Umudumsun.

Konu sahibi son olarak 1885 gün önce görüldü
Umudumsun.



gunesimsin.jpg



Umutsun sen.
Mecnun'sun Leyla gibi yanan yüreğime.
Züleyha'lığıma Yusuf'sun bakmaya doyamadığım yüzünle.
Aşkın adısın sen.
Aşkın özü.
Kelimelerin anlatamadığısın.
Günlere sığdıramayıp, ömrüme saçtığımsın sen.

Bilesin ki,
Seviyorum seni.
Öylesine değil üstelik...
ÖLESİYE!
 
Ne zaman kapatsam gözlerimi, vazgeçiyorum sensiz hayallerimden,
Dünü, hatta bugünü bile silip takvimlerden,
Seni yazıp yarınlarıma, umutla bakıyorken penceremden,
Bitmesin istiyorum bu rüya ve seninle dönsün dünya.
 
erkegim.jpg


Hoş geldin erkeğim benim,
hoş geldin.
Yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını?
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var.
Susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim.
Acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam,
memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin erkeğim benim,
hoş geldin.
Ayağını bastın odama,
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi.
Güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde.
Ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler,
gönlüm gibi zengin,
hürriyet gibi aydınlık oldu odam.

Hoş geldin erkeğim benim,
hoş geldin.
 
İşte geldim sana tekrardan. Aldığım nefes, içtiğim su gibi seninle olabilmek. Birlikte üşümek, yağmurun altında ıslanmak ve bundan hiç ama hiç şikayetçi olmamak. Nasıl derler hani söz geçirememek kendine. Sürekli ellerini tutmak, öpmek istemek. Hani hayallerdeki gibi, hani rüyalarında sarıldığın adam gibi, hayalinin peşinden gitmek...

Yokluğunda üşür ellerim, gel işte gel ısıt isterim.
Hiç gitme ’sen’.
Hiç bitme ’sen’.
Hep yanımda kal sen (:


Her şeysin sen.

Sahip olduğum / olmadığım,
İstediğim / istemediğim,
Sevincim / üzüntüm,
Sıcaklığım / soğukluğum,
Tüm varlıklarla beraber zıtlıklarım,
Belki de yokluğum.
Sevdiğim,
Sevgilimsin.
Bitmesin.
 


sev.jpg




Ey gözlerimin neminden düşen yar!

Neydi seni ömrüme getiren?
Bir kader busesi mi?
Bir alın yazısı hikayesi mi?
Ellerimin semaya bakan yönüne akarsın.
Zifiri geceler gözlerini yumarken üstüme,
Bir sözünle özümü beyaza çalarsın.
Ilık yağmurlar öper alnımı,
Bakışlarının değdiği mavilikten yağarsın.
Sen şehrinde adımlarken kaldırımları,
Ben içimde sana yollar açarım.
Kalbime girdiğin o anı vuslatım bilir,
Ömrümü ömrüne bağlarım.

Ey sözlerimin ufkunda gün niyetine doğan yar!
Neydi seni ömrümde büyüten?
Bir sevda güncesi mi?
Bir dua iklimi mi?
İyiliğimi iyiliklere boğan gönül aşımsın.
Kopkoyu kokan bir yalnızlıkta,
Başucumda bekleyip korkularımı toplarsın.
Ne kadar gözyaşı lekesi varsa hüznümde,
Bir yudum tebessümünde rengine boyarsın.
Sen iki dudağında süzerken kelimeleri,
Ben bir bir toplarım harfleri.
Bir güneş sıcağı değer ellerimin acizliğine,
Özlemini demlerim satırlarımda sana dökerim şiirimi.

Ey ömrüme şifa gibi gelen yar!
Neydi seni ömrümde ölümsüz eyleyen?
Neydi yüreğimin yokluğunda seni var eden?
Belki çocukluk sevincime saklanmış bir mutluluk tanesi,
Belki aşk meyine damlamış bir su incisi.
Saçlarıma değen rüzgarı kirpiklerine şahit tutarsın.
Gözbebeklerinde uyutup kırıklarımı,
Bir ninni buğusuyla yoksulluğumu okşarsın.
Sen değil misin bütün gitmelerime kal diye güller döken?
Bir gün gidecek olsam da uzatıp ellerinin kifayetsiz halini,
Benimle o bilinmeze gözün kapalı koşarsın.

Ey ismini iki hecede dilime ezber ettirdiğim yar!
Bunca güzelliğinle sen benim sevda yaşımsın.
 
Geri