Vandalizm nedir? Vandalizm ne demektir?

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Ne Nedir?
Vandalizm hakkında ansiklopedik bilgi
Vandallık veya akım olarak Vandalizm, bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme eylemidir. Bilerek ve isteyerek, kişiye ya da kamuya ait bir mala, araca ya da ürüne zarar verme sapkınlığı. Vandal, kırma, parçalama, yok etme, kesme, yakıcı madde atma, boya atma yoluyla sonucunu bilerek, başkasının ya da kamunun sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir maddeye (örn. okul araç-gerecine, müzede sergilenen tarihsel bir yapıta, resim galerisindeki bir tabloya) zarar verir.
Terimin çıkış noktası Fransız Devrimi sırasında bir din adamı tarafından Cumhuriyet Ordusu'nun bazı davranışlarını nitelemek için kullanılmasıdır. Henri Grégoire isimli bu papaz ordunun davranışlarını 455 yılında Roma'yı yağmalayan German Vandallar'ına benzetmiştir.
Hazırlayan:

Öğr.Gör.Dr. Bora BOZ , Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı

Yrd.Doç.Dr. Fatma YÜCEL BEYAZTAŞ, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı
Vandalizm; bilgisizlik yüzünden ya da zevk için kamu veya sanat yapılarını büyük zararlara yol açarak yıkmak ve bu yıkımı kendi başına bir amaç durumuna getirmektir. “Kırıp geçirmek” anlamında kullanılan bu kavrama Fransız Devrimi sırasında rastlanmasına karşın daha eski zamanlardan beri görüldüğü bilinmektedir. Kavimler göçü sonrasında Barbar vandalların eski Roma ve Yunan medeniyetlerine ait sanat eserlerini tahrip edip yağmalamıştır. 1790’dan başlayarak krallığın, soyluların ve din adamlarının ayrıcalıklarına ilişkin arşiv belgelerinin yakılması emredildi. Buna göre; Paris’teki heykel ve anıtlar kaldırılacak, bronzdan yapılmış olanlar top ve tüfek yapımında kullanılacak, altın olanlar eritilip külçe haline getirilecek, günlük araç ve gereçler de eritilecekti. 19. yüzyıldan başlayarak koruyucu bir sistem geliştirmeye çalışıldıysa da, vandalizm tümüyle önlenemedi. Günümüz modern kent toplumlarında da estetik ve güzel olan her şeye, ortak yaşam alanlarına saldırı olarak karşımıza çıkmaktadır. Batı Avrupa ülkelerinde vandalizm de, şiddetin benzer şekli olan holiganizm gibi toplumsal güncel bir sorundur.
Vandalizm, antisosyal kişilik bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Erkek bireylerde daha sık görülmektedir. Kadınlarda daha az rastlanmasına karşın, antisosyal kişilik bozukluğu olan genç annelerin eşlerine ve çocuklarına karşı şiddet içeren davranışlarda bulunduğu bildirilmiştir. Vandalizmin özellikle adölesan çağda ilaç, uyuşturucu ve alkolün kötüye kullanımıyla ilişkili olduğu saptanmış olup; kokain kullanan adölesanlarda % 57 oranında vandalist davranışlar görülmüştür. Özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük okul çağındaki gençlerde sık karşılaşılmaktadır. 16 ayrı liseden 7340 öğrenci arasında yapılan bir çalışmada öğrencilerin % 5’inde vandalist davranışların gözlendiği bildirilmektedir.
Vandalizme kentsel toplumlarda değişik şekillerde karşılaşılmaktadır. ABD’de yapılan bir araştırmada, vandalların ve hırsızların özellikle yaşlı nüfusa karşı saldırılarında son yıllarda artış olduğu görülmüştür. San Francisco’da demiryollarının son yıllarda vandalist saldırılarda artış olduğu bildirilmiştir. Vandalizmde organik sebepler de araştırılmıştır. Nörolojik bir rahatsızlık olan Tourette Sendromu’nda vandalist davranışlara rastlanabileceği, organik beyin hastalığı olan 75 yaşında bir erkeğin telefon sistemine vandalist davranışların olduğu belirtilmiştir.

Sonuç
Vandalizm özellikle kent toplumunu yakından ilgilendiren genç nüfusta sıklıkla karşılaşılan toplumsal ve güncel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Suç oranının bu gruplarda yoğunlaşma nedeni, adölesan dönemde meydana gelen hızlı emosyonel ve fizyolojik değişikliklere bağlanabilir.
Sivas’ta yapılan bir çalışmada, farik ve mümeyyizlik muayenesi için gönderilen kamuya zarar veren şiddet davranışlarında bulunan çocukların çoğunun ebeveynlerinden uzak oldukları belirtilmektedir. Eğitim ve ilgi, sevgi, şefkat gibi değerlerin verilemeyen yetişme çağındaki insanların suça eğilimli sosyal bir çevreye itildikleri düşünülebilir.
Batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda, vandalizmin uygun eğitim ve psikiyatrik tedavi ile düzeltilebilir bir davranış olduğu belirtilmektedir. Bu kişilerin tedavisinin yanında, ailesiyle birlikte davranış eğitim programlarının düzenlenmesi gerekmektedir.
Sosyal katmanlar arasında derin farklılıkların olduğu, sağlıksız kentleşme sürecinin yaşandığı ülkemizde bu konunun ileride daha büyük sorunlara sebep olmadan, sözcük olarak bile çok iyi bilinmeyen vandalizmin varlığının kabul edilmesi ve ayrıca eğitim, pedagoji, psikiyatri, adli tıp gibi disiplinleri ilgilendiren bu konunun kapsamlı olarak araştırılması, çözüm önerilerinin gündeme getirilmesi gerekmektedir.
 
Vandalizm, antisosyal kişilik bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Erkek bireylerde daha sık, kadınlarda daha az rastlanmaktadır. Vandal diye tanımlanan bir kişi; kırma, parçalama, yok etme, kesme, yakıcı madde atma, boya atma yoluyla sonucunu bilerek, başkasının ya da kamunun sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir maddeye (örneğin, okul araç-gerecine, müzede sergilenen tarihsel bir yapıta, resim galerisindeki bir tabloya) zarar verir.

Terimin çıkış noktası Fransız Devrimi sürecinde bir din adamı tarafından Cumhuriyet Ordusu'nun bazı davranışlarını nitelemek için kullanılmasıdır. Henri Grégoire isimli bu papaz ordunun davranışlarını 455 yılında Roma'yı yağmalayan Cermen soyundan gelen Slav kökenli Vandallara benzetmiştir.

Roma İmparatorluğu'nda, damnatio memoriae, yani hatıraların lanetlenmesi denilen bir uygulama vardır. Buna göre sevilmeyen birisi öldüğünde ona ait heykeller kırılır ya da kafaları koparılır, isimleri tüm kayıtlardan çıkarılır ve adları anılmaz. Örneğin Neron, tek başına imparator olduğunda, kendinden önce gelen imparatora ait tüm heykelleri yıktırtmıştır. Hristiyanlığın kabulünden sonra da Roma'daki çoğu heykeller ya tahrip edilmiş ya da heykellerin alınlarına haç kazınmıştır.

Modern zamanlarda da devam eden resmi vandalizm, Naziler tarafından yıkılan Yahudi sembolleri, Sovyetlerin çöküşünden sonraki tahribatlar, Taliban tarafından yok edilen tarihi dev Buda heykelleri vb ile sembolleşmiştir.

Çevresel vandalizm, bazı çevreciler tarafından kullanılan bir terimdir. Çevreciler, kırılgan ekosistemin korkunç veya apaçık yıkımını ve özellikle çevresel koruma yasalarının çiğnenmesini açıklamak için kullanırlar. Önceden belirlenmiş koruma altındaki alanlara yapılan yasal olmayan saldırılar önemli bir örnektir. Diğer örnekler ise nehirler, dereler ve benzerlerinin çiftlik atıkları ile kirletilmesi, atmosferin fosil yakıt tüketimi ile karbondioksit tarafından zarar görmesi gibi sıralanabilir. (Vikipedi)

ŞİMDİ KİM VANDAL?

Bazı hükümet üyeleri ve tarafgir kanalları Gezi Parkı’nı koruma eylemlerini “Vandallık” diye diline doladı. Bilir bilmez konuşuyorlar. Yukarıdaki tanıma göre kim Vandal?

- Ucube diyerek, heykel yıkma eylemini kim yaptı?

- Tarihi evlerin, yalıların, yakılıp sonra ticarethaneye dönüşmesine kim göz yumdu?

- Tarihi buluntulara “eser dedikleri çanak-çömlek” diye kim dedi?

- Tarihi yarımadanın minareli slüetini bozan gökdelenlere kim müsaade etti?

- Bir ara tarihi Haydarpaşa garını kim yıkmaya kalktı?

- Emekçi sınıfta büyük anısı olan Taksim meydanının özelliklerini kim bozmaya çalışıyor?

- Tarihi Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’yi kim yıkmak istiyor?

- Anıtkabir’i kimin partisinin gençlik kolları yöneticisi yıkmayı istiyor?

- Çevresel Vandalizm olarak kim siyanürle altına izin verdi? Kim bitkilerin, gıdaların genetik yapısının bozulmasına göz yumuyor? Gezi parkında halkın değer verdiği ağaçları kim kesiyor?

- Tarihi, kültürel bir emanet olan Atatürk Orman Çiftliği yeşil alanını kim yağmalıyor, saray yaptırıyor?

- Kim cumhuriyet döneminin sanat atılımları, devlet tiyatrolarını engellemeye çalışıyor, eğitim sistemini geriye döndürmeye çalışıyor?

- Kim hak arama uğraşındaki göstericilere biber gazı, boyalı tazyikli su atıyor?

Bu soruların yanıtını herkes biliyor ama kendisi aynaya bakmadan, önce davranıp bir terim keşfetmiş gibi baskın çıkma amaçlı kullanıyor. Vandallık, modernizm karşıtlarının bir eylem ve işlevidir.

Gariptir ki, otomobil, otobüs yakmayı da içeren PKK kent eylemleri için bile böyle bir nitelemeyi kullanmamışlardı.

Evet, gösteriler sırasında tahrip edilen, zarar verilen bazı kamu ve özel varlıklar oldu. Fakat araya karışan provakatörler kadar polis saldırısıyla oluşan tahrik ve öfkenin büyük etkisinin olduğu, ayrıca yetkili ağızların anlamak yerine kışkırtma sonucu doğuran zıddına söylemlerinin de etkisi olduğu kanısındayım. Çaresiz bırakılan insan sağa sola saldırır. Yani “Vandal” diye suçlayabilmek için, neden yaratmaya çalıştılar. Sebep olana bak. Doğa kıyımı Vandallıktır. Orantısız güç Vandallıktır. (Kubilay olayı, Madımak tam bir Vandallıktı)

Asıl Vandallık, 90 yılda kazanılan çağdaşlaşma ve cumhuriyet kazanımlarının yerle bir edilmesidir.

"İçki içiyorsa ayyaştır" dediler, ayyaş alkol müptelası olandır, "çapulcu" dediler, yağmacı, talancıya denir (halk arasında kötü giyimli) Arapça kadar Türkçe de öğrenselerdi bunlar olmazdı.

Azıcık bildikleri Türkçe ile şark kurnazlığı yapıp, kelime silahı kullanmaya kalkmasınlar, ellerinde patlar.

Kaynak : Milliyet
 
Geri