huri
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 13, 2019
-
- Mesajlar
- 4,690
-
- Tepkime puanı
- 2,174
-
- Puanları
- 348
Unutulma hakkı, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilen 23.06.2020 tarih ve 2020/481 sayılı kararda “bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki bilgilerinin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi” şeklinde tanımlanmıştır.
1990 yılından başlayarak gelişmeye devam eden “Bilişim Çağı” insanlık tarihinin en önemli çağlarından biri olarak görülmektedir. Bu çağın bu kadar önemli olmasındaki en büyük etkenin teknoloji ve internet olduğu şüphesizdir. “Digital in 2017 Global Overview” başlığı altında düzenlenen rapora göre hali hazırda dünya nüfusunun yarısından fazlası internet kullanmakta ve bu çoğunluğun da büyük bir kısmı akıllı telefonları ile internete erişmektedir. Günlük hayatımızın oldukça içinde bulunan, nitelik itibariyle hiçbir kimseye aidiyeti bulunmayan ve devamlı şekilde kontrol altında tutulması mümkün olmayan internet üzerinden sayısız paylaşım yapılmaktadır. Yapılan paylaşımların bazıları hukuka aykırı olmaları sebebiyle bir şekilde kaldırılsa dahi, internet üzerinden yapılan bir paylaşımın tüm dünya üzerinde erişime kapanması uygulamada pek mümkün olmamaktadır. İnternetin hızı ve kalıcılığı dikkate alındığında yapılan bir paylaşım anında internet ortamının bir parçası olmakta ve söz konusu paylaşım paylaşanın kontrolünden çıkmaktadır. Oysa 1990 yılı öncesinde, verilere erişmek için verinin bulunduğu yere gitmek gerekmekteydi (örneğin; kütüphane). Diğer bir deyişle, verilere erişim mekân açısından kısıtlamaya tabiydi. Günümüzde 1990 öncesi döneme kıyasla verilere erişim çok kolaylaşmış, bu durum doğrudan veya dolaylı olarak özel hayatın gizliliği, kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı gibi birçok temel hak ve özgürlüğü etkilemiştir. Bu yazımızda, bahsedilen haklar ile yakın ilişkisi bulunan ve kişiler hakkında geçmişte internet üzerinden paylaşılan içeriklere erişimin zorlaştırılmasına/kaldırılmasına ilişkin olarak doğmuş olan “Unutulma Hakkı”na yer vereceğiz.
Unutulma hakkının kesin bir tanımı olmamakla birlikte, bu hak çeşitli yargı kararları ve uluslararası görüşler dikkate alınarak, Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından verilen 23.06.2020 tarih ve 2020/481 sayılı kararda (“Karar”) “bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki bilgilerinin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Belirtmeliyiz ki, unutulma hakkı kişinin onurlu bir yaşam sürmesini güvence altına almayı amaçlamaktadır. Kişinin geçmişte yaptığı hatalar veya başından geçen kötü olayların internet üzerinden hiçbir zaman kaldırılmaması ve insan doğasına aykırı olan internetin unutmama özelliği insanın her zaman geçmişiyle birlikte yaşamasına neden olmakta, bu durum da kişilerin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple, kişinin “yeniden doğması” şeklinde nitelendirebileceğimiz unutulma hakkı, geniş çerçevede internet üzerinden kişiye yeni bir sayfa açması için verilen bir ikinci bir şans olarak da değerlendirilebilecektir.
ALINTI
1990 yılından başlayarak gelişmeye devam eden “Bilişim Çağı” insanlık tarihinin en önemli çağlarından biri olarak görülmektedir. Bu çağın bu kadar önemli olmasındaki en büyük etkenin teknoloji ve internet olduğu şüphesizdir. “Digital in 2017 Global Overview” başlığı altında düzenlenen rapora göre hali hazırda dünya nüfusunun yarısından fazlası internet kullanmakta ve bu çoğunluğun da büyük bir kısmı akıllı telefonları ile internete erişmektedir. Günlük hayatımızın oldukça içinde bulunan, nitelik itibariyle hiçbir kimseye aidiyeti bulunmayan ve devamlı şekilde kontrol altında tutulması mümkün olmayan internet üzerinden sayısız paylaşım yapılmaktadır. Yapılan paylaşımların bazıları hukuka aykırı olmaları sebebiyle bir şekilde kaldırılsa dahi, internet üzerinden yapılan bir paylaşımın tüm dünya üzerinde erişime kapanması uygulamada pek mümkün olmamaktadır. İnternetin hızı ve kalıcılığı dikkate alındığında yapılan bir paylaşım anında internet ortamının bir parçası olmakta ve söz konusu paylaşım paylaşanın kontrolünden çıkmaktadır. Oysa 1990 yılı öncesinde, verilere erişmek için verinin bulunduğu yere gitmek gerekmekteydi (örneğin; kütüphane). Diğer bir deyişle, verilere erişim mekân açısından kısıtlamaya tabiydi. Günümüzde 1990 öncesi döneme kıyasla verilere erişim çok kolaylaşmış, bu durum doğrudan veya dolaylı olarak özel hayatın gizliliği, kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı gibi birçok temel hak ve özgürlüğü etkilemiştir. Bu yazımızda, bahsedilen haklar ile yakın ilişkisi bulunan ve kişiler hakkında geçmişte internet üzerinden paylaşılan içeriklere erişimin zorlaştırılmasına/kaldırılmasına ilişkin olarak doğmuş olan “Unutulma Hakkı”na yer vereceğiz.
Unutulma hakkının kesin bir tanımı olmamakla birlikte, bu hak çeşitli yargı kararları ve uluslararası görüşler dikkate alınarak, Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından verilen 23.06.2020 tarih ve 2020/481 sayılı kararda (“Karar”) “bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki bilgilerinin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Belirtmeliyiz ki, unutulma hakkı kişinin onurlu bir yaşam sürmesini güvence altına almayı amaçlamaktadır. Kişinin geçmişte yaptığı hatalar veya başından geçen kötü olayların internet üzerinden hiçbir zaman kaldırılmaması ve insan doğasına aykırı olan internetin unutmama özelliği insanın her zaman geçmişiyle birlikte yaşamasına neden olmakta, bu durum da kişilerin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple, kişinin “yeniden doğması” şeklinde nitelendirebileceğimiz unutulma hakkı, geniş çerçevede internet üzerinden kişiye yeni bir sayfa açması için verilen bir ikinci bir şans olarak da değerlendirilebilecektir.
ALINTI