B
BuYuCu
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ömer Hayyam
Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
Gezecek, bizim toprağın yeşilliğinde
(Edip Cansever& Yeniliş)
Açılmamış bir şarap şişesiydim
Ki öyle kaldım
Acımı köpürtmedim
İçime sağdım
(Attila İlhan & An Gelir)
Şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
Bir Kış Akşamı & Behçet Necatigil
Pencereye kar düşünce
Çalar akşam çanı uzun,
Evi düzen içinde
Hazır sofrası çoğunun
Gezgin-göçebe kimi de
Gelir karanlık yollardan kapıya
Toprağın serin özsuyu
Açar altın, kemer ağacında.
Yolcu girer içeri sessiz,
Eşiği taş yapar acı.
Duru aydınlıkta, sofrada
Ekmek, şarap parıltısı.
Şarap & Cemal Süreya
Saat onikiden sonra,
Bütün içkiler
Şaraptır
Desem ki, Cahit Sıtkı Tarancı
Desem ki…
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin
Bana Benzer & Oktay Rifat
Şarabım bir sabra erişmiş küpte,
Bir elim ay, bir elim körpe güneş,
Bir göl gibiyim akşamlara dönmüş
Aşklama, Metin Eloğlu
Şaraptı rakıydı şuydu buydu
Kişi esrimeyi bir aşkta tatmalı ilkten
Dedim ya ondan gayrı korkuluğa güvenmem
İçtiğim hep aşktı benim gerisi tortu
Kuş ve Şarap, Haydar Ergülen
kuş armağan oysa, şarap vesile
kuşun yolculuktan başka kimsesi yok
şarap herkesin kimsesi
Bir Damla Deniz & Cahit Külebi
İşte kadınlar, bir bardak şarap gibi sıcak
Ne gül, ne zambak, ne karanfildi onlar,
İnce kamışlar gibi gergin, tüy gibi yumuşak,
Sel sularında yansırdılar.
Rubailer II, Nazım Hikmet
Ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında…
Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
Gezecek, bizim toprağın yeşilliğinde
(Edip Cansever& Yeniliş)
Açılmamış bir şarap şişesiydim
Ki öyle kaldım
Acımı köpürtmedim
İçime sağdım
(Attila İlhan & An Gelir)
Şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
Bir Kış Akşamı & Behçet Necatigil
Pencereye kar düşünce
Çalar akşam çanı uzun,
Evi düzen içinde
Hazır sofrası çoğunun
Gezgin-göçebe kimi de
Gelir karanlık yollardan kapıya
Toprağın serin özsuyu
Açar altın, kemer ağacında.
Yolcu girer içeri sessiz,
Eşiği taş yapar acı.
Duru aydınlıkta, sofrada
Ekmek, şarap parıltısı.
Şarap & Cemal Süreya
Saat onikiden sonra,
Bütün içkiler
Şaraptır
Desem ki, Cahit Sıtkı Tarancı
Desem ki…
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin
Bana Benzer & Oktay Rifat
Şarabım bir sabra erişmiş küpte,
Bir elim ay, bir elim körpe güneş,
Bir göl gibiyim akşamlara dönmüş
Aşklama, Metin Eloğlu
Şaraptı rakıydı şuydu buydu
Kişi esrimeyi bir aşkta tatmalı ilkten
Dedim ya ondan gayrı korkuluğa güvenmem
İçtiğim hep aşktı benim gerisi tortu
Kuş ve Şarap, Haydar Ergülen
kuş armağan oysa, şarap vesile
kuşun yolculuktan başka kimsesi yok
şarap herkesin kimsesi
Bir Damla Deniz & Cahit Külebi
İşte kadınlar, bir bardak şarap gibi sıcak
Ne gül, ne zambak, ne karanfildi onlar,
İnce kamışlar gibi gergin, tüy gibi yumuşak,
Sel sularında yansırdılar.
Rubailer II, Nazım Hikmet
Ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında…