üzüldün mü çocuk, sevmiyor seni diye?
üzdüler mi seni? kırdılar mı o küçücük kalbini?
başkasına mı baktı, iki günlük birisiymiş ya hem de.
seviyormuş ama bak geçen seneden beri, seviyormuş, sözde.
bakar mıydı hem öyle olsa başkasına, kırar mıydı kalbini?
sevmedi aslında belki, hiç sevmeyecek de.
ne çok düşündün kim bilir, çok mu sevdin o küçük kalbinle?
haftasonları özledin mi,
o uzun, bitmeyen tatillerde?
sizin semtten miydi, komşu muydunuz, bitişik miydi eviniz?
yakalanma korkusuyla karışık, yürür müydü okuldan sonra seninle?
sırasına yazı yazdın mı hiç, için kuş gibi çırparak?
ama belki de sevmedi hiç, sevmeyecek de.
belki unuttun çoktan, belki o bitmek bilmeyen rüyalarında hala,
uyandığında görmek isteyeceksin belki,
adını bile hatırlamayacaksın ya da.
sonra yeni bir kız düşecek aklına,
o da sevmeyecek belki, bakmayacak bile göz ucuyla,
için acıyacak çocuk, hiç geçmeyecek sanacaksın şimdiki aklınla,
burun kıvıracaksın zehra teyze'nin sana göz süzen kızına,
beğenmeyeceksin.
yine gönlün kayacak sonra birine,
hayalleriniz olacak boyunuzdan büyük,
belki o hayaller ısıtacak içini semtin iç sızlatan soğuklarında,
belki o hayaller yıkıldığında üzüleceksin en çok.
üzüleceksin çocuk, hayat bu.
çok üzüleceksin,
çünkü çok uzun bir hayat var önünde.
hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın,
mutluluktan için patlarcasına sokaklarda koşacaksın,
gülüşlerin olacak, o güzel gözlerinden taşacak sevincin,
korkacaksın bazen,
nefret edeceksin bir şeylerden,
kavgaların olacak, küslüklerin bitmek bilmeyen.
çok uzun bir hayat var önünde,
çok üzdüler belki seni çocuk,
üzecekler de,
çünkü sen o yataktan kalktığında,
o allah'ın belâsı eceli yendiğinde,
aşk da senin, üzüntü de,
mutluluk da senin, hasret de,
kavga da senin, gülmek de.
yıllar senin.
ve sen o yataktan kalktığında,
o allah'ın belâsı eceli yendiğinde,
bu kahpe dünya belki biraz daha tahammül edilir olacak,
sen filizlendikçe yeşerecek umutlar, belki kavgalar anlam kazanacak.
uyan ki umudumuz filizlensin,
daha güzel olsun bu baharda çiçekler.
uyan ki gülsün olmadık vakitlerde aklımıza düşen o güzel gözlerin,
uyan berkin, uyan kara gözlerine kurban olduğum,
uyan ki ağlatma gözlerimizi,
üzme bizi çocuk, kırma kalbimizi.
üzdüler mi seni? kırdılar mı o küçücük kalbini?
başkasına mı baktı, iki günlük birisiymiş ya hem de.
seviyormuş ama bak geçen seneden beri, seviyormuş, sözde.
bakar mıydı hem öyle olsa başkasına, kırar mıydı kalbini?
sevmedi aslında belki, hiç sevmeyecek de.
ne çok düşündün kim bilir, çok mu sevdin o küçük kalbinle?
haftasonları özledin mi,
o uzun, bitmeyen tatillerde?
sizin semtten miydi, komşu muydunuz, bitişik miydi eviniz?
yakalanma korkusuyla karışık, yürür müydü okuldan sonra seninle?
sırasına yazı yazdın mı hiç, için kuş gibi çırparak?
ama belki de sevmedi hiç, sevmeyecek de.
belki unuttun çoktan, belki o bitmek bilmeyen rüyalarında hala,
uyandığında görmek isteyeceksin belki,
adını bile hatırlamayacaksın ya da.
sonra yeni bir kız düşecek aklına,
o da sevmeyecek belki, bakmayacak bile göz ucuyla,
için acıyacak çocuk, hiç geçmeyecek sanacaksın şimdiki aklınla,
burun kıvıracaksın zehra teyze'nin sana göz süzen kızına,
beğenmeyeceksin.
yine gönlün kayacak sonra birine,
hayalleriniz olacak boyunuzdan büyük,
belki o hayaller ısıtacak içini semtin iç sızlatan soğuklarında,
belki o hayaller yıkıldığında üzüleceksin en çok.
üzüleceksin çocuk, hayat bu.
çok üzüleceksin,
çünkü çok uzun bir hayat var önünde.
hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın,
mutluluktan için patlarcasına sokaklarda koşacaksın,
gülüşlerin olacak, o güzel gözlerinden taşacak sevincin,
korkacaksın bazen,
nefret edeceksin bir şeylerden,
kavgaların olacak, küslüklerin bitmek bilmeyen.
çok uzun bir hayat var önünde,
çok üzdüler belki seni çocuk,
üzecekler de,
çünkü sen o yataktan kalktığında,
o allah'ın belâsı eceli yendiğinde,
aşk da senin, üzüntü de,
mutluluk da senin, hasret de,
kavga da senin, gülmek de.
yıllar senin.
ve sen o yataktan kalktığında,
o allah'ın belâsı eceli yendiğinde,
bu kahpe dünya belki biraz daha tahammül edilir olacak,
sen filizlendikçe yeşerecek umutlar, belki kavgalar anlam kazanacak.
uyan ki umudumuz filizlensin,
daha güzel olsun bu baharda çiçekler.
uyan ki gülsün olmadık vakitlerde aklımıza düşen o güzel gözlerin,
uyan berkin, uyan kara gözlerine kurban olduğum,
uyan ki ağlatma gözlerimizi,
üzme bizi çocuk, kırma kalbimizi.