Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bu bölüme giren çİçekler, ya soğanlı veya penceli olurlar, ya da kökleri kışın toprakta bozulmadan kalır, bahar gelince yeniden sürmeye başlar. Her yıl köklerinin yavrulamasından, bir kökten bir kaç yıl içinde küme küme fidan elde etmek olanaklı olur. Ömürlü çiçeklerden, soğansız ve ömürlü kökleri olanların içinde 15 cm.' den 1 metreye kadar yükselenleri vardır.
ACALPHA (Al Sümbül)
Sıcak salonlar için zarif ve garip çiçeklerdir. Yazın açıkta, güneşli yerlerde yaşayabilir. Çiçeklerin dallarından toprağa kadar uzanırlar. Bu fidanlar çelikle yetiştirilir. Sevdiği toprak karışımı, bir kısım funda, bir kısım ince dere kumu, bir kısım çürümüş yaprak harcından oluşur. Suyu ve inek gübresinden şerbeti sever. İlkbaharın ilk günlerinde Mart-Nisan aylarında saksısı değişitirilmelidir. Mayıs ve Ekim aylarında çiçeklenir. Uzun, kırmızı çiçekler veren bu bitkinin yetişme şekli basit değildir. Çok nemli bir atmosferde sulama ılık su püskürterek yapılmalı, çiçekli ise sadece yapraklarına püskürtülmelidir. Normal ısılı odalarda iyi büyüyen Acalpha'yı Mart ortasından Ekim ortasına kadar öğle sıcağından korumak da yerinde olur.
Mavi zambak, Mavi teber adlarıyla da tanınmış olan şefkat çiçeği, soğanlı çiçeklerin en seçkinlerindendir. Uzun bir patatese benzeyen soğanı Cape' den Avrupa' ya kadar getirilmiştir. Dışarıda soğuktan korkmaksızın yıllarca yaşar ve her yıl 30-50 cm. uzunluğunda bir sap üzerinde küme şeklinde mavi çiçekler verirler. Çiçekleri demet yapımında kullanılır. Beyaz ve katmerli çiçekli, iki cinsi daha varsa da bunların çiçekleri küçük ve zarif değildir. Mavi cinsinin, bir çiçek sapı üzerinde çoğunlukla 20-30 adet çiçekten bileşik olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Mavi çiçekli ve yaprakları beyaz çizgilerle süslenmiş bir cinsi de çok beğenilir.
Yazın gölgeli yerlerden hoşlanırsa da, kışın çok soğuktan korunmak ister. Bunun için fidanları camekan veya kapalı yerlerde bulundurmalıdır. Temmuz' da ortaya çıkarlar. 3-4 yılda bir ilkbaharda saksı değiştirilir. Bir yıl sonra yine ilkbahar yaz aylarında sıvı besin maddeleri verilir.
Bu çiçeğin şekli XVIII. yüzyılın modası olan küpelere çok benzediğinden o günlerde Haseki küpesi adını almıştır. Haseki küpesinin, zengin olan değişik türlerini ekerler. Haseki küpesi uzun ömürlüdür.
1) Dejarden Cinsi:Bu cinsin değişik renkte ve katmerli olmak üzere yirmiden fazla çeşidi vardır. 2) Serula Cinsi: Çiçekleri büyük ve değişik renkte, katmerli ve katmersiz çeşitleri vardır.
Mayısta çiçek açar, demet için elverişlidir.
3) Hirbit Serulea: 60 cm. boylanır. Çiçekleri büyük ve altın pembe renginde, pembe rengin ortasında da beyaz nakışları vardır. Mayısta çiçek açar.
4) Kalifornia Cinsi: Çiçeklerinin petallerinin üst tarafı altın sarı ve alt tarafı nar çiçeği kırmızı rengindecazibeli bir cinsidir. Çiçekleri oldukça büyük ve çiçek sapları uzundur. Demet için çok uygundur. Mayısta çiçek açar.
5) Nivea Cinsi: Katmerli, çiçekli ve bodurca bir cinstir. Çiçekleri beyaz ve saksıda yetiştirmeye elverişlidir.
Haseki Küpeleri bahçelerin her yerinde dikilebilir. Bunlar toprak bakımından titiz olmadıkları için, güneşli ve gölgeli hemen her yerde yetişir. Orta bölmelerde, göbeklere, kenar bölmelere dikilir. Çiçekler kuruduktan sonra, Eylül' de fidanları toprak düzlüğünde budamak gerekir.
Cape' dan gelen Afrika çiçeklerinin en zarif olanıdır. Soğanlı çiçekler arasında önemli bir yer kazanmıştır. Özellikle saksıda yetiştirilen çiçekli fidanlar, limonlukların ve salonların başlıca çiçekleridir. Kesilmiş çiçekler, serin bir yerde bir hafta on gün kadar dayanır. Çoban çiçeğinin pek çok çeşidi vardır.
1) Vitata Cinsi: Soğanının şekli yuvarlakça ve orta büyüklükte olup, rengi esmerimtraktır.
Çiçekleri beyaz, açık pembe, kırmızı renkte olur. Çiçek sapı 40-50 cm uzunluğunda, her sap üzerinde 2-6 adet açar.
2) Viteta Hibrit: Vitata cinsinin melezlerini taşıyan bu güzel cinsin soğanları orta büyüklükte, kuvvetli ve çekici çiçeklere sahiptir.
3) Pürpürea Cinsi: Soğanı büyük ve yuvarlak, esmer renktedir. Çiçek sapı uzun ve kalınca olup üzerinde 2-3 adet kadar bir küme çiçek açar. Çiçekler koyu kırmızı renktedir.
4) Formazisma Cinsi: Bu cinse Fransız Zambağı derler. Anavatanı Amerika'dır. Soğanı siyah renkte sıkışık ve uzuncadır. Çiçek sapı 25 cm. uzunluğunda olup, üzerinde koyu kırmızı ve kadife gibi parlak iki çiçek açılır. Soğuğa karşı da dayanıklığı olmadığından camekana gereksinimi vardır. Bu cinsin hoşlandığı toprak çürümüş gübre ile karışmış topraktır. Haziranda çiçek açar.
5) Lonjifolya Cinsi: Soğanı yumurta şeklinde ve siyah renktedir. Yaprakları çok uzundur. Çiçek sapı kısadır. Her sapında beyaz renkte 4-8 çiçek açar, çiçekler açtıktan sonra pembeleşir. Bu cinsin bir de pembe çeşidi vardır ki ikiside Ağustosda görünürler.
6) Kandida Cinsi: Renkli renkli küçük bir soğanı vardır. Her sapta beyaz renkli bir çiçek açar. Meydana çıkma mevsimi Eylül ayıdır. Bölme kanallarının süslenmesi için kullanılır.
7) Lutea Cinsi: Sonbahar Altını da denilen bıu cinsin soğanı, küçük siyah renkte, çiçeği de sarı renktedir. Eylülden başlayarak görülür.
Çoban çiçeğinin 1,2,3,4 sayılı çeşitleri özellikle saksılarda yetiştirilen zarif çiçeklerdir. Bununla beraber, saksı içinde olduuğu halde az gölgeli bölmelere dikilerek, çok güzel şekiller yapılabilir.
Manisa Lalesi, Paskalya çiçeği Numan Şakayıkı adlarıyla da tanınmıştır. Doğunun en bol soğanlı çiçeklerindendir.
1) Kaen Cinsi: Bu cinsin katmerli ve katmersiz çeşitleri vardır. Çiçekleri büyük ve renkleri çok değişiktir. Sapları uzun ve kalındır.
2) Florist Cinsi: Bu cinslerin de katmerli ve katmersiz çeşitleri ve her ikisinin renkli çiçeklere sahip yirmibeş kadar çeşitleri vardır.
3) Rozet Cinsi: Çiçekleri katmerli, dışarıdaki çiçek Tacının rengi beyaz-pembe ve ortası tamamen et rengindedir ve yavaş yavaş beyazlaşır. Katmersiz çişidi yoktur.
4) Eklatant: Çiçekleri katmersiz ve kırmızı parlak renktedir. Turfanda çiçek açtığından makbuldür. Şubattan Nisana kadar devamlı olarak görülür. Katmerli çeşitleri daha çoktur.
5) Krizantem Çiçekli Cinsi: Değişik çiçekli cinsleri arasında en zarif çeşitlere sahip olan bu cinsin çiçekleri Kasım ve Saraypatlarına benzer çiçekleri renkçe zengin ve şekilce sevimlidir. Çoğu katmerlidir. Bol çiçek açarlar.
6) Sen Brijit Cinsi: Bu cinsi Krizantem çiçekli cinsine benzer renkleri daha parlak, çiçekleri daha büyük ve çiçek taşları daha uzun ve seyrekçedir. Diğer çeşitlerinden daha çok ve daha devamlı olarak görünür, çeşitleri çoktur.
7) Japonika Cinsi: Çiçekleri çok büyük ve değişik renklidir.
Manisa lalesinin soğanları saksıda çok güzel yetiştiği gibi, bölmelerin göbeklerine ve özellikle yalnız bu çiçeklerden ya da çeşitli lale, sümbül, zerin, fulya gibi bitkilerle birlikte dikilebilir. Gübreli ve kuvvetli topraktan haşlanır. Her bir soğan 5-10 çiçek açar. Çiçeklerin sapı uzun ve dayanıklıdır. Demet yapımında çoklukta kullanılır.
Aster ve Yıldız Papatyası gibi adlarla tanınır. Yıldızpatı, Kasımpatı ile Saraypatı çiçekleri kadar makbuldür. Çiçeklerinin küçük, fakat çok olması ve özel olarak renklerinin, bu çiçeklere önem verilmesine neden olmuştur.
En zarif çeşitleri beyaz, pembe, kırmızı ve açık mor renkte olanlarıdır. Çiçekleri uzun zaman dayanır. Eylülden başlayarak çiçek açarlar. Yıldızpatının kesilmiş çiçek olarak kıymeti vardır. Saksılarda kolayca yetişen Çin cinsi bodur ve saksıda yetiştirmeye daha elverişlidir. Dalları çok yükselmiş cinsleri kenar bölmelere, duvar kenarlarının süslenmesinde kullanılır. Toprağın hafif kumsal ve gübreli olması gerekir.
Bu fidanların ancak sabahları 2-3 saat güneş gören ve akşama kadar gölgelenen yerlere dikilmesi yerinde olur.
Kamelya gibi bakılır, ancak toprağı yalnız funda toprağıdır. Güneşten hoşlanmaz, toprağı sevmez, salonlarda pencere kenarına konmalıdır. Çiçekleri döküldükten sonra fidanları açıkçöa, gölgeli bir yerde bulundurmalı ve akşamları yapraklarına su serpilmelidir. Açaalyaların her yıl çiçek açması için yazın iyi bakılması gerekir. Yapraklarının hastalanmaması için üzerine hafif tertipli bordu bulamacı serpilmelidir.
Yılbaşında çiçeklenen ve asıl adı R. hododendıon Simsli olan bu bitki, yaygın halde yetişir. Bol ve gösterişli çiçekleri, dönük ve küçük yaprakları bitkiye, başka bir güzellik verirler.
akıt, yer kömürü (turba) denilen toprak karışımı kullanılabilir. Yazın ise özel bir bakım isterler. Dikkatsiz bir bakım sonunda toprak kuruması yüzünden organizmanın yeni gelişen tomurcukları, filizleri kuruyarak ölebilirler.
Çiçeklenme mevsiminden sonra toprağı ve atmosferi nemli tutmak için hergün serpme yöntemiyle sulama yapılmalıdır. Haziran ayında dışarı, fakat gölge yerlere konularak çok sıcak günlerde bol su ile ıslatılmalıdır.
Ekim ayında tomurcuklar gelişir ve dokular sertleşir. Bir tek bu ayda kesinlikle içeriye alınmalıdır. Çiçekler Aralık ayında meydana gelirler ve eğer bitki sağlıklı ise ve sıcak bir yerde bulunuyorsa, bir çok yıllar bozulmadan saklanabilir. Daha geniş saksılara alındıklarında büyümeyi kolaylaştırmak için her ilkbahar sıvı gübre
Kamelyalar, salonlarda en çok sevilen fidanlardır. Katmerli ve katmersiz 100' ü geçkin çeşiti vardır. Tohumdan, çelikten ve aşı ile yetiştirilir. Kamelya aşısı, yanaştırma aşısıdır, ilkbaharda yapılır. Tohumlar taze olmazsa çimlenmez. Çelikleri daha kolay olur. Sevdiği toprak bir kısım funda, bir kısım ince clere kumu, bir kısım çürümüş yaprak harcıdır. Güneşli yerleri sever, genç fidanların üzerine yazın akşamları su serpmelidir.
Soğuğa ve kışa dayanıklı, hatta yağmurlu, donlu fakat sıcak olmayan camekanlarda da yetişir ve yılın ilk aylarında çiçek verir. İlkbahar sonunu, yazı ve sonbaharı dışarıda geçirerek, Ekim ayında camekana konulur. Dışarıda bulunduğu zamanlar iyi sulama yapılıp, gerekli diğer bakımları da uygulamalıdır. Saksılar kısmen toprağa konularak, bitkinin bozulmaması sağlanır. Gölge ve ışık aynı noktadan verilerek de beklenenden daha iyi sonuçlar alınabilir.
Tesbih Çiçeği bahçelerimizde çok eskilerden beri tanınırdı. Tohumların siyah renkli, çok sert ve şekil bakımından tesbih tanesine benzemesi, bu adı almasına neden olmuştur. Yeşil ve gösterişli yaprak ve çiçeklerinin çok büyük olması, bahçelerde çoğalmasına yardım etmiştir. Çeşitli ve değişik cinsleri ve birçok çeşitleri vardır. Bunalrın hepsi ilkbaharın ilk sıcaklıklarında, bulundukları yerden yaprak sürmeye başlayarak Haziran ve Temmuzdan Kasıma kadar çiçeklenmeye devam eder. Gübreli ve kuvvetli topraklardan hoşlanır. Sıcak ve güneşli durumlarda iyi yetişir. Yazın sık sık sulanmaya gereksinim duyar. Saksıda ancak bodur çeşitleri yetiştirilmektedir.
Zambak ailesinin en zarif çiçeklerindendir. Kokularıyla ünlüdür. Fidanı bir metre uzunluğundadır. Çiçekleri 12-15 adet veyaz, pembe ve top top şeklindedir. Saksıda yetiştirilmeye elverişlidir. Yazın orta bölmelerin süslenmesinde kullanılır. Temmuz sonunda ortaya çıkarlar. Nisanda soğanlarından ayrıç ile çoğaltılır.
Bahçevanlar bu çiçeğe kule çiçeği derler. Yıllık bir çiçek olan küfelerin 2 yıllık ve ömürlü olanları da vardır. Yıllık olanlar saksıda yetiştirmeye yararlar. Bunların 40-50 cm kadar büyüklüğü vardır. Bütün yaz çiçek açarlar.
Kırmızı çiçekli çeşidi en beğenilenidir. Bütün yıl görünür. Orta bölmelerde, bölme kenarlarının süslemesinde kullanılır.
Bu cinslerin esası İran' dan ve Anadolu' dan gelmiştir. Salonlarda, pencere kenarlarında çok çiçek açan bir soğandır. Sonbahardan ilkbahara kadar salonlarda kalabilir. Soğanlar yaprak verdiği zaman gölgeli yerlere alınır, kışın çiçek açtırmak için sopanları yazdan hazırlayıp dikmek gerekir. Yaprakların sapından çelik yapılabilir.
Sarı, turuncu renkte çiçekleriyle bahçemizi süsleyen Acem Laleleri eskiden beri yetiştirilir. Her yerde kolayca yetişir. Ömürlü cinsi soğuktan etkilenmediğinden, bahçede yıllarca kalır ve her yıl olduğu yerde kendi kendine çoğalırlar.
Beyaz, kükürt sarısı, ateş renginde çiçek açan ve katmerli çeşitleri vardır. Mayıstan Kasıma kadar çiçek açarlar.
Bir camekan bitkisi olup ilkbahardan sonbahara kadar çiçeklerini korur. Kışın olgun bitkiye az su verilerek don tehlikesi olmayan camekanlarda dinlendirilir. Kış sonunda ise budama yapılarak ve sıcak şartlar sağlanarak yeniden gelişmeye başlatılır.
Saksıda yetişebilen, tek ve katmerli çeşitleri olan bir ağaçtır. Yılın bütün aylarında ısı ve nem sağlanan ve kışın gece ısısı 22-28 derece olan yerlerde çiçeklerini devam ettirir. Bol miktarda meydana gelen tomurcukların bir kısmı yazın kaybolur, diğerleri ise yeter derecede ısılı bir ortamda kışın ve sonbaharda açarak çiçeklenirler. Güzel bri görünüş kazandırmak üzere bitki, Şubat ayında budanır. Saksı harcına ise zengin kumlu ve özlü, yeter derecede drenajı sağlayan adi kum eklenir. Büyüme mevsiminde bitki düzgün olarak beslenir ve saksı toprağının nemini sağlamak için günde iki kez spıcy şeklinde sulanır.
İlkbaharda çiçeklenen bu soğanlı bitkiden erken çiçek elde etmek için beyaz tür elverişlidir.
Direkt ışık alan orta ısılı yerlerde bırakılır ve muntazam sulanır. Çakıl taşlarının kurumamasında da dikkat edilir. Bitki serin odalarda bırakılırsa çiçekleri uzun zaman devam eder. Çiçeklenmeden sonra soğanların yeniden çiçek verme gücü azaldığından bunlar faydasızdırlar. Sarı renkli Trumpet tipi Narcissus yumruları karanlık yerlerde saklanır.
Diğer Narcissus çeşitleri saksı içinde çiçeklendirilip yetiştirilebilir, fakat bir süre için karanlık yerlerde muhafaza edilmelidirler. Ayrıca saksılar bahçeye toprak içine gömülerek üzerlerini 10 cm. toprakla örterek muhafaza etmekte mümkündür. Tomurcuklar 8-10 cm boyunda olduklarında, bitki sıcak odalara alınır ve bol suya gereksinim duyar. Yumrulu saksılar karanlık yerlerde korunur ve filizler 8-10 cm olunca alınır.
Orkideler, diğer çiçekler gibi bildiğimiz çiçek toprağında yetişmezler. Bunlar özel surette hazırlanmış bitkisel, material isterler. Bataklık yosunu ile fujer kökleri ve kıyılmış taze kayın ağacı yapraklarından ibaret bir materyal orkidenin toprağını teşkil ederler. Kurutulmuş inek gübresi de beslenmesine yarar. Odalarda, evlerde orkide yetiştirmek için en iyisi küçük veya orta boy toprak saksılar tercih edilir. Orkideler saksılar içerisinde üç sene kalabilir. Yaşlanmış orkidelerin saksını değiştirmek için gayet dikkatlice eski saksıdan orkideler kökleriyle beraber çıkarılır. Eski çürümüş bozuk kökler keskin bir bıçakla ayıklanır, atılır. Taze köklere asla dokunulmaz. Yeni saksının içerisine istediği bitkisel material doldurulur ve ıslatılır. Bunun üzerine köklü bitki oturtulur ve üzerine tekrar aynı material doldurulur. Eski saksıda hangi yükseksiklikte ise, yeni saksıda aynı yükseklikte bulunmalıdır. Saksısı değiştirilen orkideye bol su verilir. Su serpmek suretiyle gerekli nem sağlanır. Fazla güneş ışınları olduğu zaman gölgelikten faydalanır. Orkideler fazla gübre istemezler. Yanlız sulandırılmış inek şerbeti verilir. Evlerde yetiştirilmek için Cattleya, Cymbidium, Coelogyne, Dendrobium, Lycust, Miltonia, Paphiopedilum cinsleri uygundur.
Lale soğangillerdendir. Renkleri çoğunlukla gül rengi ya da beyaz kırmızı çizgilidir. Genel olarak Mart sonundan Mayıs sonuna kadar çiçek açarlar. Bakım sayesinde bu zaman sonbahara kadar uzayabilir. Ortalama boyları 25-35 cm. arasında değişir. Bazı ayrıcalı çeşitler 70-80 cm. boyunda olurlar.
Laleleri iyi, düzgün sulanmalıdır. Sulandıktan sonra kasalar çok sıcak olmayan kuytu yerlere yerleştirilmelidir. Koyu kırmızı laleler kızgın güneşte fazla kalırlarsa yanar ve siyahlanırlar.Soğanlar çiçek açınca laleler kesilip salonlarda vazolara yerleştirilir
Salonların en güzel fidanlarındandır. Gölge yeri sever. Kışın ısıtılmayan salonlarda bile yaşar. Soğanı Eylül veya Şubatta dikilir. Yazın gölgeli bir yerde bulundurulmalıdır.
Portakal, kırmızı, sarı renkli çiçekleri ve yeşil sap üzerindeki yaprakları bant şeklindedir. Soğanlı kökü vardır. İlkbaharda sıcağa gereksinim göstermeden, hatta donlu havada da büyüyebilen çeşitleri çoktur.