Üryan

Konu sahibi son olarak 3117 gün önce görüldü
Gecenin sessizliği sevişiyor karanlıkla
Edepsiz bir gökyüzüne şahit olmuşken, gecenin aldatılışıyla karşılaşıyor.
Kulaklarımı kapattım
Gözlerim hala açık
Her yer zifiri karanlık.
Çığlık sesleri kaplıyor odamı
Acıyı hissediyorum
Insanların her sessizliği altatılış gibi,
Hepsi odamda bağırıyor.
Herkesin günahı ben oluyorum
Herkes herkes herkes
Deliriyorum
 
Beni anlayacaksın
Ruhun benimki gibi açıldığında.

Frida Kahlo
 
Küsen kuşları arıyorum sürekli.
Sanki gökyüzünü hepsi terk etmiş gibi, bulamıyorum..
Çıplaklığın içerisinde saklanan ruhlar gibi,
Değişiyorlar, kırılıyorlar..
 
[YOUTUBE]mc_GIqu2Qio[/YOUTUBE]

Çıldırmış bir vaşak gibi
Kaybediyorum
Artık seni bir çiçek yerine
Kopartmak istiyorum
İşte indim sahneden
Öpüyorum ağzından

Büsbütün kaybettim
Bana dokunmayın sakın
Bunların düzenine sokayım
 
Hakkında o kadar çok şey söylüyorlar ki,
Sadece okuyorum,
Sadece dinliyorum.
Yıllardır senin için çarpan bir kalbin sorgusunu dinleyemiyorum.
Her gece ağlayan gözlerin bedelini ödeyemeyecekmişim gibi kulaklarımı kapatıyorum.

Görmeden sevmeyi biz Yaradandan öğrendik.
Sorgulamadan sevmeyi de..

Ben de sorgulayamıyorum seni.
Ben de görmeden seviyorum.

Ama sen bilmiyorsun.
 
Babam bir gün her şeyi bütün çıplaklığıyla, giyinilmemiş cümlelerle gerçekleri öğrenecek.
Sonra intihar edecek.
 
Tanrım.. cehennemi boşver şarkılar var.
 
Üşüyorum..
Yorgunluğum bedenimi parçalarken,
Hiçbir şey yapmadan acıyı yaşıyorum.
 
Ben ki düşüncelerinden dolayı asılmış gençleri seviyorum.
Sıradaki asılmalarda bizler varız.
 
İnsanın yalnızlığını, yalınlığını ve kimsesizliğini anlatan bir kelime gibi gelir bana "üryan" her zaman.
Bu anlamları barındırıyor mu başlığınız ?
 
İnsanın yalnızlığını, yalınlığını ve kimsesizliğini anlatan bir kelime gibi gelir bana "üryan" her zaman.
Bu anlamları barındırıyor mu başlığınız ?

Yerinde bir anlam olmuş. Her ne kadar anlamı çıplak olsada, insanın kendini bulmasıdır üryan.. giyinilmemiş cümlelerle yalnızlığı, kimsesizliği çıplaklığıyla anlatıyor.
 
Neden mi hep hüzünlüyüm?

Bir insana bu soruyu açıklatmayın. Bir insan sürekli hüzünlüyse, içinde ki fırtınaları atamamış demektir.
Bazı insanlar vardır saklar acılarını içinde, bazıları da dökülür.
Insanlar hep tuhaf yaratıklardır.
Üryan olan hiçbir şey sevilmez..
 
Çürük bir bedenin içerisinde ruhumu korumaya çalışıyorum.
Yer gök ceset kokarken,
Kaçıyorum.
Bir an da bir buluta çarpıyorum,
Yine kuşlar ölü,
Yine hayaller ölü,
Yine ben ölü.
 
Frida, sen kadar kırık döküğüm.
Gece konuşmaya gelir misin?
 
Ama içtiğin sigaranın her nefesinin hakkını veriyorsa.
Kibritle kibrit olup yanıyor,
Kendi kendini yiyip bitirerek sönüyorsa,
Küllerle kül olup savruluyorsa, oradan oraya...
Ve gözleri, dumandan daha buğluysa..
Elleri yanık koksa da, tutulur.
Dudakları zehir olsa da, öpülür.
İzmaritleri yüreğiyle söndürse de, sevilir."

BarTaburesi
 
Ah Frida.. ne çok benziyorum sana kadın. Ne çok anlatıyorsun bütün yazılarında beni. Ne çok benziyor bazı şeylerimiz..



Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.


Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.

BENCİL OLDUĞUN İÇİN VAZGEÇTİM!!

Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

FRIDA KAHLO
 
Kaybolduğum sokaktan çıkmak isterken, daha çok sıkışıp kalıyorum o sokakta. Yorgunluğumu ne zaman dile getirsem ya da ne zaman yazmaya kalkışsam, omuzlarımda ki yükler uyanıyor gibi hissediyorum.
Bütün mevsimler bana düşman,
Bütün şiirler benden şikayetçi,
Bütün aylar benim karşımda bir duvar gibi duruyor.

İlerleyemiyorum, geriye dönemiyorum.. tıkanıp kaldım ve hareket edemiyorum.
Duygularımın intihar etmesini beklerken, bütün hücrelerimin hareketsiz olduğunu hissediyorum.
Her şey bana karşıyken nasıl oluyor ayakta kalabiliyorum diye düşünüyorum bazen.

Bir adamın göğsünde uyuya kalacaktım her şeyi unutmak için.
Sarılacaktım, söz vermişti iyileştirmek için.
Lunaparka gidecektik birlikte,
Şiirler okuyup, şarkılar mırıldanacaktık,
Galata'ya çıkıp, gökyüzüne şiirler serpiştirecektik..

Tabiat benim bunlara yaşamama karşıymış gibi,
Bir rüyadaymışım gibi bitti.
Sonra ben bitmeye başladım,
Sonra tükenmeye başladım..

Bir adamın göğsü size mezar olursa eğer,
Orada cehennem de yoktur, cennette..
Bir boşluğun içine düşersiniz ve öylece kalırsınız.

Barfi
 
Annem Ölmeden Beni Tekrar Dünyaya Getirmesini İstiyorum.

Barfi
 
[YOUTUBE]ALpya_01K6Y[/YOUTUBE]

Ve karanlığın en sesli halleri bu saatleri geldi. Çığlıkları duyabiliyor musunuz?
Kulak ver, iyi dinle, hisset..
Bazen sürekli gördüğümüz şeyleri anlamak değildir önemli olan, ya da hissetmek.
Görmediğin bir şeyi anlayıp, hissedebiliyorsan o zaman sen farklısın işte.
Gözlerini kapat ve çığlıkları duy.
Dirilen acılarla boğuşuyor insanlar.
Gece oluyor, karanlık doğuyor, acılar tek tek saklandıkları yerden çıkıyor.

Kulaklarını kapatma.

Sen de çığlık atıyorsun, içinde ki sesi dinle.
Gözlerini aç, karanlık seninle konuşuyor.
Onu gör, onu hisset, ona dokun.

Kulaklarını kapatma.
Sadece dinle, acılara dokundukça sakinleşeceksin.
Aç gözlerini korkma.
Saklandığın yerden çık, karanlıkta kimse seni göremeyecek.

Hisset,
Korkma,
Dokun.
 
Geri