H
..hezarpare..
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Türkiye ve Doğu Karadeniz'in en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl'de yapılan duvarların önüne, görüntü çirkinliğini gidermek için ağaçlar dikildi. Bu ağaçların büyüyerek duvarları kapatması ve görüntü kirliliğini azaltması amaçlanıyor.
Ayrıca gölün çevresine yapılan ve tartışmalara yol açan duvarın da sarmaşıklarla kaplanacağı, bu çalışmaların yeni turizm sezonu öncesinde bitirilmesinin planlandığı belirtildi.
Bazı bilim adamları ise Uzungöl'ün doğallığını bozduğu gerekçesiyle yapılan çalışmalara karşı çıkıyor.
Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Uzungöl'ün ''SİT alanı, tabiat parkı, özel çevre koruma alanı ve turizm merkezi'' olarak koruma altında olduğunu belirtti.
''Bu özellikleri kazandıran yegane şey, oranın doğallığı ve görsel kalitesidir. Doğallığı engelleyecek her türlü uygulama, görsel kaliteyi de düşürür''
Uzungöl'ün, son dönemlerde oluşturulan yapılar olmadan önce insanları fethetmiş bir yer olduğunu savunan Yrd. Doç. Dr. Kurdoğlu, şunları söyledi:
''Yapılan sadece bir kamuflajdır ve hiçbir kamuflaj özü iyileştiremez, ancak bozar. Bu, 'green washing' dediğimiz bir yeşil yıkamadır. Doğa korumacılıkta çevreci olduğunu iddia etmek için kullanılan bir terimdir. Yeşil cila da denilebilir. Kamuoyunda tepkiyi azaltmak için yapılıyor. Bu, başka örneklere de emsal teşkil edeceği için yapılmamalı.''
''Ormanıyla otuyla suyuyla suyun içerisindeki böceğiyle karacasıyla yakınına gelen organizmayla bir bütündür orası. Ne yaptılar, bu bütünlüğü mahvettiler. Şimdi de 'rehabilite ediyoruz' diyorlar. Neyi rehabilite ediyoruz? Bacağı koparılan insana takma bacak takarak 'bakın biz bu insanı yürütüyoruz' demek gibi bir şey bu''
Ekosistemin ağaç dikmekle sağlanamayacağını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Erüz, şunları kaydetti:
''Ekosistem bir bütündür. Siz ağaç dikerek orada bir peyzaj yaratırsınız, yeni bir peyzaj, ekosistem değil. Dolayısıyla ağaçlar 20 sene sonra belki orada görüntü yaratacak ama hiçbir şey o doğal bütünlüğü sağlamaz. Yani orman bütünlüğünün bir daha geri gelmesi söz konusu değil. Yapay bir sistemin de doğal bir gölde yeri yoktur. Yapılanlar açıkçası hikayedir. Bunun ekolojik veya sürdürülebilir bir kalkınmayla uzaktan yakından alakası yoktur. Yaptıkları tek şey, yumurtlayan tavuğun kafasını kesmektir. Bir yabancıya burayı pazarlamak istiyorsak, yabancılar genellikle doğalı ararlar, ellenmişi değil. Anadolu gibi bir yere geldiklerinde doğal ekosistemin peşine geliyor insanlar. Ama biz bunu el birliğiyle yok ettik.''
Uzungöl, Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı turistik bir belde. Sık ormanları ve doğal güzelliği ile cezbediyor. Adını kıyısında bulunduğu gölden alıyor. Bu göl yamaçlardan düşen kayaların, Haldizen deresinin önünü kapatmasıyla oluşmuş...
Trabzon'a 99 kilometre ve Çaykara ilçesine 19 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 1090 metre yükseklikte bulunuyor.
Dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini geride bırakıyor.
Yakınında bulunan “Şerah” köyünün yöreye uygun tarzda yapılmış eski ahşap evleri, doğanın güzelliğini tamamlıyor.
Gölün su oranı ise şöyle: Boyu 1000 metre, eni 500 metre, derinliği ise 15 metre civarında...
. alıntı .
ntvmsnbc