Umduğun gibi mi bulduğun kadar mı?

Konu sahibi son olarak 1062 gün önce görüldü
Ahh hayat nelere gebesin hiç bilmeden tüketiyoruz her saniyeni. Günler haftalara, haftalar aylara dökülüyor.Mevsimler var bir de en çok onları hissediyorum sanırım. Bazen saatlerce ıslanıyorum yağmurun altında sırılsıklam bazen de güneşin altında oturuyorum kıpırtısız. Yağmurlu havalar gözyaşlarım için bir sığınak gibi.

İnsanlarla anlaşamadıkça hayvanlara,çiçeklere,yağmurlara,denize çeviriyorum yönümü.

Anlamak konusunda eksiğiz sanırım hem de fazlasıyla hatta en çok bu konuda eksiğiz. Karşımızdaki insanı tanıyamıyoruz ya bazen ,bambaşka biri mi oluyor yoksa hep öyle miydi kestiremiyoruz.

O yüzden ben hep insanlara uzaktan bakmayı seviyorum çünkü uzaktan bakınca hepsi öyle güzel ki. Sanırım ben artık güzel görünen şeylerin çirkinliğiyle yüzleşmek istemiyorum. Öylece kalsınlar oldukları gibi.

Bir beklenti içerisine girersen yanılıyorsun çünkü umduğun gibi çıkmıyor ,bulduğun gibi de kalmıyor çoğu zaman.İnsanları tanımak konusunda da beceriksizim. Herkesi kendim gibi sanmak konusunda bir inadım var. Görmezden gelmek değil de görememek. Sonra bir şeylerin farkına vardığında değiştin diyorlar bu sadece eskisi gibi olamamak aslında.

Bir insan neden değişir? Ya da gerçekten değişir mi ,zaman sonra aynı kişiliğine mi bürünür ? Bilmiyorum.. Aslına bakarsanız bilmek de istemiyorum herkes kalsın olduğu gibi, olduğu kadarıyla. Herkes kendine sorsun nasıl biriyim diye.

Bazen o kadar yorulmuş hissediyor ki insan kendini hiçbir şeyi umursamaz oluyor, kendisiyle kalmak, ruhen dinlenmek istiyor.

Yazgı
23.05.2019
 
Son düzenleme:
Kendini tanıma işlemini henüz bitirememiş kişiler diğer insanları tanıyabilmede güçlük çekerler. Ölene kadar kendimize ait bu kitabı bitiremeyeceğiz. Başkaları hakkında sadece fikir sahibi olabileceğiz ama asla tanıyamayacağız. Tıpkı onların da kendilerini tanıyamadığı gibi..
 
Ahh hayat nelere gebesin hiç bilmeden tüketiyoruz her saniyeni. Günler haftalara, haftalar aylara dökülüyor.Mevsimler var bir de en çok onları hissediyorum sanırım. Bazen saatlerce ıslanıyorum yağmurun altında sırılsıklam bazen de güneşin altında oturuyorum kıpırtısız. Yağmurlu havalar gözyaşlarım için bir sığınak gibi.

İnsanlarla anlaşamadıkça hayvanlara,çiçeklere,yağmurlara,denize çeviriyorum yönümü.

Anlamak konusunda eksiğiz sanırım hem de fazlasıyla hatta en çok bu konuda eksiğiz. Karşımızdaki insanı tanıyamıyoruz ya bazen ,bambaşka biri mi oluyor yoksa hep öyle miydi kestiremiyoruz.

O yüzden ben hep insanlara uzaktan bakmayı seviyorum çünkü uzaktan bakınca hepsi öyle güzel ki. Sanırım ben artık güzel görünen şeylerin çirkinliğiyle yüzleşmek istemiyorum. Öylece kalsınlar oldukları gibi.

Bir beklenti içerisine girersen yanılıyorsun çünkü umduğun gibi çıkmıyor ,bulduğun gibi de kalmıyor çoğu zaman.İnsanları tanımak konusunda da beceriksizim. Herkesi kendim gibi sanmak konusunda bir inadım var. Görmezden gelmek değil de görememek. Sonra bir şeylerin farkına vardığında değiştin diyorlar bu sadece eskisi gibi olamamak aslında.

Bir insan neden değişir? Ya da gerçekten değişir mi ,zaman sonra aynı kişiliğine mi bürünür ? Bilmiyorum.. Aslına bakarsanız bilmek de istemiyorum herkes kalsın olduğu gibi, olduğu kadarıyla. Herkes kendine sorsun nasıl biriyim diye.

Bazen o kadar yorulmuş hissediyor ki insan kendini hiçbir şeyi umursamaz oluyor, kendisiyle kalmak, ruhen dinlenmek istiyor.

Yazgı
23.05.2019

Çünkü uzaktan bakınca hepsi öyle güzel ki. Sanırım ben artık güzel görünen şeylerin çirkinliğiyle yüzleşmek istemiyorum. Öylece kalsınlar oldukları gibi.
Canım Yazgı, ne güzel dedin öyle.hepsine katılıyorum.seviyorum seni :*

Bir tabak güneş istiyoruz garson,
Lekesiz olsun lekesiz..
Bir dal badem çiçeği,
Bir bardak da deniz...

Bunuda böyle buraya bırakayım :)
 
Kendini tanıma işlemini henüz bitirememiş kişiler diğer insanları tanıyabilmede güçlük çekerler. Ölene kadar kendimize ait bu kitabı bitiremeyeceğiz. Başkaları hakkında sadece fikir sahibi olabileceğiz ama asla tanıyamayacağız. Tıpkı onların da kendilerini tanıyamadığı gibi..

İnsanlar gerçekten tuhaf. Ne anlamak mümkün ne tanımak. Maskelerin bile maskesi var sözünü doğrular nitelikteler.Teşekkür ediyorum yorum için :)

Çünkü uzaktan bakınca hepsi öyle güzel ki. Sanırım ben artık güzel görünen şeylerin çirkinliğiyle yüzleşmek istemiyorum. Öylece kalsınlar oldukları gibi.
Canım Yazgı, ne güzel dedin öyle.hepsine katılıyorum.seviyorum seni :*

Bir tabak güneş istiyoruz garson,
Lekesiz olsun lekesiz..
Bir dal badem çiçeği,
Bir bardak da deniz...

Bunuda böyle buraya bırakayım :)

Senin bana katılmanı da seni de severim :) Teşekkür ediyorum velevkim imkansızlığı güzel tanımlayan bir şiir. Ne deniz sığar bir bardağa ,ne de güneş bir tabağa. Ne bir bardak su anlayabilir denizi, ne de bir tabak yemek lekesiz olabilir güneş gibi.
 
Merhaba Yazgı insanoglu yasami suresince hayatindaki tecrubeleri ve bakis acilarini degistirmeseydi bugun tarihe malolmus nice bilim adamini, aktivisti, generali, krali konusuyor olmazdik.

Bir ornek vereyim mesela Ruslarin en buyuk hukumdarlarindan bizim deli avrupanin dahi dedigi Petro İsvec krali Demirbaş Şarl’a defalarca yenilmistir.

“ Yenile yenile yenmesini ogrenecegim “ evet kendisi bu sozu soylemis Krali en sonunda savasta perisan etmis ve Şarl Osmanli’ya siginmak zorunda kalmistir. Hatta 3 yildan fazla bizim ulkemizde kaldigi icin lakabi “ Demirbas “ a cikmistir.

Degisim ve gelisime kisaca tecrube diyoruz.
 
Merhaba Yazgı insanoglu yasami suresince hayatindaki tecrubeleri ve bakis acilarini degistirmeseydi bugun tarihe malolmus nice bilim adamini, aktivisti, generali, krali konusuyor olmazdik.

Bir ornek vereyim mesela Ruslarin en buyuk hukumdarlarindan bizim deli avrupanin dahi dedigi Petro İsvec krali Demirbaş Şarl’a defalarca yenilmistir.

“ Yenile yenile yenmesini ogrenecegim “ evet kendisi bu sozu soylemis Krali en sonunda savasta perisan etmis ve Şarl Osmanli’ya siginmak zorunda kalmistir. Hatta 3 yildan fazla bizim ulkemizde kaldigi icin lakabi “ Demirbas “ a cikmistir.

Degisim ve gelisime kisaca tecrube diyoruz.

Yenile yenile öğreniyoruz hayatı, kırıla kırıla büyüyoruz ve her yanılgıda bir tecrübe daha ekliyoruz heybemize yorumun için teşekkür ediyorum sevgili X çok doğru noktalardan yakaladın.
 
  • Beğen
Tepkiler: X
Bir insan neden değişir? Ya da gerçekten değişir mi ,zaman sonra aynı kişiliğine mi bürünür ? Bilmiyorum.. Aslına bakarsanız bilmek de istemiyorum herkes kalsın olduğu gibi, olduğu kadarıyla. Herkes kendine sorsun nasıl biriyim diye.

Bazen o kadar yorulmuş hissediyor ki insan kendini hiçbir şeyi umursamaz oluyor, kendisiyle kalmak, ruhen dinlenmek istiyor.

Her yeni tecrübe ile hepimiz sürekli değişiyor ve gelişiyoruz. En yakın arkadaşımıza, sevdiğimize hatta aile fertlerimize bile zaman zaman yabancılaşabiliriz çünkü koşulların insanda bir takım değişimler yaratması kaçınılmazdır.

Kendi adıma hayatıma dahil olan her insanın, yolunun-fikirlerinin ya da duygularının bir gün benden çok uzaklara düşebileceği ihtimali ile yaşamaya alıştım sevgili Yazgı. Kabullenmesi kolay değil elbette ancak daha az yıpratıcı olacaktır ya da en azından doğru insanlar denk geldiği zaman, fark edebilecek kadar gücümüz kalır.

Bazı insanlar ömür törpüsü olabiliyorlar, onlarla hiç karşılaşmamız dileğiyle, sevgiler...
 
Lefty :) arada keyifli şeyler de yazmak lazım gülümsemeye hepimizin ihtiyacı var. Bu güzelliği etrafıma yayıp akıllarına geldikçe insanları gülümsetebiliyorsam ne mutlu bana.

O zaman ne diyelim insan en çok kendine güvenmeli, en çok kendini sevmeli ve herkesin değişebileceğini aklından hiç çıkarmadan yaklaşmalı insanlara.. Yorum için teşekkür ediyorum değerli Lefty :)
 
Geri