Bir ülkenin ilerleyiş seviyesini gösteren olgu topu, tankı, tüfeği değil bilime ve ilerlemeye yaptığı yatırımdır. Üzülerek söylemek gerekiyor ki ülkemizin bu konudaki karnesi hiç iç açıcı değil. Ayrıca seçimlerde oy alabilmek adına çıkartılan 3-5 uçak, tank ve benzeri projelerin gerçekliği de manidar.
Maalesef iktidarın ülkeyi yönetmekten anladığı şey dinsel duyguları istismar etmek ve popülizm yapmaktan ibaret. Bundan ötürü olsa gerek diyanete harcanan bütçe 8 bakanlığın bütçesinin toplamından fazla ve bilimden sorumlu bakanlığın 9 katı. Kendi iktidarlarının devamlılığını ve gücünü buradan almaya çalışmanın rakamsal karşılığı bunlar. Ülkemiz ihraç eden değil, ithal eden bir ülke. Bunun karşılığı üretici değil, tüketiciyizdir. "Biz bunu yaptık, dünya bizden bunu alıyor" diyebileceğimiz ne sayabiliriz ki... Yol yapmak, köprü yapmak, metro yapmak 20. yüzyılın başlarında modernlikti. 21. yüzyılda gelişmişliğin göstergesi bunlar değil. Aşiret mantığı, kabile reisi mantığı var ne yazıkki. Aydınlanmasız modernite.
Öte yandan bir ülkenin gelişmişliğini ekonomik açıdan ele alacaksak eğer ekonomik tablolara, rakamlara bakarak değil, halkın temel ihtiyacı olan olgulara ne şekilde ulaştığına bakmak gerekir. Halk, temel ihtiyaçlarına ucuz yollarla ve rahat bir şekilde ulaşamıyorsa, tekellerin, holdinglerin ve kartellerin borsadaki görüntüsü pek bir şey ifade etmez. Önemli olan halkın çoğunluğunu oluşturan, açlık sınırının altında yaşayan on milyonlarca insanın ülke kaynaklarından ne ölçüde nasiplendiğidir.
Maalesef iktidarın ülkeyi yönetmekten anladığı şey dinsel duyguları istismar etmek ve popülizm yapmaktan ibaret. Bundan ötürü olsa gerek diyanete harcanan bütçe 8 bakanlığın bütçesinin toplamından fazla ve bilimden sorumlu bakanlığın 9 katı. Kendi iktidarlarının devamlılığını ve gücünü buradan almaya çalışmanın rakamsal karşılığı bunlar. Ülkemiz ihraç eden değil, ithal eden bir ülke. Bunun karşılığı üretici değil, tüketiciyizdir. "Biz bunu yaptık, dünya bizden bunu alıyor" diyebileceğimiz ne sayabiliriz ki... Yol yapmak, köprü yapmak, metro yapmak 20. yüzyılın başlarında modernlikti. 21. yüzyılda gelişmişliğin göstergesi bunlar değil. Aşiret mantığı, kabile reisi mantığı var ne yazıkki. Aydınlanmasız modernite.
Öte yandan bir ülkenin gelişmişliğini ekonomik açıdan ele alacaksak eğer ekonomik tablolara, rakamlara bakarak değil, halkın temel ihtiyacı olan olgulara ne şekilde ulaştığına bakmak gerekir. Halk, temel ihtiyaçlarına ucuz yollarla ve rahat bir şekilde ulaşamıyorsa, tekellerin, holdinglerin ve kartellerin borsadaki görüntüsü pek bir şey ifade etmez. Önemli olan halkın çoğunluğunu oluşturan, açlık sınırının altında yaşayan on milyonlarca insanın ülke kaynaklarından ne ölçüde nasiplendiğidir.