-
- Katılım
- Aralık 21, 2011
-
- Mesajlar
- 6,158
-
- Tepkime puanı
- 3
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 31
Uyku insan vücudunun vazgeçemeyeceği ihtiyaçlarından biridir. Sağlıklı bir yaşam için düzenli uyku şart.
Geçmiş uyku düzeninizi sürdürememeye başladıysanız, uykuya dalamıyor, gece sık sık uyanıyor, sabah erkenden kalkıyorsanız veya eskisinden daha uzun süre uyuma ihtiyacı duyuyor, gündüz yorgun ve uykulu oluyorsanız mutlaka uyku sorunundan şüphelenmelisiniz.
Uyku sırasında solunumun 10 saniyeden uzun bir süre durması saatte 5 defadan daha sık tekrarlanıyorsa bu durum uyku apnesi sendromu olarak adlandırılıyor.
Uyku apnesi sendromunda ilk akla gelmesi gereken nedenlerin başında üst solunum yolundaki darlıklar ve çoğunlukla bu darlıkların genetik nedenlerle ortaya çıkmasıdır. En çok dikkat çeken bir diğer sebeplerinin içinde ise şişmanlık yer alıyor. Her geçen gün artan obezite her türlü hastalığın belirtisi olduğu gibi uyku apnesinin de en büyük belirtilerinden biri olmaya devam ediyor.
Uyku esnasın da apnelerden dolayı oluşan pıhtılaşma kalp ve damar tıkanıklıklarının oluşmasına sebebiyet verebilir. Bu da kalp krizine, felçliğe hatta ölüme sebep olabilir. Sizde uyku apnesi sendromu yaşadığınızı düşünüyorsanız kendinizi test edin. Uyku apnesi ile ilgili yapılması gerekenler, kendimizi nasıl test edeceğimizi, uyku apnesinin tedavisi olup olmadığını Nöroloji ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kaynak'a sorduk…
İnsanlar neden horlar?
Horlama daralmış üst solunum yolundan geçen havanın yolu üzerindeki dokuları titreştirmesi sonucu ortaya çıkan bir ses. Dolayısı ile üst solunum yolunu daraltan veya bu bölgedeki dokularda deformasyona yol açan her türlü patoloji ki bunların başında burun tıkanıklıkları, boğazdaki sarkmalar sonunda horlamaya olur.
Uyku apnesinin belirtileri nelerdir ?
Uyku apnesinin sizde var olduğunu hekime başvurmadan da anlayabilirsiniz. Horlama en sık görülen belirtisidir. Horlama yan odalardan duyulacak şiddette ve kesintili, azalıp artan tarzdaysa uykuda bir solunum düzensizliğinden şüphelenmek gerekir.
Uyku apnesi hafif şiddette olduğunda net belirtiler vermeyebilir ancak şiddetli olduğunda mutlaka geceleri göğüste ve başta terleme, gece zorlu nefes alma, idrar miktarının artmasına ve hastada gece sık sık idrar yapma isteği ile uyanırlar.
Sabah ağızları kurur, yorgun, hafif baş ağrısı ile uyanırlar. Gün içinde fırsat buldukça uyumak isterler veya uykuya dayanamazlar. Gündüz uyumasalar bile akşam eve geldiklerinde televizyon karşısında uyuklarlar. Sosyal hayatları azalır. Unutkanlık, çabuk sinirlenme ve isteksizlik gibi nöropsikolojik belirtiler ortaya çıkar.
Özellikle trafikte kısa dalma dönemleri yaşanmaya başlandığında uyku-apnesi tehlikeli hale gelmiş demektir.
Uyku apnesi kimlerde görülür?
Uyku apnesi her yaşta ve her cinste görülebilen bir durum. Ancak en sık rastlanan tipi obstrüktif uyku-apne sendromu. Bu sendrom da her yaşta görülmekle birlikte, 40 yaş sonrası erkeklerde daha sık görülür.
Kilolu, kısa boyunlu, alt çenesi geride olan erkeklerde bu durum daha sık görülür. Çocuklarda görülmesi ile ancak bademciklerde büyüme ile birliktedir. Kadınlarda nispeten daha az görülen bu sendrom menopoz döneminin başlamasıyla birlikte artar. Ancak kadın ve erkek uyku apne sendromu belirti olarakta farklılıklar gösterir.
Uyku apnesi sendromu yaşayanlarda başka sağlık sorunları görülür mü?
Uykuda solunum durması olan ağır durumdaki hastalarda gece boyunca 400-500 kez tekrarlayan solunum durmaları ile birlikte aynı sayıda oksijen düşmeleri de yaşanmaktadır.
Gece boyunca ortaya çıkan düşük oksijen düzeyi, hastanın kalp ve damar sisteminde yüklenmeye yol açmakta, hastaların yarıya yakınında zaman içinde kalp büyümesine ve hipertansiyona sebep olmaktadır. Hipertansiyonun, bu hastalarda %30-40 oranlarında ve hatta bazı çalışmalarda %50 ye varan oranlarda görüldüğü bilinmektedir. Akciğer damarlarında da daha az oranda olmakla birlikte yüklenme oluşmaktadır. Bu oran da genellikle % 20 olarak bildirilmektedir.
Hastaların kalp ritimleri incelendiğinde apne sırasında oluşan bradikardiyi uyanıklık sırasında taşikardi izlemektedir. Bradi-taşi-aritmi denen bu ritim bozukluğuna bazen daha değişik ritim bozuklukları da eklenebilmekte. Kalp ritmindeki bozukluklar, bazen hastanın uykuda kaybedilmesine dahi sebep olmakta.
Uykuda solunum durmalarının sebep olduğu başka bir sorun kilo almadır. Kilo alma ile birlikte şiddetlenen uyku apneleri, bir sure sonra uykunun kesintili olması nedeniyle hem yağ hem de şeker metabolizmasında, hem de enerji harcanmasındaki dengesizlikler sonucu kilo verememeye ve kilo almaya sebep olur.
Uyku apneleri sadece sağlığımızı etkilemez, uykululuk nedeniyle iş ve ev hayatımızda da sorunlara sebep olur. Bu hastalar trafik ve iş kazalarının büyük bölümünden sorumludurlar. Üstelik uyku apnelilerin yaptıkları kazalar genellikle ölümcül sonuçlarla sonlanan kazalardır. Dolayısı ile sadece kendilerini değil, çevreyi de tehlikeye sokan hastalardır.
Geçmiş uyku düzeninizi sürdürememeye başladıysanız, uykuya dalamıyor, gece sık sık uyanıyor, sabah erkenden kalkıyorsanız veya eskisinden daha uzun süre uyuma ihtiyacı duyuyor, gündüz yorgun ve uykulu oluyorsanız mutlaka uyku sorunundan şüphelenmelisiniz.
Uyku sırasında solunumun 10 saniyeden uzun bir süre durması saatte 5 defadan daha sık tekrarlanıyorsa bu durum uyku apnesi sendromu olarak adlandırılıyor.
Uyku apnesi sendromunda ilk akla gelmesi gereken nedenlerin başında üst solunum yolundaki darlıklar ve çoğunlukla bu darlıkların genetik nedenlerle ortaya çıkmasıdır. En çok dikkat çeken bir diğer sebeplerinin içinde ise şişmanlık yer alıyor. Her geçen gün artan obezite her türlü hastalığın belirtisi olduğu gibi uyku apnesinin de en büyük belirtilerinden biri olmaya devam ediyor.
Uyku esnasın da apnelerden dolayı oluşan pıhtılaşma kalp ve damar tıkanıklıklarının oluşmasına sebebiyet verebilir. Bu da kalp krizine, felçliğe hatta ölüme sebep olabilir. Sizde uyku apnesi sendromu yaşadığınızı düşünüyorsanız kendinizi test edin. Uyku apnesi ile ilgili yapılması gerekenler, kendimizi nasıl test edeceğimizi, uyku apnesinin tedavisi olup olmadığını Nöroloji ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kaynak'a sorduk…
İnsanlar neden horlar?
Horlama daralmış üst solunum yolundan geçen havanın yolu üzerindeki dokuları titreştirmesi sonucu ortaya çıkan bir ses. Dolayısı ile üst solunum yolunu daraltan veya bu bölgedeki dokularda deformasyona yol açan her türlü patoloji ki bunların başında burun tıkanıklıkları, boğazdaki sarkmalar sonunda horlamaya olur.
Uyku apnesinin belirtileri nelerdir ?
Uyku apnesinin sizde var olduğunu hekime başvurmadan da anlayabilirsiniz. Horlama en sık görülen belirtisidir. Horlama yan odalardan duyulacak şiddette ve kesintili, azalıp artan tarzdaysa uykuda bir solunum düzensizliğinden şüphelenmek gerekir.
Uyku apnesi hafif şiddette olduğunda net belirtiler vermeyebilir ancak şiddetli olduğunda mutlaka geceleri göğüste ve başta terleme, gece zorlu nefes alma, idrar miktarının artmasına ve hastada gece sık sık idrar yapma isteği ile uyanırlar.
Sabah ağızları kurur, yorgun, hafif baş ağrısı ile uyanırlar. Gün içinde fırsat buldukça uyumak isterler veya uykuya dayanamazlar. Gündüz uyumasalar bile akşam eve geldiklerinde televizyon karşısında uyuklarlar. Sosyal hayatları azalır. Unutkanlık, çabuk sinirlenme ve isteksizlik gibi nöropsikolojik belirtiler ortaya çıkar.
Özellikle trafikte kısa dalma dönemleri yaşanmaya başlandığında uyku-apnesi tehlikeli hale gelmiş demektir.
Uyku apnesi kimlerde görülür?
Uyku apnesi her yaşta ve her cinste görülebilen bir durum. Ancak en sık rastlanan tipi obstrüktif uyku-apne sendromu. Bu sendrom da her yaşta görülmekle birlikte, 40 yaş sonrası erkeklerde daha sık görülür.
Kilolu, kısa boyunlu, alt çenesi geride olan erkeklerde bu durum daha sık görülür. Çocuklarda görülmesi ile ancak bademciklerde büyüme ile birliktedir. Kadınlarda nispeten daha az görülen bu sendrom menopoz döneminin başlamasıyla birlikte artar. Ancak kadın ve erkek uyku apne sendromu belirti olarakta farklılıklar gösterir.
Uyku apnesi sendromu yaşayanlarda başka sağlık sorunları görülür mü?
Uykuda solunum durması olan ağır durumdaki hastalarda gece boyunca 400-500 kez tekrarlayan solunum durmaları ile birlikte aynı sayıda oksijen düşmeleri de yaşanmaktadır.
Gece boyunca ortaya çıkan düşük oksijen düzeyi, hastanın kalp ve damar sisteminde yüklenmeye yol açmakta, hastaların yarıya yakınında zaman içinde kalp büyümesine ve hipertansiyona sebep olmaktadır. Hipertansiyonun, bu hastalarda %30-40 oranlarında ve hatta bazı çalışmalarda %50 ye varan oranlarda görüldüğü bilinmektedir. Akciğer damarlarında da daha az oranda olmakla birlikte yüklenme oluşmaktadır. Bu oran da genellikle % 20 olarak bildirilmektedir.
Hastaların kalp ritimleri incelendiğinde apne sırasında oluşan bradikardiyi uyanıklık sırasında taşikardi izlemektedir. Bradi-taşi-aritmi denen bu ritim bozukluğuna bazen daha değişik ritim bozuklukları da eklenebilmekte. Kalp ritmindeki bozukluklar, bazen hastanın uykuda kaybedilmesine dahi sebep olmakta.
Uykuda solunum durmalarının sebep olduğu başka bir sorun kilo almadır. Kilo alma ile birlikte şiddetlenen uyku apneleri, bir sure sonra uykunun kesintili olması nedeniyle hem yağ hem de şeker metabolizmasında, hem de enerji harcanmasındaki dengesizlikler sonucu kilo verememeye ve kilo almaya sebep olur.
Uyku apneleri sadece sağlığımızı etkilemez, uykululuk nedeniyle iş ve ev hayatımızda da sorunlara sebep olur. Bu hastalar trafik ve iş kazalarının büyük bölümünden sorumludurlar. Üstelik uyku apnelilerin yaptıkları kazalar genellikle ölümcül sonuçlarla sonlanan kazalardır. Dolayısı ile sadece kendilerini değil, çevreyi de tehlikeye sokan hastalardır.