Üstü Sende Kalsın

Konu sahibi son olarak 4195 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
2h65aug.jpg
 
Çığlıklarım bunlar benim
Varmazsa yüreklerinize
Sağırsa bakışlarınız
Körse diliniz
Ne diyeyim çölünüz mübarek olsun
Hayrını görün cehenneminizin. .
 
"Aklım kalbime; «Îmân nedir?» diye sordu.
Kalbim ise aklımın kulağına eğilerek dedi ki:
«Îmân edepten ibârettir!»"
 
birini sevecek olsam
yürekten sevecek olsam birini
tutamam dilimi
pattadan söylerim
onu deliler deliler gibi sevdiğimi.
 
"Kaçak doğmadım onun içindir belki
Çokça bulut bazen yağmur gibiyim...
"Ağlama yenisini alayım!" deseydi bir ses
Eski çocukluğumu isterdim..."
 
Annem utanıyorum....
Biliyorum büyüdüm ama;
Bana masal anlatsana
Yoruldum be anne!
Yatayım dizine kucağına sığmasam da
Bir varmışla başla
Yokmuşlara kadar uyurum nasılsa...
 
Zaman zaman değil,her zaman gel,,
"YÜREĞİME"
senden çok şey istemiyorum,
sadece gelirken "YÜREĞİNİ" getir "YÜREĞİME" Olurmu '?
 
"Kaçmak lazım biraz hayattan.
Daha büyük kaçışlara hazırlanmak için."

Sabahattin Ali
 
Ya kimse anlamadı beni, ya anlatamadım kendimi yeterince... Neresinden tuttuysam hayatın elimde kaldı hep. Kırık döküktü herşey ve her seferinde sadece cam kırıklarıydı payıma düşen. Oysa öylesine sevdim ki mavi gökyüzünü ve hep benim olsun istedim ucunu bir türlü göremediğim denizi. Seni her şeyinle sevdim ben ey hayat! Önce dizlerimden başladın kanatmaya, hızını alamadın yüreğimi kanattın mütemadiyen... Çığlıklarımı bile duymadın çoğu zaman. Tut dedim ellerimden, çıkar beni bu kör kuyulardan... aldırmadın. Ey hayat... Şöyle bir kaşık gözyaşımda boğsam, sonra da katran karası geceye gömsem seni bir ah dahi demem. Sen bana neler yaptın böyle hayat. Neden aldın elimden şekerimi ve neden ezdin karanfillerimi. Kalbimin en kuytularına da girmişsin izin almadan, dokunmuşsun, dokunmaya kıyamadığım sevdiğime... Oysa ben seni hep sevdim ey hayat... Düşmemek için kıyılarından, hep tuttum uzanabildiğim hatıralarımdan. Kavurucu ağustos günlerindeki serin ikindi rüzgârları kadar sevdim, yağmurlar yağarken yüreğime açan baharlar kadar sevdim. Gülmeyi sende öğrendim, yürümeyi de. Ve sende öğrendim sevdayı yakaladın mı bırakmamam gerektiğini, yâre ulaşmak için yürümenin kar etmediğini kuş olup uçmam gerektiğini, gül olup ellerine düşüvermem gerektiğini sende öğrendim. Seninde sonun viran bilirim. Bilirim an gelecek tanımaz olacaksın kimseyi. o vakit geldimi sevdiğimde, candan öte can bildiğimde tanımaz belki beni işte o zaman sımsıkı tuttuğum kıyılarından yavaşça gevşeteceğim parmaklarımı, bırakacağım kendimi serin sulara... Artık bundan sonrası ektiğimi biçme vaktidir. Tek sahibime hesap verme vaktidir. Başka bir vuslatın hasreti yakacak yüreğimi bu defa. Bu yolda tek yolcu bir ben birde soğuk bedenim. Sen bile gelemezsin peşimden ey hayat, sevdiğim bile gelemez. Ve umulmadık bir anda en kuytusunda hiç aklıma gelmeyenin koynunda buluveririm kendimi hiç aklıma gelmeyen hiç aklımdan çıkmaz olur... Ölüm... Seni yinede sevdim ey hayat... Suyu sende sevdim. Nefesi sende... Oturup şöyle orta yerine bir gençliğime bir ihtiyarlığıma bakmayı sende sevdim. Tutup yârimin ellerinden ayaklarımız çatlayana kadar sahiller boyu yürümeyi sende sevdim. Ne olurdu sende azıcık sevseydin beni. Neyse genede dost kalalım. Aramızda geçen herşeye rağmen iyi ayrılalım. Sen dersin buralardan bir biçare geçti. Ben derim uzunca yolun ortalarında biyerlerde oturup soluklandım biara aç artık yolumu senden geçtim, sevdiğimden geçtim
 
İçerimdekiler kadar karanlık olan sokakta.. göz göze gelme cesareti gösterebildiğim kimliksiz insanlar.. usulca gitmem gerektiğini fısıldadılar kulağıma.. Derinliğinde kaybolmaya yüz tuttuğum.. yavuz hırsızlar tarafından değerleri talan edilen hayatta.. uzatılan bu dalı geri çevirmek yakışmazdı benim gibi bir tutunamayana..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri