Uzman eksikliği ve sistem sorunları, sağlıkta şiddeti tetikliyor

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
"En iyi durumda olanlar üniversite hastaneleriydi, bakanlık hastaneleri de iyiydi ama özel hastanelerde o zaman da sıkıntılar vardı"

İstanbul'da bebek ölümlerine neden olan skandal, sağlık sistemine olan güveni sarsarak aileleri derin bir endişeye sürükledi. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin işleyişi ve denetim süreçleri yeniden tartışmaya açılırken, uzmanlar bu durumun gelecekte şiddet olaylarını tetikleyebileceği ve yenidoğan uzmanlığına olan ilgiyi daha da azaltabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, yaşanan skandalın boyutlarını ve olası sonuçlarını değerlendirdi. Koç, "Bir suç çetesi, doktor olmayan kişileri doktor gibi göstererek ve aileleri kandırarak bebeklerin ölümüne neden oldu. Bu affedilemez bir durum. Olayda 50 kişilik bir çeteden bahsediliyor. İki doktor adı geçiyor, ancak onlar da yenidoğan uzmanı değil. Diğerlerinin hiçbiri doktor değil" dedi.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet endişesi
BirGün'ün aktardığına göre, Koç, yenidoğan birimlerinde çalışmanın zorluğuna dikkat çekerek, tüm doktor ve hemşirelerin bu skandal nedeniyle töhmet altında bırakılmasının ailelerde ön yargıya yol açabileceğini belirtti. "Bu durum, sağlıktaki şiddetin daha da artmasına neden olacak ve bebeklere ikinci bir zarar olarak dönecek" ifadelerini kullandı.

Yenidoğan uzmanı sayısı yetersiz
Türkiye'de yaklaşık 450 yenidoğan uzmanı bulunduğunu vurgulayan Koç, bu skandalın genç doktorların bu alandan uzaklaşmasına yol açabileceğini söyledi. "Her bebeği kurtaramıyoruz. Bazıları 600-700 gram ve durumları çok ağır. Aileler şimdi bebeklerini kaybettiklerinde 'Doktorlar ellerinden geleni yaptılar, kurtarılamadılar' demek yerine 'Benim bebeğimi de mi öldürdüler acaba?' diye düşünebilirler. Güven duygusunun zedelenmesi çok kötü" dedi.

Yoğun bakım ünitelerindeki sorunlar
Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin seviyelendirilmesinden bahseden Koç, "Yoğun bakımlarda 1, 2, 3 ve 4. seviyeler var. 4. seviye üniversite ve birkaç şehir hastanesinde bulunuyor. Yaşanan skandal seviye 3 hastanelerde oldu. Oralarda muhtemelen eksik kadrolarla çalıştılar ve olmayan doktorları varmış gibi gösterdiler" diye konuştu.

Denetimlerin önemi ve geçmiş bulgular
2017 yılında Türk Neonatoloji Derneği olarak Sağlık Bakanlığı ile birlikte yaklaşık 40 hastanede denetim yaptıklarını belirten Koç, "Denetimlerde hastaların yatış endikasyonları doğru mu, doğru tedavi verilmiş mi, fiziksel şartlar uygun mu gibi konuları inceledik. En iyi durumda olanlar üniversite hastaneleriydi. Bakanlık hastaneleri de iyiydi ama özel hastanelerde o zaman da sıkıntılar vardı" dedi.

Kaynak

1729579756962-ameliyatttttt.jpg
 
Kayseri’de çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı kalmadı

"Kamuda, mevcut akademik personeli tutmakta ve yeni akademik kadro bulmakta zorlanıyoruz"

Kayseri'de çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında ciddi bir uzman eksikliği yaşanıyor. Kayseri Şehir Hastanesi’nde görev yapan son çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı hekimin istifa etmesi ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki diğer uzman hekimin eğitim amacıyla yurtdışına çıkması, şehirde bu alanda hizmet verecek uzman hekim bırakmadı.

Pediatrinin ağır çalışma koşulları ve diğer branşlara göre daha düşük gelir seviyesi nedeniyle yeni mezunların tercih etmediği çocuk sağlığı ve hastalıkları anabilim dalları, bazı hastanelerde uzman eksikliği sebebiyle kapanma noktasına geldi. Kayseri Şehir Hastanesi'ndeki çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı hekimin istifası ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kadrosu bulunan hekimin eğitim için yurtdışına gitmesi sonrasında, şehirde çocuk enfeksiyon hastalıkları konusunda uzman bir hekim kalmadı.

Hekim beklentisi sürüyor
Cumhuriyet'in aktardığına göre, Kayseri Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Mehmet İlhan Şahin konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Maalesef taşrada bu tarz sorunlar yaşıyoruz. Genel olarak kamu üniversitelerinin fakülteleri sıkıntıda, mevcut akademik personeli tutmakta ve yeni akademik kadro bulmakta zorlanıyoruz" dedi. Şahin, yurtdışına eğitim için giden hekimin dönüşünü beklediklerini belirtirken, şu anda bölümdeki sağlık hizmetlerinde bir aksamanın olmadığını belirtti.

Kaynak
 
Hiç alakası yok.
Şu an devlette değil ama özelde çalışan bir doktora, "verdiği ilaç beni kabız yaptı" diye dava açabilirsin.

Bak kimse sana ne oluyo du bi bakalım demez. Kabızlık sonrası işe gidemediğini, başka doktorlara gidip vakit ve zaman harcadığını söyleyip, üzerine de kabızlığın sizi psikolojik olarak yiprattigini, kiozetre beklemenin çok zor olduğunu söyleyip bir de manevi tazminat davası açarsınız. Önü de açık. Misal 1 milyon dolar dersin. Elini kimse tutmaz. Doktor bu davayı kaybetmese bile harç parası avukat parası o bu şu en az 50 bin harcar.
Ayda böyle 2-3 hasta olsa tamam işte adam iflas eder çalışamaz hale gelir.

Abartmış görünüyorum ama birebir böyle bu iş. Boku çıktı
 
Hiç alakası yok.
Şu an devlette değil ama özelde çalışan bir doktora, "verdiği ilaç beni kabız yaptı" diye dava açabilirsin.

Bak kimse sana ne oluyo du bi bakalım demez. Kabızlık sonrası işe gidemediğini, başka doktorlara gidip vakit ve zaman harcadığını söyleyip, üzerine de kabızlığın sizi psikolojik olarak yiprattigini, kiozetre beklemenin çok zor olduğunu söyleyip bir de manevi tazminat davası açarsınız. Önü de açık. Misal 1 milyon dolar dersin. Elini kimse tutmaz. Doktor bu davayı kaybetmese bile harç parası avukat parası o bu şu en az 50 bin harcar.
Ayda böyle 2-3 hasta olsa tamam işte adam iflas eder çalışamaz hale gelir.

Abartmış görünüyorum ama birebir böyle bu iş. Boku çıktı
Çözüm nedir bu durumda?
Yanlış tedavi uygulanma ihtimaline karşı sanırım bu davaların önü açık ancak bu kadar basit sebeple dava açan, yediği bir gıdadan değil de ilaçtan kaynaklandığını nasıl ispat edecek ki?
 
Çözüm nedir bu durumda?
Yanlış tedavi uygulanma ihtimaline karşı sanırım bu davaların önü açık ancak bu kadar basit sebeple dava açan, yediği bir gıdadan değil de ilaçtan kaynaklandığını nasıl ispat edecek ki?
Neyse işte ne yapıyorsanız yapın. Soru bile yanlı zaten.
 
Almanya'da daha çok uzman ve hemşire eksiği olabilir.

Var olanlar dayak yiyorlar mi?

Mesele tamamen eğitim ile alakali.

Nazi'den sonra altı üstüne gelmiş bi ülke şuanki halini de eğitime yaptığı yatırıma borçlu.

Şiddet de cinsellik gibi durtusellik içeren bir davranıştır, eğitimle törpülenir ve dürtülerinizi yönetir hale gelirsiniz; eğitim, bilimsel düzlemde hayvan olan homo sapiensi "insan" olarak ayrıştırır.

İnsan mı olmak istiyorsun, hayvan mı kalmak istiyorsun?

İşin özü bu.
 
Sadece sağlıkta şiddet yok
Şiddet her yerde la
Adam markete gidiyor kasiyerle kavga ediyor
Eczaneye gidiyor eczacıyla kavga ediyor
Manavdan mandalina alıcak poşete çürük karışmış diye esnafın kafasını kırıyor
Yol vermedi bana deyip tanımadığı aracın önüne kırıp şoförü bıçaklıyor
Çocuğunu döven çoçuğun evini sülalecek basıp kurşun yağdırıyor
Okulda öğretmen dayak yiyor, futbolda hakem dayak yiyor.
Toplumda bir öfke sorunu var
Her şeyi şiddetle çözeriz inancı var
Öfkeyle kalkıp zararla oturup duruyor insanlar
Ya hapse ya mezara
 
Neyse işte ne yapıyorsanız yapın. Soru bile yanlı zaten.
Dünyanın her yerinde doktor hataları olabilir ve insanların bu aşamada hakkını aramasında bir tuhaflık yok ancak senin verdiğin örnekteki gibi suistimal eden hastalar da çıkabilir. Böyle bir durumda da doktor da karşı dava açıp tazminat talep edecek ki kimse de boş yere doktorları uğraştırmasın.
 
Dünyanın her yerinde doktor hataları olabilir ve insanların bu aşamada hakkını aramasında bir tuhaflık yok ancak senin verdiğin örnekteki gibi suistimal eden hastalar da çıkabilir. Böyle bir durumda da doktor da karşı dava açıp tazminat talep edecek ki kimse de boş yere doktorları uğraştırmasın.
Bunlar size öğretildi.
Neymiş doktor hatası.
Ne hata yapacak doktor.
Mimar hatası var mı.
Mühendis hatası.
Terzi yada aşçı hatası.
Mutfak veya banyo tadilatı yaptırıp memnun kalmadığında hangi mahkemede hakkını aradın.
Milyon ev yerle bir oldu. Kaç inşaat mühendisi içerde. Kaç kalıpçı ustasına hesap sordular. İmar izni veren yargılandı mi.
Kac dava dönüyor istinaftan. Önceki davanın hakimine soruyorlar mi sen niye yanlış karar verdin bak adamın canı yandı diye. Hiç. Yangına eksik geç müdahale ettin diye suçlanan itfayeci duydun mu hiç.

Bir polis bir doktor hesap veriyor her nefes alışından bu ülkede.

Başka kimsenin en ufak sorumlulugu yok.
 
Bunlar size öğretildi.
Neymiş doktor hatası.
Ne hata yapacak doktor.
Mimar hatası var mı.
Mühendis hatası.
Terzi yada aşçı hatası.
Mutfak veya banyo tadilatı yaptırıp memnun kalmadığında hangi mahkemede hakkını aradın.
Milyon ev yerle bir oldu. Kaç inşaat mühendisi içerde. Kaç kalıpçı ustasına hesap sordular. İmar izni veren yargılandı mi.
Kac dava dönüyor istinaftan. Önceki davanın hakimine soruyorlar mi sen niye yanlış karar verdin bak adamın canı yandı diye. Hiç. Yangına eksik geç müdahale ettin diye suçlanan itfayeci duydun mu hiç.

Bir polis bir doktor hesap veriyor her nefes alışından bu ülkede.

Başka kimsenin en ufak sorumlulugu yok.
Birkaç gün önce organ nakli olayını konuşmadık mı? Aynı başlıkta Brezilya'da bir bebeğin hatalı teşhis ile ölümü de var.
Ameliyat ya da teşhis hatası olabilir.

Haksız şikayetlerin doktorları kısıtladığını, çekimser kaldıklarını ve iş yapamaz hale geldiklerini vurgulamaya çalışıyorsun fakat işini doğru yapan bir doktorun zaten böyle bir düşüncesi olmamalıdır.

İnsan hayatı söz konusu olunca sorumluluklar artıyor.

Kalp krizi geçiren hastaya müdahale edip hayat kurtaran doktor örneğinde olduğu gibi işini doğru yapanın hiçbir çekincesi olmayacaktır.

 
@Lefty iyi de sedyeye çıkılır zaten hasta taşınırken. Normal bişi bu
 
Tanık olduğum bir olay.
Babamı hastaneye göz muayenesine götürmüştüm. Sırada beklerken, yine babasını getirmiş biri, kendisi yataktan yeni kalkmış gibi eşofmanları ile gelmiş, uzun süre birilerini kışkırtmaya çalıştı. Sıra veren secreter mi?, Hemşire mi? neyse ona karşı, sıra almadan tanıdığını içeri aldı. Bu adam daha yeni geldi, ve girdi. Bize farklı, başkasına farklı gibi sözlerle muhabbete tutuğu birilerine sürekli yüksek sesle bir şeyler söyledi, ama başaramadı.
Kasıt var.
 
Geri