Unutma Ve Unutkanlık Nedenleri

🕒 Konu sahibi 11 saat önce aktifti

Unutma konusunda, ayrıntılı açıklamalar yapmadan, unutmanın tersi olan hatırlama yada anımsama ve bütün bu süreçleri gerçekleştiren bellek süreçleri hakkında kısa ve öz açıklamalar yapmak istiyorum. İnsan denilen varlığın belleği olmasaydı, hayvanlardan “iç güdüsel davranışlar” farklı olarak öğrendiği davranışların aynısını sürekli tekrar eder ve yapmak zorunda kalırdı. Bu nedenle de öğrenmediği davranışları yapamazdı. Hatta belleği olmadığı için öğrenmeden ve öğrenme birikimlerinden bile söz edilemezdi. Bellek yada hafıza, insanların geçmişte öğrendikleri bilgi ve becerileri hatırlama yada anımsama yetisidir. Bellek, çeşitli nedenlerle anımsama yada hatırlama işlevini ve görevini yapamadığı durumlarda, hatırlamanın tersi “UNUTMA” gerçekleşir.

Bellek bilinçle ilgili bir süreçtir. Bireylerin bilgileri öğrenmesi, alışkanlıklar kazanması, hatta kültürün, kişiliğin oluşması belleğin işlevleridir. Bellek olmasaydı, bireyler kültürden kültüre aktarılan ve öğrenilen bilgi, beceri, davranış ve deneyimleri saklayamaz ve karşılaştığı her sorunu çözüme kavuşturmak yada ihtiyaç duyulan her bilgiye ulaşmak için her defasında aynı işlemlerin yeniden yapmak zorunda kalırdı. Kısaca öğrenme ve birikimden söz edilemeyacaği için geçmiş ve o anki bilgi birikimlerinden kimse yararlanamayacağı için kültür ve medeniyetden de söz edilemezdi. “Bellek geçmiş yaşantıların, kazanılan bilgi ve becerilerin saklanması ve gerektiğinde yeniden canlandırılması yetisidir.” Belleğin belli başlı iki boyutu yani özelliği vardır. 1. Belleğin Temel Boyutu, Özelliği: Kodlama, “Bilgilerin Belleğe Yerleştirilmesi işlevi “ Depolama yada Saklama “ Bilgileri Bellekte Tutulma İşlevi” ve Bilgileri, Ara Bul ve Geri Getir “Bellekteki Bilgilerin Hatırlanıp, Çağrılması işlevi”; olmak üzere bellek üç aşamadan meydana gelir. 2. Belleğin türleri, çeşitleri:”Duyumsal Bellek yada Kısa Süreli Bellek ve Uzun Süreli Bellek. Şimdi sırası ile belleğin boyutlarını örneklerle inceleyelim.

Bilgilerin kodlanması, bireylerce dış çevredeki uyarıcıların hepsi algılanmaz. Belirli bir seçme süzgecinden geçirildikten sonra, ancak belirli bir kısmı algılanır. Uyarıcılar seçilmeden, algılama, algılamayan bilgiler kısa süreli belleğe gelmez. Yani dış çevredeki uyarıcı, olay yada bilgilerin bir çoğu kısa süreli, belleğe ulaşmadığı ve gelmediği için belleğe girmemiş şeylerin, hatırlanmasından da söz edemeyiz. Bu durumda şikayet bellekten değil, seçici algılama süreçlerinden kaynaklanmaktadır. Diğer değişle neye dikkat edip, etmediğiniz konusunda sorununuz bulunmaktadır. Sorununuz kodlama aşamasındadır. Kısa süreli bir komşunuza gittiniz ve komşunuzla bir konuda konuştunuz ve çıktınız. Konuştuğunuz konuda yarım saat sonra bir soru sorulduğunda konuştuğunuz konu ile ilgili olanların çoğuna doğru yanıt verirsiniz. Çünkü bu bilgileri daha önce belleğin temel işlevi gereği kodladınız. Ancak arkadaşınızın üstündeki elbisenin rengini yada giydiği ayakkabının topuklu yada düz olup olmadığı vb. sorulara dikkat etmediğiniz ve bu bilgileri kodlamadığınız için hatırlamamanız da normaldir. “Kodlama, uzun süreli belleğe giren bilgilerin belleğe kaydedilerek işler hale getirilmesidir.” Kodlanan bilgilerin bellekte işlenmesi ve bilgilerin belleğe tekrar çağırılması sonucu, anımsa olayı gerçekleşir. Dolayısı ile tekrar çağırma kodlamada sık kullanılır. Daha önce öğrenilen yada kullanılan bilgiler normal koşullarda hatırlanır. Birbiriyle ilişkili olan ve benzer şeyler çağrıldığında, çabuk hatırlanırlar. Basit örnek verirsek, okul deyince, benzerleri olan; öğrenci, öğretmen vb. çağrılması “akla gelmesi”; hatırlanması olayı gerçekleşir. Bütün bu işlevler, sinir sistemimiz ile ilişkilidir. Çevremizde sık sık karşılaştığımız yada sık sık kullanılan bilgiler “Yemekler, meyvalar, sebzeler, hayvanlar, aile, yakın çevre,iş, okul vb ” yada sevdiğimiz ve bizleri etkileyen ”Bizim üzerimizde iz bırakan şeyler” bilgiler, durumlar, olaylar, nesneler, beceriler ; sürekli karşılaşılan, tekrarlanan ve kullanılan bilgiler oldukları için çok iyi öğrenilmiş bilgilerdir. Bir kısmıda yaşamımızın bir parçası olarak, devam etmiş ve olagelmiş, bilgiler ve davranışlardır. “ Yaşamımızda en çok tekrar edilen ve kullanılan bilgi, beceri ve davranışlar” Bu tür bilgiler, yaşamımızda iz bıraktıkları, yaşamımızın bir parçası haline geldikleri yada alışkanlığa dönüştükleri için unutulmazlar ve çok çabuk hatırlanırlar. Diğer değişle hemen anımsanırlar. Anımsama olmaması halinde, düşünme, akla vurma ve öğrenme olayı gerçekleşemez. Sinir sisteminde bir sorunun olması halinde, belleğin işlev yada görevlerinde aksamalar görülür ve hatırlamanın tersi unutma gerçekleşir.

Bellekte tutma olayının gerçekleşip, gerçekleşmediği konusunda kendimizi basitçe test edebiliriz. Birinci deney, kişilere bir dizi sessiz, ünsüz harf vererilerek ” B, S, Ç,T,G,K,F ” gibi birkaç saniye sonra, gördükleri bu harf dizisini yazmaları istenir. Sonuçta, yapılan hataların ses benzerliğinden kaynaklandığı belirlenmiştir. ” Sıklıkla, T ile B nin yer değiştirmesi olayı gerçekleşir.”

İkinci deneyde, bireye çeşitli kelimelerden oluşan 20 yada 25 kelime listesi verilir ve bunları öğrenmesi istenir. “Kelimeleri kendiniz oluşturmayacaksınız, bir arkadaşınıza yada tanıdığınıza oluşturmasını isteyiniz.” Daha sonra, ilgili kişice hatırladığınız, kelimeler tespit edilir. Hatırlanan, anımsanan kelime oranında, bilgileri yada öğrenilenleri bellekte tutma kapasiteniz belirlenir. Birkaç ay sonra, aynı testi tekrarladığınızda daha fazla kelimeyi hatırlayıp, anımsadığınız gözlenir. Diğer değişle öğrenilen bilgilerin tekrarı oranında, bilgiler hafızada kalıcı hale gelir ve yeniden anımsanarak, unutulmazlar. Bireylerin sevdiği, hoşlandığı yada ilgisini, dikkatini çeken durum ve olaylarla ilgili bilgileri anımsarken, sevmediği, hoşlanmadığı, dikkat ve ilgisini çekmeyen; olay ve bilgileri daha az yada hiç hatırlamamaktadır. Yaşanan ve bireyleri çok etkileyen olumsuz olay ve durumlarda ”Psikolojik Savunma Mekanizmaları devreye girer ve kullanılırlar.”
 
Geri