Unutulmayan öğretmenler

  • Kullanıcı Mastor
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal Sözlük
Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Mehmet Künüçen Bey'i hiç unutmuyorum, matematik öğretmenimdi.​
 
Bütün öğretmenleri buradan tek tek sevmiyorum. Öğretmeni olduğunuz topluma bakın, çay demleyip için. :D
 
İlkokulda , sınıf başkanını tahtaya çıkartıp konuşanları,yaramazlık yapanları yaz tahtaya, ben bi elektrik faturasını yatıram gelem diyen Sınıf Öğretmenimiz Sunisi hocayı unutmam.
 
Şakire Uğurlu, ilkokul sinif ogretmenim..

Kulaklari cinlasin, az kahrimizi cekmedi.
 
Kubilay diye bir hocamız vardı, ilkokulda sınıf öğretmenizdi 3 yıl boyunca Gençlerbirliği taraftarıydı ondan bana da bulaşan bi gençler sempatisi var velhasıl bu Kubilay hocamız biraz tilt bir hocaydı çocukların oynadığı oyuncaklara çok uyuz olurdu nöbetçi olduğu zamanlar teneffüslerde dolaşır çocukların oyuncaklarını toplardı (oyuncaktan kasıt misket, futbolcu kartı, su sıkan yüzük falan işte) bu bizim sınıf öğretmenimiz olduğu için pek karışmıyordu ama birgün tepesi atmış galiba geldi bizim misketleride aldı neyse ben acayip tav oldum arkadaşları örgütledim sabahçı öğrencilerin çıktığı öğlenci öğrencilerin girdiği o 5 dakikalık zaman diliminde bunun tüm okuldan topladığı zulayı patlattık, dolaba koyuyordu dolabın kilidinide tel tokayla açıp tüm oyuncak poşetini aldık aramızda paylaştık ondan sonra bize karışmamıştı bir daha, sevgiler hocam.
 
Hayat Bilgisi dersinde ders veren Leyla öğretmen.. Sağolsun kendileri benim 1 kez okul 3 kez ise hoca değiştirmeme sebeb oldu. Nasıl korkuttuysa.
 
İlkokul öğretmenim annemin arkadaşı.Unutmak imkansız, sosyal medyada takılıyor şimdi her yerden eklemiş beni.
 
2 sınıflı, minicik köy okulunda 5 sınıfa aynı anda ders vermeye çalışan, hem öğretmen, hem okul müdürü olan Kenan hocam... Unutulmadın.: )
 
Beni din kültürü öğretmeni sınıf başkanı yapmıştı.
Öyle saçma bir kişiliktim.
 
Çok dayağını yedim. Nasıl unuturum.
 
İlkokul hocamız ayten hoca,iyi kadındı cetvelle ağlatmasına rağmen. Onu diğer hocalardan farklı kılan tarafı ise sınıfın her duvarına Atatürk resmi yapıştırmasıydı.
Aşığım derdi,hiç boş yer yoktu duvarda. Bir de sınıfımızda anası rus babası türk valeriya arkadaşımız vardı hep kıza iyi davranırdı.....

Ortaokul matematik hocası ismini unuttum ama berbat bir hocaydı konuşamıyordu homurdanarak değişik sesler çıkarıyordu.'size bir şey anlatacağım diye [ARGO]k*çımdan [/ARGO] ter akıyor diye bağırıp tebeşir fırlatırdı... Onun yüzünden mat1 hep zayıf oldu toparlayamadım...

Üniversite,yeditepede bir hoca vardı kadın şey demişti bize bir gün,arabamı yeniletmem lazım... Bunun anlamı sınıfın yarısı yaz okuluna kalacak demekti...
 
Meneer Nico siritiyorum diye benden gicik kapardi, ne yapabilirim guleryuzlu isem ? cogu dersinden kovulmuslugum vardir bu yuzden.
 
Bana geometriyi öğreten öğretmenim önemlidir. Bunu ona yıllar sonra Facebooktan mesajla da demiştim. Geometrim 1 düşecekti, yükseltir misiniz dedim. Yok dedi. İkinci dönem de azmettim ve yüksek puanlar alınca 5 yapmıştı. Geometriyi bir sayısalcı kadar iyi çözer olmuştum. Not detaylarını tam hatırlamıyorum, lise not transkriptimi hâlâ saklarım bu yüzden. 12 yıl oldu yani.

İlkokulda sosyal bilgiler öğretmenimin bir tokadını unutmam. Bana Heredot derdi, derste müthiştim. Bir gün konu anlatırken kalktım yanına vardım, elindeki kitapta bir şey mi gösterdim tam hatırlamıyorum bu kısmı, sonra yediğim tek ve sağlam tokatla yerime oturdum. Zaten en öndeydim. İlkokulda Türkçe'm 1 düşmüştü ama öğretmen neredeyse bütün erkeklere 1 vermişti. Şiir ezberleri yaptırıyordu hep, erkekler bir yere kadar ezberleyip bıraktı; kızlar şiirlere devam etti sanırım ki düşük almadılar.

Lise hazırlıkta sınıf rehber öğretmenimiz bütün etkinlik isteklerimize "bilahare" derdi. Ara sıra ben de diyorum öğrencilere bunu. Aklıma da gelir dedikçe.

İlkokuldaki Türkçe öğretmenlerimden biri "Lan demeyi sevmem!" demişti. Günlük konuşmam da bunu prensip edinmiştim, son zamanlarda "lan" dedikçe aklıma gelir bu öğretmenim.

Her öğretmenimden bir şey kaptım, özellikle de geometri öğretmenimden. Umarım aynı hisleri öğrencilerim de benim için taşır.
 
Asuman Ağören bize dergi aldrıp onların hepsini deftere yazdıran kadın!.
Bir şey demek istemiyorum.
Gökhan. Dershane hocam aramızda yalnızca 5 yaş vardı. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez ders aralarında kantin de ders sonlarında cafeler de kahve keyff yapardık. Dedikodunun dibine vururduk..Matematiği bana sevdirmeye çalışmıştı.
onun yüzünden üniv sınavında sayısal bölümdem matematik sorusu da çözmüş 'sözel' bölüm isterken eşit ağırlık tutturup nefret ettiğim bir mesleğin okulunu okudum.
Yine de seviyordum kendisini. Neden koptuk bilemiyorum.

Üniv hocalarımdan biri de o zaman ki erkek arkdasımın üniv den arkadasıydı.
Lanet olsun ikimizle de konusur benim ne yaptığımı kimle takıldığımı rapor ederdi :d

Ercan hoca? Birinci yılımızda hiç anlaşamadık birbirimize sürekli laf sokardık. Sonra ne oldu bilmiyorum benim dışımda bütün sınıfa laf sokar ben ne dersem diyeyim gülerdi :d onuda unutmayacagım.üniv bitince ilk bir yıl haberleştik ama sonra koptuk.

Aslında üniv hocalarımın hepsini seviyordum ya hepsi bana iyi davranıyordu. Diğer öğrencilere karşı hep ezikleme üzerlerine gitme durumu olsa da hepsi beni sever bana bir şey demezlerdi. Unutmayacagım. İyi ki varlardı. Çok şey öğrendim hepsinden.
 
Ismini vallahi unuttigum bir fizik ögretmenin vardi.
Tenefüslerde pencereyi acip ögrencilerle tütün sarip icerdi.
Özgür ruhlu bir ögretmendi.Hepimizi cok severdik cünki göz hisasinda yaklasiyordu bize.
Biz de o zamanlar ergenlik kafada kavak yelleri falan.
Sarisin siska biseydi ama coook cooldu.Coolumsu yaninda hic yani.
En son duyduhumda sirt cantasini alip dünya turuna cikmis diye duydum.
Zaten o kisilikle fazla yapamazdi o disiplin gerektiren meslegi.

Ay bir de Frau Bluhm vardi.
Allahim su Betty dizisi vardi ayni o tip.
Biyoloji ögretmenimiz.
Kadin tam kan bilimciydi.DNA bilimini sevdirdi bana.
Tek hayalinin Nobel ödülü oldugunu söylüyordu ve diger yandan da ayrilip unutamadigi sevgilisinden söz ediyordu.
Bizim cok piş iki türk erkek ögrenci vardi.
Buna takilip duruyorlardi.
Sizin yüzünüzden uyku uyuyamiyoruz,kollarimizdaki faça izlerin sorumlusu sizsiniz felan.
Kadin affaliyordu hjkl.Utaniyordu yazik.
Unutmadim o ögretmeni.

Ay birtane daha vardi.O da biyoloji ögretmeni.
Bir okul gezisinde otobüs mola verirken kenara gecip isini hal etti.
Şok olmustum herkesin önünde yapmasina.
Kardesim ben niye sözelci oldugumu simdi anladim ya.
Bu sayisalcilarin hepsi biraz bi garip.
Travma olmus.

Ay bir de Herr Herzog vardi felsefe ögretmenim.
Ayni Sokratese benziyordu.
Simdi okulun müdürü olmus.Ara ara yanina gidip kahvesini icerim.

Simdiki hocalarimin hepsi psiko yeminle.Zamanin getirisi herhalde.
 
İyi insan olarak hatırladığım da var, insan olarak hatırladığım da var, öğretmenlik görevini yapmaktan başka bir işe yaramayanlar da var. Fakat şu hocam bana şunu demişti diye hayatta karşıma çıkabilecek olan olaylara karşı kullanabileceğim zerre bir şey yok. Hatırlıyorum, hiçbirinden bir halt olmazdı. Maaşımı alayım yeter kafası. Müfredatı uygula, çek git. Şimdiki öğretmen adayları mesela, atanamayınca komaya giriyorlar resmen. Niye? Öğretmekten uzak kaldıkları için mi?

Son asırda öğretmenler çürük. Öğretmenlik değil memurluk yapıyorlar. İstisna muhabbetlerine girmeyeceğim. Çünkü genel anlamda öğretmenliğe bakış açısı atanıp kurtarmak. Devlete sırtını yasladın mı gerisini düşünme... İnsanımız öyle basit, öyle aşağılık, öyle küçük düşünür hale geldi ki...
 
Herkeste ayrı bir yer edinmiş öğretmenleri vardır. İlkokul 4-5 sınıf öğretmenimin bende ayrı bir yeri vardır ki geçmiş dönemlerde sosyal medya üzerinden bulmuş ve memleketine yolum düştüğünde ise ziyaret etmiştim :)
 
Geri