Ümit Yaşar Oğuzcan Hayatı-Ümit Yaşar Oğuzcan Kimdir-Ümit Yaşar Oğuzcan Biyografisi

Konu sahibi son olarak 2630 gün önce görüldü

mvycioux.jpg


1926 yılında Tarsus’ta doğdu. İlkokulu Eskişehir’de, ortaokulu Konya Askeri Ortaokulunda okudu.

1946 yılında Eskişehir Ticaret Lisesinden mezun oldu.

İlk işi olan Türkiye İş Bankasında çalışmaya başladı. 30 yıl boyunca İş Bankasında çalıştı, 1977 yılında emekli oldu.

İstanbul’da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi açtı.

1940 yılında, Yedigün dergisine şiir yazarak başlamıştır.

Oğuzcan’ın şiirleri çok ilgi çektiğinden zamanla Yücel, İstanbul, Varlık, Çığır, Türke Doğru, Hisar dergilerinde de yayınlanmaya başlandı.

Ve zamanla aşkın şairi lakabını almıştır. Çünkü şiirlerinde aşk, imkansız aşk ve sevgiliye duyulan özlem çok güzel anlatılmıştır.

1973 yılında büyük oğlu Vedat’ı kaybettiğinde şiirlerinde ölüm acısı, hayatın anlamsızlığı üzerine şiirler yazmıştır.

Mizahi şiirler, siyasi taşlamalar, şarkı sözleri de bulunmaktadır. Hatta bazı şarkı sözleri bestelenmiştir.

33 şiir, 4 düz yazı, 13 antoloji ve biyografik eser olmak üzere 50 kitabı yayınlanmıştır.

Şiir plakları basılmıştır. Ümit Yaşar Oğuzcan, 4 Kasım 1984 İstanbul’da yaşama veda etmiştir.

Eserlerinden bazıları;

İnsanoğlu, Deniz Musikisi, Dillere Destan, Dolmuş, Aşkımızın Son Çarşambası, Bir Daha Ölmek, Kör Ayna, İki Kişiye Bir Dünya, Beni Unutma, Karanlığın Gözleri, Akıllı Maymunlar, Seninle Ölmek İstiyorum.

Üstüme Varma İstanbul, Sahibini arayan Mektuplar, Yeni Dünya Rekoru, Sevenler Ölmez, Çigan Gözler, Ötesi Yok, Hüzün Şarkıları, Bir Gün Anlarsın, Sadrazamın Sol Kulağı, Mihriban’a Şarkılar, Taşlar ve Başlar, Seni Sevmek.

Toprak Olana Kadar, Ben Seni Sevdim mi, Halktan Yana, Aşk mıydı O, Önce Sen Sonra Sen, Rubailer, Yalan Bitti, Acılar Denizi, En Eski Yalnızlığımdır Aşk Benim, Dikiz Aynası, Şiirlerle Kırk Yıl, Bütün Şiirler.
 
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

şair ve yazar (Tarsus 1926-İstanbul 1984). Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1945). Yükseköğrenim yapmadı.

Osmanlı Bankası’nda başladığı işini İş Bankası’ nın çeşitli kentlerinde (Adana, Ankara, İstanbul) ve değişik kademelerinde yürüttü.

Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısıyken çok yararlı kitapların çıkmasını sağladı, derlenmemiş külliyatları halka sundu (Dıranas, M.S. Sütüven, Âşık Veysel vb), emeklilik yıllarında (1977) adını taşıyan resim galerisini yönetti.

Şiire başladığı 1940 sonrasında, Garip gibi yenilik eğilimlerine yönelmeden; aşk, ayrılık, özlem temaları ekseninde Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlığında göründü.

Herhangi bir ülkü sözcülüğü taşımadığı için herhangi bir korkuyla sınırlanmayan konular ortaklığında, toplumsal sorunlara bağlanmayan kişisel duygular ortamında ça*lıştı.

Çok eser verdiği oranda çok okunup arandığı için adı halka yayıldı.

Elliye yaklaşan kitap sayısı, şiir plâkları, bir iki kez jübilesine ilgi duyulan emek birikimiyle halkla kolay diyaloglar kurdu.

Bunda yüksek tirajlı gazetelerin özel köşelerinde yer almasının da yararı oldu. Siyasal taşlamalarla da dikkatli bir eleştiri gücünü kullandı.

Hece ve aruz ölçülerinin ustalığıyla şairanelik konularından sakınmayan, uyak-redif dikkatlerin ihmal etmeyen, biçim düzencesine önem veren tutumuyla şiirimizin dağınıklığında tutarlı bir yolda çalıştı.

Ama şairlik onuruna aykırı görülen aşın doğurganlığı ve şiirini günlük olayların buyruğuna veren savrukluğuyla da eleştirilere uğradı.

İlk basım tarihlerine göre (çoğu dört beşkez basılmıştır)

şiir kitapları:

insanoğlu (1947)
Dillere Destan (1954),
Bir Daha ölmek (1956),
iki Kişiye Bir Dünya (1957),
Beni Unutma (ilk yedi kitabından seçmeler) 1959,
Karanlığın Gözleri (1960),
Seninle Ölmek istiyorum (1960),
Üstüme Varma istanbul (1961),
Hüzün Şarkıları (1964),
Bir Gün Anlarsın (1965),
Taşlar ve Başlar (1966),
Biraz Kül Biraz Duman, (1966),
Seni Sevmek (1966).
Toprak Olana Kadar (1968),
Ben Seni Sevdim mi (1968),
Halktan Yana (1969),
Önce Sen Sonra Sen (1971),
Rubailer (1972),
Yalan Bitti (1975),
En Eski Yalnızlığımdır Aşk Benim (1978).

Gezi notları:

Avrupa Görmüş Adam (1967).
Son kitabı dışında bütün şiirlerinden seçmeler sunusudur. Öteki seçme şiirler kitabı Şiirle Kırk Yıl (1982), Bütün Şiirleri (Özgür Yayınları, 4 cilt, 1982-1984).


 
Ümit Yaşar Oğuzcan kimdir?,Ümit Yaşar Oğuzcan hakkında bilgi,Ümit Yaşar Oğuzcan eserlerinin adları,Ümit Yaşar Oğuzcan hayatı ve eserleri

Ümit Yaşar Oğuzcan, günümüz şâirlerindendir. 1926 senesinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir İnkılâp İlkokulunu, Konya Askerî Ortaokulunu, Eskişehir Ticâret Lisesini bitirdikten sonra on beş sene bankacılık yaptı. 1961’de Ümit Yaşar Yayınevini kurdu.

1940’ta Yedigün Dergisinde şiirleri yayınlanmaya başladı. O tarihten bu yana İstanbul, Büyük Doğu, Yücel, Varlık, Toprak, Türke Doğru, Çığır, Hisar gibi birçok dergi ve gazetelerde şiir ve yazıları çıktı. Bir süre gazetelerde manzum taşlamalar da yazdı. İş Bankası Kültür Vakfı Başkanlığına getirildi. Günümüzün hissî şâiri olarak tanındı. İlk önceleri millî ve mânevî duyguları dile getiren, daha sonraları açık ve avamî şiirler yazdı. Şiirlerinde zekâ oyunu ve nükteleri dikkat çeker. Aruzu, heceyi ve serbest vezinleri başarıyla kullanmıştır. Şiire özendiği ilk zamanlarında dil, biçim ve mısra ustalığı göstermiş daha sonraları fazla ehemmiyet vermemiştir.

Ümit Yaşar, şiir kitaplarından başka bir Garip Şiirler Antolojisi, on beş kadar seçme şiiriyle de iki şiir plağı çıkardı. Pekçok şiir kitabı vardı. Tarık Dursun Beyle berâber, Şiirimizde Aşk ve Kadın, Şiirimizde Ölüm, Şiirimizde İstanbul, ŞiirimizdeAyrılık, Şiirimizde Taşlama, Şiirimizde Tabiat isimlerinde 6 cilt Türk Şiiri Antolojisi’ni çıkardı.

Şiir kitaplarından Bâzıları: Kör Ayna (1957), İki Kişiye Bir Dünyâ (1957), Beni Unutma (1959), Sahibini Arayan Mektuplar (1961), Bir Gün Anlarsın (1965), Taşlar ve Başlar (1966), Avrupa Görmüş Adam (1967), Önce Sen Sonra Sen (1971), Rubailer (1972).

İki Kişiye Bir Dünyâ:

Deli dolu akan nehirlerden tas tas sular içtik Öyle ateşlerle doluydu yüreklerimiz öyle tutkundu Karlı dağların serinliğinde uyurduk geceleri Deniz fenerlerinin ışığında yıkanırdık Köpükten bir çalkantıydı içimizde zaman Ne yana baksak denizdi, maviydi, ışıktı Sonra bir çaresizlikti zifir Akıntıya kapılmış gemiler gibiydik.
 
İki kişiye bir dünya şiiri, en sevdiğim ve ezbere bildiğim en uzun şiirdir. Pek severim kendisini.

Şöyle bir sözü vardır kendisiyle alakalı; "Verimli bir şair olarak tanırlar beni... Oysaki yazabildiklerim duyduklarımın ve yazmayı düşündüklerimin yanında çok azdır."
 
Geri