Uzun ömürlü ilişkiler için "6 nokta programı"

🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Uzun ömürlü ilişkiler için "6 nokta programı"
Bu gelişmelerden her çift payını alıyor ve er ya da geç kriz yaşıyor. İşte bu noktada çiftlerin ortak bir gelecekleri olup olmadığı ortaya çıkıyor. Bu dönüm noktasına gelmek yılları alıyor. Zürih Sosyal Çalışmalar Yüksek Okulu’nda çalışan Christiane Ryffel ve meslektaşı Birgit Dechmann, ilişkilerin altı aşamalı bir seyir takip ettiği kanısını paylaşıyorlar ve bunları şöyle özetliyorlar:
Aşık olma süreci:Her şey tozpembe, aşık olunan kişi idealleştiriliyor ve her şey yolunda gidiyor.
Şaşkınlık süreci: Aşık olma döneminin sona ermesinin ardından, eşler daha farklı bir şekilde görülmeye başlanıyor. Önceden "güzel" bulunan ufak tefek hatalar rahatsız etmeye başlıyor ve o insanın belki de ilk tanıdığı insana pek benzemediğinin farkına varılıyor.
İlk kriz süreci: Çok güzel bir dünya görünümünü korumak artık mümkün olmuyor. Çiftler arasındaki farklılıklar gün ışığına çıkmaya başlıyor. Bu güvensizlik ve tatminsizlik durumunun yarattığı içsel gerilim, çoğu kez kavga şeklinde su yüzüne çıkıyor. Bazı çiftler bu noktada ayrılıyorlar, diğerleri bu krizi atlatmaya çalışarak bir diğer sürece doğru ilerliyorlar.
Gönüllerin kırıldığı süreç: Çift, krizin nedenlerini anlamaya çalışıyor. İlişkileri üzerine düşünmeye başlıyor, konuyla ilgili kitaplar okuyor ve arkadaşlarıyla konuşuyorlar. Birbirlerine yeniden aşık olmanın mümkün olduğunu düşünüyor ve hatta bunu hissedebiliyorlarsa da, sonuç olarak çoğu kez bunun artık imkansız olduğunu görüyorlar.
Boşluk hissetme süreci: Verilen tüm çabalara rağmen ilişkide bir türlü olumlu gelişmeler kaydedilmiyor. Sevginin gücüne olan inanç, yerini depresyona bırakıyor. Bu aşamaya gelen çiftler boşanma ya da ayrılma kararı alıyorlar.
Yeni konseptler süreci:Her kim bu aşamaya kadar geldiyse, hem ilişkisinde hem de kişisel yaşantısında değişiklikler yapmak zorunluluğunu görüyor ve bunu yapıyor. Burada çiftler aralarındaki iletişim şekli, yakınlık ve uzaklığın yanı sıra sevgi üzerine gelişen fikirlerin de yeniden tanımlanması söz konusu. Psikologlar, bu son adımı terapistlerin danışmanlığına başvurarak ya da kendi başlarını atan çiftlerin çok önemli şeyler öğrendiğinin altını çiziyorlar ve şöyle devam ediyorlar: "Krizler atlatılabilir, ancak bu, çok zorlu bir yol. Bunun mükafatı ise, yeni bir başlangıçtır."

Uzman yardımı almanın önünde duran engeller
Psikologlar, kadın ve erkek arasındaki günlük ilişkilerin ortaya çıkardığı sorunların bir çözümünün olmadığının göz önünde bulundurulması gerektiğinin önemine dikkat çekiyorlar. Çiftler arasındaki ufak ya da büyük anlaşmazsızlıkların gayet doğal olduğunu açıklayan uzmanlar, krizden krize çok şey öğrenildiğini ve çiftlerin tekrarlanan kriz durumlarında daha yapıcı olmaya çalıştıklarını dile getiriyorlar.
Uzmanlar, çoğu zaman çiftlerin birbirleriyle konuşmaları gibi şaşırtıcı ölçüdeki basit reçetelerle krizin atlatılabileceği konusunda birleşiyorlar. Ancak, kadın ve erkek arasında basit gibi görünen "sadece konuşmak gerekir" reçetesini uygulamak her zaman pek mümkün olmuyor. Bilhassa çiftler kavga ettiklerinde ve bir diğerinin sadece bir sözü dahi yanlış anlaşılıyorsa... Bir krizi atlatmak için doğru zamanı bulmak kolay olmasa gerek...
Psikologlar kriz zamanlarında, zor da olsa her şeyi yeniden düşünmek gerektiği ve bir uzmana danışmadan önce ilişkinin tamir edilemeyecek şekilde zedelenmemesine önem verilmesi gerektiği tavsiyesinde bulunuyorlar. Diğer yaşam alanlarında, örneğin sağlık sorunlarında doktor tavsiyesine başvurulduğunu, hukuksal sorunlarda ise bir avukata gidildiğini söyleyen psikologlar, "aile huzurunun tehlikede olduğu durumlarda ise kendilerine başvurulmasının olağan bir hadise olduğunun unutulmaması gerekir" diyorlar.
Ancak, kriz zamanlarında uzman yardımına ve desteğine başvuran çiftlerin sayısının fazla olmadığı da bir gerçek. Çiftler böyle bir girişimin yararlarına inansalar da, bu adımı kolaylıkla atamıyorlar. Zira psikologa gitmenin, ideal bir kadın erkek ilişkisi için kendilerini yeterli bulmadıklarını kabul etmek anlamına geldiğini düşünüyorlar ve çoğu kez bunu bir utanç duygusu şeklinde yaşıyorlar.
 
6 ya gerek yok dayi

1 guven
2 anlayis olsun yeter
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri