Ulu hakan cennet mekan sultan abdulhamid han hazretleri

Konu sahibi son olarak 3469 gün önce görüldü
İNANMAYIN MÜFTERİLERE

Şadiye Osmanoğlu (II. Abdulhamid Han'ın kızı)

"Babam içki içmez, içenleri hoş görmezdi. Saraya sokulmasını da yasak etmişti. Dindar, Allah'ına bağlı, büyük bir Müslüman idi. Abdestsiz yere basmazdı."

Kaynak; Şadiye Osmanoğlu, "Hayatımın acı ve tatlı günleri", 1966, s. 22.
 
Sultan II. Abdülhamid'in Hususi Doktoru Atıf Hüseyin Bey Günü Gününe tuttuğu notlarda içki içtiğine dair hiçbir şey yazmamıştır.

Kaynak; Sultan 2. Abdülhamit’in Sürgün Günleri (1909 - 1918) : Hususi Doktoru Atıf Hüseyin Bey’in Hatıratı
 
GALİP TEKİN Mustafa Armağandan dinledin mi hiç Abdülhamidi kitabını öneririri okumadıysan kurtlarda dansı diye
 
mustafa armağan fetocu fetocuların kitaplarını okumuyorum fetoşu öven bir kitabın içinde ismi var

onlardan kurtulalı çok oldu kendisi ki yaknıdan takip ederim feto konusunda hiç kimsenin üstüne gittiği olmadı yani bu işler ayyuka çıkmadan çok önce onlardan çıkmış biri kendisi yoksa benimde ilgim olmazdı

yinede tavsiye ederim onu en güzel anlatan kitaplardan biridir yazarı uzun süredir takip ediyorum
 


onlardan kurtulalı çok oldu kendisi ki yaknıdan takip ederim feto konusunda hiç kimsenin üstüne gittiği olmadı yani bu işler ayyuka çıkmadan çok önce onlardan çıkmış biri kendisi yoksa benimde ilgim olmazdı

yinede tavsiye ederim onu en güzel anlatan kitaplardan biridir yazarı uzun süredir takip ediyorum
osmanlı tarihini öğrenmek için ahmed şimşirgil hocayı islam hukukunu öğrenmek için ekrem buğra ekinci hocayı yakın tarihi öğrenmek için kadir mısıroğlu ve Mehmet Hasan Bulut'u tavsiye ederim
 


onlardan kurtulalı çok oldu kendisi ki yaknıdan takip ederim feto konusunda hiç kimsenin üstüne gittiği olmadı yani bu işler ayyuka çıkmadan çok önce onlardan çıkmış biri kendisi yoksa benimde ilgim olmazdı

yinede tavsiye ederim onu en güzel anlatan kitaplardan biridir yazarı uzun süredir takip ediyorum
fetoşun ne olduğu daha 1978 yılında biliniyordu milli fikir adında bir dergide iç yüzünü yazmışlardı hatta mehmed oruç adında bir yazarın kitabı var 2002lerde yazıldı dinler arası diyaloğ tuzağı ve dinde reform bu kitapda fetoşun ve cemaatinin yaptığı dini olsun vatani olsun bütün hainlikleri ifşa edildi sağır sultan duydu demek ki mustafa armağan sağır sultandan daha sağırmış
 


onlardan kurtulalı çok oldu kendisi ki yaknıdan takip ederim feto konusunda hiç kimsenin üstüne gittiği olmadı yani bu işler ayyuka çıkmadan çok önce onlardan çıkmış biri kendisi yoksa benimde ilgim olmazdı

yinede tavsiye ederim onu en güzel anlatan kitaplardan biridir yazarı uzun süredir takip ediyorum
Bu yazı 1978 yılında çorumda milli fikir adında milli ve dini yazılar yazılan bir dergide yazılmış.O günlerde fetoşun nasıl bir din haini olduğu ifşa edilmiş malesef kulak verenler az olmuş eğer o günlerde önlem alınsaydı bu kadar fitne çıkmazdı
FETHULLAH GÜLEN
«SEN DE Mİ BRÜTÜS?»
Hemen her hocanın her müftünün mezhebsiz olabileceği akıldan geçebilirdi de, sizin gibi Risale-i Nur okumuş bir kimsenin Vehhâbileri övmesi aklımızın kenarından geçmezdi. Risale-i Nur okuyup inanan ve onunla amel eden kimsenin mezhebsiz veya Vehhâbi meşrebli olmasma imkan var mıdır? Risale-i Nur'da Vehhâbilik aleyhine ve ictihad edecek müctehid taslakları aleyhine yazılar vardır. Nurcu denilen kimselerin Vehhâbileri övmesi mezhebleri inkar etmesi veya muctehidlik taslaması düşünülebilir mi? Risale-i Nurları istismar edenler hariç, hiç kimsenin yukarıda zikredilen vasıflarda olabileceğini tahmin etmek mümkün müdür?
Almanya'da çalışan bir okuyucumuz sizin bir bantınızı göndermiş. Kulaklarımıza inanamadık. Bu ses Fethullah Hoca'nın olabilir mi diye düşündük. Sesin size ait oldugunu zannettik. Okuyucumuz da sizin sesiniz diye bize gönderdi. Biz bantta olanları yazalım, eğer size ait değilse bize bildirin memnuniyetle neşredelim. Gönlümüz sizin gibi bir kimsenin Vehhâbileri sevmesini asla istemiyor.
Bantta Vehhâbi Kral Faysal'ı bir Ehl-i sünnet âlimi gibi övüyorsunuz. Kral Faysal gibi meşhur bir Vehhâbiyi övmeniz üzerine vaaz veya konuşmanızı dinleyen bir kardeşimiz size şöyle nazik bir sual tevcih ediyor:
«Kral Faysal'ın çok iyi bir İslâm Halifesi olduğunu söylediniz. Faysal'ın Vehhâbi olduğu söyleniyor, buna ne dersiniz?
Zatınızın verdiği cevab hulâsa olarak şöyle :
«Bizim bir kısım mutaassıp hocalarımız olmasa Suudî Arabistanda bir tane Vehhâbi olmayacak. Üniversiteyi idare eden üç-beş hocadan başka ve belki üç-beş tane halktan başka Vehhâbi yok. Fakat bizde Vehhâbiliğin aleyhinde uluorta yazı yazmalar var ya... Bunlar orada Vehhâbilerin mevcudiyetini muhafaza ettiriyor. BU HAKSIZ VE YERİNDE OLMAYAN HÜCUMLAR, onları mudafaa etme maksadı ile bir kısım hakperestleri harekete getiriyor ve yaşama hakkına sahip oluyorlar.
Büyük bir zat diyor ki: «İslâmın dışından olsaydı düşündürürdü. İçten olduğu için İslâmın arz-ı kebiri içinde Vehhâbilik erir. Harici değildir, kökü dışarda değildir, içtendir.»
Merhum Faysal'ın Vehhâbiliğine gelince, Faysal'da zerre kadar Vehhâbilik yoktur. »
Bu sözler size ait midir? Değilse derhal bildirin size ait olmadığını neşredelim ki okuyucumuz hakkınızda suizan etmiş olmasın. Eğer bu sözler size aitse ve bu fikirlerden dolayi tövbe etmediyseniz yine bize bildirin de okuyucularımız sizi tanısın.
İlk cümlenizde ne diyorsunuz? Eğer bizde bir kısım mutaassıb hocalar olmasaymış, Suudi Arabistanda bir tane Vehhâbi olmayacakmış.
Bu cümlede birbirinden büyük birkaç hatâ vardır. En mühimi itikadî olanıdır. Gaipten haber vermek küfürdür. Mesela bir kimse dese ki «Turkiye'de Vehhâbi meşrebli hocalar olmasa, bir tane komunist olmayacak.» Komünistin mevcudiyeti Vehhâbi hocaların olup olmamasına bağlı değildir. Belki bunlar komünistliği körükliyebilirler veya tersine mevcudiyetlerini azaltabilirler. Türkiye'de mutaassıb hoca olmasa, demek Medine'de bir tane Vehhâbi olmayacak. Demek suç bizim mutaassıb hocalarda. Yani bu mutaassıb hocalar ölse veya mezhepsizler bu hocaları öldürse, anlaşılan Suudî Arabistan'da tek Vehhâbi kalmayacak. Bu mantığınıza, bu kıyasınıza. kargalar değil, komünistler bile güler. Mutaassıb hocaların tesiri nedir? Belki mutaasıb hocalar, Vehhâbilik akımını körükliyebilirler veya tesirini azaltabilirler. Biz belki diyoruz, sizin gibi kat'i olarak konuşmuyoruz. Kimler olmasa komünistler olmayacak? Kimler olmasa kapitalistler olmayacak?
Mutaassıb hocalardan maksadınız nedir? Taassub, salâbet yerine kullanılan bir tabirdir. Mukaddesatı korumak hususunda fazfa sebat ve taraftarlık göstermek demektir. Ama bugün bu kelime mukaddesata değil de hurafelere sıkı sıkıya bağlanma mânâsına gelmektedir. Siz mutaassıp kelimesini birinci mânâda söylemiş iseniz böyle mübarek kimselere dil uzatmanız affedilir mi? Yok kelimenin ikinci mânâsını kullanmışsanız, yani sapık kimselerin Türkiye'de bulunması, Suudî Arabistan'da Vehhâbiliğin yayılmasına sebep oluyor, demek istiyorsunuz. Öyle mi?
Türkiye'deki bir kısım mutaassıb hocalar ne yapıyor da Suudî Arabistan da Vehhâbileri çoğaltıyorlar? Bilelim de bu işe mani olmaya çalışalım.
Suudî Arabistan'da Vehhâbilerin çok az olduğunu, üçbeş tane olduğunu söylüyorsunuz. Haydi biz bu rakamın onkatını alalım ve diyelim ki Suudun memleketinde 50 tane Vehhâbi var. Bunlar da üniversite hocası falan... Diğer halk Ehl-i sünnet demek?.. Peki bu kadar Ehl-i sünnet ne diye bir avuç Vehhâbiyi üniversitesine hoca olarak tayin ediyor? Bu işin kaynağı yoksa bu bir avuç Vehhâbiyi kim yetiştirmiş, nerede yetişmiş?
Teypteki ifadeye göre Fethullah Hoca Medine'de birisine Vehhâbi olup olmadığını sormuş da az kalsın ağzının üstüne vuracakmış. Komünist faaliyetlerin en güçlü olduğu şu günlerde hangi insanın ben komünistim dediği duyulmuştur? Kamufle şekli olan sosyalistim diyor. Bugün yerli ve yabanci Vehhâbiler bir tane itikad mezhebi varken, ikiye ayırıyorlar, bir de Selefiyye diye bir şey çıkarıyorlar. Bu selefiyye Vehhâbiliğin kamufle adıdır. Nasıl sosyalizm, komünizmin kamufle adı ise...
Bir insanın komünist veya Vehhâbi olduğu alnında yazmaz. İtikad ve ameline bakılır. Bir kimse dine inanmıyor, afyon diyor ve sosyalizmi savunuyorsa o komunisttir. Bir kimse de dört hak mezhebin ictihadları ile amel etmek lazındır. Her mukallidin mutlaka bir hak mezhebe baglanması zaruridir demiyorsa, delil olarak mezhep hükümlerinden bahsetmiyor da devamlı âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden bahsediyorsa o kimse katıksız vehhabidir. Ancak bugün Vehhâbiliğe karşı oldugu halde Vehhâbi metoduyla vaaz eden, konusan, konferans veren kimseler az degildir, Onları ikaz ediyoruz. Mukallid için delil âyet-i kerîme vehadîs-i şerif değildir. Mezhebin müftabih kavilleridir
Fethullah Hoca da diğer vaaz hocaları gibi aynen Vehhâbi metodu ile konuşmaktadır. Eğer Fethullah Hoca Vehhâbiliğe gerçekten düşman ise, Vehhâbi metodu ile konuşmayı ve Vehhâbi Kralı Faysal'ı övmeyi bırakmalıdır.
Bizde ulu-orta vehhâbilik aleyhinde yazı yazılıyormuş. İşte bu sebepten dolayı Suudistan'daki Vehhâbilerin mevcudiyeti muhafaza edilmiş... Yani Vehhâbilik aleyhinde yazı yazılmasaymış? orada Vehhâbi kalmayacakmış,.yani komünizim aleyhine yazi yazmasak komünizm bertaraf olacaktır, öyle mi? Bu sözleri beşikteki çocuk bile söylemez, Fethullah Hoca'nın nasıl söyleyebildiğine hayret ettik.
Vehhâbileri ve Vehhâbiliği öven şu cümleleri tekrar okuyalım:
«Bu haksız ve yerinde olmayan hücumlar, onları müdafaa etme maksadı ile bir kısım hakperestleri harekete getiriyor ve yaşama hakkına sahip oluyorlar.»
Diyelim ki biz uluorta Vehhâbileri tenkid ediyoruz, ne diye o hakperestler bizi degil de Vehhâbileri mudafaa ediyorlar. Yoksa hakperest diye Vehhâbilere mi denmek isteniyor? Bu takdirde daha büyuk gaf yapılmıs olur. Hakperestler eger Vehhâbi degil de Ehl-i sünnet ise bu alçak adamlar ne diye Vehhâbileri mudafaa ediyorlar? Biz uluorta komunizmin aleyhine yazı yazsak Fethullah Hoca çıkıp da komunizmi mi mudafaa edecektir? Aslında Vehhâbilik komunizmden daha tehlikelidir. Vehhâbi insanın itikadını bozar, komunist ise insanı öldurür, o zaman belki de şehit olarak ölür insan. Fakat itikadı bozulan insan oldüğü zaman sapık veya kafir olur. Vehhâbiler aleyhine haksız hücumlar yapılıyormus, kim nasıl bir hücum yapmış? Komünizm aleyhine haksız hücum yapılsa komunist mi mudafaa edilir? Nedir Fethullah Hoca'nın bu kadar Vehhâbi taraftarlığı?
Bir de buyük zat diye birisinden bahsediyorsunuz, eger Vehhâbilik İslâmın dışından olsaymıs tehlikeli olabilirmis içinden oldugu için erirmis. Bunu hiç bir büyük söylemez. Bunu ancak mezhepsiz birisi söyleyebilir. Aslında içte olan hastalık daha tehlikelidir. Dıstaki bir yaranın tedavisi daha kolay olur. Mesela elde bir kanser olsa icabında kesilip atılabilir. Mide veya kalbde kanser olsa kesilip atılması neye mal olur? 72 sapık fırkayı dinîmizin içinde diye küçük görmek gaflet mi, dalalet mi, yoksa hıyanet midir? Lütfen büyük zat denilen mezhepsizin kimliğinin açıklanmasını istiyoruz. Bir insanın büyüklüğü dine olan bağlılığı ile olçülür, Vehhâbilik kendi kendine mi erir, yoksa hiç aleyhinde konusmamakla mi erir? Evet İslâm'ın havz-ı kebiri vardır. Vehhâbiliği o havuza atsak erir. Fakat bazı mezhebsizler Vehhâbileri o havuza atmak istemiyorlar, bunun için durmadan ürüyorlar. Vehhâbilik, kökü dışarıda (İngiltere'de) olan bir iç yaradır.
Vehhâbilik hakkında bir hadîs-i serif yazalım :
“Arabistanın doğusunda bazı kimseler zuhur edecek, bunların okuduğu Kur'an-ı kerîm bogazlarından aşağı geçmez. Okun yaydan çıktığı gibi bunlar dinden çıkarlar. Yüzlerini kazırlar.” Yüzlerini kazıyıp çenelerinin uclarında biraz kıl bırakırlar.
Hiç bir Vehhâbi kendisine Vehhâbi demiyor. O halde Fethullah Hoca üç-beş Vehhâbinin bulunduğunu nasil bilmis? Nerede nasıl saymış?
Bir fıkracık: Adamın biri trenle giderken bir bahçedeki 305 koyunu bir bakışta saydığını iddia eder. Arkadası nasıl olur? diye itiraz edince yine bir ağılın önünden gegerken sayayım da gör der. Tamm agılın önünden geçerken arkadası say bakalım der. Hemen bir anda saydım 270 tane koyun vardı, der. Nasıl saydığını sorunca, bundan kolay ne var, ayaklarını saydım dörde böldüm, buldum der.
Acaba Fethullah Hoca kaç tane Vehhâbi ayağı saymış da ikiye bölmüş ki?
Bilindigi gibi Vehhâbilik hadîs-i serîfte bildirildigi gibi Arabistanın doğusundan çıkmıstır. Haşa Allahü teâlânın gökte olduğunu, Arş'ta oturduğunu söylemekle okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkmışlardır. Üç-beş Vehhâbi için hadîs-i şerif söylenir mi? Demek tehlike olacak kadar çok fazla ki tehlike ikaz edilmiştir.
Fethullah Hoca, Kral Faysalda zerre kadar Vehhâbilik yoktur diyor. Hiç suratına bakmadı mı: Resmini de mi görmedi? Vehhâbi sakalını da mı inkar edecektir? Sünneti tağyir etmek ne demektir? Amerikan züppeleri gibi çenede sakal bırakmak hangi hak mezhebde vardır? Hangi İslâm Halifesi böyle züppe bir kılığa girmistir?
Fethullah Hoca bu ifadelerine göre İslâmı bilmedigi gibi Halifeliğin de ne demek olduğunu bilmemektedir. Vehhabiligin ne demek olduğunu da hiç bilmedigi anlaşılmaktadır.
Her memlekette bir Halife olmaz. Kimi Halifenin Türkiye'de olduğunu söylüyor, kimi Libya'da diyor. Kaddafi Halife diyor. Kimi de Vehhâbi Faysal'a Halife diyor. Dünyada İslâm devleti olmadığı için Halife de yoktur.
Suudî Arabistan'da ileri gelenler, geri kalanlar Vehhâbidir. Biz iddiamızı her zaman ispatlayabiliriz. Suudî Arabistan'ın neşrettiği bütün kitaplar Vehhâbi kitabıdır. Vehhâbi metoduyla yazi1mıştır. Ehl-i sünnet itikadına uygun olarak, dört hak mezhebe göre veya birisine göre yazılmış tek kitap gösterilemez. Meselâ Hac rehberleri vardır, Hanefilere göre Hac böyledlr demiyor. İslâma göre Hac şöyledir diyor. Bu kitab, İbni Teymiye ve İbni Abdulvehhabın fikirleriyle doludur. Bu sapiklari ve Vehhâbileri övmek de kasıt yoksa gaflet degil midir?
Fethullah Hoca'dan suallerimize cevap vermesini bekliyoruz. Cevap verirlerse memnuniyetle neşrederiz. Vermezlerse vehhabiliği seviyor demektir. Kişi sevdiği ile beraberdir. Cevab vermediği takdirde, bütün konuşmalarını toplayıp dinimize aykırı olan yerlerini tespit ederek mecmuada neşredebiliriz. Hatırlatmak bizden...
 
fetoşun ne olduğu daha 1978 yılında biliniyordu milli fikir adında bir dergide iç yüzünü yazmışlardı hatta mehmed oruç adında bir yazarın kitabı var 2002lerde yazıldı dinler arası diyaloğ tuzağı ve dinde reform bu kitapda fetoşun ve cemaatinin yaptığı dini olsun vatani olsun bütün hainlikleri ifşa edildi sağır sultan duydu demek ki mustafa armağan sağır sultandan daha sağırmış

işi şuradan bak Mustafa armağan yazacaklarını zamanında orada olamdan yazaydı işini anınında bitirirlerdi ki onun tarihi araştırmalarına bakarsan kaynaklı olarak neler neler koyuyor ortaya yani demem o ki bazen konuşmak için bir tarafta olmak zorunda kalırsın elbette 40 senedir nedne seçildiği bilinir bilinirde 40 yıldır bu adamın ne olduğu direkeman söyleyecek tek adam yoktu çok şükür o dönem bitti en azından bu hükümet geldikten sonra diyecekleri sorun olmayacağı için onlardan kurtuldu söylesene bundan yıllar önce 5816 anayasası kalsın diyebilecek adam mı vardı bu adam bunu diyebildi mesela bunlar ince işlerdir direk ak veya kara diye söküp atarsak bazı şeyleri göremeyiz
 
Geri