Uzak Dur!.......

Konu sahibi son olarak 1886 gün önce görüldü
Uzak Dur!.......

Uzak Dur
big_710200913342416556.jpg
Yokuş başı nefessiz, adımlarım tutarsız…
Yeniden yalpalıyorum, beyazdan siyaha düştü düşecek düşler...
Ah bu sarhoşluk… Yorgunum…

Kopuk gecelerimin sessiz düşleri gibisin…
Çığlık çığlığa içimde ve sonsuz bir susuşsun aynadaki siluetimde.
Belli belirsiz düştüm… Düş'tün…
Acımadı canım ama bir morg soğukluğuna sürüklenmişim derin iç kanamamla…
Ne bir parmak izi ne bir kanıt… Susarak öldürdün beni…
Ağzının içinde yuvarlanan harfler bana dair olmadı hiç ve bir kez olsun adım adam gibi çıkmadı ağzından…
Üşüdüm…
Çok üşüdüm…
Morarmış tırnaklarımın kuytuları bile senle dolu ama hissedemiyorum…
Dondum…
Bir kez olsun sımsıcak dokunmadın bana…
Saçlarımı bembeyaz yastığına dağıttığımda bir kez olsun okşamadın…
Oysa ben sana gelmiştim erkekligim le değil kalbimle…
Kalbin bende olsa erkekligime de bürünürdüm…
Senin aklın uzaklarda benim aklım benden çok uzaktaki sende…
Akılsızım…

Bu soğuk duvar… Bu uzaklık…
Dokunma bana…
Üşüyorum…
Bu karanlık sokak, bu soluk soluğa kaçış…
Nerdeyim, kimdeyim ?
Nedensiz…
Zamansız…
Ve sen…
Benden çaldığın hayatımı kirlettin mi ?

Hayatımın senin ellerinde olmadığını bilemedin bir kez olsun…
Ve ben…
Unutmadan ama umutlanmadan sessizlikteyim…
Teğet geçiyor ölüm…
Deliliğimi perçinliyor ama almıyor beni bu hayattan sensizlik…
Süründürüyor ama öldürmüyor…
Ne ağlatıyor ne güldürüyor…
Sahi hayal miydi bunlar ?
Normal deliliğimin umursamaz kahramanı…
Bile bile yarattım seni…
Tanrı kadar güçlü değilim ki yarattığımı yok edeyim…



Yoruldum, uzak dur artık düşlerimden...
 
Sevgi

tooooop.gif



Konusu belli olmayan bir romanım şimdi,


süslü kelimelerin devrik cümlelerin,


onlarca anlamı bulunan deyimlerin,


satırların bir başında bir sonunda vurgulanan,


aşkın ,çarenin,


çaresizliğin anlatılmaya çalışıldığı bir roman…


Heyecanla okunmak için beklenen bir hikayeyim belki de ,


hayallerin ötesinde ,


hayalperestliğin tavan yaptığı hatta,


kendi kahramanlarını,


krallarını,kraliçelerini, zalimini ,


zulmedenini yaşantımda istediğim yere koyabildiğim ,


başrolünü kaptığım bir hikaye


Heyhat yüreğim,

dövünmelerim özlemlerini teskin etmiyor,

gözyaşlarım susuzluğunu dindirmiyor,

hüzünlerim depremlerini bitirmiyor

ve görüyorum ki,

sahnesiz trajedim senin oyun hevesini alaşağı etmiyor.

Cemreler düşüyor sana güneş her uyandığında,

gülümsediğinde…

Umutların arkasına türkü yakıyorsun

ve

kutsal sevdalar ummanına yelken açmayı hayal ediyor,

bekliyorsun.

Gurbetleri gömüyor okyanuslara,

sılayı düşlüyorsun..

Ve sen ey kalbim çığlıkların tükenmiyor bir türlü,

sesleniyor,

haykırıyor, bağırıyor, istiyorsun!

Git o halde,

azad ettim seni…

Müebbet sevdaların gamlı hazanına koş…

Nisan ovalarının menekşe kokularına karış…

Yok ol sevda çimenlerinde
 
Geri