Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Valkürler (Katledilmiş Seçenleri) İskandinav Mitolojisi'nde Odin'in yardımcıları olan ve ata binen miğfer ve mızrakla silahlanmış genç ve güzel bakirelerdir.
Gökten kanatlı atlarıyla savaş alanına inip Einherjar denilen savaştaki cesur kahramanları Valhalla'ya götürürler.
Buraya götürmelerinin nedeni Ragnarok'da yani dünyanın sonunda olacak savaşta Odin'in yanında savaşacak güçlü savaşçılar toplamaktır.
Modern sanatta Valkürler bazen muazzam güzellikte, zırh kuşanmış, kasklı, mızraklı, kanatlı atlara binmiş dişilerdir ama aslında Valkür atları, kurtlarla kırmadır.
Yani bilinenin tersine Valkürler kanatlı atlar sürmezler.
Onların evcil hayvanları cesetlere ve ölü savaşçılara dadanan sürülerden oluşan kurtlardır.
"Valkyrie" (1908), Stephan Sinding
Günümüzde Valkür (Valkyrie)
İngilizce'de Valkayrie Almanca'da Walküre olarak adlandırılan bu kavramdır ve II. Dünya Savaşı sırasında bir grup üst düzey Alman subayın Hitler'i öldürme planının adı olmuştur.
Bombalı saldırıdan Hitler şans eseri kurtulmuştur.
Suikasti tertipleyen başta Albay Klaus von Stauffenberg olmak üzere Alman subaylar idam edilmiştir.
Bu konuda çeşitli sinema filmleri de yapılmıştır.
Bunları sonuncusu 2008 yapımı ve başollerinde Tom Cruise'ın oynadığı Valkyrie'dir.
Ancak aktarılan öyküyü içeren çağlardan sonraki yıllarda ‘Valkür kadınlar’ yine ölülerle ilişkiye geçmişlerdir.
Ortaçağ hıristiyanları kendilerinin Valkür olduğunu iddia eden çok kadını ‘cadı’ diyerek yakmıştır.
Mısır’ın Ölüler Kitabı’ndaki yazıların önemli bir bölümünde de ölüyle canlının sıkı fıkı ilişkisinden sözedilir.
İsis ve Osiris’in her biçimiyle çok konuşulan öyküleri de böylesi bir canlı-ölü ‘temas’ının terazisini tutar.
Piramitlerde aktarılan şöyledir:
“İsis, Osiris’i Horus biçiminde dirilttikten sonra onu gökyüzüne, tanrıların karşısına, yeni şekillere doğru çıkardı. ‘Kardeşin İsis, aşkınla sana mutlu geliyor, onu fallusun üstüne koyarsın ve tohumun ona dahil olur.” (Mısır’ın Ölüler Kitabı. Albert Crampdor)
Aile yapısının anaerkil olduğu dönemlerde daha çok kadınlara verdiği ölüsevicilik ve dirilticilik ‘yeteneği’ şimdi ilk sahibinde değildir.
Artık amacı tanrısal olmayan, dini anlamda bir diriltme amaçlamadan yapılan canlı-ölü aşkına ve ilişkisine de bir başka isim veriliyor.
Ölüyle ilişkiye geçmenin, ölüyü canlı yerine koyup ‘ölüm’ü dikkate değer bile bulmamanın, farkına varmamanın da bir adı vardır.
Buna Nekrofili denilegelmiştir. Ölüyle ilişkiye geçip sakatatçı misali ciğerini, yüreğini parçalayana da yiyene vampir ya da yamyam denilebilir.
Günümüz hastanelerinde, verilecek üç otuz para için telefon edecek morg hademesinin ‘acil’ çağrısını bekleyen ‘ölücü’ ler artık erkektir ve tıbbın gelişimi ile organ tüccarlarıyla yaşamlarını paylaşmak zorunda kalmışlardır.
İlk sıra herkesten önce ölücü’nündür eşcinsel erkek ölücüler penisi ölü katılığında erekte ederek amaçlarına ulaştıktan sonra sıra organ tüccarları gelir.
Valkürler ve fallus özlemiyle yanan İsis, Osiris’in penisini balıklar yediğinden mi(!) bilinmez ölücülükten istifa etmiş gibidirler,onların tanrıçalıkları ölü erkeklerden aldığı spermlerin den olan erkek çocuklar tarafından bitirilmiştir.
Onlar erkek eşçinsel ölücü erkeklerden önce taze bir ölünün penisine ip bağlayıp, ucuna taş takıp,açık bacaklarının arasına sarkıtarak ölü katılığında erekte bir penis elde etmeyi başarmışlardır.
Ve bu yüzden Osirisin penisi ve haznesindeki dölleri İsis in ana tanrıçalığını tanıyan ilk ataerkil rakibi tarafından sonsuza dek yok edilmiştir.
Valkürler bir anlamda amaçlı olarak ilişkilere girmişler ve erkeklerle ilişkilerin az olduğu zamanların anaerkil geleneğini sürdürmüşlerdir, ölümden yaşam devşiren anaç Valkürler, şimdilerde kendilerini canlı ile ilişkilerinde bile sıkarak ölüye çeviren, erkeği kabullenemeyen, belki okşamasını olurlayan vajinismuslara dönüşmüş gözükmektedirler.