Keşkeler ve acabalarla başbaşa kalmak;
İnsan öyle bir dünya yaratır ki düşlerinde, hiçbir gerçek onun kadar güzel olamaz, işte bu noktada başlar acabalar içini kemirir insanın.
“acaba onunla konuşsam mı?”, “acaba onu sevdiğimi söylesem mi?”, “acaba mutlu olur muyuz birlikte?”
Bir süre böyle devam eder, sonra acabalar alır keşkelerin yerini ve daha kötüdür artık herşey pişmanlık da girmiştir işin içine peş peşe gelir hepsi.
“keşke ona hissettiklerimi söyleseydim.”, “keşke ona dokunabilseydim.”, “keşke onu öpebilseydim.”
Sen keşkeler ve acabalarla cebelleşirken, cesareti olanlar senin yaşanmamışlıklarını yaşamakla meşguldur. Kelimeler senin boğazında düğümlenirken birisi ona gidip hislerini söylemiş, ona dokunmuş ve onu öpmüştür bile. Mutludur onunla.
Çok geçtir artık sen keşkelerin ve acabalarınla cabelleşedur, o yolunu çizmiştir çoktan, pişmansındır.. ah o pişmanlık… Yavaş yavaş bitirir seni, sonra tekrar başlar keşkeler, abacalar, belkiler… Yaşamaya geldiğin bu dünyada yaşarsın elbet, ama aklında kalır yaşanmamışlıklar.
Aklına gelir her tebessümde, her göz yaşında ve içini acıtır aldığın her solukta…