VAKİTSİZ AYRILIK
ya sen geç kaldın
yada ben erken gidiyorum
gidiyorum vakitsiz beklemesiz
bu yüzden zamanı durdurmak geliyor
içimden
mesala bütün saatleri kırmak
takvim yapraklarına aynı günü
yazmak istiyorum
varsın tarihin tekeri tersine dönsün
tersine dönsün diyalektik dedikleri
şey
kimin umrunda
mesala bugün hiç bitmese
yarın diye bir şey olmasa
ne seher sabahlar
ne gün batımı akşamlar
birtek bu günü yaşasak bitimsiz
varsın sabahları seni en güzel
yerinden öperek uyandırmamış olayım
çayı beraber demlemesek ne çıkar
kahvaltıda ben gazete okumasam
sen kızmasan
çiçeklere su vermesek
şu begonyayı kurutmuş olsak
'kedili şiri' bir daha hiç okumasam
ne artk benim koynumda yasa dışı
bir hayat
yada mecburi bir yaraltı
ne senin yakınmaların özlemelerin
ne ayrılık ne hüzün
olmasa bir daha
birtek bu güne yazılsak bu günü
yazsak kendimize
ellerin ellerinde olurdu yüregimin
ne güzel
gözlerin gözlerimde
yüzündeki hüzün
bakışlarındaki uçurum
gülüşün yürek dolusu
yaşardık ne güzel
ama gidiyorum elden ne gelir
çünkü ben erken gidiyorum
sende geç kaldın