Uyumsuzlar

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
Yeni keşfettim ama protest rapta benim için ilk sırayı aldı şimdiden. Çok fazla tanınmıyor. Bazı şarkıları neredeyse dinlenilmemiş bile. Fakat piyasa da bu müziÄ£i icra edenlerin çok çok ötesinde.

Velhasıl "Üzgün değiliz, öfkeliyiz" Ulrike

https://youtu.be/E1hw2bO_nOE
 
Payidar Zaraman

AePa7h.png
 
Devlet Bahçeli hastalığı sebebiyle ortalıkta görünmezken sosyal medyada güvenilir bir kaynağımdan bilgi aldım ölmüş ama açıklamıyorlar diye yazan bidon kafalılar vardı. Anca
[ARGO]göt'unuzden[/ARGO] uydurun şekil yapacam diye. Kim hastaneye kaldırılsa bu dallama takımının çok güvenilir kaynakları öldü diyor hemen. (:
 
krHinmDsGck

Belki bir çoğunuz tanıyor olabilir, ama dinlemeyen kişiler için "Samida" grubunu öneririm.
 
18 Ekim unutulmaz.
Dilek Dogan'ınımız bundan 4 yıl öne evinde ailesinin gözü önünde polis kurşunuyla katledildi.
Nice ananın gözü fotograflarda asılı kaldı
ikpiRb.jpeg
 
Son bir kaç ayın özeti.



-Aziz Nesin

Köyün ağası traktörüne binmiş, kasabaya pazara gidiyor. Yolda köyün çobanı memet’e rastlamış..memet yürüyerek gidiyor kasabaya..Ağa memet’i traktöre çağırmış..Bir süre sonra, ağanın aklına bir muzırlık gelmiş, biraz eğlence olur diye
düşünerek,traktörü durdurmuş ve memet’e dönmüş. “ ula memet” demiş, “şu yolun kenarındaki mayısı gördün mü?”…(Malum, köylük yerde hayvan bokuna “mayıs” da denir) ..

”He gördüm ağam” demiş memet…
Ağa devam etmiş “ ula memet” demiş..

“şu mayısı yersen bu traktörü sana veririm”..

Memet şaşırmış,afallamış…içinden “ yav” demiş..

” ömrü hayatımda böyle bir şeye sahip olamam..gözümü kapatıp yersem, bu traktörün sahibi olurum”..diye düşünerek “olur ağam essah mı dediğin” diye ağanın teklifini garantiledikten sonra ,traktörden inmiş,yolun kenarındaki mayısı bir çırpıda yutmuş…

Ağanın maksadı aslında memetle dalga geçmekmiş;ama,olanı biteni görünce oda şaşırmış ve sözünde durarak direksiyondan kalkıp traktörü memete teslim etmiş…akşama doğru işleri bitince köye dönerken traktörün yeni sahibi memet, ağayıda alıp köye doğru yol almışlar..ama, ağanında canı sıkkın, memetinde..ağanın canı sıkkın:çünkü, biraz eğleneyim derken gül gibi traktörü çoban memete kaptırmış; memetin canı sıkkın:
çünkü, mayısı yediği köyde duyulunca nasıl aşağılanacağını düşünmüş…bu düşüncelerle giderlerken, birden traktörü durdurmuş memet ve ağaya dönerek

“ ağam demiş, bilirim ki senin de canın sıkkın benim de..Bak şu yolun kenarında ki mayısı görürsün..o mayısı yersen, traktörü geri sana veririm” demiş…Ağa zaten büyük pişmanlık içinde, içine oturmuş traktör..hemen atlamış yola ve gözlerini kapatarak bir çırpıda yemiş mayısı…

Sonra direksiyondan memet kalkmış, ağa oturmuş…
Köye yaklaşırlarken ağa memete dönüp

“ ula memet, bu traktör kasabaya giderken benimdi değil mi”..

”evet, senindi ağam” demiş memet…

Ağa devam etmiş “ kasabadan dönerken de benim değil mi”..

memet “senin ağam “ demiş…

Aga: “Peki..o zaman memet..biz bu boku niye yedik”
 
Foucault’un deyimiyle her türlü otoriteyi reddetmek ve devlete ve onun iktidarına karşı mücadele etmek gerekmekte. iktidarın biçimlediği özneler olmanın dışına çıkıp, 'kendilik' özneleri olarak var olmak gerekmekte. bunu da bulunduğumuz her yerde, okulda, fabrikada, akademide, sokakta, sosyal medyada kendi alanlarımızı ve kendi söylemimizi yaratarak başarabiliriz. bu anarşizmse, peki anarşizm. sanırım başka bir ülke kurabilmemiz için anarşiye ihtiyacımız var.
 
Ecmqjq.jpg


Gökkuşağı gibi renkli olsun hayatlar, bir gülümseme ve bir tutam sevgi eksik olmasın yüzlerden ve kalplerden.
Güneş doğarken..
 
Şili’de halk ayaklanması: Ulaşım zamlarına protesto eylemleri karşısında OHAL ilan edildi, ordu sokağa sürüldü; halk fiyatlara yüzde 20 zam yapacağını söyleyen elektrik şirketinin gökdelenini ateşe verdi!
Metro bileti zammı ile başladı ayaklanma..
Güney Amerika ülkelerinde görmeye alıştığımız durumlar. Türkiye'de maalesef mümkün değil, zam üstüne zam geliyor ve herkes mutlu hayatına devam ediyor.
 
lê xwedê û wext xelet hatiye xetimkirin
ez hêmayeke heyama hewaran,
di herban de nîşangeha riman
serî gog, çav xar, zikçirîyayî

fermo janya êdî tu dikarî xwe bikujî!

Renas Jîyan
 
kur'an oku, mesnevi dinle, farrokh amca ise âzîn diye başlıyor bütün cümlelerine. farrokh; mutlu, mesud ve memnun kişi anlamına geliyor. âzÎn'e bakan nasıl mutlu olmaz? âzÎn; süs, güzellik ve mücevher anlamına geliyor.

53 bilmem kaç yıl âzîn'e o pencereden bakmış, âzîn o pencereden gülmüş farrokh'a. "leylâ öldü, mecnun öldü, aşk kaldı sağ." diyor cânım yunus. farrokh ve âzîn kavuştukları için efsane olamadılar. iran'ın küçük bir köyünde hayatlarını devam ettirmekteler, belki öldüler, bilmiyorum. bilmiyoruz çünkü kavuştular. bize "kavuştuğun zaman aşk olmuyor" kavramını saz ile söz ile anlattıkları için "aşk" kelâmına hep "kavuşamamak" olarak baktık.

"âzîn ; farrokh senelerdir çiçekleri sular, bazen ben sularım ama daha çok farrokh sular. çiçekleri sever, âzîn ben, sevmese çiçekleri en güzeliyle nasıl haşrolacaktı? sever farrokh çiçekleri, en çok beni..."

"farrokh ; âzîn çocuktu onu gördüğüm zaman. âzîn o zamanlar burka giyiniyordu. ama ben onu gördüm. işte o zaman dedim ki, görmek yalnızca göz ile olan bir eylem değil, biz meğer en güzeli kalbimizle görüyor, kalbimizle işitiyormuşuz.
ben farrokh, âzin'den sonra hiçbir zaman farrokh olmadım. hep âzîn oldum..."

ismet özel'in "ben insanların ayna da kendi yüzlerini gördüğüne inanmıyorum" diye bir cümlesi vardı. ben de öyle düşünüyorum. zaten aynaya baktığı zaman kendinden başkasını görmeyen insan farrokh iken âzÎn olamaz.
insan baktığı ayna da sevdiğinden sözler duymalı. duymuyor ise, henüz olmamış demektir.

bütün aşkların yüceliği, gerçekliği ile hallac'ı mansur değil mi "sen kimsin?" sorusuna "ene'l-hakk" diyen?
ben hiçim diyenlerin yolundan gitmek, farrokh iken âzîn'im ben demek ile aynıdır.
 
Sarhoş atlar zamanı ve Kaplumbağalar da uçar* filmlerinin yönetmeni Bahman Ghobadi'nin bir diger vurucu filmi olan Niwemang(yariim ay) filminden...

Anlatı odur ki: İran da kadınların şarkı söylemesi yasaklanmıştır. Bu yüzden 1334 kadın şarkıcı dağlık bir köyde sürgün hayatı yaşarlar. İçlerinde efsanevi bir Kürt müzisyen Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra İran'dan İrak'a son konserini vermek için kaçak olarak bir yola çıkar. Özetle yönetmen ghobadi "olmayan" ülkeye yapılan bu yolculugunun bir yer yer absürd komedi, yer yer ise ülke, sınır, ölüm, yaşam ikilemlero üzerine konu ettiği efsanevi bir film.

Ezgi:Kürtçedir.

https://youtu.be/kw8MbhuTtzM
 
Son düzenleme:
  • Beğen
Tepkiler: Aze
EhZ72s.jpg


Hepsi grupçuydu, kendi kişilikleri yoktu...
Mülksüzler
Ursula K. Le Guin
Bugün doğum günü ve ülkemde gündem olmuş, güzel şeyler oluyor bazen..
 
Geri