak için karakoldan hareket edip Kuzey Irak'a yürüyüş halindeyken, Üzümlü Karakolu'na saldırmak için yaklaşan PKK gurubu ile karşı karşıya geldiler. İlk darbeyi timler vurdu. Fakat silah seslerinin duyulmasından 15-20 dakika sonra, Üzümlü köyünden karakola saldırı başladı. Köyden gelen ateşler, her şeyin PKK'lılarca planlandığı gibi gittiğini sanıp, hem yaklaşmanın, hem sızmanın tamamlanıp da saldırının başladığını düşünen, köydeki korucu ve milisler tarafından açılmıştı. Bu karakola daha önceleri yapılmış olan saldırılar da bu şekilde olmuş, Kuzey Irak'tan 100-200 kişilik PKK gurubu gelmiş, köydekilerle de birleşince 200-220 militanlı PKK gurubu saldırıyormuş gibi kıymetlendirilmişti. 12 Aralık 1993 gecesi maskeleri düştü. Sabah köyde tek bir kişi bulunamadı. Hepsi kaçmıştı. Komanda timlerinden biri astsubay çavuş dördü komando eri beş şehit, doğrudan karakola yapılan atışlarda da bir asteğmen ve bir karakol eri şehit oldu. PKK gurubundan ise 24 terörist o gece, daha sonraki takip operasyonlarında ise 27'si öldürüldü. Bir daha Üzümlü Karakoluna saldırı olmadı.
Üzümlü'de 12 Aralık 1993 gecesi saat 21 : 30'da Kuzey Irak'a sızan iki komanda timinde bulunan ve çatışma sırasında şehit olan askerlerden birinin şahsi eşyaları arasında, kendisinin yazdığı şu şiir çıktı:



Olur ya bir çatışmada ölürsem
Arkamdan yas tutmayın
Bırakın, toprağımda rahat içinde yatayım
Bedenimden komandomu çıkarmayın
Onlar benim gururumdur
Botlarımı çıkarmayın
Onlar nice yollar aşacak
Şehit olursam sırat köprüsünden geçecek
Elimden tüfeğimi almayın
O benim namusundur
Ölünce mezarıma sembol olacak
Yara'mın kanını silmeyin
Ahirette hesabı sorulacak
Göğsümden kör kuşunu çıkarmayın
O benim madalyam olacak
Bu şiir Hakkari'deki askeri tesislerin tamamına her şekilde görülebilecek yerlere, özel levhalar üzerine yazılmış,. Hakkari Dağ Komando Tugayı'nın giriş duvarına büyük, pirinç pano üzerine kabartma harflerle yazdırılarak takılmıştır​
 
33 Erİ Nasil Şehİt Ettİler?

Hürriyet-Yıl 1993. Malatya’dan iki sivil midibüse biniyorlar. Hepsi sivil giysili. Üniforma ve postalları çantalarında. Hiçbirinde silah yok, kendilerine refakat eden tek bir askeri personel de. Saat 18.00. Bingöl’e 10 kilometre var. Dağlık, dar bir yol.

Birden silah sesleri yankılanıyor. İlk virajı geçtiklerinde, 50 PKK’lının karşı yönden gelen Bingöl Tur’a ait bir otobüsü durdurup, çoğunluğu terhis olmuş ya da dağıtıma giden sivil erlerden oluşan 50 yolcuyu esir aldığını görüyorlar. Şoföre bağırırlar; ‘Geri dön!’ Şoför oralı olmaz. Zaten 4 saatlik yolda 3 mola vermiş... Otobüsün kapısını, ‘Orada ben yoktum’ diyen Şemdin Sakık, o zamanki adıyla ‘Parmaksız Zeki’ açıyor.


OSMAN PARTAL ANLATIYOR
Trabzonluyum. İki midibüsteki toplam 50 askerden biriydim. Van-Özalp’taki birliğime gidiyordum. Yol boyunca gereksiz molalar veren şoför bir ara lastik patladığını söyleyip durdu. Lastiğin patlamadığını, krikoya dokunmadığını gördüm. Aksın altına girdiğinde birileriyle konuşma yaptığını duydum.

Galiba telsizle konuşuyordu. Şemdin Sakık, şimdi Hürriyet’te yayımlanan açıklamalarında ‘Eylem planlanırken buradan askerlerin geleceğini bilmiyorduk’ diyor. Yalan söylüyor. Çünkü ilk otobüsün en ön koltuğunda oturuyordum. Yolumuzu kestiklerinde şoförün kapısını bizzat Sakık açtı. Toprak rengi üniforması vardı üzerinde, aynı renk kasketi ters takmıştı. Omuzundaki tüfeğin namlusu yere bakıyordu.

Şoföre, diğer otobüsün nerede olduğunu sordu. ‘Arkada, geliyor’ cevabını aldı. İki dakika sonra diğer otobüs düştü pusuya. Yani bizi bekliyorlardı.



DOĞULU-BATILI DİYE AYIRDILAR

Geceyarısına kadar teröristlerle yürüdük. Mola verildiğinde niçin kaçırdıklarını, amaçlarını sorduk. ‘TC ateşkes ilan edince, iki gün içinde sizi serbest bırakacağız’ dediler. Saat 01.00 sularıydı. Sakık’ın talimatıyla tek sıra olduk.

Şemdin Sakık nereli olduğumuzu sorup, Doğulu-Batılı diye bizi iki gruba ayırdı. Sakık, doğulu olmayan benim de içinde olduğum 34 kişinin eğitim kampına götürülmesini söyledi. Dağda koşar adım yürümeye başladık. Bize eşlik eden teröristler sürekli değişiyordu.

Toplam 300 kişiydiler. Bir köye gittik. Kapısını çaldıkları evlerden başka teröristler çıkıp gruba katıldı. Kimi terörist evlere gidip istirahat etti. Bir ahıra soktular bizi öldürmek için. Sonra vazgeçtiler. Tekrar yürümeye başladık. Sabahı göremeyeceğimi düşünüyordum. Yıldızlara son kez bakıp annemi, babamı, köyümü düşündüm.

Bir ırmaktan geçerken su içtik. Dağ yoluna çıktık. Davranışları sertleşti. Durdurdular. Saat 03.00 sıralarıydı. Yolun kenarına dizilmemizi istediler. Kolkola girip sıklaşmamızı istediler. Yanımdaki arkadaşıma ‘Devrem bizi vuracaklar’ dedim.


DEVREMİ ÖLÜ GÖRÜNCE BAYILDIM

Tir tir titriyordum. Kalaşnikof, Bixi ve Kanvasların emniyetlerini açtılar. Sonumuzun geldiğini anladım, kelimeyi şahadet getirip kendimi yere attım. Taramaya başladılar. Dizime bir mermi isabet etti. Vurulanlar üzerime düşüyordu. Kafamı koruyordum. Hepimizin öldüğünden emin olmak için yüzlerce mermi yağdırdılar.

Gittiklerini, seslerin uzaklaşmasından anladım. Altı yedi arkadaşım sağdı henüz. Diğerleri paramparçaydı. Can çekişenler, hırıldayanlar, ağlayanlar, inleyenler... Su istiyorlardı. ‘Anne, anne’ diye bağırıyorlardı. Öldüğümü zannediyordum.

Kendimi çimdikledim, ölmemişim. Devremi beyni parçalanmış görünce bayılmışım. Bizi yan yana dizip 1570 mermi sıktılar Ayılınca şehit arkadaşlarımı sırt üstü çevirdim. Dokunduğum her uzuv elimde kalıyordu. Beyin, ayak... Yardım aramak için yukarı doğru koşmaya çalıştım.

Kan kaybediyordum. Asfalta çıktım, bir kamyonla yakındaki Elmalı Karakolu’na gittim. Olanları anlattığımda dinleyen jandarmalar ağlamaya başladı. Helikopter, tanklar geldi. Şehitleri aldık. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulundu. Yani silahsız erlerin herbiri için 50 mermi kullanmışlardı... Şoför biliyordu


ERKAN OMAY ANLATIYOR
Adanalı hemşerim Mehmet Tura’yla Manisa-Kırkağaç’ta acemi eğitimimi tamamladım. 24 Mayıs sabahı, jandarma komando olarak Siirt’teki birliğimize gitmek üzere Malatya’dan iki sivil midibüse bindirildik. 50 askerin hiçbirinde silah yoktu. Bizi koruyan refakatçı da.

Bingöl’e 10 kilometre kaldığını belirten tabelayı geçtik, ilk dönemeçte silah sesleri duyduk. Saat 18.00’di. Karşı yönden gelen Bingöl Tur otobüsünü tarayan 50 kadar PKK’lı, çoğunluğu bizim gibi asker olan yolcuları indirmişti. Şoföre geri dönmesi için bağırdım. Duymazdan geldi. Zaten tuhaf şekilde, 4 saatte 3 mola vermişti.

Bizi indiren PKK’lılar ‘Geleceğinizi biliyor, sizi bekliyorduk’ dedi. O sırada feryat figan, yaşlı bir adam çıktı karanlıklardan. ‘Oğluma ne yaptınız’ diyordu. Adını söyleyince oğlunun otobüslerde olmadığı anlaşıldı. Çok yaşlı olduğu için babaya dokunmadılar. Geldiği gibi gitti. O baba sayesinde kurtulduk. Hepimizin öldüğü sanılıyordu. Askere gidip sağ kalanlar olduğunu söylemeseydi teröristler hepimizi öldürecekti.

YANLIŞLIKLA 9 ŞEHİT DAHA
Sürekli yürüyorduk. Ertesi gün 12.00’de silah seslerinden askerlerin yaklaştığını anladım. Asıl harekat 16.00’da başladı. Sikorsky ve F-16’lar uçuyordu tepemizde. PKK’lılar kazma kürek çıkarıp siper kazdı, kayalıklara saklandı.

Bizi hedef olarak ortada bıraktılar. Askerimiz, yanlışlıkla içimizdeki 9 eri şehit etti bu yüzden. Müthiş bir yağmur vardı. Bizi kalkan olarak kullanan Şemdin Sakık bir ara yanımıza geldi, sağ kaldığımızı görünce şaşırdı. Teröristler geri çekiliyordu. 13 kişi kalmıştık. Kurşuna dizilenlerin arasından kurtulan Osman Partal da aramızdaydı.

Ellerimizi çözmeyi başardık. Kaçmaya başladık. Karşılaştığımız birkaç teröriste ‘Bizi serbest bıraktılar’ dedik. İnandılar. Birbirimizden ayrılmış, askerlerin bulunduğu yöne koşuyorduk. Bulduğum bir dala beyaz mendil bağladım, bir yandan bağırıyordum.

Tükendiğim anda korucular ve askerlerden oluşan timle karşılaştım. Mavi berelileri görünce ağlamaya başladım. Komutan ‘PKK’lı var mı içinizde?’ diye sordu. Sonra sarılıp hepimizi tek tek öptü. Bingöl Cezaevi’ndeki bir koğuşa götürdüler bizi.

Elbiselerimizi değiştirdik. Evlerimize telefon edebileceğimizi söylediler. Kafam durmuştu yaşadıklarımdan sonra. Evin telefon numarası bir türlü aklıma gelmediği için arayamadım.


ERKAN UMAY ANLATIYOR
10 kişilik yakın korumaları arasındaki, ‘hemşire’ diye hitap ettikleri kadın bizimle alay etti. Sakık, ‘Sorunumuz rütbelilerle, size bir şey yapmayacağız’ dedi. Her birimize nereli olduğumuzu sordu. Aramızda Denizli ve Konya’dan olanlar çoğunluktaydı.

Hemşerilerden oluşan timler daha başarılı olur, tehlikelidir diye bir kenara ayırdılar. Şehit olan 33 arkadaşımızın çoğunun bu iki ilden olmasının nedeni bu. Bu arada bir er ‘Ben Kürt’üm’ deyince PKK’lı ‘Kürt-Türk fark etmez. Asker askerdir.

Biz askere düşmanız’ dedi. Tek sıra olmamızı istediler. En başta ben vardım. Mehmet Tura 6’ncıydı. Yan yana olalım diye gittim, 7’nci oldum. ‘Baştan 6 kişi gelsin’ dediler. Diğer sıralardan aldıkları 6’şar kişiyle bir grup oluşturdular. ‘Kolkola girin’ deyip götürdüler. Arkadaşlarımız kolkola ölüme gittiler.

SİLAHLAR 10 DAKİKA HİÇ SUSMADI
Derken yer gök Kalaşnikof cayırtısına boğuldu. Kalaşnikoflar 10 dakika boyunca hiç susmadı. Mehmet’in bana son bakışını unutamıyorum. Sırada yer değiştirmesem, onun önünde dursam beni götüreceklerdi, Mehmet ölmeyecekti. Adana’da ticaret lisesinde sevdiği bir kız vardı. Terhis olur olmaz evleneceklerdi. Askerin üniformasını çıkartıp kendisi giydi


Sayıları 150’yi bulan PKK’lıların silah tehditi altında yürümeye başladık. Bir köyün alt tarafında durduk. 15 yaşındaki terörist ‘200 metreden sigarayı bile vururum’ diyerek böbürleniyordu. İçimizde komando olup olmadığını sordu. Tişörtümde ‘Kırkağaç-Komando’ yazıyordu. Beyaz gömleğimi çıkarmamı istediler.

Devrem Konyalı Adnan Gebeş’in verdiği parkayı giyip, bunu sakladım. Bu sırada teröristler el koydukları çantalarımızda bulunan üniforma ve postallarımızı giydi. Türk askeri kılığına büründüler. Ellerimizi sicimle bağladılar. Mehmet Tura’yla kaçmaya karar vermiştik.

Tuvalet bahanesiyle elimi çözdürdüm. O sırada korkunç suratlı bir terörist gelip Kalaşnikofu ağzıma soktu. ‘Bir daha kaçmayı aklından geçirirsen beynini dağıtırım’ dedi. Sabahın 02’sine kadar yürüdük. Elebaşı Şemdin Sakık, Türk askeri üniforması giymiş, elindeki telsizle emir yağdırıyordu. Üstün başarılı işsiz Erkan Omay, Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde bir hafta psikolojik tedavi gördü.

Hava değişiminden sonra havancı jandarma komando olarak Eruh’taki birliğine katıldı. Sevkiyatın yine korumasız otobüslerle yapıldığını görünce tepki gösterdi, birliğine uçakla gönderildi. Katıldığı operasyonlarda çok sayıda üstün başarı belgesi aldı. Şu anda işsiz olan Omay, ‘En ufak bir şey olsun, askere gönüllü giderim’ diyor.





BİZİ TARAYAN PKK’LIYI 4 YIL SONRA YAKALATTIM
Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Erdal Özdemir, değişik dönemlerde tedavisi için Denizli’de bulunan askeri hastaneye gidiyordu. Bingöl katliamının üzerinden 4 yıl geçmişti. Ancak, Erdal Özdemir, kendisine ateş edenlerden bazılarının yüzünü hiç unutmadı.

Erdal, kendisini ateş eden PKK’lıyı nasıl yakalattığını şöyle anlattı: ‘Kuzenimle birlikte hastanenin hariciye koğuşuna gittik. Koridorda doktorun gelmesini bekliyorduk. O sırada aynı yere gelen iki asker gördüm. Yüzlerine bakınca birisini hemen tanıdım.

Bu, bana ve silah arkadaşlarıma Kalaşnikofla kurşun yağdıran PKK’lılardan birisiydi. Aradan 4 yıl geçmiş, şimdi asker olmuştu. Ben dikkatlice yüzüne bakarken, sanki o da beni tanımıştı. İkimiz de heyecanlandık. Orada ‘33 eri vuranlardan birisi burada’ diye bağırmaya başladım. Biraz sonra bu kişiyi yakaladılar.

Benim yanılıp yanılmadığımı anlamak için çok değişik teşhis yöntemleri uyguladılar. Hiçbirinde de yanılmadım. Zaten bu kişi de DGM’de yargılanmaya başlamıştı.’

Genelkurmay yetkilileri, Denizli’de bu olayın yaşandığını doğrularken Erdal Özdemir’in dikkati sonucu 33 erin şehit edilmesi olayına katılan ve eylemin olduğu dönemde 16 yaşında olan Bingöllü Necmettin A.Tekin’in yakalandığını söylediler. A.Tekin, Jandarmada ve DGM’de verdiği ifadede Bingöllü olduğunu, ancak eyleme katılmadığını öne sürdü. Mahkeme ‘kuvvetli bir şüphe mevcut olduğundan şüphenin sanık lehine yorumlanmasına’ karar verdi ve Necmettin A. Tekin hakkında beraat kararı aldı.



YÜZÜKLERİ BİLE ALDILAR
Köyden çıktıktan sonra 3-4 saat daha yürüdük. Sonra 10’arlı sıra oluşturmamızı istediler. Ceplerimizi teker teker boşalttılar. Parmaklarında yüzük olanların yüzüklerini bile aldılar. Benim de üzerimde bulanan 2 milyon lirayı, Samsun sigarasını, jetonlarımı, çantamdaki spor ayakkabılarımı aldılar.’

Arkadaşımın kanını içerek sağ kalabildim

Katliamdan yaralı olarak kurtulan Erdal Özdemir, tüm çabalara rağmen felç oldu. Bugün tekerlekli sandalyeye mahkum olan Erdal ‘Ölen arkadaşlarımın intikamını almayı çok istiyordum. Ancak olmadı’ diyor ve ekliyor: ‘Yapacak bir şeyimiz kalmamıştı. Silahlar ölüm kusuyordu. Gelişi güzel ateş ediyorlardı. O an hepimiz yerlerdeydik.

Ben yere düşerken, üzerime kol kola olduğum diğer arkadaşım düştü. Daha sonra ölmediğini gördükleri kişilerin üzerine birer kurşun daha sıktılar. Ben de yaralıydım ama altta olduğum için dikkat çekmiyordum. Az sonra büyük bir sessizlik oldu. Sürekli kan kaybediyordum.

Kısa sürede kan durdurulmazsa ben de ölecektim. Üzerime düşen arkadaşımın akan kanını içmeye başladım. Belki bu şekilde hayatta kalabilirim diye düşünüyordum. Uzun bir süre sonra oradan 5 kişi yaralı olarak hastaneye götürüldük.’​
 
Türkiye'mizde 1984 tarihinden Mart 2001 tarihi itibariyle Vatanın bölünmezliği uğruna canlarını verip, Gökteki Hilal ile Yıldızı Bayrak, Toprağı da Vatan yaparak kara toprağın bağrında sıra dağlar gibi yatan şehitlerimiz; Sizler gençliğinizi yaşamadınız. Vatan savunmasını, Milli Misaki, Cumhuriyeti, canınızdan üstün tuttunuz. Oysa sizlerin olağanüstü yetenekleri vardı. Türk milleti için büyük değerler üretebilirdiniz. Vatan sevgisini yine ilk sıraya aldınız. Vatanı bölmek isteyenlerin üzerine nasıl saldırdığınızı, Cudi, Kabar, Namaz dağlarında, Kuzey Irak'ta nasıl aslanlar gibi savaştığınızı, sözde kürt devletinin kuruluşunu nasıl engellediğinizi, ne zaman şehit olacağınızı, silah arkadaşlarınız ve komutanlarınız anlattı. O zaman " Ne Büyüksün ki Kanın Kurtarıyor Tevhidi, Bedrin arslanları ancak sizler kadar şanlı idi." mısraları geldi aklımıza !
Yemen şehidi Mehmet, Ahmet, Osman, Mustafa, Bekir.... amcalarınızın kahramanlığını, Çanakkale Şehitleri Ömer, Yahya, Faruk, Mahmut amcalarınızın vatan sevgisini nasıl nesilden nesile anlatarak ruhlarını şad ediyorsak, siz şehitlerimizin kahramanlığını, vatan severliğini de nesilden nesile anlatarak sizleri unutmayacağımız gibi unutturmayacağız da!

Sizler Vatanın bölünmezliği uğruna şehit oldunuz. Vatan Haini Bölücü başı yakalandı. Yargılandı. Bu yargılama işi dünyanın gözü önünde yapıldı. Yargılanması sırasında bölücü başı vatan haini suçunu kabul ederek tüm şehit çocuklarından, ana ve babalarından özür diledi. İdam cezasına mahkum oldu.

Cezası kesinleşen vatan haini bölücü başının bu cezası sizler şehit olmadan sizlerin yanında olduğunu "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" diyerek iktidarda olanlar engelledi engellemeye de devam ediyorlar! Sizlerin ana, baba, eşleriniz ve çocuklarınız olararak bölücü başının idam edildiğini müjdeliyemiyoruz, sizlerden özür diliyoruz.

Sizlerin yeri çok güzel, Şehitliğin her kişiye nasip olmayacağını biliyoruz. Ama yokluğunuza dayanmak çok zor. Sizleri çocuklarınız, ana, baba ve eşleriniz rüyasında görüyor. Sizlere sarılıyor, ama uyandığında göz yaşından başka bir şey kalmıyor. İnsan engellerinin hepsini aştık da kader engelini aşamadık. Kader bu!

Biz şehit ailelerine ağlarken gülmek yakışmaz, bizler ne zaman güleriz, biliyormusunuz? Üç liderin engellediği idam dosyası meclise gelir, adalet ne zaman yerini bulur da, vatan haini çocuk katili, tetörist başı idam edilirse o zaman !!!

Şehit aileleri derneği açıklaması
 
Vatanımızda her gün şehit haberleri gelirken, Kaçırılan İsrail askeri için Tayyip Erdoğan ile ilgili Yılmaz Özdil in bir köşe yazısıs

1365.jpg

İsrail seninle gurur duyuyor

İsrail ile Filistin arasında arabulucu ya.
Baktı ki, bir onbaşıyı kaçırmışlar...
Hemen sarıldı telefona.
Önce İsrail'i aradı.
Sonra Filistin'i aradı.
Ardından ABD'yi aradı.
Neden?
Adı üstünde...
Hem aracı, hem bulucu o.
Arıyor ki, bulsun.




Malum, Kasımpaşa'da meşhur laf vardır, arayan Mevlası'nı da bulur, İsrailli onbaşıyı da...




Ama bu arada bizim çocuklar şakır şakır gidiyor. Kimini pusuyla şehit ediyorlar, kimini mayınla... Son olarak, iki evladımızı daha havaya uçurdular Bingöl'de... Bir tanesini de taradılar Tunceli'de.
Dün verdik toprağa...





Aradı mı vurulan birliklerin komutanlarını acaba?
Ya da şehitlerin ana-babalarını?
Bilmiyoruz.
İsrailli'yi aradığını biliyoruz ama.




Çünkü İsrailli dediğin, hergün kaçırılmıyor.
"Bize ne be birader" dememeli.
Aramalı.
Bizimkiler, nasıl olsa hergün ölüyor.
E günler de torbaya girmediğine göre...
Bugün aramazsa, bir ara arar artık.
Yeter ki, İsrailli'yi bulsun sağ salim.
Dualar ederek, yolunu gözleyen ailesine teslim etsin, bizimkiler kolay.

-Sabah- Yılmaz Özdil
 
Karaman İli Şehitleri ( Bu vatan sizi unutmayacak)


Şehit POLİS MEMURU ABDULLAH TERZİ
288.jpg

Şehit POLİS MEMURU ABDULLAH TERZİ, 1947 tarihinde doğdu. Karaman ili Kazım Karabekir-Boyacı mahallesi nüfu-suna kayıllıdır.

Şehit POLİS MEMURU ABDULLAH TERZİ, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken, 11 Nisan 1979 tarihinde İstanbul ili Selimiye semtinde bulunan Duvardibi Eczanesi önünde devriye görevlerini ifa ederlerken polis ekip otosunun taranması sonucu şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER ABDULLAH ERDOĞAN
299.jpg

Şehit JANDARMA ER ABDULLAH ERDOĞAN, 15 Mayıs 1970 tarihinde doğdu. Karaman ili Kazım Karabekir ilçesi Kızılkuyu köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER ABDULLAH ERDOĞAN, Siirt ili Eruh ilçe J.K.lığı Dikboğaz Jandarma Karakolu'nda vatani görevini yapmakla iken, 9 Ağustos 1992 larihinde Dikboğaz Jandarma Karakolu'nda bir grup PKK terör örgüt mensubu tarafından yapılan saldırı sonucu çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER ABİT ORBAY
298.jpg

Şehit JANDARMA ER ABİT ORBAY, 01 Nisan 1972 tarihinde doğdu. Karaman ili Sarıveliler ilçesi Civler köyü nüfusıma kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER ABİT ORBAY, ileri Lojistik K.lığı (HAKKARİ)'nda vatani görevini yapmakla iken, 01 Ağustos 1993 tarihinde Hakkari Yüksekova ilçesi'nde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çalışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER AHMET YILMAZ
297.jpg

Şehit JANDARMA ER AHMET YILMAZ, 27 Ocak 1971 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez Dere köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER AHMET YILMAZ, 1/118'nci Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı (ŞEMDİNLİ/HAKKARİ)'nda vatani görevini yapmakta iken, 13 Eylül 1992 tarihinde Hakkari ili Şemdinli ilçesi Aktülün Karakoluna PKK terör örgüt mensupları tarafından yapılan saldırıda şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA UZMAN ONBAŞI AHMET OKUR
296.jpg

Şehit JANDARMA UZMAN ONBAŞI AHMET OKUR, 17 Mart 1972 tarihinde doğdu. Karaman ili Sudurağı kasabası nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA UZMAN ONBAŞI AHMET OKUR, Tunceli Jandarma Özel Harekat Grup Komutanlığı'nda görev yapmakta iken, 12 Ağustos 1995 tarihinde Tunceli ili Mazgirt ilçesi Şişikormanları bölgesinde planlı operasyon esnasında PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit PİYADE ASTEĞMEN AHMET TAŞER
295.jpg

Şehit PİYADE ASTEĞMEN AHMET TAŞER, 18 Mart 1969 tarihinde doğdu. Karaman ili merkez nufusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE ASTEĞMEN AHMET TAŞER, 41 nci Piyade Tugay Komutanlığı (Vize/KlRKLARELİ)'nda vatani görevini yapmakta iken 17 Ağustos 1992 tarihinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Abalı köyü yakınlarında PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit POLİS MEMURU AHMET YILDIZ
294.jpg


Şehit POLİS MEMURU AHMET YILDIZ, 1967 tarihinde doğdu. Konya ili Çumra ilçesi Arıkören köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit POLİS MEMURU AHMET YILDIZ, Batman Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken, 21 Nisan 1992 tarihinde PKK terör örgüt mensuplarının saldırısı sonucu Batman ilinde şehit olmuştur.





Şehit ÖĞRETMEN ALİ YILDIZ
293.jpg


Şehit ÖĞRETMEN ALİ YILDIZ, 1 Ağustos 1969 tarihinde doğdu. Karaman ili Sarıveliler ilçesi Adiller köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit ÖĞRETMEN ALİ YILDIZ, Mardin ili Savur ilçesi Başkavak İlköğretim Okulu birinci kademe öğretmeni olarak vatani görevini yapmakta iken, 5 Kasım 1994 tarihinde Mardin'in Savur ilçesine göreve giderken PKK terör örgüt mensupları tarafından üç arkadaşıyla birlikte yolda şehit edildiler.





Şehit JANDARMA KOMANDO ER ALİ AVCI
292.jpg


Şehit JANDARMA KOMANDO ER ALİ AVCI, 1974 yılında doğdu. Karaman ili merkez Elmayurdu köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA KOMANDO ER ALİ AVCI, Siirt Okçular l.nci Jandarma Tabur Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakla iken 3 Ekim 1995 günü Siirt ili Okçular köyü üs bölgesinde Seribir tepe mevkiinde pusuda iken mevziye sızan PKK terör örgüt mensuplarınca şehit edilmiştir.





Şehit JANDARMA ER ALİ UYANIK
291.jpg


Şehit JANDARMA ER ALİ UYANIK, 24 EYLÜL 1970 tarihinde doğdu. Karaman ili Ayrancı ilçesi nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER ALİ UYANIK, Hakkari ili Şemdinli Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı Üzümlü karakolunda vatani görevini ifa ederken 28 Ağustos 1993 tarihinde şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ONBAŞI ALPAY GÜRSOY

290.jpg

Şehit PİYADE KOMANDO ONBAŞI ALPAY GÜRSOY, 10 ŞUBAT 1975 tarihinde doğdu. Karaman ili Ayrancı ilçesi Kırkağaç köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ONBAŞI ALPAY GÜRSOY, 4.ncü Piyade Komando Tabur Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 4 Ekim 1996 tarihinde Hakkari ilinde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuşlur.





Şehit JANDARMA KOMANDO ER BAYRAM YILDIZ
289.jpg


Şehit JANDARMA KOMANDO ER BAYRAM YILDIZ, 18 Şubat 1971 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez ilçesi Boyalı köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA KOMANDO ER BAYRAM YILDIZ, Siirt ili Fındık ilçesi 6.ncı Jandarma Komando Tabur Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 21 Ekim 1992 tarihinde Şırnak ili Güçlü Konak ilçesinde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit PİYADE ONBAŞI BÜLENT ERKARATAŞ
300.jpg


Şehit PİYADE ONBAŞI BÜLENT ERKARATAŞ, 02 Nisan 1976 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE ONBAŞI BÜLENT ERKARATAŞ, l.nci Komando Tugayı 4.ncü Tabur 3.ncü Bölük K.lığı Hakkari'de vatani görevini yapmakta iken, 16 Mayıs 1997 tarihinde Kuzey Irak'ta PKK terör örgüt mensupları ile girilen çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ASTSUBAY ÇAVUŞ ERDAL ŞEN
301.jpg


Şehit JANDARMA ASTSUBAY ÇAVUŞ ERDAL ŞEN, l Ocak 1971 tarihinde doğdu. Karaman ili Ermenek ilçesi İkizçınar nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ASTSUBAY ÇAVUŞ ERDAL ŞEN, Diyarbakır ili Kulp ilçesi İl Jandarma Komutanlığı'nda görev yapmakta iken, 13 Temmuz 1991 tarihinde Diyarbakır Kulp ilçesi Köprü Karı mevkii karayollarına ait şantiye korumasma giderken PKK terör örgüt mensuplarınca pusuya düşürülmek suretiyle şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER FERAT ŞARLAK
314.jpg


Şehit JANDARMA ER FERAT ŞARLAK, 13 Temmuz 1972 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez Çukurbağ köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER FERAT ŞARLAK, Hakkari ili Çukurca ilçesi Üzümlü Karakolu'nda vatani görevini yapmakta iken, 20 Temmuz 1992 tarihinde Hakkari ili Çukurca ilçesi Üzümlü karakolunda PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit ÖĞRETMEN HAMZA ÇETİN
313.jpg


Şehit ÖĞRETMEN HAMZA ÇETİN, 08 Mart 1963 tarihinde doğdu. Karaman Merkez Yeşildere kasabası nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit ÖĞRETMEN HAMZA ÇETİN,Tunceli Merkez Meşeyolu Köyü İlkokul Öğretmeni olarak vatani görevini yapmakta iken, 23 Haziran 1993 tarihinde Tunceli ilinde PKK terör örgüt mensupları tarafından şehit edilmiştir.





Şehit PİYADE KOMANDO ER İBRAHİM DURAN
312.jpg


Şehit PİYADE KOMANDO ER İBRAHİM DURAN, 05 Mayıs 1974 tarihinde doğdu. Karaman ili Sarıveliler ilçesi Karapınar nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ER İBRAHİM DURAN, 121.nci Komando Alay Komutanlığı (Bilge/DİYARBAKIR)'nda vatani görevini yapmakta iken, 10 Haziran 1995 tarihinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Genç Yolu batışı ve Murat Nehri güney bölgesinde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ONBAŞI İSA KAHRAMAN

311.jpg

Şehit PİYADE KOMANDO ONBAŞI İSA KAHRAMAN, 20 Nisan 1974 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez ilçesi nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ONBAŞI İSA KAHRAMAN, 2.nci Komando Tugay Komutanlığı (Hozat/TUNCELİ)'nda vatani görevini yapmakla iken 20 Ağuslos 1994 tarihinde Tunceli ili Hozat ilçesi Gürbaba mevkiinde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit PİYADE ER İSA KİRİŞ
310.jpg


Şehit PİYADE ER İSA KİRİŞ, 20 Temmuz 1976 tarihinde doğdu. Karaman Merkez nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PlYADE ER İSA KİRİŞ, 1/61.nci Mekanize Piyade Tugay K.lığı (Başkale/VAN)'da vatani görevini yapmakta iken, 16 Mayıs 1997 tarihinde Kuzey Irak'ta PKK terör örgüt mensupları ile girilen çatışmada şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ KADİR HANCI
309.jpg


Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ KADİR HANCI, 1974 tarihinde doğdu. Karaman ili Ermenek ilçesi Elmayurdu köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ KADİR HANCI, Hakkari'de vatani görevini yapmakta iken 06 Mayıs 1995 tarihinde Kuzey Irak'ta şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ER KERAMETTİN KOÇAK

308.jpg

Şehit PİYADE KOMANDO ER KERAMETTİN KOÇAK, 1974 tarihinde doğdu. Karaman ili Sundurağı kasabası nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ER KERAMETTİN KOÇAK, Şemdinli-Hakkari 3.ncü Dağ Komando Tabur Komulanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 14 Ağustos 1994 tarihinde Hakkari ili Şemdinli ilçesi Beyaztaş Tepe'de PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA KOMANDO ER MEHMET ALİ YAYLALI
306.jpg


Şehit JANDARMA KOMANDO ER MEHMET ALİ YAYLALI, 22 Eylül 1975 tarihinde doğdu. Karaman ili Kazım Karabekir ilçesi Kızılkuyu köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA KOMANDO ER MEHMET ALİ YAYLALI, Sivas İl Jandarma Komulanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 05 Mayıs 1996 tarihinde Sivas ili Divriği ilçesi Gedikbaşı Köyü'nde çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER MEHMET DÖNMEZ
307.jpg


Şehit JANDARMA ER MEHMET DÖNMEZ, 1 Ocak 1974 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez ilçesi nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER MEHMET DÖNMEZ, Siirt ili Eruh ilçesi 6.ncı Jandarma Komando Taburu'nda vatani görevini yapmakta iken, 21 Ekim 1994 tarihinde Şırnak Güçlükonak'ta PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA KOMANDO ONBAŞI MEHMET UYGUN
305.jpg


Şehit JANDARMA KOMANDO ONBAŞI MEHMET UYGUN, 05 Nisan 1973 tarihinde doğdu. Karaman ili merkez nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA KOMANDO ONBAŞI MEHMET UYGUN, Van 11 Jandarma Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 23 Haziran 1993 tarihinde Erciş-Taşkapı Köyü, Çır ve Bilo deresi Mevkii'nde geçici köy korucuları tarafından yanlışlıkla pusuya düşürülmek suretiyle şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER METİN YİĞİTTOP
304.jpg


Şehit JANDARMA ER METİN YİĞİTTOP, 1971 tarihinde doğdu. Karaman ili Gürdere köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER METİN YİĞİTTOP, 1/118.nci Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı (Şemdinli/HAKKARİ)'nda vatani görevini yapmakta iken, 13 Eylül 1992 tarihinde şehit olmuştur.





Şehit POLİS MEMURU MEVLÜT ÇİL
303.jpg


Şehit POLİS MEMURU MEVLÜT ÇİL, 02 Ocak 1954 tarihinde doğdu. Konya ili Hadim ilçesi Aşağıkızılkaya köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit POLİS MEMURU MEVLÜT ÇİL, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmakla iken 04 Ağustos 1980 tarihinde saat 07
Fumeur00.gif
0 sıralarında ikametinden çıkıp göreve gitmekte iken PKK terör örgüt mensuplarının silahlı saldırışı sonucunda şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ER MUHARREM AKÇA
302.jpg


Şehit PİYADE KOMANDO ER MUHARREM AKÇA, 1973 tarihinde doğdu. Karaman ili Ermenek İlçesi Güzelyurt kasabası nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ER MUHARREM AKÇA, Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı (HAKKARİ)'nda vatani görevini yapmakta iken, 06 Nisan 1995 tarihinde Kuzey Irak'la PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit POLİS MEMURU MUSTAFA ÜNAL

315.jpg

Şehit POLİS MEMURU MUSTAFA ÜNAL, 1931 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez Başharman Köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit POLİS MEMURU MUSTAFA ÜNAL, Adana Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken 22 Temmuz 1971 tarihinde resmi otoyla geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ER NURİ BAŞPINAR
316.jpg


Şehit PİYADE KOMANDO ER NURİ BAŞPINAR, 1975 tarihinde doğdu. Karaman ili Başyayla ilçesi Büyükkarapınar nüfusuna kayıltıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ER NURİ BAŞPINAR, Şırnak ili 6.ncı Jandarma Komando Tabur Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 21 Temmuz 1995 tarihinde Tunceli ili Mazgirt ilçesi Şişikormanları bölgesinde planlı operasyon esnasında PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER RECEP KOLUKISA

323.jpg

Şehit JANDARMA ER RECEP KOLUKISA, 12 Kasım 1969 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez Narlıdere köyü nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER RECEP KOLUKISA, Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 01 Şubat 1990 tarihinde Tunceli ili Nazimiye ilçesinde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ ŞAHİN MAVİ
322.jpg


Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ ŞAHİN MAVİ, 10 Kasım 1973 tarihinde doğdu. Karaman nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ ŞAHİN MAVİ, 121.nci Taktik Komando Alay Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 14 Kasım 1994 tarihinde Tunceli Mazgirt'te PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA KOMANDO ER SEDAT KARAER
321.jpg


Şehit JANDARMA KOMANDO ER SEDAT KARAER, 09 Eylül 1975 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez ilçesi nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA KOMANDO ER SEDAT KARAER, Diyarbakır ili Hazro ilçe Jandarma Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 10 Temmuz 1996 tarihinde Diyarbakır-Hazro ilçesi Koçbaba Köyü yakınlarında PKK terör örgüt mensuplarınca yola döşenen mayına basarak şehit olmuştur.





Şehit PİYADE ER ŞEVKET SAĞLAM
320.jpg


Şehit PİYADE ER ŞEVKET SAĞLAM, 1976 tarihinde doğdu. Karaman ili Başyayla ilçesi nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE ER ŞEVKET SAĞLAM, BİNGÖL 49.ncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında vatani görevini yapmakta iken, 14 Ağustos 1997 tarihinde görev dönüşü aracını park etmeye çalışırken araca hakim olamayarak uçurumdan yuvarlanmak suretiyle şehit olmuştur.





Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ TURGAY USTA
319.jpg


Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ TURGAY USTA, 1969 tarihinde doğdu. Karaman ili Ayrancı ilçesi Merkez nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE KOMANDO ÇAVUŞ TURGAY USTA, Şırnak ili Silopi ilçesi Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 17 Temmuz 1989 tarihinde Şırnak, Silopi'de PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit PİYADE ÇAVUŞ UMUT ÜNLÜTÜRK
318.jpg


Şehit PİYADE ÇAVUŞ UMUT ÜNLÜTÜRK, 20 Ağustos 1974 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez Taşkale kasabası nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit PİYADE ÇAVUŞ UMUT ÜNLÜTÜRK, Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı (HAKKARİ)'nda vatani görevini yapmakta iken, 21 Haziran 1995 tarihinde Hakkari ili Çukurca ilçesi Pirinçeken mevkiinde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ONBAŞI YAHYA KIZILAY
317.jpg


Şehit JANDARMA ONBAŞI YAHYA KIZILAY, 13 Kasım 1971 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez ilçesi nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ONBAŞI YAHYA KIZILAY, 3.ncü Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı'nda vatani görevini yapmakta iken, 09 Ekim 1994 tarihinde Van ili Başkale ilçesinde PKK terör örgüt mensupları ile çıkan çatışmada şehit olmuştur.





Şehit JANDARMA ER ALİ ZEKİ YAŞAR
324.jpg


Şehit JANDARMA ER ALİ ZEKİ YAŞAR, 1 Ocak 1974 tarihinde doğdu. Karaman ili Merkez ilçesi nüfusuna kayıtlıdır.

Şehit JANDARMA ER ALİ ZEKİ YAŞAR, Hakkari ili Çukurca ilçesi Pirinçeken 14.ncü Jandarma Sınır Tabur Komutanlığında vatani görevini yapmakta iken, 12 Eylül 1995 tarihinde Hakkari ili Çukurca ilçesi Pirinçeken mevkii Berişkeftiri tepesinde bulunan gözetleme timinde PKK terör örgüt mensuplarının silahlı saldırısı sonucu şehit olmuştur.​
 
ŞEHİT DİPLOMATLAR​



001mehmetbaydarsw7.jpg


MEHMET BAYDAR
27 Ocak 1973
Los Angeles / ABD


Türk vatandaşlarına yönelik Ermeni saldırıları, 1973 yılında başladı. Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet BAYDAR ve Konsolos Bahadır DEMİR, 78 yaşındaki Amerikan uyruklu ermeni Gurgen (Karakin) Yanikiyan tarafından şehit edildi.

Elinde bulunan Abdülhamit'e ait bir tabloyu Türkiye'ye armağan etmek istediğini bildirerek, Baydar ve Demir'i Santa Barbara'daki Baltimore Oteline davet eden Yanikiyan, iki diplomatı otelde silahla üzerlerine ateş açarak öldürdü. Cinayetten sonra tutuklanan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan Yanikiyan, 31 Aralık 1984 tarihinde af ile serbest bırakıldı. Yanikiyan, serbest kaldıktan kısa bir süre sonra öldü.

Türk diplomatlara karşı ilk saldırı olarak nitelenen bu olay, daha sonra bir cinayetler zincirini başlattı ve örgütlü Ermeni terörüne örnek oluşturdu.


002bahadirdemirbu0.jpg


BAHADIR DEMİR
27 Ocak 1973
Los Angeles / ABD



Türk vatandaşlarına yönelik Ermeni saldırıları, 1973 yılında başladı. Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu Mehmet BAYDAR ve Konsolos Bahadır DEMİR, 78 yaşındaki Amerikan uyruklu ermeni Gurgen (Karakin) Yanikiyan tarafından şehit edildi.

Elinde bulunan Abdülhamit'e ait bir tabloyu Türkiye'ye armağan etmek istediğini bildirerek, Baydar ve Demir'i Santa Barbara'daki Baltimore Oteline davet eden Yanikiyan, iki diplomatı otelde silahla üzerlerine ateş açarak öldürdü. Cinayetten sonra tutuklanan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan Yanikiyan, 31 Aralık 1984 tarihinde af ile serbest bırakıldı. Yanikiyan, serbest kaldıktan kısa bir süre sonra öldü.

Türk diplomatlara karşı ilk saldırı olarak nitelenen bu olay, daha sonra bir cinayetler zincirini başlattı ve örgütlü Ermeni terörüne örnek oluşturdu.

003danistunaligilvc1.jpg


DANİŞ TUNALIGİL
22 Ekim 1975
Viyana / Avusturya


Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Daniş TUNALIGİL, büyükelçiliği basan 3 terörist tarafından şehit edildi.

20 Şubat 1975'de Beyrut'taki THY bürosu bombalandı. Olayı, Gizli Ermeni Ordusu Esir Yanikiyan Gurubu üstlendi. Olay yerine bırakılan mektupta, "Ermenilerin haklı davasında emperyalistlere karşı mücadele edileceği, eylemlerin Türkiye, İran ve ABD'yi hedef alacağı, bu bombalama eyleminin de bir başlangıç olduğu" bildirildi.

22 Ekim 1975 tarihinde, otomatik silahlı 3 kişi, Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği'ne girerek kapıdakileri etkisiz hale getirdikten sonra Büyükelçi'nin makam odasına girdiler. Burada Daniş Tunalıgil'e Türkçe, "Siz Sefir misiniz?" diye soran ve "Evet" yanıtını alan saldırganlar, Tunalıgil'i otomatik silahlarla taradılar. Tunalıgil, olay yerinde can verdi. 3 terörist, hızla binadan çıkarak, bir otomobille uzaklaştılar.

004ismailerezjl9.jpg


İSMAİL EREZ
24 Ekim 1975
Paris / Fransa



Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail EREZ ve makam şoförü Talip YENER, büyükelçilik yakınlarında katledildi. Büyükelçi Erez'in makam aracı, yerel saatle 13.30 sıralarında Büyükelçilik yakınındaki Seine Nehri üzerindeki Bir Hakeim Köprüsü'nde pusuya düşürüldü. İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener, otomatik silahlarla taranarak öldürüldü. Saldırıyı "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi.


005talipyenerqp2.jpg


TALİP YENER
24 Ekim 1975
Paris / Fransa



Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail EREZ ve makam şoförü Talip YENER, büyükelçilik yakınlarında katledildi. Büyükelçi Erez'in makam aracı, yerel saatle 13.30 sıralarında Büyükelçilik yakınındaki Seine Nehri üzerindeki Bir Hakeim Köprüsü'nde pusuya düşürüldü. İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener, otomatik silahlarla taranarak öldürüldü. Saldırıyı "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi.


006oktarciritxd0.jpg


OKTAR CİRİT
16 Şubat 1976
Beyrut / Lübnan



Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği Başkatibi Oktar CİRİT, bir salonda otururken, Ermeni terörizminin kurbanı oldu. Saldırıyı ASALA üstlendi. ASALA ilk kez bu cinayetle adını ortaya attı.

007tahacarimon4.jpg


TAHA CARIM
9 Haziran 1977
Roma / İtalya



Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Taha CARIM, büyükelçilik ikametgahının önünde iki teröristin açtığı ateş sonucu öldü. Saldırıyı bu kez "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi.

008neclakuneralpfr8.jpg


NECLA KUNERALP
2 Haziran 1978
Madrit / İspanya



Türkiye'nin Madrit Büyükelçisi Zeki KUNERALP'in makam aracına 3 terörist tarafından ateş açıldı. Arabada bulunan büyükelçinin eşi Necla KUNERALP ile emekli büyükelçi Beşir BALCIOĞLU, hayatlarını kaybettiler. Saldırıyı "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi. Bu olayda, ilk kez bir yabancı da Ermeni teröristlerin Türklere yönelik saldırısı sırasında öldü. Makam Şoförü İspanyol Atonio TORRES, teröristlerin kurşunlarına hedef oldu.


009besirbalciogluvh8.jpg


BEŞİR BALCIOĞLU
2 Haziran 1978
Madrit / İspanya



Türkiye'nin Madrit Büyükelçisi Zeki KUNERALP'in makam aracına 3 terörist tarafından ateş açıldı. Arabada bulunan büyükelçinin eşi Necla KUNERALP ile emekli büyükelçi Beşir BALCIOĞLU, hayatlarını kaybettiler. Saldırıyı "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgüt üstlendi. Bu olayda, ilk kez bir yabancı da Ermeni teröristlerin Türklere yönelik saldırısı sırasında öldü. Makam Şoförü İspanyol Atonio TORRES, teröristlerin kurşunlarına hedef oldu.


010ahmetbenlerij9.jpg


AHMET BENLER
12 Ekim 1979
Lahey / Hollanda



Hollanda'daki Türkiye Büyükelçisi Özdemir BENLER'in oğlu Ahmet BENLER, silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Olayı bu kez hem "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" hem de ASALA ayrı ayrı üstlendi.

011yilmazcolpannx7.jpg


YILMAZ ÇOLPAN
22 Aralık 1979
Paris / Fransa



Türkiye'nin Paris Turizm Müşaviri Yılmaz ÇOLPAN, bir teröristin saldırısı sonucu katledildi. Bu olay, Ermeni terörizminin Paris'teki ikinci saldırısı oldu. Olaydan sonra haber ajanslarına telefon eden bir kişi, Roma, Madrit ve Paris'teki eylemlerden "Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları" adlı örgütün sorumlu olduğunu bildirerek, "Türk Hükümeti Ermenilere hak tanımadığı için Avrupa'daki Türk diplomatlarını öldürüyoruz" dedi.

012galipozmentp6.jpg


GALİP ÖZMEN
31 Temmuz 1980
Atina / Yunanistan



Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip ÖZMEN ile 14 yaşındaki kızı Neslihan ÖZMEN, bir teröristin silahlı saldırısı sonucu katledildiler. Galip Özmen'in eşi Sevil ÖZMEN ve oğulları Kaan ÖZMEN olaydan yaralı olarak kurtuldular. Saldırıyı bu kez ASALA üstlendi.

013neslihanozmenkn2.jpg


NESLİHAN ÖZMEN
31 Temmuz 1980
Atina / Yunanistan



Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği İdari Ataşesi Galip ÖZMEN ile 14 yaşındaki kızı Neslihan ÖZMEN, bir teröristin silahlı saldırısı sonucu katledildiler. Galip Özmen'in eşi Sevil ÖZMEN ve oğulları Kaan ÖZMEN olaydan yaralı olarak kurtuldular. Saldırıyı bu kez ASALA üstlendi.

014sarikariyakwe4.jpg


ŞARIK ARIYAK
17 Aralık 1980
Sidney / Avustralya



Türkiye'nin Avustralya Başkonsolosu Şarık ARIYAK ile koruma görevlisi Engin SEVER, Ermeni terörizminin kurbanı oldular. 1980 yılında ayrıca;

- 6 Şubat'ta Türkiye'nin İsviçre Büyükelçisi Doğan Türkmen, Bern'de uğradığı saldırıdan yara almadan kurtuldu.

- 17 Nisan'da Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Vecdi Türel'in makam aracına ateş açıldı. Türel ve koruma görevlisi Tahsin Güvenç saldırıdan yaralı olarak kurtuldular.

- 26 Eylül'de Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Danışmanı Selçuk BAKKALBAŞI, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.


015enginseverim4.jpg



ENGİN SEVER
17 Aralık 1980
Sidney / Avustralya



Türkiye'nin Avustralya Başkonsolosu Şarık ARIYAK ile koruma görevlisi Engin SEVER, Ermeni terörizminin kurbanı oldular.
1980 yılında ayrıca;

- 6 Şubat'ta Türkiye'nin İsviçre Büyükelçisi Doğan Türkmen, Bern'de uğradığı saldırıdan yara almadan kurtuldu.

- 17 Nisan'da Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Vecdi Türel'in makam aracına ateş açıldı. Türel ve koruma görevlisi Tahsin Güvenç saldırıdan yaralı olarak kurtuldular.

- 26 Eylül'de Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Danışmanı Selçuk BAKKALBAŞI, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

016resatmoralibr5.jpg


REŞAT MORALI
4 Mart 1981
Paris / Fransa


Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Reşat MORALI ile din görevlisi Tecelli ARI, Çalışma Ataşeliği'nden çıkıp arabaya binecekleri sırada 2 teröristin saldırısına uğradılar. Moralı saldırı sırasında hayatını kaybederken, din görevlisi Arı, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede öldü. Saldırıyı ASALA üstlendi. Bu olay ile Ermeni terörizminin, Paris'teki üçüncü katliamı oldu. Türkiye, Türk diplomatlarını etkin bir şekilde korumadığı için Fransa'ya protesto notası verdi.

017tecelliarixs0.jpg


TECELLİ ARI
4 Mart 1981
Paris / Fransa



Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Reşat MORALI ile din görevlisi Tecelli ARI, Çalışma Ataşeliği'nden çıkıp arabaya binecekleri sırada 2 teröristin saldırısına uğradılar. Moralı saldırı sırasında hayatını kaybederken, din görevlisi Arı, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede öldü. Saldırıyı ASALA üstlendi. Bu olay ile Ermeni terörizminin, Paris'teki üçüncü katliamı oldu. Türkiye, Türk diplomatlarını etkin bir şekilde korumadığı için Fransa'ya protesto notası verdi.

018msavasyeryuzcn2.jpg


M. SAVAŞ YERGÜZ
9 Haziran 1981
Cenevre / İsviçre



Türkiye'nin Cenevre Başkonsolosluğu Sözleşmeli Sekreteri Mehmet Savaş YERGÜZ, evine gitmek üzere konsolosluktan ayrıldıktan hemen sonra uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Saldırıyı ASALA üstlendi. Olaydan sonra yakalanan Lübnan uyruklu Ermeni terörist Mardiros Camgozyan, 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

019cemalozenhl4.jpg


CEMAL ÖZEN
24 Eylül 1981
Paris / Fransa


Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu ile Kültür Ataşeliği'nin bulunduğu binayı işgal eden 4 ermeni terörist, 56 Türk görevli ve vatandaşı rehin aldı. Teröristler, kendilerine müdahale etmek isteyen güvenlik görevlisi Cemal ÖZEN'i öldürdüler, Başkonsolos Kaya İNAL'ı yaraladılar. Ermeni teröristler, Türkiye'de siyasi tutuklu 12 kişinin salınarak Paris'e getirilmesini istediler. İsteklerinin kabul edilmeyeceğini anlayan teröristler 15 saat sonra polise teslim oldular. Türkiye, Fransa'yı bir kez daha uyarırken, Fransa da saldırıyı kınadı. Olayı ASALA üstlendi. Saldırıyı gerçekleştiren 4 ermeni terörist, Vasken Sakosesliyan, Kevork Abraham Gözliyan, Aram Avedis Basmaciyan ve Agop Abraham Turfanyan, 31 Ocak 1984'de Fransa'da 7'şer yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Mahkemenin sonucu Türkiye'de büyük tepkiyle karşılandı.
1981 yılında ayrıca;

- 2 Nisan'da Türkiye'nin Kopenhag Çalışma Ataşesi Cavit Demir, oturduğu apartmanın asansöründe uğradığı silahlı saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.

- 25 Ekim'de Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği İkinci Katibi Gökberk Ergenekon, yolda yürürken saldırıya uğradı. Ergenekon, olaydan hafif yaralarla kurtuldu.

020kemalarikanqm8.jpg


KEMAL ARIKAN
28 Ocak 1982
Los Angeles / ABD


Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu Kemal ARIKAN öldürüldü. Arıkan'ın katili Taşnak militanı Hampig Sasunyan, müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

021orhangunduzyt7.jpg


ORHAN GÜNDÜZ
4 Mayıs 1982
Boston / ABD



Türkiye'nin Boston Fahri Konsolosu Orhan GÜNDÜZ, uğradığı silahlı saldırıda öldü.

022erkutakbayxz4.jpg


ERKUT AKBAY
7 Haziran 1982
Lizbon / Portekiz



Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği İdari Ataşesi Erkut AKBAY otomobilinde uğradığı silahlı saldırıda öldü. Otomobilde bulunan eşi Nadide AKBAY, yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bir süre sonra yaşamını yitirdi.

024atillaalkilatol4.jpg


atillaaltikatbsn4.jpg


ATİLLA ALTIKAT
27 Ağustos 1982
Ottawa / Kanada



Türkiye'nin Ottowa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Atilla ALTIKAT, silahlı saldırı sonucu öldü.

025borasuelkanct5.jpg


BORA SÜELKAN
9 Eylül 1982
Burgaz / Bulgaristan



Türkiye'nin Burgaz Başkonsolosluğu İdari Ataşesi Bora SÜELKAN katledildi. 1982 yılında ayrıca;

- 8 Nisan'daTürkiye'nin Ottawa Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Kani GÜNGÖR, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

- 21 Temmuz'da Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosu Kemal Demirer'e konutu önünde silahlı saldırı düzenlendi. Demirer, olaydan yara almadan kurtulurken, saldırgan yaralı olarak yakalandı.

- 7 Ağustos'da ASALA'ya bağlı 2 terörist Ankara Esenboğa Havalimanında düzenlediği silahlı baskında 8 kişi öldü, 72 kişi yaralandı. Bu, Ermeni terörizminin Türkiye'deki ilk eylemi oldu. ESENBOĞA OLAYI

023nadideakbaybx6.jpg


NADİDE AKBAY
7 Haziran 1982
Lizbon / Portekiz



Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği İdari Ataşesi Erkut AKBAY otomobilinde uğradığı silahlı saldırıda öldü. Otomobilde bulunan eşi Nadide AKBAY, yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bir süre sonra yaşamını yitirdi.


026galipbalkarbz0.jpg


GALİP BALKAR
9 Mart 1983
Belgrad / Yugoslavya



Türkiye'nin Belgrad Büyükelçisi Galip BALKAR'a 2 terörist tarafından 9 Mart'ta silahlı saldırı düzenlendi. Olayda ağır yaralanan BALKAR, 11 Mart'ta hayatını kaybetti. Olayda, bir Yugoslav öğrenci de öldü. Saldırıyı yapan Kirkor Levonian ile Raffi Aleksandre Elbekian, olaydan tam bir yıl sonra 9 Mart 1984'de 20'şer yıl ağır hapis cezasına çarptırıldılar.

027dursunaksoypm7.jpg


DURSUN AKSOY
14 Temmuz 1983
Brüksel / Belçika



Türkiye'nin Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Dursun AKSOY, ermeni teröristlerce katledildi.

028cahidemihciogluoj2.jpg


CAHİDE MIHÇIOĞLU
27 Temmuz 1983
Lizbon / Portekiz



Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği, 5 Ermeni terörist tarafından basıldı ve bina içindekiler rehin alındı. Baskın sırasında büyükelçilik Müsteşarı Yurtsev MIHÇIOĞLU'nun eşi Cahide MIHÇIOĞLU hayatını kaybetti. Portekiz polisi, düzenlediği operasyonla rehineleri kurtardı, 5 teröristi de öldürdü. Saldırıyı, "Ermeni Devrimci Ordusu" adlı örgüt üstlendi. Örgüt, teröristlerin öldürülmesi nedeniyle Portekiz Başbakanı Mario Soarez'i ölümle tehdit etti.
1983 yılında ayrıca;

- 16 Haziran'da İstanbul Kapalıçarşı'da bir terörist tarafından halkın üzerine ateş açıldı. Olayda 2 kişi öldü, 21 kişi de yaralandı. Saldırgan, olay yerinde öldürüldü. Olayı bir ermeni teröristin yaptığı anlaşıldı.

- 15 Temmuz'da THY'nin Paris Orly havalimanındaki bürosu önünde bomba patladı. Olayda, 2'si Türk, 4'ü Fransız, 1'i Amerikalı, 1'i de İsveçli olmak üzere 8 kişi öldü, 28'i Türk, 63 kişi de yaralandı. Bu olay tarihe "Orly Katliamı" olarak geçti.

029isikyondersx6.jpg


IŞIK YÖNDER
28 Nisan 1984
Tahran / İran



Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği Sekreteri Şadiye YÖNDER'in eşi, İran ile Türkiye arasında ticaret yapan işadamı Işık YÖNDER, bir ASALA militanı tarafından öldürüldü.

030erdoganozensn7.jpg


ERDOĞAN ÖZEN
20 Haziran 1984
Viyana / Avusturya



Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği Çalışma Ataşesi Erdoğan ÖZEN, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü. Olayı, "Ermeni Devrimci Ordusu" adlı örgüt üstlendi.

031enverergunel3.jpg


EVNER ERGUN
19 Kasım 1984
Viyana / Avusturya



Türkiye'nin BM Temsilciliğinde görevli Evner ERGUN, aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü. Bu olayı da, "Ermeni Devrimci Ordusu" adlı örgüt üstlendi.
1984 yılında ayrıca;

-27 Mart'ta Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği Ticaret Müşavir Yardımcısı Işıl ÜNEL'in otomobiline bomba yerleştirmeye çalışan bir terörist, bombanın elinde patlaması sonucu öldü.

-28 Mart'ta yine Tahran'da Büyükelçilik Başkatibi Hasan Servet ÖKTEM ve Büyükelçilik Ataşe Yardımcısı İsmail PAMUKÇU, evlerinin önünde uğradıkları silahlı saldırıda yaralandılar.
 
Bugünde ölmedim annem

62059jj.jpg

Şehit askerin annesine gönderdiği bir fotograf aileyi yasa boğdu. İşte şehidin son sözü...


'Bugün de ölmedim anne'
Şırnak’ın kuzeyindeki Bestler Bölgesi Dereler Mevkii'nde PKK'lı teröristlerle dün girdikleri çatışmada şehit düşen Jandarma Komando Uzman Çavuş 26 yaşındaki İsa Çiçek’in Adana’da oturan babası 56 yaşındaki Mehmet Çiçek, “3 gün önce telefonla konuştuğumda teröristler için ‘7 tanesini yedim’ dedi. Şehit olduğu çatışmada da 11’ini yemiş, helal olsun O’na'' diyerek oğluyla gurur duyduğunu söyledi.

Bekar olan 4 yıllık Jandarma Komando Uzman Çavuş İsa Çiçek’in şehit olduğu haberi Adana’nın Ceyhan İlçesi’ne Başören Köyü’nde yaşayan ailesini derin üzüntüye boğdu. 6 çocuk babası Mehmet Çiçek, ortanca oğlu olan Jandarma Komanda Uzman Çavuş İsa Çiçek ile sık sık telefonla görüştüğünü, en son Kurban Bayramı’nda izne geldiğini, 4 ay sonra şark hizmetini tamamlayıp, Hatay’a tayininin çıkması için temennide bulunduğunu anlattı.

‘BELKİ BİR GÜN BAYRAĞA SARILI GELİRİM’
Metin olduğu gözlenen baba Çiçek, “Fırsat buldukça bizi telefonla arardı, konuşurduk. 4 aydır çok sık operasyona gittiğini söylüyordu. En son 3 gün önce aradığında ‘7'sini yedim’ dedi. Şehit olduğu çatışmada da 11’ini yemiş, helal olsun O’na. Kurban Bayramı’nda bir daha ne zaman izne geleceğini sorduğumda ‘Belli olmaz, bakarsın bir gün bayrağa sarılı gelirim’ demişti. O gün, bugünmüş'' diye konuştu. Şehit babası, kendisini arayıp, başsağlığı dileyen oğlunun silah arkadaşlarının, şehit olmdan önce 11 teröristi öldürdüğünü bildirdiğini, bunun kendisini gururlandırdığını söyledi.

‘BUGÜN DE ÖLMEDİM ANNEM’
Şehit Jandarma Komanda Uzman Çavuş İsa Çiçek, en son tüfekle poz verip, beyaz bez üzerine mermilerle ‘Bugün de ölmedim annem’ yazılı fotoğrafı ailesine gönderdi. Evlat acısıyla yıkılan anne 56 yaşındaki Emine Çiçek, “Yandım yandım, bugünleri de mi görecektim?'' diye ağıt yaktı. 1995’te şehit düşen Jandarma Er Ali Birmen’i toprağa veren Başören Köyü, ikinci şehidini toprağa vermeye hazırlanırken, Jandarma Komando Uzman Çavuş İsa Çiçek’in baba ocağı taziye dileyip, acılarını paylaşmak isteyenlerle dolup taştı.​
 
İzmir Şehit Aileleri ve İnsan Hakları Derneği

Dernek Başkanı : YAVUZ ALPHAN
URL : http://www.sehitaileleri.org
E-mail : [email protected]
Tel : (+90) 0 232 446 23 07
Halkbank Konak Şubesi
Hesap Numarası : 16000001

Ankara Sehit Aileleri Dernegi
Dernek Baskani : H. Mehmet ALPTEKIN
Iletisim : Adres Necatibey Caddesi Sezenler Sok.
Telefon : +90 312 229 53 54
Fax : +90 312 229 53 54
URL : http://www.sehitler.org
E-mail : [email protected]
Banka Hesap Numaralari: Türk Lirası Hesap No 347 421 Ziraat Bankası Ankara Necatibey Şubesi
Dolar Hesap No 433 984 Ziraat Bankası Ankara Necatibey Şubesi


TSK Mehmetçik VakfıIletisim : Adres Nasuh Akar Mh. 22 nci Sk. No: 28 Balgat/ ANKARA
Telefon : +90 312 284 19 70
Fax : +90 312 284 19 73
URL : http://www.mehmetcik.org.tr
E-mail : [email protected]
Banka Hesap Numaralari : YTL/TL ile yapilacak bagislar için:

T.C. Ziraat Bankasi Yenisehir S. Hesap no : 39775115-5002
T.Halk Bankasi Mesrutiyet S. Hesap no : 16000024
T.Is Bankasi Balgat S. Hesap no : 600 000
Vakifbank Mesrutiyet S. Hesap no : 2040 000
OYAK Bank Çankaya S. Hesap no : 8 888 888-MT-001

ABD Dolari ile yapilacak bagislar için:

T.C. Ziraat Bankasi Yenisehir S Hesap no 39791392-5003
T.Halk Bankasi Mesrutiyet S. Hesap no : 53000017
T.Is Bankasi Balgat S. Hesap no : 400 000
OYAK Bank Çankaya S. Hesap no : 8 888 888-MY-001

EURO ile yapilacak bagislar için:

T.C. Ziraat Bankasi Yenisehir S Hesap no : 39791349-5001
T.Halk Bankasi Mesrutiyet S. Hesap no : 2P000010
T.Is Bankasi Balgat S. Hesap no : 700 000
OYAK Bank Çankaya S. Hesap no : 8 888 888-MY-002
 
Merhaba,

Ben bir şehit annesiyim. Oğlum PKK terör örgütü mensupları ile Sasan ilçesi Bağlarbaşı mevkiinde girilen silahlı çatışmada şehit düştü.

Benim amacım kendimi acındırmak değil sadece şehit ailelerine verilen haklardan hiçbirine sahip değilim hiçbir derneğe üye falan değilim hiç kimse bizi tanımıyor. Benim isteğim beni tanımanız ve sormanız tek isteğim bu.

Ben bu vatana zorluklarla büyüttüğüm evladımı şehit verdim. Gerekirse bir oğlum daha var onuda onuda vatana seveseve veririm.

Sözlerimi bitirmeden önce bende şehit annesiyim beni unutmayın sorun bana yeter başka isteğim yok hepinize saygılarımı sunarım.

Alime ÇELİK - Pasinler / ERZURUM

Mektub'un Orjinal Metni
 
KOMANDO OLMAK ONURUMDUR

Olur ya, bir çatışmada ölürsem,
Arkamdan yas tutmayın.
Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım.
Bedenimden komandomu çıkarmayın,
Onlar benim onurumdur,
Ölünce kefenim olacak...
Başımdan mavi beremi çıkarmayın,
O benim şanım,şerefim olacak...
Ayağımdan botlarımı çıkarmayın,
Onlar nice yollar aşacak,
Şehit olursam Sırat köprüsünden geçecek...
Elimden tüfeğimi almayın,
O benim mezarıma sembol olacak...
Yaramın kanını silmeyin,
Ahirette hesabı sorulacak...
Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın,
O benim madalyam olacak...




* Bu şiir, Hakkari - Çukurca - Üzümlü Jandarma Sınır Karakolu'nda görevliyken 12 Aralık 1993 günü saat 21.00 sıralarında bölücü eşkiya ile yapılan silahlı çatışmada kahramanca çarpışarak şehit düşen Mustafa oğlu, Sakarya 1972 doğumlu Jandarma Komando Onbaşı Zekeriya Gülyaman'ın (1972/4) şahsi eşyaları içerisinden çıkmıştır.
 
Şehit Mehmet mayın kurbanı

Hainler Mehmet'e, tatbikat için gittiği Şile'de kıydı. Araziye mayın döşeyen PKK'lıar, tatbikat alanını kana buladı. Şehit anası Güler Ayabak "Allah kimseye evlât acısı yaşatmasın" diyor.

Henüz 20 yaşındaydı, ileriye dönük hayalleri, umutları vardı. Askerden döndükten sonra evlenip mutlu bir yuva kuracaktı. Ta ki o kara gün gelene kadar.

Tarih, 24.11.1987. Mehmet, bağlı olduğu bölükle beraber, Şile'de bulunan bir araziye tatbikat için gitti. Araziye vardıklarında Mehmet herkesten önce araçtan inerek ilerlemeye başladı. Cesurdu, korkmuyordu, gözüpek bir askerdi. Mehmet Ayabak'ın tek düşüncesi vardı. "Hedefini 12'den vurup, düşmanların gözünü korkutan bir asker olmak"

ÖLDÜREN ADIM

Arkadaşlarından önde giden Mehmet henüz arazide birkaç yüz metre yürümüştü ki, kulakları , sağır eden bir patlama oldu. Gencecik fidan Mehmet Ayabak'ın vücudu toprağa yığıldı patlamanın ardından. Ve acı haber çabuk duyuldu baba ocağında. Güler Ana oğluna hem babalık hem de analık etmişti.
Babası onları terk etmiş ve Güler Ana, Mehmet ve kızını tek başına yetiştirmişti. Oğlu askere gitmeden önce evi geçindiriyor ve annesinin her ihtiyacını karşılıyordu. Askere gittikten sonra ise kız kardeşi evi geçindirmeye başladı. Annesinin artık en büyük hayali tezkeresini almış oğluna kavuşmak ve onu evlendirmekti. Ancak Şile'den gelen acı haber Ayabak ailesini perişan etti. Güler Ana'nın bu acıya dayanacak gücü kalmamıştı. Tek oğlu biricik Mehmet'i 20 yaşında toprağa verecekti. Buna ne beyni ne vücudu dayandı.

Oğlunun öldüğünü duyunca ana kalbi dayanamadı ve Güler Ana o dakika kısmi bir felç geçirdi. Oğlunun öldüğünü kabullenemeyen ana yüreği artık Şirinevlerdeki evinde Mehmet'inden kalan üç mektup ve bir fotoğrafla teselli buluyor. Şehit annesi oğlu Mehmet'in acısı anlatırken sesi titriyor.

"Oğlumun hasreti beni yakıp kavurdu, Artık ağlaya ağlaya göz pınarlarım kurudu. Diğer şehit anaları gözünde oğullarının değeri neyse, benim de, oğlumun değeri o kadar çok büyük.

Oğlum çok iyi dürüst ve çalışkan birisiydi. Ailesine çok düşkün ve benim sözümden dışarı çıkmayan, kimsenin hakkını yemeyen, haksızlığı sevmeyen bir insandı. Oğluma devamlı gel oğlum askerden önce seni evlendirelim diyordum. Oğlum da bana, Anne tamam evlenirim de, gitmek var dönmek yok, demişti. Bundan dolayı oğluma, tamam, sen askere git-gel seni evlendireceğim, dedim. Askere gitti ve dönemedi. Şimdi ondan kalan 3 tane mektupla ve bir fotoğrafla avunuyorum. Onlara bakıp bakıp ağlıyorum. Bazen Allah'a dua ederken "Neden onun canını aldın keşke benim canımı alsaydın diyorum. Onun önünde yaşayacak daha çok yıllar vardı. Evlenecek yuva kuracak ve çocukları olacaktı. Oysa benim hayatım sadece onlardı. Bir oğlum ve bir kızım, işte bazen bunları düşünüp hayata isyan ediyorum."

Güler Ana oğlu için şehit olacağını anlamıştı sanki diyor. Sürekli konuşmalarında "Ben gencim ama bu vatan için ölmeye hazırım. Yeter ki vatan sağ olsun. Şehitlik en önemli mertebedir" diyordu. Hatta bir gün genç Mehmet annesine şu cümleleri sarf etmişti:

ŞEHİT OLACAĞINI BİLİYORDU

"Acemi birliği bittiği zaman, 10 günlük iznine geldi. Askerlerin boyunlarına taktığı kolyeyi gösterdi ve bana, Anne, bak bu kolyeyi, şehit olacağım zaman, dilimin altına koyacaklar, dedi. Ben de, öyle konuşma yavrum, Allah korusun, dedim. "Meğer oğlum herşeyi hissetmiş ve şehit olacağını düşünmüştü. Onu öylesine çok özlüyorum ki, özellikle geceleri burnumun direkleri sızlıyor. Hatta çoğu zaman onu rüyamda görüyorum ve birbirimize sarılıp ağlıyoruz, işte o zaman rüyamın hiç bitmemesini istiyorum. Çünkü uyandığım zaman kollarım bomboş gözlerim yaşlı yataktan kalkıyorum. Bu çilenin ne zaman biteceğini bilmiyorum. Hayatta en acı şey evlat acısıymış yeni anladım."

ANNE OĞULUN SON KONUŞMASI

Güler Ana oğluyla yaptığı son konuşmasını ise hiç unutmuyor. Onun sesi kulaklarında çınlıyor. Bakın nasıl anlatıyor Güler Ana oğlu Mehmet'le konuşmasını: "Mehmedim bana telefon açtı ve anne abim yanıma gelmesin, biz tatbikata çıkacağız. Tatbikat bittiği zaman belki izin alıp yanınıza gelebilirim dedi. Bu onunla son konuşmam oldu. Bir daha oğlum Mehmet'i ne görebildim, ne de konuşabildim. Şimdi diyorum ki keşke onunla daha uzun konuşsaydım. Şu an sanki o anı yaşıyorum. Çok üzgünüm. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın."

BİNLERCE ŞEHİTTEN BİRİ

Şehit Mehmet'ten kalan tek hatıraya ise gözü gibi bakıyor Güler Ana. Oğlundan kalan 3 mektup neredeyse onu hayata bağlıyor. Okuyup okuyup gözyaşlarına boğuluyor acılı anne. Oğlunun kendi el yazısıyla yazdığı mektubu bazen öpüyor ve kokluyor. Evet, Mehmet Ayabak da vatan uğruna şehit verdiğimiz binlerce kişiden biri. Onun da askere giderken hayalleri vardı. Ama O da diğer şehitler gibi herşey bir yana "Vatan Sağolsun" deyip ölümün üzerine korkusuzca gitti.

Belki hayalleri gerçekleşmedi ama en kutsal makamlardan birine yani ŞEHİTLİĞE yükseldi.

Şehit Künyesi
Adı-Soyadı: Mehmet Ayabak
Yaşı: 20
Ölüm Tarihi: 24.11.1987
Doğum Yeri: Siverek

MEHMETlN SON MEKTUBU

İşte Güler Ana'nın ağzından oğlunun mektubu:

"Sevgili ve canımdan çok sevdiğim anneciğim. En güzel günlerin seninle olmasını dilerim. Eğer sen de oğlun, Mehmet'ten nasıl olduğunu soracaksan, Allah'a şükür çok iyiyim? Anneciğim burası çok güzel bir yerdir. Size mektup yazmamın sebebi, kafamın karışıklığından kaynaklanıyor. Ben sizleri çok merak ediyorum. Babam nasıl, çalışıyor mu? Çalışıyorsa bana bildir. Anneciğim benim yanıma gelirsen çok sevinirim, eğer gelmek istersen, Cumartesi-Pazar günleri gelin.

Bütün kardeşlerime sonsuz selamlarımı sunar, en güzel günlerin onların olmasını dilerim. Anneciğim, teyzemlerden mektup alıyor musunuz? Bana bildirin. Mektubuma son verirken, tekrar sonsuz selamlarımı sunar, hasretle ellerinden öperim."
 
Geri