Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Vajinanın iç kısmı, cinsel birleşme sırasında penis ile arasında sürtünme yaratabilmek için, pürüzlü bir yüzeye sahiptir. Cinsel birleşme sırasında vajina duvarları, squalene isimli bir kimyasalın salgılanması sayesinde nemlenerek penisin girişini kolaylaştırır. Bu kimyasal, doğada, kadınların vajinası haricinde sadece köpekbalıklarının karaciğerinde tespit edilmiştir. Fakat aralarında herhangi bir ilişki olduğu düşünülmemektedir.
Vajinanın klitoris adı verilen bölgesinde toplamda 8000 adet sinir ucu bulunur. Peniste ise bu sayının 4000 civarında olduğu bilinmektedir.
Vajinal kılların varlığı, "güzel görünme" adı altında kadınların sürekli kesmeleri gereken bir yapı yaratmak değildir. Bu kılların, son derece önemli 3 işlevi bulunur (erkeklerde de aynı/benzer işlevleri görür):
İlk olarak, vajinayı mikropartiküllerden korur.
İkincisi, erkeklere "cinsel birleşmeye hazır" veya "üreme çağına erişilmiş" olunduğu mesajı verilir.
Üçüncü ve en önemlisi, bu kıllar, feromon adı verilen hormonların bir anda salınmamasını, yavaş yavaş salınmasını sağlar. Bu da erkeklerin bu feromonların etkisi altında daha uzun kalmasını sağlar. Vahşi doğada, bu 3 özellik de hayati önem taşır.
Ortalama bir vajina 7.5 - 10 santimetre arası uzunluğa sahiptir. Cinsel birleşme esnasında, bu uzunluk % 200 artabilir ve vajina sorunsuz bir şekilde buna dayanabilir. Yine bu da kadınlar için hayati bir öneme sahiptir çünkü bu esnekliğin sebebi, bebeğin çıkışını sağlayabilmektir.
Vajina, vücut boşluğuna açılmaz ve karmaşık bir yapısı olmayan, kapalı bir boru gibi düşünebileceğiniz uterusa açılır. Dolayısıyla, vajina içerisine giren herhangi bir cisim, orada kaybolmaz (örneğin ciğerlere kaçan mikroskobik veya milimetrik bir cisim ise oldukça kolay kaybolabilir). Eğer ki vajina içerisinde kondom ve benzeri cisimler düşürülecek olursa, kolaylıkla geri çıkarabilirsiniz, korkuya kapılmanıza gerek yok.
Vajina yapısı bakımından aşırı bir çeşitlilik bulunmaktadır. Bu da, insan üzerinde vahşi doğada yaşarken cinsel seçilimin ne denli önemli olduğunu göstermektedir. "Vajina yanakları" olarak bilinen et dokusu, her kadında farklı uzunluklarda, kalınlıklarda ve şişkinlikte olabilir.
G noktası ile klitoris aynı şey değildir. G noktası, klitorisin en derin ve en çok siniri bir arada bulunduran bölgesidir. Yapının tümüne "klitoris" denir. G Noktası, her kadında orgazma neden olmamaktadır, bu genel bir yanılgıdır. Sadece bazı raporlarda, bu bölgenin aşırı uyarılmasının orgazma neden olduğu bilinmektedir. G noktasının bulunduğunun iddia edildiği bölgenin hemen klitorisin gerisine denk düşen bölge olması ve klitorisin dışarıda görünen kısmından çok, bir buz dağı gibi içeride daha büyük bölümünün bulunduğu gerçeğinden hareketle, g noktası denilen bu bölgeden alınan cinsel hazzın nedeni belki de böylece açıklanmış olabilir.
Sadece bununla da bitmiyor aslında olay. Kızlık zarının kalınlığı, yoğunluğu da kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterir. Yani kızlık zarı bekâret kontrolü için çok da ideal bir yapı değildir. Doğum yaptığı halde kızlık zarı yırtılmayan kadınların varlığı tıp literatürüne geçmiştir. O kadar esnek de olabilir.
Vajina kayganlığı kısmen östrojen seviyesine bağlıdır. Östrojen seviyenizin düşmesi vajinal kayganlığı da düşürecektir.
Vajinal fart, -argo bir tabirle- dilimize vajina osrması olarak geçmiştir. En kısa haliyle cinsel birleşme esnasında vajinaya kaçan havanın, vajinal kasların kasılması sonucu oluşan basınçla dışarı doğru püskürmesi. Bu durum biraz şaşırtıcı gelse de gayet normal. Gerçekleşirse şaşırmayın.
Seksin kadınlar üzerinde sayısız faydası keşfedilmiştir. Daha düşük kalp krizi oranları, felç geçirme ihtimalinde azalma, meme kanserinde azalma, savunma sisteminde güçlenme, uyku sağlığında artış, deri gerginliğinde (genç görünümde) artış, vücudun genel sağlığında artış (fitliğin artması), adet ağrılarında azalma, kronik ağrıda azalma, depresyon riskinde azalma, stres miktarında azalma, kendine güvende artış bunlardan sadece bazılarıdır.
Vajinanın klitoris adı verilen bölgesinde toplamda 8000 adet sinir ucu bulunur. Peniste ise bu sayının 4000 civarında olduğu bilinmektedir.
Vajinal kılların varlığı, "güzel görünme" adı altında kadınların sürekli kesmeleri gereken bir yapı yaratmak değildir. Bu kılların, son derece önemli 3 işlevi bulunur (erkeklerde de aynı/benzer işlevleri görür):
İlk olarak, vajinayı mikropartiküllerden korur.
İkincisi, erkeklere "cinsel birleşmeye hazır" veya "üreme çağına erişilmiş" olunduğu mesajı verilir.
Üçüncü ve en önemlisi, bu kıllar, feromon adı verilen hormonların bir anda salınmamasını, yavaş yavaş salınmasını sağlar. Bu da erkeklerin bu feromonların etkisi altında daha uzun kalmasını sağlar. Vahşi doğada, bu 3 özellik de hayati önem taşır.
Ortalama bir vajina 7.5 - 10 santimetre arası uzunluğa sahiptir. Cinsel birleşme esnasında, bu uzunluk % 200 artabilir ve vajina sorunsuz bir şekilde buna dayanabilir. Yine bu da kadınlar için hayati bir öneme sahiptir çünkü bu esnekliğin sebebi, bebeğin çıkışını sağlayabilmektir.
Vajina, vücut boşluğuna açılmaz ve karmaşık bir yapısı olmayan, kapalı bir boru gibi düşünebileceğiniz uterusa açılır. Dolayısıyla, vajina içerisine giren herhangi bir cisim, orada kaybolmaz (örneğin ciğerlere kaçan mikroskobik veya milimetrik bir cisim ise oldukça kolay kaybolabilir). Eğer ki vajina içerisinde kondom ve benzeri cisimler düşürülecek olursa, kolaylıkla geri çıkarabilirsiniz, korkuya kapılmanıza gerek yok.
Vajina yapısı bakımından aşırı bir çeşitlilik bulunmaktadır. Bu da, insan üzerinde vahşi doğada yaşarken cinsel seçilimin ne denli önemli olduğunu göstermektedir. "Vajina yanakları" olarak bilinen et dokusu, her kadında farklı uzunluklarda, kalınlıklarda ve şişkinlikte olabilir.
G noktası ile klitoris aynı şey değildir. G noktası, klitorisin en derin ve en çok siniri bir arada bulunduran bölgesidir. Yapının tümüne "klitoris" denir. G Noktası, her kadında orgazma neden olmamaktadır, bu genel bir yanılgıdır. Sadece bazı raporlarda, bu bölgenin aşırı uyarılmasının orgazma neden olduğu bilinmektedir. G noktasının bulunduğunun iddia edildiği bölgenin hemen klitorisin gerisine denk düşen bölge olması ve klitorisin dışarıda görünen kısmından çok, bir buz dağı gibi içeride daha büyük bölümünün bulunduğu gerçeğinden hareketle, g noktası denilen bu bölgeden alınan cinsel hazzın nedeni belki de böylece açıklanmış olabilir.
Sadece bununla da bitmiyor aslında olay. Kızlık zarının kalınlığı, yoğunluğu da kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterir. Yani kızlık zarı bekâret kontrolü için çok da ideal bir yapı değildir. Doğum yaptığı halde kızlık zarı yırtılmayan kadınların varlığı tıp literatürüne geçmiştir. O kadar esnek de olabilir.
Vajina kayganlığı kısmen östrojen seviyesine bağlıdır. Östrojen seviyenizin düşmesi vajinal kayganlığı da düşürecektir.
Vajinal fart, -argo bir tabirle- dilimize vajina osrması olarak geçmiştir. En kısa haliyle cinsel birleşme esnasında vajinaya kaçan havanın, vajinal kasların kasılması sonucu oluşan basınçla dışarı doğru püskürmesi. Bu durum biraz şaşırtıcı gelse de gayet normal. Gerçekleşirse şaşırmayın.
Seksin kadınlar üzerinde sayısız faydası keşfedilmiştir. Daha düşük kalp krizi oranları, felç geçirme ihtimalinde azalma, meme kanserinde azalma, savunma sisteminde güçlenme, uyku sağlığında artış, deri gerginliğinde (genç görünümde) artış, vücudun genel sağlığında artış (fitliğin artması), adet ağrılarında azalma, kronik ağrıda azalma, depresyon riskinde azalma, stres miktarında azalma, kendine güvende artış bunlardan sadece bazılarıdır.